T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 583
KARAR NO : 2019 / 563
KARAR TR : 30.9.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar: 1-F. Ç.
2-L.Ç.
Vekil leri : Av.M. E., Av.F.Y.
Davalı : Seyhan Belediye Başkanlığı
Vekil leri : Av.Z. B., Av.İ.S.
O L A Y :Davacılar vekili; 07.05.2013 tarihinde sürücüsünün sevk ve idaresindeki 01 ... 38 plakalı aracın Adana İli,Obalar Caddesi civarı, Gülbahçesi mahallesi, 13077-13075 sokakile 13177 sokağın kesiştiği alanda seyir halinde iken, yayahalindeki müvekkillerinin kızı B.Ç.'Eçarpması sonucu ölümlü maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; bu kazanın meydana gelmesinde AnkaraAdli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Trafik İhtisasDairesi Başkanlığı tarafından sunulan kusurailişkin raporuna göre davalı kurumun %60 oranında kusurluolduğunu, davalı kurumun yol yapım ve onarımındansorumlu olduğunu ancak yol onarımı ve yapımıesnasında gerekli ve zorunlu önleyici tedbirleri almaması veuyarıcı hiçbir levhanın bulunmaması nedeniyle kusuruoranında sorumlu olduğunu ifade ederek; müvekkillerininher biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00TL manevi olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi, 80.000.00 TL manevitazminatın olay tarihinden itibaren isleyecek avans faizi İlebirlikte davalı idareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ADANA1.İDARE MAHKEMESİ:16.1.2014 gün ve E:2014/14, K:2014/75sayı ile,"(...) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. Maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam’'başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesindeise, "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, 07.05.2013 tarihinde davalı idarenin yetki ve sorumlulukbölgesinde kalan Adana İli, Obalar Caddesi civarı.Gülbahçesi mahallesi, 13077-13075 sokak ile 13177 sokağınkesiştiği alanda meydana gelen trafik kazası sonucudavacıların çocuğu B. Ç.'in vefat ettiği,bunun üzerine davacılar tarafından olayda davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde bukapsamda meydana gelen zararların tazmini istemiyle açılandavanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine..." karar vermiş, temyiz yolunabaşvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez aynı istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Adana2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.9.2015 gün ev E:2015/575, K:2015/634sayı ile, "(...) Davalı Seyhan BelediyeBaşkanlığının kamu tüzel kişiliği olupkural olarak işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan davalının yapım veonarım hizmetleri süresinde verdikleri zarardan kaynaklanandavalı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Davalı belediye dava idarenin kamu hizmeti kusura dayanılarakaçılmıştır. İdare'nin işlem yada eyleminedeniyle doğan zararlardan dolayı İdari YargılamaUsülü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir. Görev konusu kamu düzenineilişkin olup ileri sürülmese bile yargılamanın heraşamasında mahkemelerde kendiliğinden gözetilir.
Somut olayda;davalı Seyhan İlçe Belediye Başkanlığıhakkında hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davayabakmakla görevli İdari Yargı yerine aittir. Bu nedenlerleaçılan davanın HMK'nun 114/1-(b) ve 115/2 maddelerigereğince yargı yolu nedeni usulden reddine karar vermekgerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklandığı üzere ;
1-Davanın HMK'nun 114/1(b) ve 115/2 maddeleri gereğince YARGI YOLU NEDENİYLEUSULDEN REDDİNE..." karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi: 16.10.2018 gün veE:2015/17656, K:2018/9112 sayı ile, "(...) Dava dilekçesindekiifadeye göre, aynı konuda, Adana 1. İdare Mahkemesi'neaçılan 2014/4 E-2014/75 K sayılı davada adli yargıyolunun görevli olduğu gerekçesi ile davanın görevyönünden reddine karar verildiği bildirilmiş olmaklabirlikte, idari yargıdaki dava ve sonucu ile ilgili mahkemece herhangi biraraştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğigörülmektedir.
Bu durumdayukarıdaki açıklamalar ışığındamahkemece yapılması gereken iş, öncelikli olarak davakonusu olay hakkında Adana 1. İdare Mahkemesi'nin 2014/14 E - 2014/75K sayılı dosyasında görülüpsonuçlandırılan dava sonunda verilen görev retkararının kesinleşip kesinleşmediğininaraştırılması; eğer idari yargıda verilipkesinleşmiş görevsizlik kararı mevcut ise eldekiuyuşmazlık yönünden idari yargı yolunun görevliolduğu gözetilerek, derdest bulunan dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1), dosyayı külhalinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne göndermek, bu mahkemece verilecek kararı bekleyereksonucuna göre karar vermek; şayet idari yargıda verilen kararkesinleşmemiş ise, HMK'nın 114/b maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 115/2.maddesigereğince dava şartı yokluğundan davanın usuldenreddine kararı verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılıolduğu şekilde karar verilmiş olması bozmayıgerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerledavacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ilehükmün BOZULMASINA..." karar vermiştir.
ADANA2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 8.7.2019 gün ve E:2019/25 sayıile, "(...)
Adana 1.İdare Mahkemesinin 2014/14 Esas ve 2014/75 Karar sayılıkesinleşmiş karar örneği celp edilerek incelenmiştir.
Dava, trafikkazasından kaynaklanan hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi tazminattalebine ilişkindir.
Davadilekçesi, celp edilen belgeler ile tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde;
Kamu hizmetigörmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılıKTK'nın 7/a maddesinde, karayollarında mal ve can güvenliğiyönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri alma vealdırma görevleri verilmiştir. Bu görevin 2918sayılı Yasa'da verilmiş olması bunun ihlali nedeniyleoluşacak zarardan dolayı idarenin Özel Hukukhükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmayacaktır. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine açılacak tam yargıdavasının idari yargı yerinde açılmasıgerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2018 tarih ve2018/5422-11576 E.K. sayılı ilamı). Esasen 2918 sayılıKTK’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 vd. maddelerindearaç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup,idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamıdışında tutulmuştur (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 07/05/2019 tarih ve 2019/26-784 E.K. sayılıilamı).
Somut olayda;davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak aynıdavalıya karşı önce idari yargıda davaaçıldığı, Adana 1. İdare Mahkemesi'neaçılan davada, mahkemenin 16/01/2014 tarih ve 2014/14 E.- 2014/75K. sayılı kararı ile adli yargı yolunun görevliolduğu gerekçesi ile davanın görev yönündenreddine karar verildiği, ilgili karara karşı kanun yolunabaşvurulmadığından kararın 30/05/2019 tarihindekesinleştiği, eldeki dava bakımından idari yargıyolunun görevli olduğu gözetilerek, derdest bulunan davadosyasındaki yargılamanın durdurulması suretiyle (UMK m.19/1), dosyanın kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi,bu mahkemece verilecek kararın beklenerek, sonucuna göre kararverilmesi gerektiği anlaşıldığından, Adana 1.İdare Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin UMK'nın 19/1. maddesi uyarınca dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:
MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE,
Davayabakmakla görevli mahkemenin İDARE MAHKEMELERİ OLDUĞUNA,
Mevcutdosyadaki yargılamanın bu aşamada durdurularak dosyanınkül halinde Adana 1. İdare Mahkemesi ile Mahkememiz arasındakiyargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi için UMK'nın 19/1. Maddesiuyarınca uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine..." kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30.9.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen durumunaksine, önceki görevsizlik kararına ilişkin idariyargı dava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu görülmekte ise de; davaya ilişkin bilgive belgeler ile idari yargı kararının kesinleşme durumunugösteren onaylı bir örneğinin idari yargı dosyasıiçerisinde bulunduğu ve sonuçta usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındadavacıların müşterek çocuklarınınvefatı nedeniyle uğranılan zararların davalıidarece giderilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılarınmüşterek çocuğu B. Ç.'in 07.05.2013 tarihinde,Adana İli, Obalar Caddesi civarı, Gülbahçesi mahallesi,13077-13075 sokak ile 13177 sokağın kesiştiği alandameydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiği; yolonarımı ve yapımı esnasında gerekli ve zorunluönleyici tedbirleri almayan ve uyarıcı hiçbirlevhanın bulunmaması nedeniyle davalı idarenin kazadakusuru ve sorumluluğunun bulunduğu iddia edilerek;uğranılan zararlara karşılık toplam 2.000,00-TL maddi,80.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemiyledava açıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Adana 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 8.7.2019 gün ve E:2019/25 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin8.7.2019 gün ve E:2019/25 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 30.9.2019 gününde ÜyeAhmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Aydemir Nurdane Ahmet TUNÇ TOPUZ ARSLAN KARŞIOY İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.30.9.2019 ÜYE Ahmet ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy