T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/462
KARAR NO : 2019/611
KARAR TR: 30.09.2019
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar : Kendi adına asaletençocukları E.K. ve R.K.
adına velayeten
1-E.K. (Adli yargıda birleştirilen dosyada)
2-M.N.K.
3-N.K.
Vekili :Av. N.E.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. Y.P.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; müteveffa E.K.'ın 20.10.2014 tarihinde ikiarkadaşıyla birlikte okuldan çıkıp evine gitmeküzere dolmuş durağına geçmeyeçalıştığı sırada 21 DR 512 plakalıaracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini;kazasonrası olay yerine intikal eden kolluk kuvvetlerince trafik kazasıtespit tutanağının düzenlendiğini, düzenlenentutanakta müteveffa E.K.'ın tamamen kusurlu bulunduğunu vearaç sürücüsünün ihlal yapmadığışeklinde rapor tuttuklarını, kaza mahallininkoşullarına özellikle yol yapımçalışmasına, çalışma nedeniylealınması gereken tedbirlere, çalışmayabağlı olarak üst geçidin kullanılabilir olupolmadığına, durakların durumuna ve diğerfaktörlere ilişkin bir değerlendirmeyapılmadığını, bir kişinin ölümüve iki kişinin yaralanmasına sebebiyet veren davaya konu kazasebebiyle Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığının 2014/29335 hazırlıknumaralı dosyasında kazanın meydana geldiği yolundavalı Karayolları 9. BölgeMüdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu,kazanın olduğu tarihte yolun yapımçalışmaları nedeniyle Diyarbakır istikametineyönelik şerit yaya ve araç geçişlerine kapatıldığını,müteveffanın okuldan çıktığını,arkadaşları ile birlikte toplu taşımaaraçlarına binmek üzere orta refüje yöneldikleriesnada kazanın meydana geldiğini, ihaleyi üstlenen firma vedavalı karayollarının kazanın oluşumundakusurlarının bulunduğunu, soruşturma dosyasındakitanık beyanlarında aracın hızının yüksekolduğunun belirtildiğini, tutanakta ise buna ilişkin birdeğerlendirme yapılmadığını, yolun tek şerittenverildiğini, yayaların karşıya geçmek içinyolu kullandıklarını, müteveffanın annesi N.K.'ınev hanımı olduğunu, babası M.N.K.'ın ise düzenlibir işi olmayıp günlük işlerle ailesiningeçimini sağlamakta olduğunu, müvekkilleriminbüyük zorluklarla okuttukları ve meslek sahibi olmakladesteğine ihtiyaç duydukları çocuklarınındesteğinden mahrum kaldıklarını, ölümünmüvekkilleri üzerinde yaratmış olduğu elem veızdırabın taziye süresince kazaya sebebiyet verenlerinilgisizliğiyle daha da arttığını beyanla fazlaya dairhaklarının saklı kalması kaydıylamüteveffanın desteğinden mahrum kalan baba M.N.K.için1.000,00- TL, anne N.K. için 1.000,00 TL madditazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle bütündavalılardan müşterek ve mütesesilen tahsilini,ölümün yarattığı elem ve ızdırapnedeniyle baba M.N.K. için 30.000,00 TL, anne N.K. için 30.000,00TL, kardeşi E.K. için 10.000,00 TL ve diğer kardeşi R.K.için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibarenfaiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.2.2019gün ve E:2019/17, K:2019/70 sayı ile, davalı tarafa izafe edilenkusura dayanak olarak gösterilen nedenlerin idarenin hizmet kusurunailişkin olduğu anlaşılmakla yargı yolubakımından mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle 6100sayılı HMK'nm 114 ve 115/2 maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
DİYARBAKIR 1. İDARE MAHKEMESİ: 13.6.2019günve E:2019/762 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nunuygulanmasına ilişkin bir tazminat davası olduğu,anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ veAhmet ARSLAN'ınkatılımlarıyla yapılan30.09.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların kızınınyolda yürürken aracın çarpması sonucuhayatını kaybettiğini, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen manevi zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Diyarbakır 1. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 12.2.2019 gün ve E:2019/17, K:2019/70 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.2.2019 gün veE:2019/17, K:2019/70 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.09.2019 gününde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
KARŞI OY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
ÜYE
AhmetARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy