T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/224
KARAR NO : 2019/451
KARAR TR: 08.07.2019
ÖZET : Davacının, Türkiye Kalkınma Bankası Sermaye Piyasası İşlemleri Müdürü olarak görev yapmakta iken Sermaye Piyasası İşlemleri Müdürlüğü'nün kapatılması nedeniyle Genel Müdürlük Müşaviri olarak atanmasına ilişkin işlem içeriğinin yanlış olduğu, yanıltıcı bildirimde bulunulduğu ileri sürülerek, bildirimin iptali ile maddi zararının tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacı:O.A.
Davalı : Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.
Vekili :Av. G.T.K.
O L A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; T.C. Merkez Bankası'ndaEkonomist olarak çalışırken, Türkiye KalkınmaBankası'nın daveti üzerine Sermaye Piyasasıİşlemleri Müdürü kadrosuna atanma talebindebulunduğunu, doldurmuş olduğu istek formunun yok edilerekgörev istek formuna yazmış olduğu "SermayePiyasası İşlemleri Müdür"ü değilde"bir göreve" cümlesininyazıldığını, talebinin kabul edilip TürkiyeKalkınma Bankası'nda sermaye piyasası işlemlerimüdürü olarak değil de, Kalkınma Bankası'ndamüşavirlik görevine atandığını,müşavir olarak atanmasının nedeni olarak SermayePiyasası İşlemleri Müdürlüğü'nünkapatılması ve işbu kapatılmanın nedeni olarak15.07.1999 tarihli SPK kararı doğrultusunda Kalkınma MenkulDeğerlerin Ankara'da şube açmasına izin verilmesiningösterildiğini, bunun bugüne kadar doğru olduğunainandığını ancak Sermaye Piyasası İşlemleriMüdürlüğü'nün kapatılmasınınTürkiye Kalkınma Bankası'na gelmeden çok daha öncebanka yönetimi tarafından Nisan 1997'de Kalkınma MenkulDeğerler Ankara Şubesi için izin alınması ilebaşladığını ve kesintisiz devam ettiğini, SermayePiyasası İşlemleri Müdürlüğü'nünkapatılacağını bilmesi halinde kesinlikle MerkezBankası'ndaki görevinden ayrılmayacağını,müşavir olarak atandıktan sonra çok uzun yıllarçalıştığı kurum ve ülkesi içinfaydalı olamadığını, istikbalininkarartıldığını, itibarsızlaştırıldığını,maaşının azaldığını, maddisıkıntı içine düştüğünü,beden ve ruh sağlığının bozulduğunu ilerisürerek, davalı kurum tarafından yapılan yanlışve yanıltıcı bildirimin iptal edilmesini ve bu işlemnedeniyle maruz kalmış olduğu maddi zararlarının yasalfaizi ile birlikte telafi edilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 9.3.2017 gün veE:2016/366, K:2017/78 sayı ile, davacı kendisine yapılantebligat içeriğinin yanlış ve yanıltıcıolduğunu ileri sürerek bu işlemin iptalini talep etmekte olupidari işlemlere yönelik yapılan bu tür başvurularailişkin yargılama yapma görevi idare Mahkemesi'ne aitolduğunun, bu nedenle dava dilekçesinin görev nedeniyleusulden reddine karar vermiş, bu karara karşı davacıtarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi: 14.12.2017gün ve E:2017/1393, K:2017/1432 sayı ile, ilk derece mahkemesikararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, HMK353/1-b-l maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine kararvermiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi : 28.3.2018 gün veE:2018/867, K:2018/2343 sayı ile,davalı Türkiye KalkınmaBankası A.Ş. özel hukuk hükümlerine tabi, anonimşirket statüsünde bir kalkınma ve yatırımbankası olup, statüsü itibariyle işlemlerinin idariişlem olarak kabul edilmesi ve idari yargıda hakkında davaaçılıp yargılama yapılması mümkünolmadığı; mahkemece adı geçen davalıyönünden işin esası incelenip, varılacak sonucagöre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılıgerekçeyle ilk derece mahkemesinin davanın görev nedeniyleusulden reddine ve Bölge Adliye Mahkemesinin davacının istinafbaşvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasayauygun düşmediğinden Bölge Adliye Mahkemesikararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak,ilk derece mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarıncabozulması ve mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
ANKARA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.12.2018 günve E:2018/433 sayı ile, bozmaya uyarak, davalı idarece davanın görümve çözümünün idari yargının görevalanına girdiği ileri sürülerek görev itirazındabulunulmuş, itirazın reddine karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilendilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: “… 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasında; idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları; idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları iletahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmıştır
Bu bağlamda, idare hukukunun uygulanmasından doğanuyuşmazlıklar, idari yargının görev alanınıoluşturmaktadır. İdare hukuku kuralları içinde, kamuhizmetinin yürütülmesi amacıyla kamu gücükullanılarak tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idariişlemler ve aynı amaçla gerçekleştirilen idarieylemler ile idari sözleşmelerden doğanuyuşmazlıkların görüm ve çözümüidari yargının görev alanına girmektedir.
4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası AnonimŞirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "BuKanun ile düzenlenen hususlar dışında özel hukukhükümlerine tabi ve anonim şirket şeklinde, tüzelkişiliğe sahip, bir kalkınma ve yatırım bankasıkurulmuştur." hükmü yer almış, aynı Kanunun15. maddesinde ise; “ Banka hizmetlerinin gerektirdiğigörevler, 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununa ve diğer kanunların sözleşmeli personelhakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmelipersonel eli ile yürütülür.
Banka personelinin hizmete alınmaları, görev veyetkileri nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, görevdenalınma şekilleri, disiplin esasları,yükümlülükleri, unvan ve sayıları Devlet PersonelBaşkanlığının görüşü üzerineBakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılacak yönetmelikile düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. nin özel hukukhükümlerine tabi ve anonim şirket şeklinde, tüzelkişiliğe sahip olması bankanın kamusal nitelikte bazıgörev ve yetkileri olmasına ve bankanın faaliyetkonularının gereklerine göre idari nitelikte eylem veişlemde bulunmasına engel oluşturmamaktadır.
Bankanın örgütsel yapısı, Kanunda belirtilenyetki ve ayrıcalıkları da dikkatealındığında, özel bir banka niteliğindeolmadığı, kamu tüzel kişiliği özelliğitaşıdığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Ayrıca 24/10/2018 tarih ve 30375 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7147sayılı Türkiye Kalkınma ve Yatırım BankasıAnonim Şirketi Hakkında Kanun'un 8. maddesi ile, 4456sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim ŞirketininKuruluşu Hakkında Kanun yürürlüktenkaldırmış olup anılan Kanun'un 4.maddesinde" Bankapersoneli 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunuhükümlerine göre iş sözleşmesi ile istihdamedilir.
(2) Bankada 4857 sayılı Kanuna tabi olarakçalışanlarla Banka arasında çıkanihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir." hükmü yeralmaktadır.
Anılan kurala göre, bankada görevli personelden sadece4. madde de belirtilenlenlerin İş Kanunu hükümlerine tabiolacağı, mevcut sözleşmeliçalışanların ise bu kapsama girmediğiaçıktır.
Bu durumda, kamu kurumu niteliğindeki Türkiye KalkınmaBankası Anonim Şirketi'nin kamusal alandaki gücünükullanarak kamu hukuku kuralları çerçevesindeki tekyanlı irade açıklamalarıyla tesis ettiği işlemekarşı açılan davanın görüm veçözümü görevi idari yargı yerine aitbulunmaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine..."şeklinde karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "... 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idaridava türleri : a) İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhaklan doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.
Öte yandan, Mülga 4456 sayılı TürkiyeKalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu HakkındaKanunun 1. maddesi; "Bu Kanun ile düzenlenen hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabi ve anonimşirket şeklinde, tüzelkişiliğe sahip, birkalkınma ve yatırım bankası kurulmuştur. / ..."hükmünü, 15. maddesi; "Banka hizmetleriningerektirdiği görevler, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personelhakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmelipersonel eli ile yürütülür. / Banka personelinin hizmete alınmaları,görev ve yetkileri, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme,görevden alınma şekilleri, disiplin esasları,yükümlülükleri, unvan ve sayılarıCumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelik iledüzenlenir. / Banka personelinin ücret ile diğer mali ve sosyalhakları ile sözleşme esasları CumhurbaşkanıKararı ile belirlenir. Ayrıca Banka personelineçalıştığı günlerle orantılıolarak Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında birer aylık ücrettutarında ikramiye ödenir. Ancak, aylık ücret, hertürlü sosyal yardımlar, zam, tazminat, ödenek veyadiğer adlar altında yapılan bütün ödemelerin (ikramiyelerdenbir aya isabet eden miktar dahil, yönetim üyeliği ücretihariç) aylık ortalaması Yüksek Planlama Kurulunca Bankaiçin tespit edilecek üst sınırı aşamaz. / Bankapersoneli, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine tabidir. Hizmet sürelerinin değerlendirilmesi,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5434 sayılıKanun hükümlerine göre yapılır. / Banka personelininemeklilik işlemlerinde, Genel İdari Hizmetleri sınıfındagörev yapan Genel Müdürler için belirlenen ekgösterge rakamını geçmemek üzere, ifa ettiklerigörevleri itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göregirebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro,unvan ve derecesi için belirlenmiş ek göstergeler ve makam tazminatlarıuygulanır.” hükmünü içermektedir.
Diğer taraftan, 24/10/2018 tarihli ve 30375 saydı ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7147sayılı Türkiye Kalkınma ve Yatırım BankasıAnonim Şirketi Hakkında Kanunun 8. maddesi ile 4456 sayılıKanun yürürlükten kaldırılmış, Kanunun 4.maddesinde; "Banka personeli 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılıİş Kanunu hükümlerine göre işsözleşmesi ile istihdam edilir. / Bankada 4857 sayılıKanuna tabi olarak çalışanlarla Banka arasında çıkanihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir. / Personelin aylıkücret ve diğer mali hakları Banka Genel Kurulunca tespit olunur.Genel Kurul bu yetkilerini Yönetim Kuruluna devredebilir. Personelistihdamına ilişkin diğer hususlarda karar almaya YönetimKurulu yetkilidir.” hükmü, geçici 1. maddesinin 3.fıkrasında; "4857 sayılı Kanuna tabi çalışmakistemeyen personelin, bu maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemedoğrultusunda Bankada çalışmaya devam ettirildiklerisürece mevcut statüleri ve unvanlarına ilişkin sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunur."hükmü yer almıştır.
Bu düzenlemelerden, bankada görevli personel hakkındahangi mevzuat hükümlerinin uygulanacağının; ilgilipersonelle yapılan sözleşmenin tarihine ve 7147 sayılıKanun yürürlüğe girdikten sonra ilgili personeltarafından yapılacak tercihe göre belirleneceği, davacınındavalı idareyle yaptığı sözleşmenin 7147sayılı Kanundan önce yapıldığı vedavanın da aynı şekilde 7147 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önceaçddığı görülmektedir.
Bu duruma göre, kamu kurumu niteliğindeki davalıTürkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin kamusal alandakigücünü kullanarak kamu hukuku kurallarıçerçevesinde tek yanlı iradeaçıklamalarıyla tesis ettiği işleme karşıaçılan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1.a-b maddesinde yer alan iptal ve tamyargı davaları kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/12/2018 tarihli ve 2018/433 Esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." yolundadüşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve NurdaneTOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 08.07.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HâkimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının, Türkiye Kalkınma BankasıSermaye Piyasası İşlemleri Müdürü olarakgörev yapmakta iken Sermaye Piyasası İşlemleriMüdürlüğü'nün kapatılması nedeniyleGenel Müdürlük Müşaviri olarak atanmasınailişkin 28/04/2000 tarih ve İKM/PRS-2686 sayılı işlemiçeriğinin yanlış olduğu, yanıltıcıbildirimde bulunulduğu ileri sürülerek bildirimin iptali ilemaddi zararının tazmini istemiyle açılmıştır.
17.10.1999 gün ve 23849 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 4456 sayılıTürkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin KuruluşuHakkında Kanunun
"Hukuki Bünye" başlıklı 1. Maddesinde;
"Bu Kanun ile düzenlenen hususlar dışındaözel hukuk hükümlerine tabi ve anonim şirket şeklinde,tüzelkişiliğe sahip, bir kalkınma ve yatırımbankası kurulmuştur.
Bankanın unvanı "Türkiye Kalkınma BankasıAnonim Şirketi" dir. Kısaltılmış unvanı"TKB" dir.
(Değişik üçüncü fıkra:2/7/2018-KHK-703/150 md.) Banka, Cumhurbaşkanıncagörevlendirilen bakanlıkla ilgilidir.
(Değişik dördüncü fıkra:13/2/2011-6111/141 md.) Bankanın merkezi ana sözleşmesi ilebelirlenir." denilmiş;
"Bankanın amacı ve faaliyet konuları"başlıklı 3. Maddesinde;
"Bankanın amacı; Türkiye'nin kalkınmasıiçin, anonim şirket statüsündeki teşebbüslerekârlılık ve verimlilik anlayışı içindekredi vermek, iştirak etmek suretiyle finansman ve işletmedesteği sağlamak, yurtiçi ve yurtdışıtasarrufları kalkınmaya dönük yatırımlarayöneltmek, sermaye piyasasının gelişmesine katkıdabulunmak, yurtiçi, yurtdışı ve uluslararası ortakyatırımları finanse etmek ve her türlü kalkınmave yatırım bankacılığı işlevleriniyapmaktır.
Banka bu amaçları gerçekleştirmek üzere;
1. Türk Lirası ve döviz olarak kısa, orta ve uzunvadeli her türlü nakdi ve gayri nakdi kredi açabilir,kâr ortaklığı veya kiralama esaslı kredi işlemleriyapabilir. Yerli ve yabancı kişi ve kurumlara gerekli teminatınalınması karşılığında garanti verebilir vearacı olabilir.
2. Her türlü menkul kıymetleri satın alabilir,satabilir ve tahvil garantisi verebilir.
3. Araştırma, proje geliştirme ve eğitimçalışmaları yapabilir veya yaptırabilir, teknikyardım verebilir. Finansman ilişkilerinde bulunduğuşirketlerin rantabl çalışmalarınısağlayıcı önlemleri alabilir.
4. Şirketlere kredi açabilir, yurtiçinde veyurtdışında kurulmuş şirketlere iştirak edebilir,gerektiğinde rehabilitasyon, bonifikasyon, konsolidasyon yapabilir.Bankanın öncülüğünde şirket kurabilir veiştiraklere ait hisse senetlerini alabilir, satabilir, geri alabilir vekâr garantisi verebilir.
5. İthalat, ihracat ve görünmeyen muameleler gibi hertürlü kambiyo işlemlerini yapabilir ve döviz pozisyonututabilir.
6. Sigorta acentalığı yapabilir.
7. Gerekli izinleri almak kaydıyla yurtiçinde veyurtdışında şube ve temsilcilik açabilir.
8. Yurtiçi ve yurtdışı finansmankurumlarıyla işbirliği yapabilir, bunlarınkatıldığı ulusal ve uluslararası kuruluşlaraüye olabilir.
9. Yurtiçi ve yurtdışı finansmankuruluşları ile para ve sermaye piyasalarından ve hertürlü fonlardan kaynak sağlayabilir.
10. Sanayide mülkiyetin geniş halk kitlelerine yayılmasınısağlayacak tedbirleri alır.
11. Banka kaynaklarını kalkınma planı veyıllık programların hedef ve ilkelerine uygun olarakkullanır.
12. Amacının gerçekleşmesine yardımcıolacak her türlü kalkınma ve yatırımbankacılığı işlemleri yapabilir.
13. Her türlü menkul ve gayrimenkul malları alır,satar, kiralar, kiraya verir, leh ve aleyhte rehin, ipotek, intifa, irtifakhakları, gayrimenkul mükellefiyetleri ve sair hakları tesisedebilir.
14. Banka açtığı kredilerkarşılığında, menkul relini, ticari işletmerelini ve gayrimenkul ipoteği de dahil olmak üzere hertürlü teminatı alabilir." denilmiş;
"Banka personeli " başlıklı 15. maddesinde;
" Banka hizmetlerinin gerektirdiği görevler, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunlarınsözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabiolmayan sözleşmeli personel eli ile yürütülür.
Banka personelinin hizmete alınmaları, görev veyetkileri, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, görevdenalınma şekilleri, disiplin esasları,yükümlülükleri, unvan ve sayıları Cumhurbaşkanıncaçıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
Banka personelinin ücret ile diğer mali ve sosyalhakları ile sözleşme esasları CumhurbaşkanıKararı ile belirlenir. Ayrıca Banka personelineçalıştığı günlerle orantılıolarak Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında birer aylık ücrettutarında ikramiye ödenir. Ancak, aylık ücret, hertürlü sosyal yardımlar, zam, tazminat, ödenek veyadiğer adlar altında yapılan bütün ödemelerin(ikramiyelerden bir aya isabet eden miktar dahil, yönetimüyeliği ücreti hariç) aylık ortalamasıYüksek Planlama Kurulunca Banka için tespit edilecek üstsınırı aşamaz.
Banka personeli, 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabidir. Hizmetsürelerinin değerlendirilmesi, 657 sayılı DevletMemurları Kanunu ile 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre yapılır.
Banka personelinin emeklilik işlemlerinde, Genel İdariHizmetleri sınıfında görev yapan Genel Müdürleriçin belirlenen ek gösterge rakamını geçmemeküzere, ifa ettikleri görevleri itibariyle, Devlet MemurlarıKanununa göre girebilecekleri sınıflardaki benzergörevlerin aynı kadro, unvan ve derecesi için belirlenmişek göstergeler ve makam tazminatları uygulanır. "denilmiştir.
24.10.2018 gün ve 30575 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 7147 sayılıTürkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin KuruluşuHakkında Kanunun 8. Maddesi ile 14.10.1999 tarihli ve 4456sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim ŞirketininKuruluşu Hakkında Kanun yürürlüktenkaldırılmış; diğer mevzuatta 4456 sayılıKanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmışsayılır denilmiş;
Geçici 1. Maddesinde de;
"(1) Bankada, 1/1/2021 tarihinden itibaren 4857 sayılıKanun hükümlerine tabi olmayan personelçalıştırılmaz.
(2) Bankanın yeniden yapılanma sürecinde, 4857sayılı Kanuna tabi çalışmak istemeyen personel bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibarenyapılacak ilk Genel Kurul tarihini takip eden doksan güniçinde Bankaya bildirimde bulunur. Bu personel, Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca birkamu kurumunda göreve başlatılıncaya kadar Bankanınihtiyaç duyduğu uygun işlerde görevlendirilir. Bupersonel, Banka Yönetim Kurulu kararlarına istinaden 30/9/2020tarihine kadar Aile, Çalışma ve Sosyal HizmetlerBakanlığına bildirilir. Aile, Çalışma ve SosyalHizmetler Bakanlığına bildirilen personelin Bankada herhangi birstatüde tekrar istihdamı mümkün değildir. Bankacaisimleri bildirilen personelin atama teklifleri, Aile, Çalışmave Sosyal Hizmetler Bakanlığınca 24/11/1994 tarihli ve 4046sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun22 nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncüve beşinci fıkralarında belirtilen usul ve esaslar ilegerçekleştirilir. Söz konusu taleplerin yeterli olmamasıhâlinde Aile, Çalışma ve Sosyal HizmetlerBakanlığıncaresen aynı usulle atama teklifiyapılır. Ancak, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesiuyarınca Özelleştirme Fonundan karşılanmasıöngörülen ödemeler Banka tarafındankarşılanır. Personelin nakledileceği kadro ve pozisyonlar; Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca kamukurum ve kuruluşlarına atama tekliflerininyapıldığı tarih itibarıyla diğer kanunlardakihükümlere bakılmaksızın ve başka bir işlemegerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmişsayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkinbilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler en geç on beşgün içinde Aile, Çalışma ve Sosyal HizmetlerBakanlığına bildirilir. Bu fıkra kapsamında ortayaçıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleriistemeye, araştırma ve inceleme yapmaya, uygulamayıyönlendirmeye ilgisine göre Aile, Çalışma ve SosyalHizmetler Bakanlığı ve Banka yetkilidir. Bu Kanun ileyürürlükten kaldırılan 4456 sayılı Kanunungeçici 2 nci maddesi kapsamında istihdam edilen personelden bumadde uyarınca nakledileceklere kıdem ve ihbar tazminatıödenmez ve kıdem tazminatına esas hizmet süreleri emekliikramiyesi veya iş sonu tazminatının hesabındasayılır.
(3) 4857 sayılı Kanuna tabi çalışmakistemeyen personelin, bu maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemedoğrultusunda Bankada çalışmaya devam ettirildiklerisürece mevcut statüleri ve unvanlarına ilişkin sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunur. Bu kapsamdakipersonel ile Devlet memurları için uygulanan yıllıkartış oranları emsal alınmak suretiyle sözleşmeyapılır. 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinindördüncü ve beşinci fıkralarıhükümlerinin uygulanmasında, personelin Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınabildirim yapıldığı tarihteki görev ve pozisyonuiçin o yılın 15 Ocak tarihindeki ücret ve diğer malihakları esas alınır.
(4) Bankanın bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihteki mevcut personelinden 4857 sayılı Kanunhükümlerine göre Bankada çalışmak isteyenler;bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince bir pozisyonaatanıncaya ve ücret ve mali hakları belirleninceye kadarBankanın ihtiyaç duyduğu uygun işlerde görevlendirilirve mevcut statü, ücret ve mali haklarıyla istihdamlarınadevam olunur. Bunlardan;
a) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncümaddesi uyarınca haklarında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunuhükümleri uygulananlar hakkında, işçistatüsüne geçirildikleri tarihten itibaren doksan güniçinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) bendine göre sigortalı olma talebindebulunmayanların 5434 sayılı Kanun ile ilgileri devam ettirilir.Bu şekilde 5434 sayılı Kanunla ilgileri devam ettirilenlerinemeklilik hak ve yükümlülüklerinin tespitinde, öncedenemeklilik hak ve yükümlülüklerine esas alınmakta olankadro, görev veya pozisyonları dikkate alınmaya devam olunur.Ayrıca, bu şekilde ilgi devamında geçen sürelerikıdem aylıklarının hesabında dikkate alınırve bunların emeklilik keseneğine esas aylık derece ve kademeleride genel hükümler çerçevesinde yükseltilmeye veilerletilmeye devam olunur. Bunlara Bankada geçençalışma süreleri için kıdem tazminatıödenmez ve bu süreler emekli ikramiyesinin hesabında dikkatealınır.
b) İşçi statüsüne geçirildikleritarihten itibaren doksan gün içinde 5510 sayılı Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinegöre sigortalı olma talebinde bulunanların sigorta primleri ilesosyal güvenliğe ilişkin diğer hak veyükümlülükleri 5510 sayılı Kanunun ilgilihükümlerine göre belirlenir.
c) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra göreve başlayan ve aynı Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında sigortalı sayılmak suretiyle sigorta primine esaskazançları aynı Kanunun 80 inci maddesine görebelirlenenler, taleplerine bakılmaksızın 5510 sayılıKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendikapsamında sigortalı sayılır.
ç) Bu fıkranın (b) ve (c) bentleri kapsamınagirenlerden iş sözleşmesi 25/8/1971 tarihli ve 1475sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesikapsamında sona erenlere ödenecek kıdem tazminatına esashizmet süresinin tespitinde emekli ikramiyesine esas hizmet süreleride dikkate alınır. Ancak, bunlara emekli ikramiyesine esas hizmetsüreleri için ödenecek kıdem tazminatı, ilgilininişçi statüsüne geçirilmeden öncekistatüsünün sona erdiği tarihteki emeklilik keseneğineesas aylık unsurları üzerinden ve işsözleşmesinin sona erdiği tarihteki katsayılar dikkatealınarak hesaplanacak tutarı geçemez.
(5) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtekimevcut Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin görevleri GenelKurulca yenileri seçilinceye kadar devam eder." denilmiş;
Aynı Kanunun 4. Maddesinde; " (1) Banka personeli22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunuhükümlerine göre iş sözleşmesi ile istihdamedilir.
(2) Bankada 4857 sayılı Kanuna tabi olarakçalışanlarla Banka arasında çıkanihtilaflarda iş mahkemeleri görevlidir.
(3) Personelin aylık ücret ve diğer mali haklarıBanka Genel Kurulunca tespit olunur. Genel Kurul bu yetkilerini YönetimKuruluna devredebilir. Personel istihdamına ilişkin diğerhususlarda karar almaya Yönetim Kurulu yetkilidir. "denilmiştir.
Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketindeçalışan bir kişinin yıllık ücretartışından yararlandırılmama ve iştençıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dairişlemler ile işlemin dayanağı olan yönetmelikhükmünün iptali istemiyle Ankara 5. İdare Mahkemesindeaçtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme Mülga 4456sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim ŞirketininKuruluşu Hakkında Kanunun 15. Maddesinin 2.7.2018 tarihli ve 703sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. Maddesinin birincifıkrasının (e) bendiyle değişiklik yapılmadanönceki ikinci fıkrasında yer alan "... Disiplinesasları..." ibaresinin Anayasanın 38. Ve 128. Maddelerineaykırılığını ileri sürerek iptaline kararverilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurmuş;Anayasa Mahkemesi 20.12.2018 gün ve E:2018/14, K::2018/112 sayı ile,
"...
4. İtiraz konusu kural, banka Personelinin disiplinesaslarının yönetmeliklerinin düzenlenmesiniöngörmektedir...
...
...
10-Bankanın kuruluşu, yapılanması, hukukistatüsü ve personel yapısını düzenleyenmülga 4456 sayılı Kanun’un 1. maddesinin, bakılmaktaolan davaya konu işlemin tesis edildiği andayürürlükte bulunan üçüncüfıkrasına göre Banka, Başbakanlığın ilgilikuruluşu olarak kurulmuştur. Sermayesinin tamamınayakını kamuya ait olan Bankanın yapmış olduğubirtakım işlemlere Kanun’un 17. maddesinde vergi, resim veharç muafiyeti tanındığı gibi taşınırve taşınmaz mallarının haczedilemeyeceği de aynımaddede hüküm altına alınmıştır. YineKanun’un 20. maddesi uyarınca Bankaya ait her türlütaşınır ve taşınmaz mal, para ile her türlühak ve alacak devlet malı hükmündedir. Bankanın mallarına,para ve para hükmündeki evrakı ile senetlerine ve diğermevcutlarına karşı işlenen suçlar devletmallarına karşı veya devlete ait belgeler üzerindeişlenen suçlardan sayılmaktadır.
11-Banka personelinin hukuki statüsünündüzenlendiği Kanun’un 15. maddesine göre Bankada bankahizmetlerinin gerektirdiği görevler, 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve diğerkanunların sözleşmeli personel hakkındakihükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personel eli ileyürütülür. Anılan maddenin bakılmakta olan davayakonu işlemin tesis edildiği anda yürürlükte bulunan veitiraz konusu kuralın da yer aldığı ikincifıkrası ise Banka personelinin hizmete alınmalarının,görev ve yetkilerinin, niteliklerinin, atanma, ilerleme, yükselme vegörevden alınma şekillerinin, disiplin esaslarının,yükümlülüklerinin, unvan ve sayılarınınBakanlar Kurulu kararı ile çıkarılacak biryönetmelikle düzenlenmesini öngörmüştür.
12-Söz konusu maddenin bakılmakta olan davaya konuişlemin tesis edildiği anda yürürlükte bulunanüçüncü fıkrasında, Banka personelininücret ile diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esaslarınınBanka Genel Müdürünün teklifi ve Yönetim Kurulununonayı alındıktan sonra Devlet PersonelBaşkanlığının uygun görüşüüzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirleneceği hükümaltına alınmıştır. Yine aynı maddenindördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca Bankapersoneli, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabidir. Hizmetsürelerinin değerlendirilmesi, 657 sayılı Kanun ile 5434sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır. Bankapersonelinin emeklilik işlemlerinde -Genel İdare Hizmetlerisınıfında görev yapan genel müdürler içinbelirlenen ek gösterge rakamını geçmemek üzere-personelin ifa ettiği görevi itibarıyla 657 sayılıKanun’a göre girebilecekleri sınıflardaki benzergörevlerin aynı kadro, unvan ve derecesi için belirlenmişek göstergeler ve makam tazminatları uygulanır.
13-Bankaya ve Banka personeline ilişkin anılanhükümler gözetildiğinde Banka ile personeli arasındakiilişkinin bir özel hukuk ilişkisi olmayıp kamu hukukuilişkisi olduğu açıktır. Kamu hukukunungeçerli olduğu ilişkilerde ise idarenin tek yanlı,üstün kamu gücüne dayanarak disiplin hukuku kapsamındaişlem tesis edebilmesine imkân tanıyan kanunidüzenlemelerin Anayasa’nın 38. maddesi hükmüneaykırı olmaması gerekmektedir. Bu itibarla Banka personelinindisiplin suç ve cezaları, Anayasa’nın söz konusuhükmü gereğince kanunla düzenlenmesiöngörülen hususlar arasında yer almaktadır.
14-Banka personelinin disiplin suç ve cezaları, cezayıhafifleştirici ve ağırlaştırıcı nedenler,disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar, karar alma usulü,savunma hakkı, zamanaşımı, disiplin cezalarına itirazgibi tüm disiplin konuları kural uyarınca Bakanlar Kurulukararı ile çıkarılan bir yönetmelik ilebelirlenmiştir.
15-Kanun’da disiplin suç ve cezalarıyla ilgili genelilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden,Banka personeline ilişkin disiplin cezaları ve bu cezalarıgerektiren eylemler genel hatlarıyla belirlenmeden itiraz konusu kurallaanılan personelin disiplin esaslarıyla ilgili hususlarıntamamının düzenlenmesinin yönetmeliğebırakılmış olması karşısında disiplinsuç ve cezaları yönünden Banka personeli içinkanuni bir güvence bulunmamaktadır. Kural, disiplin suç vecezalarıyla ilgili genel ilkeleri ortaya koymamakta;çerçeveyi çizmemekte; disiplin cezalarınıgerektiren eylemleri genel hatlarıyla da olsa belirlememektedir.
16. İtiraz konusu kural yaptırım türlerini veyaptırım konusu eylemleri belirlemediğinden ilgililerin hangisomut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucunuygulanacağını -belirli bir açıklık vekesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevedeimkân tanımamaktadır. Bu nedenle kural suçun vecezanın kanuniliği ilkesine aykırılıkoluşturmaktadır.
17. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38.maddesine aykırıdır. İptali gerekir…
...
Mülga 14/10/1999 tarihli ve 4456 sayılı TürkiyeKalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu HakkındaKanun’un 15. maddesinin 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin 150. maddesinin birincifıkrasının (e) bendiyle değişiklik yapılmadanönceki ikinci fıkrasında yer alan "...disiplinesasları, ..." ibaresinin Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE...
..." karar vermiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının TürkiyeCumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktayken2.10.1997 tarihinde davalı Kalkınma Bankası A.Ş.tarafından bankalarında bir göreve naklen atanmasınındüşünüldüğünün ve muvafakat talepedildiğinin yazı ile Merkez Bankasına bildirildiği;13.10.1997 gün ve 470 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasıİnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü (PersonelYönetimi Müdürlüğü) yazısı ile,davacının Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. nezdindebir göreve naklen atanması konusunun GenelMüdürlüklerince uygun görüldüğü;Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'nin 13.11.1997 gün ve7903 sayılı yazısı ile bir göreve naklenatandığının bildirildiği; 28.4.2000 gün ve 2686sayılı davaya konu işlem ile, davacıya “SermayePiyasası Kurulu'nun Bankaların hisse senedi işlemlerininkuracakları bir aracı kurum üzerindengerçekleştirmeleri gerektiğine ilişkin 15.07.1999 tarihlikararı doğrultusunda Kalkınma Menkul Değerler A.Ş.'ninAnkara'da bir şube açmasına izin verilmiştir.
Yönetim Kurulumuzun 29.02.2000 tarih ve 2000-04-15/061sayılı Kararı ile de Müdürü bulunduğunuzBankamız Sermaye Piyasası İşlemleriMüdürlüğünün kapatılmasına kararverilmiştir.
Yukarıda sözü edilen kararlar çerçevesindeGenel Müdürlük Müşaviri olarak atanmanız,Yönetim Kurulumuzun 12.04.2000 tarih ve 2000-07-19/097 sayılıKararı ile uygun görülmüştür.”denildiği ve davacı tarafından bu işlemin muvazaalıgerçekleştirildiği öne sürülerek iptalininistenildiği ve bu amaçla Ankara 3. İdare Mahkemesinde davaaçıldığı ancak Mahkemenin 5.6.2015 gün veE:2015/1098, K:2015/980 sayılı kararı ile, "...davacının Türkiye Kalkınma Bankası SermayePiyasası İşlemleri Müdürü olarak görevyapmakta iken Sermaye Piyasası İşlemleriMüdürlüğü'nün kapatılması nedeniyleGenel Müdürlük Müşaviri olarak atanmasınailişkin 28.04.2000 tarih ve 2686 sayılı davalı idareişleminin 01.05.2000 tarihinde davacıya tebliğ edildiği,davacının 07.04.2015 tarihli dilekçeyle TürkiyeKalkınma Bankası Yönetim KuruluBaşkanlığı'na itiraz başvurusunda bulunduğu,30.04.2015 tarihinde tebliğ edilen cevap dilekçesiyle yapılanitirazın reddi üzerine bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu işlemindavacıya tebliğ edildiği 01.05.2000 tarihinde Dava açmasüresi işlemeye başladığından, anılan (2577sayılı) Kanun'un 7. maddesi uyarınca süresi içindedoğrudan dava açılması ya da 11. maddesi uyarıncayine dava açma süresi içinde idareye başvurularaktalebin reddi halinde kalan süre içinde davaaçılması gerektiği halde. 2577 sayılıYasanın 7 ve 11. maddelerinde öngörülen dava açma veidareye başvuru süresi geçirildikten çok sonrayapılan başvuru üzerine 05/05/2015 tarihinde açılandavanın süre aşımı nedeniyle esasınıinceleme imkânı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın 2577 sayılıidari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/l-b maddesi uyarıncasüre aşımı nedeniyle reddine ..." karar verildiği;davacının bu karardan sonra 5.8.2016 tarihinde aynı istemle adliyargı yerinde dava açarak süreci yenidenbaşlattığı anlaşılmıştır.
Yukarıda sözüedilen Kanun hükümleri ve AnayasaMahkemesi kararı gözönünde bulundurulduğunda,davacının 4456 sayılı Yasanınyürürlükte olduğu tarihte davalı idarede görevebaşladığı ve davaya konu işlemin de yine bu Kanununyürürlükte olduğu tarihte tesis edildiğiaçıktır.
Dolayısıyla her ne kadar 7147 sayılı KanunlaTürkiye Kalkınma Bankasının yapısı ve personelrejimi değiştirilmiş ve 4456 sayılı Yasayürürlükten kaldırılmış ise de,davacının halen kamu personel rejimine tabi olduğu ve kamupersoneli olarak hukuki statüsünün devam ettiği;dolayısıyla iş bu davanın da görüm veçözümünün idari yargı yerlerine ait olduğugörülmektedir.
Açıklanan nedenlerle,davada idari yargınıngörevli olduğu, Danıştay Başsavcısınınbaşvurunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2018gün ve E:2018/433 sayılı, davalı idarenin görevitirazının reddine ilişkin kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısının BAŞVURUNUNKABULÜ ile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2018 gün veE:2018/433 sayılı, davalı idarenin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN KARARININKALDIRILMASINA, 08.07.2019 gününde Üyeler Mehmet AKSU ve BirolSONER'in KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
KARŞIOY
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının, 1997yılında T.C. Merkez Bankası’nda ekonomist olarakçalışırken Türkiye Kalkınma BankasıSermaye Piyasası İşlemleri Müdürü kadrosunaatanma talebinde bulunduğu, ancak müşavir olarakatandığı, uzun yıllar çalışıp emekliolduktan sonra atama işlemine ilişkin kendisine yapılanbildirimin yanlış ve yanıltıcı olduğu,haksızlığa maruz kaldığı, bu sebeple istikbalininengellendiği ve itibarsızlaştırdığı iddialarındabulunarak işlemin iptali ile maddi zararının tazmini talebindebulunduğu anlaşılmaktadır.
4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası AnonimŞirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun'un 1. maddesi; “BuKanun ile düzenlenen hususlar dışında özel hukukhükümlerine tabi ve anonim şirket şeklinde,tüzelkişiliğe sahip, bir kalkınma ve yatırımbankası kurulmuştur” şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketiözel hukuk hükümlerine tabi, anonim şirketstatüsünde bir kalkınma ve yatırım bankası olup,statüsü itibariyle işlemlerinin idari işlem olarak kabuledilmesi ve idari yargıda hakkında dava açılıpyargılama yapılması mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünün adli yargının görevindeolduğu gerekçesiyle çoğunluğun kararınakatılmıyoruz. 08.07.2019
Üye Üye
Mehmet AKSU Birol SONER
Full & Egal Universal Law Academy