T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/326
KARAR NO : 2019/400
KARAR TR : 08.07.2019
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.OtelYatırımları Tic. ve San. A.Ş. Vekili : Av. Ragibe Mutlu Karaçam Davalı : DidimKaymakamlığı OLAY : Didim Kaymakamlığı’nın17.07.2018 gün ve 345 sayılı İdari Yaptırımkararı ile, davacı M.Otel Yatırımları A.Ş.tarafından işletilen “A.M.H.” isimli işletmede,İlçe Sağlık Müdürlüğü DidimTütün Denetim ekipleri tarafından 14.07.2018 günüyapılan denetim sırasında, 4207 sayılı TütünÜrünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve KontrolüHakkında Kanun’un 2. maddesinin ilgili fıkralarıgereği kapalı alanda tütün ürünütüketilmemesine ilişkin yasakların uygulanması ve tedbirlerinalınması ile ilgili yükümlülüklerin yerinegetirilmediğinden bahisle, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesininikinci fıkrası uyarınca davacı şirket adına 10.510,00TL idari para cezası verilmiş, DidimKaymakamlığı İlçe SağlıkMüdürlüğünün tarihsiz, 61 sayılıyazısı ile davacı şirkete bildirilmiştir. Davacı vekili, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. DİDİM(YENİHİSAR) SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 27.12.2018gün ve D.İş:2018/839 sayı ile, idari paracezasının 4733 sayılı Kanun uyarınca verildiğibelirtilerek, 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 10. fıkrasındada, “Bu kanun hükümlerine göre verilen idariyaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yolunabaşvurulabilir.” hükmüne yer verildiği, bu durumda başvuruyakonu idari yaptırım kararına karşı yapılan itirazındeğerlendirilmesinin ve sonuca bağlanmasının hâkimliklerinin görevalanına girmediği açıklanarak, başvurunungörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili, bukez aynıistemle idari yargı yerindedava açmıştır. AYDIN 1. İDAREMAHKEMESİ: 04.03.2019 gün ve E:2019/132 sayı ile, 4207sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari para cezasınakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, 5326 sayılı Yasa’nın5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, bu Kanun’un idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle görevlimahkemenin belirlenmesinde, 5326 sayılı Yasa hükümlerinin dikkate alınacağı belirtilerek, anılan Kanun’un 27.maddesi uyarıncaadli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 08.07.2019 tarihli toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası temin edilmeden UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği görülmüş ise de,Başkanlıkça kesinleşme şerhli adli yargı kararıMahkemesinden getirtilmiş olup, usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarıncaverilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beş bin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altında düzenlenen2. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Tütünürünleri; a) Kamu hizmet binalarının kapalıalanlarında, b)Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim,sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik:24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücükoltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzerekarayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşımaaraçlarında, ç) Okul öncesieğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim veöğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmetbinalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerineait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlencehizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez…..” hükmü yer almıştır. Olayda, dava 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca verilen idaripara cezasının iptali istemiyle açılmış olup,4207 sayılı Kanun’da, idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesive ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu hükmebağlanmış; “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemeleregöre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesininikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4207 sayılıKanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösteril-mediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. Madde-sinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Aydın 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulüile, Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 27.12.2018 gün ve D.İş:2018/839 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Aydın 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 27.12.2018 gün ve D.İş:2018/839 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.07.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy