T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/451
KARAR NO : 2019/411
KARAR TR : 08.07.2019
ÖZET: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : C. İnş.Mad. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. M.Ö. Davalı : Aksaray Valiliği Vekili : Av. S.A. OLAY : AksarayValiliği İl Gıda, Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 2.5.2017 gün ve sayısızidari yaptırım kararı ile, Aksarayİli Merkez İlçe Karataş Köyü 156 ada15,14,27,26,25,24,23, 158 ada 53 ve 54 parsel nolu taşınmazlarda108.358,00 m² yüzölçümlü tarımalanının, tarım dışı arazi kullanımıiçin gerekli izin alınmadankullanıldığının tespit edildiğinden bahisle, davacışirket adına 5403 sayılı Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanunu’nun 21. maddesinin ikincifıkrasının (a) bendi uyarınca 254.641,00 TL idari para cezasıverilmiş, aynı Kurumun 31.5.2017 gün ve….-504.04-E.1351028 sayılı yazısı ile davacışirkete bildirilmiştir. Davacı vekili, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. Aksaray1. Sulh Ceza Hakimliği, 22.2.2019 gün ve D.İş:2017/4368sayılı kararı ile, başvurunun esasınıinceleyerek, başvurunun idaripara cezasının miktarı yönünden kısmenkabulü ile davacı şirket adına uygulanan 254.641,00 TLidari para cezasının 146.283,00 TL’den oluşankısmının iptaline, geriye kalan 108.358,00 TL idari paracezası yönünden yapılan başvurunun reddine kararvermiş, davacı ve davalı tarafından yapılan itirazüzerine, Aksaray 2. Sulh Ceza Hakimliği,25.3.2019 gün ve D.İş:2019/844 sayılı kararıile, itirazın kabulüne, Aksaray 1. Sulh CezaHakimliğinin 22.2.2019 gün ve D.İş:2017/4368sayılı kararının kaldırılmasına,dosyanın görevsizlik yönünden değerlendirilmesiiçin Aksaray 1. Sulh Ceza Hakimliğine iadesine kesin olarak kararvermiştir. AKSARAY 1.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 26.3.2019 gün ve D.İş:2019/861 sayı ile, Aksaray 2. Sulh Ceza Hakimliğininkararı doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesigerektiği sonucuna varıldığınıaçıklayarak, başvurunun Sulh Ceza Hâkimliğinceincelenebilecek kararlardan olmadığı gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, davacı tarafındanyapılan itiraz Aksaray2. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olmak üzere reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez, aynı konuda daha önceidare mahkemesine dava açtığını, Aksaray İdareMahkemesinin 13.7.2017 gün ve E:2017/693,K:2017/1074 sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddine karar verildiğini, ancak Aksaray 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararı nedeniyle iş bu davayı açmak zorundakaldıklarını belirterek, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. AKSARAY İDAREMAHKEMESİ: 30.5.2019 gün ve E:2019/328 sayı ile, aynı konuile ilgili olarak Mahkemelerine açılan davada, 13.7.2017 günve E:2017/693, K:2017/1074 sayılı karar ile davanın görevyönünden reddine karar verildiği, kararın 2.9.2017 günükesinleştiğini belirterek, 5403 sayılı Kanunuyarınca verilen idaripara cezasının, 5326 sayılıKanun’un 3. maddesi kapsamında kalan idari paracezası olduğu, 5403 sayılıKanun’da bu Kanun uyarınca verilen idari para cezalarınakarşı başvurulabilecek kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediğini açıklayarak, 5326 sayılı Kanun’un 3 ve 27. maddeleriuyarınca davanın görüm ve çözüm yerininadli yargı yeri olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 08.07.2019 tarihlitoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada, idari ve adli yargı yerlerince diğer yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş görevsizlik kararları bulunmakta olup, budurumda davacı vekilinin, 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmişolması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmiş ve bu kararın kesinleşmiş olmasınedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolduğundan, doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ile, dosyanın Uyuşmazlık Mahke-mesinegönderilmesi için başvurması gerekirken, aynı konudagörevsizlik kararı vermiş olan idare mahkemesine ikinci kez davaaçmış, İdare Mahkemesince, aynı konudagörevsizlik kararı verilmiş ve bu görevsizlik kararıkaldırılmamış olmasına rağmen, açılandava Mahkemenin E:2019/328 sayısı ile kaydaalınmış ve 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekteolan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler ” hükmüne göre dosya Mahkememize gönderilmiştir. Bu haliyle, yapılanbaşvuru her ne kadar 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yöntemlere uyma-makta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı da gözetilerek,İdare Mahkemesince yapılan başvurunun, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5403 sayılıToprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 21. maddesininikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır. 5403 sayılı Kanun’un“Amaç” başlığı altındadüzenlenen 1. maddesinde, “ Bu Kanunun amacı;toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerininsınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yetergelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi vebölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirlitarımsal arazilerin çevre önceliklisürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlıkullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.”; “Kapsam”başlığı altında düzenlenen 2. maddesinde, “Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygunolarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yetergelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerininbelirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanımplanlarının hazırlanması, koruma ve geliştirmesürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarınınkatılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaçdışı ve yanlış kullanımların önlenmesi,korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ilegörev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.”denilmiş; “Tarımdışı amaçlı arazi kullanımlarınailişkin cezalar ve yükümlülükler”başlıklı 21. maddesinde, “ Tarımdışı arazi kullanımlarında toprak koruma projelerineuyulması zorunludur. Tarım dışıarazi kullanımına izinsiz başlanılması veyahazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde,aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir veyaptırımlar uygulanır: a) Arazi kullanımıiçin izinsiz işe başlanılmış veçalışmalar devam ediyorsa; valilik işi tamamen durdurur,yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izinverilmez. Kullanılan arazi tarım dışıamaçlı kullanıma uygun yerlerden ise kullanılanalanın her metre karesi için bir Yeni Türk Lirasıidarî para cezası verilir ve bu Kanunda öngörülentedbirlerle birlikte gerekli izinlerin alınması şartıylaişin tamamlanmasına veya iş bitmiş isekullanımına izin verilir. Arazi kullanımplânlarında, tarımsal amaçlı kullanımiçin ayrılmış arazilerde, izinsiz yapılanbütün yapılar yıkılır ve temizlenir. Arazininyeniden eski haline gelmesi için yapılan masraflar sorumlulardantahsil edilir. Ayrıca, zarar verilen tarım arazilerinin, her metrekaresi için iki Yeni Türk Lirası idarî para cezasıverilir. (……)”; “İdarî cezalaraitiraz ve para cezalarının tahsili” başlıklı 22.maddesinde ise, “ (Değişik: 23/1/2008 – 5728/577 md.) BuKanunda yazılı olan idarî cezalar mahallîmülkî amir tarafından verilir.” hükmü yeralmıştır. Olayda, davanın, 5403sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasının(a) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 5403 sayılı Kanun’dada idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemeleregöre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevli olanmahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o davaiçin görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 5403 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarıncaverilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 5403 sayılı Kanun’da idaripara cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Aksaray İdare Mahkemesinin 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesi kapsamında yapıldığı kabul edilen başvurusununkabulü ile, Aksaray 1. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 26.3.2019 gün ve D. İş:2019/861 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bunedenle Aksaray İdare Mahkemesinin 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında yapıldığıkabul edilen başvurusunun kabulü ile, Aksaray 1. Sulh CezaHâkimliğince verilen 26.3.2019 gün veD. İş:2019/861 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.07.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy