T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 285
KARAR NO : 2019 / 417
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde bulanan bina ve müştemilatının tamamının, herhangi bir kamulaştırma veya başka bir işlem olmaksızın, kentsel dönüşüm yapılacağı gerekçesi davalı Belediye tarafından yıkıldığından bahisle, uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :İ. A. Vekilleri :Av.N. B.-Av.H.K.-Av.B.B. Anda Davalı :Altındağ Belediye Başkanlığı Vekili : Av. İ.G. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, “Ankara,Altındağ İlçesi, Siteler, Önder Mahallesi, UygarSokak No: 4 - 4/A ve 4/B” adresindeki 3 katlı bina vemüştemilatının tamamının maliki olduğunu; müvekkilininhissedarı olduğu kadastronun Ankara, Çankaya, 3. BölgeKaraağaç Mah. 3001 ada 5 parsel sayılı arsa üzerindeiken, Belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda imarınAnkara, Altındağ Önder Mahallesi 24053 ada 1 parselsayılı taşınmaz olduğunu; herhangi birkamulaştırma veya başkaca haklı yasal neden ve işlemolmaksızın, kentsel dönüşümyapılacağı gerekçesi ile 3 katlı bina vebahçe duvarının davalı Belediye tarafındanyıkıldığını; yıkım öncesimahallede yapılan anonslar üzerine müvekkilinin Ankara 19.Asliye Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ederek bilirkişi marifetiyletaşınmazın değerini tespit ettirdiğini ancakaradan geçen süre boyunca bu değerin düşük kaldığını;Yargıtay’ın istikrarlı kararlarında “herhangibir kamulaştırma kararı olmaksızın yapılanyıkımın kamulaştırmasız el atmaolduğunun ve davaya bakmaya da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevliolduğunun belirtildiğini ifade ederek; davalı Belediyece müvekkilineait üç katlı binaya ve bahçe duvarınakamulaştırmasız el atılması sebebiyle el atılanbinanın ve duvarın değerinin tespiti ile fazlaya ilişkintalep ve dava hakları saklı kalarak şimdilik 20.000,00 TL.ninyasal faizi ve delil tespit masrafları dahil yargılamamasrafları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı vekilsüresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde,davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle görev itirazında bulunmuştur. Ankara1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 10.5.2016 gün ve E:2016/74, K:2016/224 sayıile, yıkım işleminin Altındağ BelediyeEncümeninin 04/06/2014 tarihli kararına istinaden 3194sayılı İmar Kanununun 32.maddesine dayanarakgerçekleştirildiği, bu hali ile davalı ile ilgiliyargılama yapma görevinin İdare Mahkemesine ait olduğugerekçesiyle; davanın görev nedeniyle usulden reddine karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesi; 8.5.2018 günve E:2016/19693, K:2018/8699 sayı ile, gecekondunun yıkımıiçin gecekonduyu devreden Hakkı Aydemir hakkında encümenkararı alınması ve bunun kendisine tebliği, gecekonduyusatın alan ve yapının bulunduğu taşınmazda paysahibi olan davacı hakkında hukuki bir süreçdoğurmayacağından, davacının paydaş olduğutaşınmazdaki yapınınyıktırılmasının kamulaştırmasız el atmaniteliğinde olduğu ve bu tür davalara adli yargıdabakılacağı gerekçesiyle; hükmünbozulmasına karar vermiştir. ANKARA1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.12.2018 gün ve E:2018/444 sayıile, bozma ilamına uyulmasına ve davalı vekilinin görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalıvekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundakisüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: “(…) Uygulama ve öğreti'de, kamuidarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler,"idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. Butanıma göre, idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamalarıile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin (c) bendiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program veuygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşımaktadır. Dosyanınincelenmesinden; Ankara İli, Altındağ İlçesi,Önder Mahallesi, Uygar Sokak, No:4 adresinde bulunan ve 23053 ada, 1parsel üzerinde bulunan davacıya ait taşınmazınAltındağ Belediye Encümeninin 04.06.2014 tarih ve 470-14sayılı yıkım kararı gereği yıktırılmasınedeniyle uğranıldığı öne sürülenzarara karşılık 20.000,00 TL. nin ödenmesininistenildiği anlaşılmıştır. 11.06.2013günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6487sayılı Kanun'un 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu'nun geçici 6'ncı maddesinde değişiklik yapan21'inci maddesinde "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere veresmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlarhakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunundaöngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir."hükmüne yer verilmek suretiyle "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyethakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminatdavalarının görüm ve çözümündeİdari Yargı yerinin görevli olduğuöngörülmüş; bu hüküm 07.09.2016günlü 29824 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6745 sayılı Yatırımların Proje BazındaDesteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.Maddesiyle kaldırılarak aynı kanunun 33. maddesi ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Ek 1. Maddede,"Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlaraayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacakşekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlarhakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarıyapılır ve bütçe imkânları dâhilinde butaşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veyaher hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engelteşkil edecek kısıtlılığı kaldıracakşekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmamasıhâlinde taşınmazların malikleri tarafından, buKanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir." hükmügetirilmiştir. 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 24.5.2013 günlü,6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un 21. maddesiyle değiştirilen geçici 6.maddesinin yedinci, onbirinci ve onüçüncüfıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılanitiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K:2013/101 sayılı kararında ”... Davacınınmülkü üzerinde tasarruf etme hakkının kısıtlanması,idarenin bir eyleminden değil, idari bir işlem niteliğindeolduğu tartışmasız olan imar planındankaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koyma niteliğitaşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksine kanunenyapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur. Öteyandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarımda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacının taşınmazınınimar planlarında “ dere mutlak koruma alanı” ndabırakılması nedeniyle, tasarruf hakkınınkısıtlanmasının kamulaştırmasız el atmasonucu olduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacakbir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucunaulaşılmaktadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava,itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görev alanınagirmemektedir. Nitekim, Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeriyargı merciileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir...”gerekçesiyle, yapılan itiraz başvurusu reddedilmiştir. Davadilekçesinde mülkiyet hakkına getirildiği söylenenkısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya dasonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olanimar planında taşınmaza yönelik belirlemeden, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından;başka anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerinimar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır. İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerindeaçılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir. Bubakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "fiili el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır. YargıtayHukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla da, imar planındakikısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargınıngörevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Dolayısıyla,yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ve yargı kararlarıuyarınca davanın taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkin kısmının,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin l'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesi gerekmektedir. SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: “(…)Anayasanın 125/7.maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1.b maddesinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem veişlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır. İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 12 ve 13. maddeleriuyarınca, idari Yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmeleri, anılan yasa hükümleriningereğidir. İdarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Kanunun 13/1.cmaddesi bendi uyarınca tek yanlı irade açıklamalarıile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları vebu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem”; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program veuygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşımaktadır. Diğertaraftan, 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinde; “Bu Kanunhükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecekyapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıyabaşlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırıyapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce(...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttaliolunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaatdurumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhaldurdurulur. / Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerineasılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmişsayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtarabırakılır. / Bu tarihten itibaren en çok bir ayiçinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun halegetirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valiliktenmühürün kaldırılmasını ister. / Ruhsata aykırılıkolan yapıda, bu aykırılığın giderilmişolduğu veya ruhsat alındığı ve yapının buruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa,mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır veinşaatın devamına izin verilir. / Aksi takdirde, ruhsat iptaledilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina,belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip,belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafıyapı sahibinden tahsil edilir.” hükmüne yerverilmiştir. Anılanmevzuat ve açıklamalar uyarınca yapılan tespit vedeğerlendirme sonucunda, her ne kadar davacı tarafından fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00TL davakonusu edilmiş ise de, ortada idarenin 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu kapsamında bir işlemininbulunmadığı, davanın anılan Kanunun 14. maddesindebelirtilen bedel arttırma davası niteliğindeolmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusuolayda, imar uygulaması sonucu 3194 sayılı İmar Kanununun32. maddesi uyarınca yıkım işlemi tesis edildiği,ruhsatsız olarak yapılan yapılar için yapı maliyetbedeli ödenip ödenmeyeceğine, dolayısıyla imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1.b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. UyuşmazlıkMahkemesinin 10/04/2017 tarihli ve E.-K.2017/146-219 sayılıkararında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Bu nedenle,Danıştay Başsavcılığının 2247sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmışolduğu başvurunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin13/12/2018 tarihli ve 2018/444 Esas sayılı görevlilikkararının kaldırılmasına karar verilmesi:”gerektiği yolunda düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı idarenin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının, Ankara, Altındağ, Önder Mahallesi 24053 ada 1 parselsayılı taşınmaz üzerinde ve Uygar Sokak No: 4 -4/A ve 4/B adresinde bulanan 3 katlı bina ve müştemilatınıntamamının, herhangi bir kamulaştırma veya başkabir işlem olmaksızın, kentsel dönüşümyapılacağı gerekçesi davalı Belediye tarafındanyıkıldığından bahisle, fazlaya ilişkinhakları saklı kalarak şimdilik 20.000,00 TL.nin yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. Anayasa'nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının(b) bendinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem veişlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır. İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, idari Yargı yerlerindeaçılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir. Uygulama veöğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. Butanıma göre, idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8.maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları iletesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981sayılı Yasanın 13. maddesinin (c) bendi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara dayanılaraktesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireyselişlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarıncayapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun içingerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşımaktadır. Öteyandan, 3194 sayılı imar Kanununun “Ruhsatsız veyaruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar”başlıklı 32.maddesinde; “ Bu Kanun hükümlerinegöre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç;ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat veeklerine aykırı yapı yapıldığı ilgiliidarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi birşekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veyavaliliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapımühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma,yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıylayapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Butebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihtenitibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi,yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak,belediyeden veya valilikten mühürünkaldırılmasını ister. Ruhsataaykırılık olan yapıda, buaykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsatalındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu,inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veyavalilikçe kaldırılır ve inşaatın devamınaizin verilir. Aksitakdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsızyapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulukararını müteakip, belediye veya valilikçeyıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsiledilir.(…)." hükmüne yer verilmiştir. Dosyakapsamında, davacının açtığı davayakarşılık davalı İdarece verilen cevap dilekçesiincelendiğinde; davacıya ait olan " Ankara İli, Altındağİlçesi, Önder Mahallesi, Uygar Sokak, No:4 " adresindebulunan ve imar planında 24053 ada 1 parsel üzerindeki binanınkaçak olduğu, buna istinaden kaçak yapıya ilişkinolarak 3194 sayılı yasanın 32. maddesi gereği işlemyapıldığı, Altındağ Belediyesi Encümenitarafından 04.06.2014 tarih ve 470-14 sayılı yıkımailişkin alınan kararın 02.07.2014 tarihinde ilgilisinetebliğ edildiği; davacının, binasını imarsızarsa üzerine, ruhsatsız ve plansız olarak yaptığıve 3194 sayılı yasanın 20 ve 21. maddelerine aykırı vekaçak olduğu; bu tür yapılar için aynıyasanın 32.maddesine göre işlem yapılması ve 42.maddesine göre de cezai işleme tabi tutulmasının yasagereği olduğu; davacının kaçak yapıyaptıkları imarsız arsalarının daha sonra imargördüğü, hisselerinin 24053 ada 1 parseleşuyulandırıldığı; davacınınyapmış olduğu ve davaya konu edilen binanın kaçakolarak yapıldığı, gecekondu hükmündebulunduğu; 2981 ve 3194 sayılı yasadanfaydalanamayacağı; kayıtlarda davacının binasınaait iskan raporu bulunmadığı; ayrıca binanın korunması gereken yapı niteliğibulunmadığı, 2981 sayılı yasa kapsamındakiyapılardan olmadığı; dava konusu gecekondunundavacının hissedarlardan birisi olduğu hisselitaşınmaz üzerinde inşa edildiği, akabinde imaraffı müracaatı esnasında diğer hissedarlardanmuvafakat alınmadığı, bu nedenle de imar affımüracaatı evrakları tamamlanmadığı içingeçersiz sayıldığı; imar affımüracaatı esnasında 2981 sayılı Yasanın 9.maddesinin ( c ) bendine göre gerekli harçlarınyatırılmadığı, 15. maddeye göre de YapıKullanma İzin Belgesi alınmadığı; hem 3194sayılı Kanun hem de 775 sayılı Kanun hükümlerigereği Belediyelerin kaçak yapıları herhangi bir bedelödemeksizin kaldırma yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu, bu çerçevede davacıya ait kaçak ve ruhsatsızyapı ve eklentileri için herhangi bir bedel ödenmesinin yasalolarak mümkün olmadığı ve bu davanınreddinin gerektiği savunulmuştur. Bu durumda,her ne kadar davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesindeaçılan tespit dosyasında bedel tespitiyaptırılmış ve fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla bu bedelinin şimdilik bir kısmı dava konusuedilmiş ise de, ortada idarenin 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu kapsamında bir işlemininbulunmadığı, davanın anılan Yasanın 14.maddesinde işaret edilen bedel arttırma davası niteliğindeolmadığı sonucuna varılmıştır. Olayda, imaruygulaması sonucu 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesiuyarınca yıkım işlemi tesis edildiği, davacıya ait hissenin başka imar parselindenkarşılandığı anlaşılmış olup,ruhsatsız olarak yapıldığı iddia edilen yapı veeklentileri için yapı maliyet bedeli ödenipödenmeyeceğine, dolayısıyla imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanannedenle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı Altındağ BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.12.2018gün ve E:2018/444 sayılı kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkinAnkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.12.2018 gün ve E:2018/444sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, 8.7.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy