T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/387
KARAR NO : 2019/482
KARAR TR: 08.07.2019
ÖZET: Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Ak Sig.A.Ş.
Vekili : Av. D.B.
Davalı : Adıyaman İlÖzel İdaresi
Vekili : Av. Yezdan Eroğlu
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; 44 ER 690 plakalı aracın, 7.9.2014 tarihinde,Malatya'dan Adıyaman İli, Sincik İlçesi istikametinedoğru seyir halindeyken, mıcırlı eğimli yolbölümünde viraj çıkışındasürücü tarafından direksiyon hakimiyetini kaybedilerekşarompole yuvarlanması nedeniyle tek taraflı,ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafikkazasında, yol sathında gevşek (mıcırlı) malzemeolduğuna dair sürücüleri uyaran işaret levhasıbulunmadığını, yolda işaretlemelerbakımından yeterli ve gerekli önlemlerinalınmadığını, yolun bakım ve onarımdansorumlu idarenin yükümlülüğünü yerinegetirmediğini ileri sürülerek, sigortalısınaödenen 144.646,66TL tazminatın 6.3.2017 tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ADIYAMAN İDARE MAHKEMESİ: 7.11.2017 gün veE:2017/1342, K:2017/1060 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKanun'dan doğan bir sorumluluk davası niteliğinde olduğuanlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararbu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 26.2.2019 gün veE:2018/52, K:2019/236 sayı ile, mahkemelerince dava konusu trafikkazası nedeniyle, tarafların kusur durumlarının tespitibakımından Ankara Adli Tıp kurumu Trafik ihtisas dairesindenrapor aldırılmış ve aldırılan raporda,davalı kurumun meydana gelen kazada %60 oranında kusurluolduğunun belirtildiği, bu durumda davalı kurumun meydana gelenkazada davacı sigorta şirketiyle birlikte müteselsilsorumluluğunun olduğu, davacı sigorta şirketinin %60oranındaki kusur durumuna göre ödemiş olduğu toplamparadan 144.646,66 TL için davanın kabulüne karar vermiş,bu karara karşı davalı vekili istinaf istemindebulunmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi:30.4.2019 gün ve E:2019/986, K:2019/915 sayı ile, mahkemece, davadosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (2247sayılı UMK m. 19/1), her iki dosyanın kül halindeyargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ileyazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğigerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a,4. maddesiuyarınca kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir.
ADIYAMAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.5.2019 günve E:2019/612 sayı ile, davanın, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 08.07.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın birkısmının idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan birrücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,idari yargının denetimine bağlı olması gereken idaribir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevliolduğundan, Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.5.2019 günve E:2019/612 sayılı başvurusunun reddigerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.5.2019 gün ve E:2019/612sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,08.07.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy