T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/343
KARAR NO : 2019/469
KARAR TR: 08.07.2019
ÖZET : Çanakkale-Ezine-Ayvacık Karayolunda bulunan ve davacı şirkete ait Ezine - Çanakkale Çimento - Çamseki elektrik iletim hattında yer alan direklerin, bölünmüş yol yapımı çalışmaları nedeniyle deplase edilmesinden kaynaklı masrafın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Türkiye Elektrik İletimA.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. İ.H.Y.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. D.A.Ç.
O L A Y: Davacı vekili asıl dava dosyasındakidava dilekçesinde ve yargılama aşamasındakibeyanlarında özetle; Karayolları 14. BölgeMüdürlüğü tarafından Çanakkale - Ezine -Ayvacık karayolunun bölünmüş yolçalışmaları çerçevesinde 25 ve 26 noludireklerinin can ve mal emniyeti yönünden tehlike oluşturupoluşturmadığı, yine can ve mal güvenliğiaçısından deplase edilmesinin gerekip gerekmediğinintespiti ile Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/77 sayılıdosyasında müvekkili kuruma ait 25 ve 26 nolu direklerinin zorunluolarak deplase edilmesi nedeniyle harcanan 217.104,07.-TL tazminatın faiziile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi: 23.12.2013 gün veE:2013/423, K:2013/647 sayı ile, dosyada bulunan bilirkişi raporuuyarınca davaya konu 25 nolu direğin var olan önceki yolagöre bir hayli uzak olduğu; ancak bölünmüş yolgenişletmeleri çerçevesinde güzergahındeğiştiği; yolun var olan direğe can ve malgüvenliği oluşturacak nitelikteyaklaştığının dosyadaki kayıt, belge veraporlarla sabit olduğu; direğin, önceki bulunduğu yerinönceki yol uzaklığı nazara alındığındaprotokol kapsamında değerlendirilemeyeceği; yanideğiştirilmesi halinde masrafların davacı kurumtarafından istenebileceği kanaatine varıldığıgerekçesiyle, 25 nolu direğin can ve mal güvenliğiaçısından zorunlu olarak değiştirilmesi talebininyerinde olduğu, değiştirilmesi bedeli olarak 217.104,07 TLolabileceği anlaşılmakla, her iki dosya yönünden dedavanın kabulüne karar vermiş, bu karar davalı vedavacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: 1.10.2014 gün veE:2014/9864, K:2014/12648 sayı ile, Somut olayda, davalı idaretarafından bölünmüş yol yapımçalışması sonucu enerji nakil hattı direklerinindeplase edilmesinin gerekip gerekmediğinin tespiti ve daha sonra zorunluolarak deplase edilmesi nedeniyle maddi zarar oluştuğu iddiaedildiğine göre, istemin idare hukuku kuralları çerçevesindeve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerektiği; buyöndeki istemlerin, İdari Yargılama UsulüYasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde tam yargı davası olaraköne sürülmesi gerektiği, görev konusu kamudüzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetileceği gerekçesiyle yargı yolu bakımındanmahkemelerinin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesininreddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılıgerekçeyle işin esasının incelenmiş olması usulve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulmasınakarar vermiştir.
BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 10.3.2015 gün veE:2014/753, K:2015/206 sayı ile, bozma ilamına uyarak, dava konusuistemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargıyerinde değerlendirilmesi gerektiğinden eldeki davalarınİdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1 -b maddesigereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerekirken Mahkemelerindeaçılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Çanakkale İdare Mahkemesi: 24.6.2016 gün veE:2015/597, K:2016/487 sayı ile, açılan davanın, idareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı ya da bunitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminineyönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1. maddesinde belirtilen dava türlerindenolmadığı anlaşıldığından,davacının tazminat istemine ilişkin davanın Adli Yargıdüzeninde yer alan bir dava türü olması nedenleriyleuyuşmazlığın Adli Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1 -a bendiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu karartaraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Danıştay Onuncu Daire : 17.10.2018 gün veE:2016/15875, K:2018/3207 sayı ile, mevzuat hükmü uyarınca,davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varılması durumunda görevli mahkemeninbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yol izlenmeksizindavanın görev yönünden reddine karar verilmesinde hukukauyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle, temyizistemlerinin kabulüyle, hükmün bozulmasına kararvermiştir.
ÇANAKKALE İDARE MAHKEMESİ: 5.4.2019 gün veE:2019/204 sayı ile, bozmaya uyarak, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanı içerisinde bulunmadığı ve görevliyargı yerinin adli yargı mahkemelerinin görev alanıiçerisinde kaldığı anlaşılmakla, 2247sayılı Kanun uyarınca görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurmak gerektiğigerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan08.07.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Çanakkale-Ezine-Ayvacık Karayolunun 2+000/63+670arası kesiminin 154. km'sinde bulunan ve davacı şirkete aitEzine-Çanakkale Çimento-Çamseki elektrik iletimhattında yer alan 25 ve 26 nolu direklerin, bölünmüşyol yapımı çalışmaları nedeniyle deplaseedilmesinden kaynaklı 217.104,07-TL ile Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin2012/58 sayılı tespit dosyasına ait 887,55-TL masrafınödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden;Çanakkale-Ezine-Ayvacık Karayolunun 2+000/63+670 arasıkesiminin 34+6917 km'sinde yer alan davacı kuruma ait 154 km.Ezine-Çanakkale Çimento-Çamseki elektrik iletimhattının 25 ve 26 nolu direklerinin, davalı idareninbölünmüş yol genişletme çalışmalarıçerçevesinde yol güzergahı kapsamındabulunduğu, enerji nakil hattının geçirilmesi ile ilgiliolmak üzere davacı ile davalı idare arasında 01/08/2011tarihinde 11-B-14-106 sayılı protokolünimzalandığı, mezkur 25 ve 26 nolu direk yerlerinin can ve malemniyetini tehdit edip etmediğinin tespiti amacıyla davacıtarafından Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davaaçıldığı, direk yerlerinin can ve mal emniyetiaçısından tehlike arz ettiği yönünde tespityapılması neticesinde deplase işlemlerinin davacı tarafındanyerine getirilmesi üzerine yol yapım çalışmasınedeniyle direklerin deplase edilmesine neden olduğundan bahisle harcanan217.104,07-TL bedel ile Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/58sayılı tespit dosyasına ait 887,55-TL masrafın ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin elektrik direkleri altına isabet edentaşınmazlarda 221(Amme Hükmi Şahısları VeyaMüesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis EdilmişGayrimenkuller Hakkında Kanun) sayılı ve 2942 sayılıKanun hükümleri uyarınca idari irtifak hakkıbulunmaktadır.
İdari irtifak hakları idarenin kamu yararına özelmülkiyete ait taşınmazlar üzerinde tesis ettiğiyükümlülüklerdir. Bu nedenle sözü edilen yerler,kamu emlaki niteliği taşımaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesindekamu tüzel kişilerinin ve kurumlarının sahip olduklarıtaşınmaz mal, kaynak veya irtifak haklarının diğer birkamu tüzel kişisi veya kurumu tarafındankamulaştırılamayacağı; taşınmaz mala, kaynakveya irtifak hakkına ihtiyacı olan idarenin ödeyeceğibedeli de belirtmek suretiyle mal sahibi idareye yazılı olarakbaşvuracağı, olumsuz yanıt aldığında konununDanıştay İdari Dairesince incelenerek kesin olarak kararabağlanacağı, bedelde anlaşmazlık doğduğutakdirde uyuşmazlığın 3533 sayılı Kanunhükümlerine gitmeksizin yetkili asliye hukuk mahkemesindeçözümleneceği belirtilmektedir.
Davalı idarenin, TEİAŞ’ın idari irtifakhakkına sahip olduğu alanda yol yapımına girişmedenönce bu maddede öngörülmüş bulunan ve buuyuşmazlıkta idari nitelikte tek çözüm şekliolan başvuruyu yapmadan başka bir deyişle Kanundaöngörülen usul ve esaslara uygun şekilde tasarruftabulunmadan, davacı kurumun ayni hakkına vaki müdahalesininhaksız fiil niteliğinde bir el atma olduğunun kabulügerekmektedir. Hal böyle olunca, bu haksız ve kanunsuz elatmayı; “İdari İşlem” ya da “İdariEylem” sayma olanağı yoktur. Bu müdahalenin, bir kamuhizmetinin ifası nedeniyle yapılmış olması;tarafların kamu kurumu olmaları, yapılan işe bir idarieylem niteliğini kazandırmaz.
6098 sayılı Borçlar Kanununun 49. ve müteakipmaddelerinde haksız fiilden doğan davalar, 4721 sayılıTürk Medeni Kanunun 683. maddesinde ise el atmanın önlenmesidavaları düzenlenmiştir. Bu tür davaların adliyargı düzeninde yer aldığı tartışmasızdır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Diğer yandan, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin kararları gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında ve karayollarıdışındaki alanlarda kamuya açık alanlarda, can vemal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla karayolu kenarınayapılan çalışmalar nedeniyle meydana geldiğiönesürülen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da sorumluluk davası olduğu sonucunavarılmıştır.
Bu durumda açılan davanın, idareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı ya da bunitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminineyönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2/1. maddesinde belirtilen dava türlerindenolmadığı anlaşıldığından,müdahalenin men’i (el atmanın önlenmesi), müdahaleyioluşturan kısımların kal'i ileyıkıntıların kaldırılması temelindenkaynaklanan ve bunların doğal sonucu olan tazminat istemineilişkin davanın adli yargı düzeninde yer alan bir davatürü olması nedenleriyle uyuşmazlığın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan,Çanakkale İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.3.2015 gün veE:2014/753, K:2015/206 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çanakkale İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.3.2015 gün veE:2014/753, K:2015/206 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 08.07.2019 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy