T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/427
KARAR NO : 2019/498
KARAR TR: 08.07.2019
ÖZET: Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacı :Ş.G.
Vekili :Av. P.T.G.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av.A.Y.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; ; müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan aynı zamandamaliki olduğu 74 BR 761 plakalı 1998 model Toyota marka araçile 30.12.2015 tarihinde Bilecik'ten Bozüyük istikametine seyirhalinde iken mülkiyeti ve idaresi Kazım Çakır'a ait 11 EP015 plakalı 2013 model Toyota marka araca arkadan çarpmasısonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olumsuzhava koşulları nedeniyle zeminin kaygan olması sonucu ve zemindetuzlama çalışmaları yapılmadığındanBölge Trafik Denetleme Amiri tarafından 30.12.2015 tarihli rapordameydana gelen kazada Karayollarının sorumlu olduğunu ilerisürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakşartıyla 21.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatınkaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
SAKARYA 1. İDARE MAHKEMESİ:16.5.2017 gün veE:2016/1491, K:2017/591 sayı ile,2918 sayılı Kanunun 110.maddesihükmünün iptali istemiyle idare mahkemesince yapılanbaşvuruyu, mahkemesinin yetkisizliği nedeniyle reddeden, AnayasaMahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124, K:2011/160 sayılıkararındaki; "2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkemenin ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundaki gerekçenindikkate alındığında, anılan yasada yer alan görevkuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları dakapsadığının kabulü karşısında yerindegörülmediği gerekçesiyle, davanın 2577sayılı Kanununun 15/1-a. maddesi uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 20.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23.10.2018 günve E:2018/406, K:2018/528 sayı ile, davanın davalınınhizmet kusuruna dayalı olarak tazminat talepli olarakaçılmış dava olduğu, Kamu Tüzel Kişilerinekanunlar tarafından verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, 2577 Sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2. Maddesine göreİdari işlem ve eylemlerden dolayı hakları haleldar olanlarınaçacağı dava türünün tam yargı davasıolduğu ve bu davaların İdari Yargıda görülmesigerektiği, gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK nun 114.maddesigereğince dava şartı yokluğundan davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekilitarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi:14.2.2019gün ve E:2019/155, K:2019/225 sayı ile, usul ve esasyönünden yasaya aykırı bir yönbulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinafbaşvurusunun HMK.nun 353/1.b.l maddesi gereğince esastan reddinekesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 08.07.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 74 BR 761 plakasayılı aracıyla 30.12.2015 tarihinde Bilecik ilindenBozöyük ilçesine doğru seyir halinde iken olumsuz havakoşulları nedeniyle yolun kaygan olması sonucu 11 EP 015plakalı araca arkadan çarparak kazaya karıştığı,kazanın meydana gelmesinde davalı idarenin kusuru olduğundanbahisle 21.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kazatarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idaredentazmini istemiyle bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin23.10.2018 gün ve E:2018/406, K:2018/528 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2018 gün ve E:2018/406, K:2018/528sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,08.07.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy