T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/332
KARAR NO : 2019/401
KARAR TR : 08.07.2019
ÖZET: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R.G.Ö.
Davalı :Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı
O L A Y : Başbakanlık GümrükMüsteşarlığı Gümrük ve MuhafazaBaşmüdürlüğüKaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce, AmbarlıGümrük Müdürlüğü’nden tescilli S.Bilgisayar Dış Ticaret Ltd. Şti. unvanlı firmanın07.04.2008 tarih, IM041515 sayılı beyannamesinin ithalatişlemlerinde kullanılan TSE uygunluk belgesi ile ilgili olarakfirmanın ithalat müdürü davacıR.G.Ö. ile TSE iş takipçisi A.A. hakkındayapılan soruşturma sırasında; TSEAvrupa Yakası İthalat Müdürlüğütarafından ithalatının mümkün olmadığıyönünde uygunsuzluk belgesi verilen eşyalarla ilgili sahte TSEUygunluk Belgesi düzenlemek suretiyle yurda eşya ithal ettiklerinin anlaşıldığıbelirtilerek yapılan ihbar üzerine, davacı R.G.Ö. ile A.A. hakkında, sahte TSEuygunluk belgesi düzenlemek suretiyle resmi belgede sahteciliksuçunu işledikleri ileri sürülerekcezalandırılmaları için kamu davasıaçılmış; ayrıca, “İthali, lisansa,şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşlarınvereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek”eyleminin de kabahat olduğu değerlendirilerek, davacı ile A.A. adına, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosu’nun 07.12.2010gün ve Kabahat Defteri No: 2009/1144, Karar No: 2010/2287 sayılıkararı ile, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrası uyarıncaayrı ayrı 118.967,04 TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı, idari para cezasınınkaldırılması istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur.
Büyükçekmece1. Sulh Ceza Mahkemesi, 23.05.2013 günve D.İş:2011/313 sayılı kararı ile, 5607sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanun’da başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karara davacının itiraz etmesi üzerine,Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 21.11.2013 günve D.İş:2013/282 sayılı kararı ile itirazınkabulüne, itirazın esastan incelenerek karara bağlanmasıhususunun ilk derece Mahkemesi olan Sulh Ceza Mahkemesince değerlendirilmesinekarar verilmesi üzerine, Büyükçekmece 1. Sulh CezaMahkemesi, kanun yararına bozma talebinde bulunmuş, Yargıtay 7. CezaDairesinin 07.07.2014 gün ve E:2014/8769, K:2014/14214sayılı kararı ile, Büyükçekmece 1. AsliyeCeza Mahkemesi’nin 21.11.2013 gün ve D.İş:2013/282sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
BÜYÜKÇEKMECE1. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 25.12.2014 gün ve D.İş:2014/1419sayı ile, 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesindedüzenlenen eylemin, idari yaptırım kararı aleyhineyapılan başvurunun incelenmesi sırasında, 11.04.2013tarihinde yürürlüğe giren, 6455 sayılıGümrük Kanunu ile Bazı Kanun Ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un12. maddesi ile yapılan değişiklik ile 4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235. maddesi kapsamınaalındığı, itirazın görüm veçözümünün de belirtilen Kanun’un 243. maddesiuyarınca idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiylebaşvurunun görev yönünden reddine karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı, bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 7.İdare Mahkemesi, 03.04.2015 gün ve E:2015/621, K: 2015/777 sayılıkararı ile, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafındanverilen idari para cezasının idari makam ve mercilerce değil desoruşturma konusu fiilin suç olmayıp kabahat olarakdeğerlendirilmesi sonucu CumhuriyetBaşsavcılığı’nca verildiği dikkatealındığında, kararın idari işlemden çok,yargısal nitelikte bir yetkinin kullanılması sonucu verilen cezaniteliğini taşıdığının açıkolduğunu belirterek, davanın çözümününKabahatler Kanunu hükümleri uyarınca adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, davacı tarafından temyiz edilen kararın,Danıştay Onuncu Dairesinin 12.09.2018 gün ve E:2015/4838,K:2018/2554 sayılı kararı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekirken, davanın görevyönünden reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığıgerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İSTANBUL7. İDARE MAHKEMESİ; 06.02.2019 gün ve E:2018/2319 sayı ile,5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuuyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen idari paracezasının idari makam ve mercilerce değil de soruşturmakonusu fiilin suç olmayıp kabahat olarak değerlendirilmesisonucu Cumhuriyet Başsavcılığı’ncaverildiği dikkate alındığında, kararın idariişlemden çok, yargısal nitelikte bir yetkininkullanılması sonucu verilen ceza niteliğinitaşıdığının açık olduğunubelirterek, davanın çözümünün Kabahatler Kanunuhükümleri uyarınca adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’unbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ’un katılımlarıyla yapılan 08.07.2019tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrası uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddeninon birinci fıkrası ise, (Değişik: 18/6/2014-6545/89md.) Ulusal markeruygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumununbelirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veyahiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b)Satışa arz eden veya satan,
c) Buözelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi ikiyıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlipara cezası ile cezalandırılır. Ancak, markeriçermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtınkaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılmasıhâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezayahükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013gün ve 6455 sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır.
4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“1.Serbest dolaşıma giriş rejiminetabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrükvergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b)(a) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d)(c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4.Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir veeşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabitutulur. (Ek cümle: 18/1/2017 - 6770/12 md.) Kara, deniz ve havaulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararları,bu araçların siciline şerh verilmek suretiyle icra olunarak elkoyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi işlemlerine devamedilir.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde 28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un12. maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareyeintikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarakilgili kişiye tebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddikararlarına karşı işlemin yapıldığıyerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir” hükmüyer almıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi ”başlığını taşıyan 23. maddesinde, “(1)Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hükümbulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suç dolayısıylabaşlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatinişlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısıdurumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendiside idarî yaptırım kararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuru yolu”başlığı altında düzenlenen 27. maddesininaltıncı fıkrasında, “Soruşturma konusu fiilinsuç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyleidari yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itirazmerciinde incelenir” ; 5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul ”başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde ise, “….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonrakikanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, İstanbulKaçakçılık İstihbarat ve Narkotik GümrükMuhafaza Müdürlüğü’nce, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarıncadavacı hakkında yapılan soruşturma sırasında, TSEAvrupa Yakası İthalat Müdürlüğütarafından ithalatının mümkün olmadığıyönünde uygunsuzluk belgesi verilen eşyalarla ilgili sahte TSEuygunluk belgesi düzenlemek suretiyle yurda eşya ithalettiğinin tespit edilmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda,davacının resmi belgede sahtecilik suçundancezalandırılması istemiyle kamu davasıaçıldığı, ayrıca, “İthali, lisansa,şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşlarınvereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek”eyleminin de kabahat olduğu değerlendirilerek, davacıya 5607sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrasıuyarınca 118.967,04 TL idari para cezası verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri,idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında, uygulanır”; Kanunun“Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1.fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsizmahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunanilgili maddesi uyarınca, yapılan soruşturma sırasındasoruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanungereğince, Cumhuriyet Savcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğugerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde;kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazedildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşıbaşvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılı Kanun’un28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64. maddesi iledüzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında da, buKanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefetkabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulünün5252 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmüne göreyapılacağı düzenlendiğinden, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 7.İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Büyükçekmece1. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 25.12.2014 gün ve 2014/1419 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç:Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, İstanbul 7. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Büyükçekmece1. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 25.12.2014 gün ve 2014/1419 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.07.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy