T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/417
KARAR NO : 2019/497
KARAR TR: 08.07.2019
ÖZET: Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar :1-A.B.
2-F.B.
3-R.B.
4-K.C.B.
5-H.T.B.
Vekili :Av. Ö.Ü.
Davalı :Isparta Özel İdare Müdürlüğü
Vekili :Av.E.E.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili sürücünün sevk ve idaresindebulunan R.B.'nün üzerine kayıtlı 15 EF 995 plakalıaracın 26.01.2016 tarihinde saat 10:00 sıralarına Ispartaİli, Davraz yolundan, Hacılar-Aliköy istikametinedöndükten 400 metre sonra tek taraflı yaralamalı ve maddihasarlı trafik kazası geçirdiğini, kazada kendisieşi ve çocuklarının yaralandığını,müvekkiline ait aracın seyir halinde iken yola sızan fosseptiksuyunun buz tutması sonucu oluşan buzlanma nedeni ile direksiyonhakimiyetini kaybettiğini ve kazanın meydana geldiğini,müvekkilinin bu kazada hiçbir kusur ve dikkatsizliğininolmadığını, kolluk kuvvetlerince de tutulan kaza tespittutanağında bu hususun tespit edilerek kazaya hizmet kusuru ve ihmaliile sebebiyet veren idarenin hiçbir uyarıcı levhaasmadığını, yollara gerekli kontrol ve bakımıyapmadığını, kazanın tamamen idarenin kusurundankaynaklandığından bahisle müvekkili R.B.'ye aitaraçtaki hasarın yapımı için 8.098,00 TL maddizararın; ayrıca F.B.'nün tedavi masrafları olan 5.949,81TL'nin; A.B. için 35.000,00, F.B. için 45.000,00 TL, K.C.B.için 35.000,00 TL ve H.T.B. için 35.000,00 TL olmak üzeretoplam 150.000,00 TL manevi zararın fatura tarihinden itibaren davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ISPARTA İDARE MAHKEMESİ:21.12.2016 gün veE:2016/1774, K:2016/1634 sayı ile, 2918 sayılı Yasa'nın110. maddesinde yapılan söz konusu değişiklik sonrası,Karayolları Trafik Yasası'na dayalı olarak açılansorumluluk davalarında Yasa değişikliğininyürürlüğe girdiği 19/01/2011 günü sonrasındaaçılan bu davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varıldığı; bu durumda;uyuşmazlığın çözümü İdariYargı'nın görevinde olmayıp, adli yargınıngörevine girdiği; nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin05.11.2012 gün ve E:2012/144, K:2012/224 sayılı ile 01/04/2014gün ve E:2014/280, K:2014/325 sayılı kararlarının dabu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacılar vekiliistinaf isteminde bulunmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi:18.10.2017gün ve E:2017/265, K:2017/3953 sayı ile, istinaf isteminde bulunulanmahkeme kararında hukuka aykırılıkbulunmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine kararvermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez müvekkili R.B.'ye ait aracın hasarınıntamiri için 8.798,00 TL maddi zararın; ayrıca F.B.'nüntedavi masrafları olan 2.490,00 TL'nin; her bir müvekkili içinayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevizararın fatura tarihinden itibaren davalı idaredentahsili istemiyle istemleadli yargı yerinde dava açmıştır.
ISPARTA 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.3.2019 günve E:2018/585, K:2019/156 sayı ile, idarenin hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden idare aleyhine idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerektiği, aynıkonuda açılan davada görevsizlik kararı verenİsparta İdare Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu,Mahkemelerinin görevli olmadığı kanaatinevarıldığından 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluşu ve İşleyişi Hakkındaki Kanunun19. Maddesi görevli merciin belirtilmesi için uyuşmazlıkmahkemesine başvurulmasına, Uyuşmazlık Mahkemesitarafından karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 08.07.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının ve idari yargı dosyasının 15. maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacılar vekilinin istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, 15 EF995 plakalı aracın 26.01.2016 tarihinde Hacılar-Davraz yolundaseyir halinde iken yola sızan fosseptik suyunun buz tutması sonucuoluştuğu önesürülen tek taraflı trafikkazası nedeniyle 13.596,81-TL maddi, 150.000,00-TL manevizararıntazmini talebiyle bakılan bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin12.3.2019 gün ve E:2018/585, K:2019/156 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Isparta3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.3.2019 gün ve E:2018/585, K:2019/156sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,08.07.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy