T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 395
KARAR NO : 2019 / 432
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. S.
Vekil i :Av.M.E.
Davalı : İstanbul BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı
Vekili :Av.C.A.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait olup oğlutarafından kullanılan 34 ... 115 plakalı aracın, 01/10/2016tarihinde, Beykoz istikametinden Akbaba istikametine (Akbaba caddesi) seyirhalinde iken 0805887 no’lu trafik levhası karşısındaaracının sağ ön ve arka teker kısımlarıylayol boyunca açılmış ancak kapatılmamış 8metre uzunluğunda, 1 metre genişliğinde, 10 cmderinliğindeki çukura düşmesi sonucu maddi hasarlıtrafik kazası meydana geldiğini; yolun zeminindeçalışma yaptıktan sonra gerekli işaretlemeleriyapmayan ve tedbir almayan davalı idarenin bu kazanın meydanagelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu; kaza sonucu maddi hasaroluştuğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL maddi tazminat, 3.000,00 TLaraç değer kaybı olmak üzere toplamda 10.000,00TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.1.2017 gün ve E:2017/10, K:2017/38sayı ile, “(…) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun2014/17-1163 Esas, 2016/309 karar sayılı ilamındabelirtildiği gibi, kamu hizmeti yerine getirmekle görevli davalıidare aleyhinde hizmet kusuru nedenine dayalı tazminat istemlerinde idariyargı görevlidir. Somut olayda davalının işleten veyasürücü olarak sorumluluğu yoktur. Aracınişletilmesine ilişkin sorumluluk 2918 sayılı yasakapsamına girmekte olup, karayolu düzenlemesi görevininayıplı yerine getirilmesi bu yasa kapsamına girmemektedir. Budurumda uyuşmazlık konusu idari yargı görev alanınagirmekte olup, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usuldenreddine karar vermek gerektiği vicdani kanaati hasıl olmuş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın,dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez toplam 10.145,00 TL’nin davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbul9.İdare Mahkemesi: 30.4.2018 gün ve E:2017/1718, K:2018/834 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkısmen kabul kısmen reddine karar vermiş, istinaf yolunagidilmesi üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncuİdare Dava Dairesi: 22.11.2018 gün ve E:2018/1183, K:2018/1457sayı ile, Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi gözetildiğinde meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden bahisle, İstanbul 9.İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 30/04/2018 tarih veE:2017/1718, K:2018/834 sayılı kararınkaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasıamacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolukapalı olmak üzere karar vermiştir.
İSTANBUL9.İDARE MAHKEMESİ: 30.11.2018 gün ve E: 2018/2225, K:2018/2119sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında; işleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavalarının, adli yargıda görüleceği hükmebağlanmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacıya ait aracın yoldabulunan çukura düşmesi sonucu zarara uğradığı,söz konusu zararın oluşumunda idarenin hizmet kusurubulunduğu iddiasıyla bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer biruyuşmazlıkta, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin anılan hükmünün iptaliistemiyle yapılan başvuruyu Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddeden, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124, K:2011/160sayılı kararında; "2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundaki gerekçeside dikkate alındığında, anılan yasada yer alangörev kuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanandavaları da kapsadığının kabulü zorunludur.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 08/04/2013 tarih ve E:2013/339, K2013/524sayılı kararı ile de; 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde "Sigortalıaraç için araç sahibine ödemede bulunan sigortaşirketince, zararın giderilmesi istemiyle idare aleyhineaçılan davanın, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği" yolunda karar verilmişolup, daha sonra verilen kararlar da aynı mahiyettedir.
Bu durumda,yukarıda aktarılan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 14/3-a ve 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi: 26.2.2019 gün ve E:2019/119,K:2019/125 sayı ile, başvurunun reddine kesin olarak kararvermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacıya ait 34 ... 1115 Plakasayılı aracın, 01.10.2016 tarihinde, İstanbul Beykozistikametinden Akbaba Caddesine seyir halinde iken, yol ortasında mevcutçukura düşmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında yolun bakım veonarımından sorumlu davalı idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmakkaydıyla adli yargı yerinde 10.000,00 TL, idari yargı yerindeise 10.145,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.1.2017 gün veE:2017/10, K:2017/38 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.1.2017 gün ve E:2017/10, K:2017/38sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 8.7.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy