T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/364
KARAR NO : 2019/402
KARAR TR : 08.07.2019
ÖZET: 1618 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : H.A. Vekili : Av. S.U. Davalı : İstanbulValiliği Vekili : Av. A.Ö. OLAY : İstanbul Valiliğiİl Kültür ve TurizmMüdürlüğü’nün 17.10.2018 gün ve….-321.99. 842282 sayılı idari yaptırım kararıile, Atatürk Hava Limanı Dış Hatlar Geliş Katındayapılan denetim sırasında, davacının SeyahatAcentası İşletme Belgesi olmadan tur faaliyetinde bulunduğununtespit edildiğinden bahisle, davacı adına 1618 sayılıKanun’un 30. maddesi uyarınca 3.092,00.TL idari para cezasıverilmiştir. Davacı vekili, idaripara cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. BAKIRKÖY 5. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 04.12.2018 gün veD. İş:2018/7638 sayı ile, 1618sayılı Kanun’un 29. maddesinde, işletme belgesi olmadanseyahat acentalığı faaliyetinde bulunan seyahatacentalarının bulundukları yerlerin derhal faaliyetten menedileceğinin düzenlendiği, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinde de idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararlarında verilmiş olması halinde idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının bu işlemin iptali talebi ile birlikte idari yargımerciinde görülür hükmünün yeraldığı, bu anlamda itiraza konu yapılan işlemin deidari yargı yolu kapsamında yer aldığı vebaşvurunun bir bütün olarak idari yargı yolunayapılması gerektiği sonucuna varıldığıaçıklanarak, başvurunun Sulh Ceza Hâkimliğince incelenebilecektaleplerden olmadığı gerekçesiyle başvurunun görevnedeniyle reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 7.İDARE MAHKEMESİ: 02.04.2019 gün ve E:2019/855 sayı ile, 1618sayılı Kanun’da açıkça idari paracezalarına karşı açılacak davalarda görevlimahkeme olarak idare mahkemesinin gösterilmemesi ve 5326 sayılıKanun’un 27/8. madde ve fıkrası kapsamında idari paracezasının verildiği işlem kapsamında idariyargının görev alanına giren bir kararın da davakonusu edilmemesi nedeniyle bakılan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı yeri olduğugerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’unbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ’un katılımlarıyla yapılan 08.07.2019tarihli toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1618 sayılı Kanun’un30. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. 1618 sayılı SeyahatAcentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun “İşletmebelgeleri” başlığı altında düzenlenen 4.maddesinde, “Türkiye’de seyahat acentalığıfaaliyeti göstermek için Bakanlıktan işletme belgesialmak zorunludur. İşletme belgesialmak isteyenlerin başvurularına ilişkin usûl ve esaslaryönetmelikle belirlenir. İşletme belgeleribir işletmeye mahsus olmak üzere tüzel kişilere verilir.İşletme belgeleri devredilemez. Yurt dışındave/veya yurt içinde yolcu taşımacılığıyapan otobüs işletmelerinin hizmetleri nakliyecilik hizmetiniteliğinde olup, bu Kanun hükümlerine tâbi değildir. Seyahatacentaları, işletme belgesi almak sureti ile seyahatacentalığı faaliyeti yapabilirler. 6762 sayılıTürk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır.”; “İptal veCeza” üst başlığı altında düzenlenen“İdarî para cezaları ve belge iptali”başlıklı 27. maddesinde, “Bu Kanun ve ilgili mevzuattabelirlenen esaslara uymayan seyahat acentalarına Bakanlıkçaaşağıda belirtilen cezalar uygulanır. a) İdarî paracezaları ve bu cezaların uygulanacağı durumlaraşağıda belirtilmiştir: 1- Bu Kanunun 10 uncu maddesininbirinci fıkrasının (a) veya (f) bendinin ihlali halinde bin beşyüz Yeni Türk Lirası. 2- Bu Kanunun; 7, 17, 19 veya 21inci maddelerinden birinin veya 10 uncu maddesinin birincifıkrasının (c), (ç) veya (d) bentlerinden birininihlalinin tespiti halinde bin Yeni Türk Lirası. 3- Bu Kanunda belirtilen veyaBakanlıkça istenilen bilgi ve belgelerin süresiiçerisinde verilmemesi veya yanıltıcı bilgi veya belgeverilmesi halinde iki bin Yeni Türk Lirası. 4- Bu maddede belirtilen fiillerdışında, bu Kanun hükümlerine uymayan seyahatacentaları, durumu düzeltmeleri veya bir daha mevzuataaykırı davranmamaları konusunda Bakanlıkçauyarılır. Uyarıya rağmen otuz gün içerisindegerekli düzeltmelerin yapılmaması veya bir yıliçerisinde uyarmayı gerektiren aynı veya başka fiil veyafiillerin tespiti halinde bin Yeni Türk Lirası. 5- (Ek: 7/6/2012-6326/13 md.) Turiçin yazılı rehberlik sözleşmesi yapmayan veya tabanücretin altında ücret ile rehberçalıştıran seyahat acentasına her bir fiiliçin ayrı ayrı olmak üzere bin Türk Lirası. b) Seyahat acentası işletmesibelgesi aşağıdaki hallerde iptal edilir: 1- Bu Kanunun 12 nci maddesihükümleri uyarınca zorunlu sigortanınyaptırılmaması. 2- Seyahat acentasınınbelge almaya esas niteliklerini kaybettiğinin veya bu Kanunda yer almayanfaaliyetlerde bulunduğunun tespiti. 3- Bu Kanunun 10 uncu maddesinin(b) veya (e) bendini ihlal eden bir fiilin tespiti. Bu madde uyarıncaişletme belgesi iptal olunan seyahat acentalarının isimleri veyailtibasa yol açacak bir isim hiçbir seyahat acentasınayeniden verilemez. Birlikçe geçici ve uzun süreliüyelikten çıkarma cezası verilen seyahatacentalarının belgeleri, fiilleri bu maddenin (b) bendi uyarıncabir cezayı gerektirmiyorsa, geçici men süresince iptal edilir.”; “Faaliyetten men etme”başlıklı 29. maddesinde, “Geçici işletme veyaişletme belgesiz olarak seyahat acentalığı faaliyetindebulunan seyahat acentaları bulundukları yerlerin en büyükmülki amirleri tarafından derhal faaliyetten men edilir.”denilmiş; “Ceza”başlıklı 30. maddesinde, “Bakanlıktan belgealmaksızın bu Kanun uyarınca seyahat acentalarınınyapabileceği faaliyetlerde bulunanlar hakkında, 29 uncu maddedebelirtilen idarî soruşturmadan ayrı olarak, mülki amirtarafından iki bin Türk Lirasından beş bin TürkLirasına kadar idarî para cezasına hükmolunur. Bakanlıktan belgealmaksızın rehberlik faaliyetinde bulunanlar hakkında,mülki amir tarafından beş yüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezasınahükmolunur. Seyahat acentaları veanlaşmalı rehberlerin müşterilerine verdikleri hizmetlersırasında, müşteri ile yapılan sözleşmedeaçıkça taahhüt edilen ve verilen hizmetle doğrudanilgili olanlar hariç olmak üzere ve müşterinin bilgisidışında, müşterilerin yaptıklarıalışveriş veya müşterilerin sözleşmedebelirtilenler dışında belli bir işletmeyegönderilmeleri karşılığında herhangi bir menfaattemin etmeleri halinde, seyahat acentalarının ve rehberlerinbelgeleri Bakanlıkça iptal edilir ve bunlar beş yılsüreyle seyahat acentacılığı veya rehberlik yapamaz.”hükmü yer almıştır. Somut olayda, davanın, 1618sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açıldığı, 1618sayılı Kanun uyarınca davacı hakkında idari yargı yerinin görev alanına giren birkararın dava konusu edilmediği, 1618 sayılıKanun’da da idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaretolduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesive ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu hükmebağlanmış; “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemeleregöre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılanbir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o davaiçin görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 1618 sayılı Kanun’un 30. maddesiuyarınca verilen idari para cezasının, 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 1618 sayılıKanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 7. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinceverilen 04.12.2018 gün ve D.İş:2018/7638 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 7. İdare Mahkemesince yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Bakırköy 5. Sulh CezaHâkimliğince verilen 04.12.2018 günve D. İş:2018/7638 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRIL-MASINA, 08.07.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy