T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 394
KARAR NO : 2019 / 431
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. S.
Vekili :Av. İ. G.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin03/12/2018 tarihinde gece 00:34 saatinde Manisa-İzmir (565-11 devletkarayolu) otoyolunu kullanarak 35...727 plakalı hususi aracı ileİzmir'e varmak üzereyken, otoyolun 11+800 km sinde TopçuTugayı mevkiinde; Karayolları GenelMüdürlüğünce, otoyolun büyükbaşhayvanların girmesini engelleyecek şekilde güvenlik önlemialınmamasından dolayı, kazaya karışanbüyükbaş hayvanın hemen olduğu yerdenkaldırılmaması ve gerekli işaretçilerle otoyoldaönlem alınmaması nedeniyle; otoyolun orta şeridindeölü halde yatan bir adet büyük baş hayvanaçarptığını, bu çarpmanın etkisiyle aracıylataklalar attığını, meydana gelen maddi ve bedenselhasarlı kazada müvekkilinin omuriliğininkaydığını, 45 gün istirahat verilip ve bu süreboyunca herhangi bir iş yapmaksızın istirahat etmek zorundakaldığını, kaza sonrası aracın kullanılamazhale gelmesi nedeniyle aracını satmak zorunda kaldığını,05/12/2018 tarihinde 18.000,00 TL ye sattığını, meydanagelen kaza sonucunda araçta 28.000 TL maddi hasar olduğunun tespitedildiğini; kazanın tamamıyla davalı idarenin kusurundankaynaklandığını ifade ederek; 28.812.00 TL maddi ve5.000,00 TL manevi zararın, faizi ile birlikte davalı idareden tahsiliistemiyle 21.1.2019 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR16.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 23.1.2019 gün ve E:2019/28, K:2019/31sayı ile, “(…)Tüm dosya kapsamı, davadilekçesi ekleriyle birlikte değerlendirildiğinde; davalıidarenin sorumluluk alanında bulunan karayolu üzerindeki yapım,bakım ve onarımı sırasında alınması gereklitedbirlerin alınmaması, diğer bir ifadeyle yeterli trafik vegüvenlik işaretlemesi yapılmaması nedeniyle doğan zararıntazmini nedeniyle uyuşmazlık konusu olayda kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alınacak olan idare hukuku kuralları olup davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-bmaddesi gereğince idari yargı'da görülmesi gerektiğianlaşıldığından HMK'nun 114/1-(b) ve 115/2 maddelerigereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine kararvermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarı da açıklanan nedenlerle;
Davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-bmaddesi gereğince İdari Yargı'da görülmesigerektiği anlaşıldığından HMK'nun 114/1-(b) ve115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usuldenREDDİNE…” karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi: 19.3.2019gün ve E:2019/639, K:2019/484 sayı ile, istinaf başvurusunun6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince reddinekarar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR5.İDARE MAHKEMESİ: 14.5.2019 gün ve E:2019/547 sayıile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; '‘Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 7.maddesinde,Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkilerine; 8.maddesinde Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının; 9.maddesinde Tarım Orman veKöyişleri Bakanlığının; 10.maddesinde belediyetrafik birimlerinin; 12. maddesinde il ve ilçe trafikkomisyonlarının görev ve yetkilerine yer verilmiş;aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüoldukları belirtilmiştir.
2918sayılı Yasanın 19/01/2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinde "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir” hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının 03/12/2018 tarihindegece saatlerinde Manisa-İzmir otoyolunda İzmir istikametinedoğru seyir halindeyken, otoyolun 11+800 kilometresi TopçuTugayı mevkiinde; otoyolda ölmüş olanbüyükbaş hayvana çarpmak suretiyle trafik kazasımeydana geldiği, bahse konu kaza nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen 28.812,00 TL maddizarar ile 5.000,00 TL manevi zararın; kazaya idarenin derhalbüyükbaş hayvanı otoyoldan kaldırmayarak sebebiyetverdiği, bu sebeple idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisleişletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılmaktaolan dava açıldığı anlaşılmaktadır..
2918sayılı kanunun 110.maddesi hükmünün iptali istemiyleidare mahkemesince yapılan başvuruyu, mahkemesinin yetkisizliğinedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesi'nin 08/12/2011 tarih ve E:2011/124,K:2011/160 sayılı kararında yer verilen; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir.” yolundaki gerekçe dikkatealındığında, anılan yasada yer alan görev kuralınınidarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları da kapsadığınınkabulü zorunlu kılmaktadır.
Bu durumda;2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinde yapılan söz konusudeğişiklik sonrası, Karayolları Trafik Kanunu'nadayalı olarak Kanun değişikliğininyürürlüğe girdiği 19/01/2011 tarihi sonrasındaaçılan sorumluluk davalarında adli yargı mercileriningörevli olduğu hükmü karşısında işbudavanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/01/2019 tarih veE:2019/28, K:2019/31 sayılı kararı ile davanın idariyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın,dava şartı yokluğundan usulden reddedilerek, İzmirBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 19/03/2019 tarih ve E:2019/639, K: 2019/484 sayılı karar ile onanarak 10/04/2019 tarihindekesinleşmesi üzerine Mahkememizde elde ki bu davaaçıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilmesine değin ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve NurdaneTOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisletazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının aracıyla 03/12/2018 tarihinde gecesaatlerinde Manisa-İzmir otoyolunda İzmir istikametine doğruseyir halindeyken, otoyolun 11+800 kilometresi Topçu Tugayımevkiinde; otoyolda ölmüş olan büyükbaş hayvanaçarpmak suretiyle trafik kazası meydana geldiği; otoyolunbüyükbaş hayvanların girmesini engelleyecek şekildegüvenlik önlemi almaması, kazaya karışanbüyükbaş hayvanı hemen olduğu yerden kaldırmaması, gerekli işaretçilerle otoyolda önlem almaması nedeniyleKarayolları Genel Müdürlüğünün olayda kusurve sorumluluğunun bulunduğu iddia edilerek; uğranıldığıileri sürülen toplam 28.812,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevizararın, davalı idareden tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İzmir 5. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.1.2019 gün ve E:2019/28,K:2019/31 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 5.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İzmir 16. AsliyeHukuk Mahkemesinin 23.1.2019 gün ve E:2019/28, K:2019/31 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,8.7.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy