T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 375
KARAR NO : 2019 / 438
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. A. Türk Sigorta Şirketi
Vekilleri :Av.H.L. P.-Av.D. P.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri :Av.B. K., Av.N. Y.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirkete sigortalı bulunan 61 ... 1127 plakalı aracın, Tonyailçesinden Vakfıkebir istikametinde seyir halinde iken 12. km.yegelindiği esnada yol üzerinde bulunan kayalara ön tampon ve altkısımlarını çarpması sonucu maddi hasarlıtrafik kazası meydana geldiğini, olay mahallinde tutulan kazatutanağına göre kazanın oluşumunda davalıidarenin kusurlu bulunduğunu, yaptırılan ekspertiz sonucundatoplam 8.331,29.-TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini,halefiyet ilkesi gereğince idareye yaptıkları başvurudansonuç alamadıklarını ifade ederek; sigortalıyaödenen 8.331,29.-TL.nin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazminiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
TRABZONİDARE MAHKEMESİ: 6.3.2017 gün ve E:2016/1529, K:2017/303sayı ile, “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;(…)Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafiğinişlediği karayolunun bakım ve onarımı ile denetimihizmetlerinin yürütülmesinden kaynaklanan zararlar nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; yol yapım çalışması nedeniyle meydanagelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmaktadır.
Nitekim,adli, idari ve askeri yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesinin 2918 sayılı Yasanın110. maddesinin yürürlüğe girdiği 19.01.2011tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlı olarakverdiği kararlarda, adli yargının görevli olduğunaişaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1 -a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge İdareMahkemesi 3.İdari Dava Dairesi: 16.6.2017 gün ve E:2017/897,K:2017/703 sayı ile, istinaf başvurusunun reddine kesin olarak kararvermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Trabzon2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.4.2018 gün ve E:2017/868, K:2018/307sayı ile, “(…)Tüm dosya kapsamı ve deliller birliktedeğerlendirildiğinde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10061esas, 2016/9433 karar sayılı ve 27/10/2016 tarihli kararında dabelirtildiği üzere, kusuru nedeniyle davalı KGM'yekarşı açılan rücu tazminatı istemineilişkin davada, kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı Karayolları Genel Müdürlüğünün,kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundankaynaklanan zararlar yönünden açılan davaların ise,İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tamyargı davası olarak açılması gerektiği,mahkememizin yargı yolu bakımından görevsiz olduğuanlaşılmakla, yargı yolu bakımından mahkememizingörevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar verilmesigerektiği sonuç ve kanaatine varılarakaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Belirtilen nedenlerle;
1-Yargıyolu bakımından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5.HukukDairesi: 12.10.2018 gün ve E:2018/1794, K:2018/1443 sayı ile, eldekidavada, kendisine ikinci dava açılan Trabzon 2. Asliye HukukMahkemesi'nin, daha önce verilen Trabzon İdare Mahkemesi'ningörevsizlik kararının kesinleşmiş olmasısebebiyle, elinde derdest bulunan işbu dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1), dosyayı külhalinde, yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne göndermesi, verilecek kararı bekleyerek sonucunagöre karar vermesi gerekirken eksik inceleme ile yazılıolduğu şekilde karar vermiş olmasının usul ve yasayaaykırı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinafbaşvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-amaddesi gereğince istinaf incelemesine konu yerel mahkemekararının kaldırılmasına ve davanın yenidengörülerek, (UMK m. 19/1)uyarınca dosyayı, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesine,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre hüküm kurulmaküzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak kararvermiştir.
TRABZON2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:26.2.2019 gün ve E:2018/649, K:2019/129sayı ile, “(…)2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişik ikincifıkra; 23/7/2008 -5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir" şeklindedüzenlemeye istinaden Trabzon İdare Mahkemesi'nin 2016/1529 Esas ve2017/303 sayılı görevsizlik kararı ile mahkememizdosyası arasında olumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından dolayı görevli yargıyerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Belirtilen nedenlerle;
1-Uyuşmazlığınçözüm merciinin idari yargı olduğuanlaşılmakla 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanunun 19.maddesiuyarınca Trabzon İdare Mahkemesinin 2016/1529 E-2017/303 Ksayılı görevsizlik kararı ile mahkememiz dosyasıarasında olumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine,
2-UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar yargılamanınertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli yargıyerince, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca,İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı ile Mahkemeleridosyası arasında olumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından dolayı görevli yargıyerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye dair yargılamanın ertelenmesine karar verilmesinekarşın; bu talebin ara karar iledeğil, dosyanın kapatıp karar numarası almak suretiyleyapıldığı görülmektedir.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarıncabaşvuruda bulunulmadığı gözetilerek, Trabzon 2.AsliyeHukuk Mahkemesi’nce yapılan başvurunun, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulüile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacağından ve adı geçen Mahkemece idari yargıdosyası da gönderilmiş olup, usule ilişkin başkaca birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasındadoğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu hasarauğrayan sigortalı aracın uğradığı hasarbedelini karşılayan sigorta şirketinin, zararın davalıidarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafından,sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı 61 ... 1127plakalı araç 14.01.2016 tarihinde Trabzon ili, Tonya ilçesiistikametinden Vakfıkebir ilçesi yönünde seyirhalindeyken karayolunun 12. km geldiği esnada yol üzerinde bulunankayalara aracın ön tampon ve alt kısımlarınıçarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği; kazanedeniyle araçta maddi hasar oluşmasında davalı idareninhizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, hasar bedeli olaraksigortalıya ödenen 8.331,00 zararın, yasal faiziylebirlikte rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Trabzon 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.2.2019 gün veE:2018/649, K:2019/129 sayılı başvurusunun reddi ile ayrıcaverilen kararın kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 26.2.2019 gün ve E:2018/649, K:2019/129sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİ ile ayrıca verilen KARARINKALDIRILMASINA, 8.7.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy