T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 236
KARAR NO : 2019 / 425
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : İthalat işlemleri gerçekleştirilip bilahare davacı Şirket tarafından satın alınan araçla ilgili olarak, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235/4. maddesi uyarınca Gümrük Müdürlüğü'nce alınan "Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesine" dair karar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen araç bedeli tutarındaki maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : C.G.Yat.Tur. Ve İnş. Tic. Ltd. Şti.
Vekilleri : Av.R. C. V.-Av.D.Ö., Av.U.E. K.
Av.H. C. V. Av.İ. C.Ö.
Davalı lar : 1-İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. S. A.
2- Gebze Gümrük Müdürlüğü
Vekilleri : Av. A.S., Av. T. Y.G.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığının görevsizlik kararınaistinaden Gebze Gümrük Müdürlüğüncealınan 15.09.2014 tarih ve 58 sayılı karar ile, 35 adetaraçtan biri olan ve müvekkili adına kayıtlı bulunan34 ... 6555 plakalı aracın vergileri ödenerek ithaledildiği, ancak ithali sırasında “yeni vekullanılmamış” olarak beyan edilmesine rağmenyapılan yurt dışı araştırmaları neticesinde“eski” olduğunun tespit edilmesi dolayısıylaİthalat Rejim Kararının 7.maddesine aykırışekilde ve izin almaksızın Türkiye’ye ithaledildiğinin anlaşıldığı ifade edilmek suretiylearacın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildiğininbelirtildiğini; bu aracın müvekkil şirkettarafından Emre Yunus Saklıca isimli kişiden 2011 tarihinde noteraraç satış sözleşmesi ile bedeli ödenerek satınalındığını, aracın 2006 yılındagümrük ithalatçısı olan firma tarafından yurdagetirildiğini, trafik siciline kaydı yaptırılarakpiyasaya sürüldüğünü; müvekkilinin buaracın 5.maliki olduğunu; araç müvekkil şirketyetkililerince kullanılmakta iken, İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığınca yürütülensoruşturma kapsamında alınan mahkeme kararı sonrasında10.12.2012 tarihinde İstanbul Emniyet MüdürlüğüMali Suçlarla Mücadele ŞubeMüdürlüğüne teslim edildiğini; bu işlemdenyaklaşık 2 yıl sonra Gebze GümrükMüdürlüğünce alınan müsadere kararınınşirkete tebliğ olunduğunu; bu karara karşı DoğuMarmara Gümrük ve Ticaret BölgeMüdürlüğü’ne yaptıkları itirazın reddedildiğinive kararın kesinleştiğini; aracın yurda ithalisırasında davalılarca başlangıçtayapılması gereken kontrol işlemi ve tespiti gereken hususunyaklaşık 6 yıl sonra 2012 yılında yapıldığını,kamu otoritesine güvenen müvekkilinin, tamamen iyi niyetle vebedelini ödemek suretiyle almış olduğu aracına, kendikusurundan kaynaklanmayan ve kendisi ile hiçbir biçimde ilgiliolmayan bir sebepten dolayı 10.12.2012 tarihinde el konulduğunu; müvekkilinin,trafik sicilindeki resmi kayda güvenerek bu aracı satın aldığını; aracın ithalinden, yurt içinde dolaşımına ve eldeğiştirmesine kadar her türlü kayıt ve tespitindavalı Bakanlık ve Bakanlığa bağlıgümrük müdürlüklerinin sorumluluğunda olduğunu;mevzuat hükümleri karşısında müvekkilinin, butür kaçakçılık işlemlerini takip, tespit veyaaraştırma sorumluluğunun ve imkanınınbulunmadığını; müsadere işlemi sebebiylemüvekkili şirketin mülkiyetinden çıkan aracınel koyma tarihindeki rayiç değerinin ödenmesinin gerektiğini;bu konuda yaptıkları başvurulardan sonuçalamadıklarını ifade ederek; Gebze GümrükMüdürlüğü’nce 15.09.2014 tarih ve 58sayılı mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı ile elkonularak müsadere edilen müvekkili şirkete ait 34 ... 6555plakalı aracın el koyma tarihindeki rayiç değeri olan97.000,00 TL’nin, el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile tahsiline karar verilmesi istemiyle 1-T.C. Gümrük veTicaret Bakanlığı ile 2- Gebze GümrükMüdürlüğüne karşı 22.12.2015 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
Kocaeli 1. İdare Mahkemesince, 30/12/2015 gün veE:2015/1690, K:2015/1671 sayı ile davanın görevyönünden reddine ve dosyanın Kocaeli Vergi Mahkemesinegönderilmesine karar verilmiş; dosyanın gönderildiğiKocaeli 2. Vergi Mahkemesince davanın Gebze GümrükMüdürlüğü husumetiyle incelenmesine karar verildiktensonra; uyuşmazlığın esasını inceleyerek,15.12.2016 gün ve E:2016/69, K:2016/1432 sayı ile davanınkabulüne karar vermiş; istinaf yoluna başvurulmasıüzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci VergiDava Dairesince; 22.9.2017 gün ve E:2017/2442, K:2017/3124 sayı ile,uyuşmazlığın temelinde idarenin araştırmagörevinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyleuğranılan maddi zararın yattığı, başka bir deyişle,idarenin işlemi veya eylemi nedeniyle uğranılan maddizararın hizmet kusuru esasına göre tazmini istenildiğianlaşıldığından, genel görevli idaremahkemelerinin görev alanına giren davanın görüm veçözümünün vergi mahkemelerininsınırları "kanunla çizilmiş özelgörev alanı" nın dışındakaldığı gerekçesiyle; istinaf istemininkabulüne Kocaeli 2. Vergi Mahkemesi'nin kararınınkaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; Kocaeli 2.Vergi Mahkemesince, 16/11/2017 gün ve E:2017/931, K:2017/1249 sayıile, davanın görev yönünden reddi ilegörevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın İstanbulBölge İdare Mahkemesi 10.İdare Dava Dairesi’negönderilmesine karar verilmiş; İstanbul Bölge İdareMahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince; 13.12.2017 gün veE:2017/2397, K:2017/2367 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesi uyarıncauyuşmazlığın görüm ve çözümündeİdare Mahkemesinin görevli kılınmasına, kararıntaraflara tebliği için dosyanın görevli kılınanKocaeli 1. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
KOCAELİ 1.İDARE MAHKEMESİ: 28.12.2017gün ve E:2017/1745, K:2017/2054 sayı ile, “(…)2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 5. maddesinde"Emniyet Genel Müdürlüğünün trafikkuruluşları ile bu kuruluşların görev ve yetkilerişunlardır: a) Kuruluş : (Değişik: 17/10/1996 - 4199/3md.) Bu Kanunla, Emniyet Genel Müdürlüğüne verilengörevler, Emniyet Genel Müdürlüğünebağlı olarak kurulan Trafik Hizmetleri Başkanlığıncayürütülür. Trafik HizmetleriBaşkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır. Araçlara ve sürücülere aitişlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelikhizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulur. Tescilşube veya bürolarında emniyet hizmetleri sınıfıpersonelinden ayrı olarak teşkilat ve kadrolarındagösterilen sayıda genel idare ve teknik hizmetlersınıfında personel ile sözleşmeli personelçalıştırılabilir, b) Görev ve yetkiler: 7.Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek, 8. (Değişik: 25/6/2010-6001/35 md.)Ülke çapında taşıtların vesürücülerin sicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik vehukukî değişiklikleri işlemek, işlettirmek,istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek" 20. maddesinde"Tescil süreleri, satış ve devirler, noterlerinsorumluluğu ile ilgili esaslar şunlardır: a) Araçsahipleri, 1. (Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilktescili yapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinebaşvurmak, 2. (Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Tescilinyapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ileyönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamakzorundadırlar, b) Araçların giriş işlemlerini yapangümrük idareleri bu durumu 15 gün içinde araçsahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşuna bildirmekleyükümlüdürler, c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerli sayılır,d) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtlan esas alınarak noterler tarafından yapılır.Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satışve devirler geçersizdir. Satış ve devir işlemi, sicilineişlenmek üzere üç işgünü içerisindeilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bubildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işlemigerçekleşmiş sayılır. Satış ve devirtarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar VergisiKanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyetisona erer, yeni malikin vergi mükellefiyeti başlar. Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir. 197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konudayükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelere ilişkinusul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar. Satış ve devir işlemlerininbildiriminden itibaren bir aylık süre içerisinde ilgili trafiktescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez. Bu bentte düzenlenen satış ve devirişlemleri her türlü harçtan, bu işlemlereilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisi vedeğerli kâğıt bedellerinden istisnadır. Trafik tescilkuruluşunda yeni malik adına yapılacak tescil nedeniyledüzenlenmesi gereken değerli kâğıtlarınbedelleri, satış ve devir esnasında noterler tarafındantahsil edilir ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesiuyarınca beyan edilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemlersebebiyle noterlere herhangi bir pay veya aidat ödenmez. 1512sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca belirlenen ücretuygulanmaksızın satış ve devre ilişkin hertürlü işlem karşılığında toplam 20Türk Lirası maktu ücret alınır. Söz konusu ücret,her takvim yılı başından geçerli olmak üzereönceki yılda uygulanan ücret tutarının o yıliçin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilanolunan yeniden değerleme oranında artırılmasısuretiyle hesaplanır. Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten mengibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir. Bu bendinuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir, e)(Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.) Araç satın alıp, bumaddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı altbendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafıhükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayanalıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerineuymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 Türk Lirasıidari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadartrafikten men edilir." 22. maddesinde "(Değişik: 18/1/1985- KHK 245/8 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/8 md.) Yönetmeliktegösterilen esaslara göre: a) Askeri maksatlarla kullanılanTürk Silahlı Kuvvetlerine ait bütün araçlar ileçeşitli anlaşmalara göre askeri amaçla yurdumuzdabulunan kuruluşlara ait araçların tescilleri TürkSilahlı Kuvvetlerince, b) Raylı sistemle çalışanaraçların tescilleri, kullanıldığı yerleregöre ait olduğu kuruluşlarca, c) İş makinesitüründen araçların tescilleri; 1. Kamukuruluşlarına ait olanlar ilgili kuruluşlarınca, 2.(Değişik: 17/10/1996 - 4199/10 md.) Özel veyatüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlarziraat odalarınca, tarım kesiminde kullanılanlarındışında kalan ve sanayi, bayındırlık vediğer kesimlerde kullanılanların tescilleri, üyesioldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca, d)Tarım kesiminde kullanılanlar hariç, İl TrafikKomisyonlarından karar alınmak şartı ile motorsuztaşıtlardan gerekli görülenlerin tescilleri belediyelerce,e) (Mülga: 13/2/2011-6111/57 md.) Yapılır, belge veplakaları verilir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birincifıkrada sayılanlar dışında kalan bütünaraçların tescilleri, araca ait belgelerin düzenlenmesi,kişiselleştirilmesi, kişiselleştirilen belgelerinbasımı ve ilgililerine elden veya posta aracılığıile teslimi işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılır.Emniyet Genel Müdürlüğü; ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere,elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerlitescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araç sahibinevermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilenbu gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri,yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri protokolçerçevesinde başka gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine de yaptırabilirler. Araca aitkişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine eldenveya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel Müdürlüğütarafından belirlenen kamu kurum veya kuruluşları ile özelhukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir. Buişlemlerin yapılmasına dair usul ve esaslar yönetmeliktebelirlenir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescil belgesinin bir ayiçinde teslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarakaraç sahibine sorumluluk yüklenemez. (Ek fıkra:13/2/2011-6111/57 md.) Genel hükümlerden kaynaklanansorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkrahükmüne göre yetkilendirilmiş gerçek veya özelhukuk tüzel kişilerine, belirlenen usul ve esaslara aykırıhareket etmeleri halinde tespitin yapıldığı yerin mülkiamiri veya bu konu ile ilgili olarak yetkilendireceği trafik tescil birimamiri tarafından on bin Türk Lirası idari para cezasıverilir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescile ilişkingeçici belge, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunununuygulanmasında resmî belge sayılır." 110. maddesinde"(Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesiniyapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükümlerine yerverilmiştir.
Davanın açıldığı tarihteyürürlükte bulunan 01.05.2010 gün ve 27568 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 31. maddesinde "İlk defa tesciliyapılacak araçların tescil işlemi, sahiplerinin Nüfusve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil şube veyabürosunda yapılır. Kamu kurum veya kuruluşlarınca finansalkiralama yoluyla kiralanan ve ilk defa tescili yapılacak araçlar,kiracının bulunduğu yerin trafik tescil kuruluşunda datescil ettirilebilir. Araçların ilk tescilleri, araçsahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurum veyakuruluşları ile tüzel kişiliklerce yetkilendirilenkişilerin ibrazı mecburi belgeleri göstererek üzerindekibilgiler tam, okunaklı, örneğine uygun olarak doldurulmuş,bu Yönetmeliğin ekinde yer alan "Araç Trafik TescilMüracaat ve İşlem Formu" (Ek-l)’nu veya işlemiyapan trafik tescil kuruluşunca elektronik ortamda düzenlenen"Araç Tescil İşlem Formu" (Ek-43/A,Ek-43/B)’nu trafik tescil şube veya bürolarında yetkilimemurun önünde imzalaması suretiyle yapılır. Trafiktescil kuruluşlarına müracaat sırasında sahiplikbelgesi, uygunluk belgesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasıpoliçesi ile özel tüketim vergisi ödeme belgesininaslının ibraz edilmesi zorunludur. Ancak, bu belgelere ait bilgilerintrafik tescil kuruluşlarınca, ilgili kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya diğer tüzelkişilerinden elektronik sistemle alınabilmesi halinde, ibrazzorunluluğu aranmaz. Araç sahibince beyan edilen bilgilerden aracaait olanlar ibraz edilen belgelerle, kişiye ait olanlar ise nüfushüviyet cüzdanı ve Nüfus ve Vatandaşlıkİşleri Genel Müdürlüğü Merkezi Nüfusİdaresi Sistemi kayıtlarındankarşılaştırılarak yetkili memurca tasdik edilir. Aracaait ibraz edilen belgelere "……plakaya tescilyapılmıştır" kaşesi vurulur ve bu belgelermuhafaza edilmek üzere araç sahibine iade edilir. Yaşıitibariyle Araç Muayene İstasyonlarınınAçılması, İşletilmesi ve Araç MuayenesiHakkında Yönetmelikte belirtilen ilk muayene süresinigeçirmiş araçların muayenesininyaptırılması zorunludur. Araç Tescil Belgesi ile MotorluAraç Trafik Belgesi araç sahibine veya kanuni vekiline veya kamukurum veya kuruluşları ile tüzel kişiliklerceyetkilendirilen kişiye elden teslim edilir. Araç Tescil BelgesininEmniyet Genel Müdürlüğünce elektronik sistemlegönderilen bilgiler esas alınarak Darphane ve Damga MatbaasıGenel Müdürlüğünce düzenlenmesi halinde, belge,gerçek kişiler için araç sahibinin Nüfus veVatandaşlık İşleri Genel MüdürlüğüAdres Kayıt Sisteminde belirtilen yerleşim yeri adresine, tüzelkişiler için ticaret sicil gazetesi, tüzük veyadiğer resmi kayıt belgelerinde belirtilen adreslerine postaaracılığı ile teslim edilir. Yabancılar içinise belgelerin gönderileceği adrese ilişkin hususlar Emniyet GenelMüdürlüğünce belirlenir ve Darphane ve DamgaMatbaası Genel Müdürlüğüne bildirilir. Araca vetesciline dair bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğünceelektronik ortamda tutulur. Ayrıca, tescile dair müracaatformları (Ek-1, Ek-43/A, Ek-43/B) ve gerekli diğer belgelerinsaklanacağı dosya oluşturularak, tescil plaka numarasınagöre arşivlenir. Tescili yapılan araçların tescillebirlikte aynı anda trafikten çekilmesi talebinde bulunulmasıhalinde, öncelikle tescil işlemi yapılır, ancak motorluaraç trafik belgesi düzenlenmez ve tescil plakasıbastırılmaz. Tescil işlemini takiben 41 inci maddehükümleri doğrultusunda trafikten çekme işlemiyapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ç.M.Otomotiv Ltd. Şti. adına tescilli 19/12/2006 tarih ve 20628sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithalatişlemleri gerçekleştirilip bilahare davacıtarafından satın alınan 1GNFG15T371114889 şasinumaralı araçla ilgili olarak 4458 sayılıGümrük Kanunu'nun 235/4. maddesi uyarınca Gebze GümrükMüdürlüğü'nce alınan 15/09/2014 tarih ve 2768846sayılı "Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesine" dairkarar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen97.000,00 TL araç bedeli tutarındaki maddi zararın el koymatarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: "...AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasındazarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir..." (Anayasa Mahkemesi'nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s. 136-147)
Anayasa’nın 158. maddesinin sonfıkrasında "Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun’un 110. maddesinin birinci fıkrasıile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, tüm yargıorganları bakımından uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Her ne kadar, dava konusu olayda davacınınzararına sebebiyet veren eylemler, dava dışı kişilerinhileli işlemleri ile idare yanıltılarak ülkeye sokulduktansonra, trafiğe tescilleri için gerekli işlemlerin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesindede, madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarının adli yargıyerinde çözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Ayrıca davaya konu araca ilişkin olarak hukukaaykırı olarak gümrük kabul ve trafik tescilişlemlerinin gerçekleştirildiği 2007 yılında2918 sayılı Kanun’un 110. maddesi yürürlüktedeğil ise de; görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen karan gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve anılan Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim, aynı konudaki uyuşmazlıklarailişkin olarak Bursa 2. İdare Mahkemesi'nin E:2016/558sayılı dosyası ile Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'ninE:2016/640 sayılı dosyasında verilen görevlilikkararlarının kaldırılmasına yönelikUyuşmazlık Mahkemesi'nin 13/03/2017 tarih ve E:2017/7154, K:2017/191sayılı ile 10/07/2017 tarih ve E:2017/13, K2017/418 sayılıkararları da bu doğrultudadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a.maddesi uyarınca görev yönünden reddine(…)”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı Şirket vekili bu kez aynı istemle,1-İçişleri Bakanlığı ile 2-GebzeGümrük Müdürlüğüne karşı adliyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 13.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:20.11.2018 gün ve E:2018/161, K:2018/417 sayı ile, dava ve cevapdilekçelerinin geniş özetlerine yer verdikten sonra;“(…)Dosyadaki bilgi ve belgeler, toplanan deliller, davaya konu 34K 6555 plakalı aracın trafik sicil kayıtları ve tümişlem dosyaları ile gümrük ithalat kayıtları,Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 2017/1745 esas sayılı dosyası,Kocaeli 2.Vergi Mahkemesinin 2017/931 esas sayılı dosyası iletüm dosya kapsamından; davacının sahibi olduğuaracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi nedeniyle araçtutarında uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılan dava olduğu, uyuşmazlığın temelindeidarenin araştırma görevini gereği gibi yerine getirmemesinedeniyle uğranılan maddi zararın hizmet kusuru esasınagöre tazmini olduğu, görevli mahkemenin İdare mahkemesiolduğu sonucuna varılmış, davanın yargı yolunedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın yargı yolu nedeniylereddine,(…)” karar vermiş, bu karar iztinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde idari yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2006 yılında ithalat işlemlerigerçekleştirilip bilahare davacı Şirket tarafındansatın alınan 34 K 6555 plakalı araçla ilgili olarak, 4458sayılı Gümrük Kanunu'nun 235/4. maddesi uyarınca GebzeGümrük Müdürlüğü'nce alınan 15/09/2014tarih ve 58 sayılı "Mülkiyetin KamuyaGeçirilmesine" dair karar nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen 97.000,00 TLaraç bedeli tutarındaki maddi zararın, yurtdışından ülkeye ithal rejimine uygun olmayaneşyanın önleme, izleme, araştırma görevsorumluluğunu gereği gibi yerine getirmeyen davalı idarelerinhizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, araca el konulduğutarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileri”başlıklı 5. Maddesinin ‘kuruluş’başlıklı (a) alt bendinde; “(Değişik: 17/10/1996- 4199/3 md.) Bu Kanunla, Emniyet Genel Müdürlüğüneverilen görevler, Emniyet Genel Müdürlüğünebağlı olarak kurulan Trafik HizmetleriBaşkanlığınca yürütülür. TrafikHizmetleri Başkanlığı, Emniyet Genel MüdürYardımcısı tarafından yürütülür.Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez bölge, ilve ilçe trafik zabıta kuruluşları Trafik HizmetleriBaşkanlığına bağlı olarakçalışır. Araçlara ve sürücülereait işlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelikhizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulur. Tescil şube veya bürolarındaemniyet hizmetleri sınıfı personelinden ayrı olarakteşkilat ve kadrolarında gösterilen sayıda genel idare veteknik hizmetler sınıfında personel ile sözleşmelipersonel çalıştırılabilir.” denilmek suretiile araçlara ve sürücülere ilişkinişlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelikhizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülenilçelerde tescil şube veya büroları kurulacağıbelirtilmiş; Aynı maddenin ‘ görev veyetkiler ‘ alt başlıklı b bendinin 7. fıkrasında“Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek”, 8. fıkrasında “(Değişik: 25/6/2010-6001/35 md.) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukukî değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak vedeğerlendirmek” görevleri oluşturulacak bu şube vebürolara bırakılmıştır. 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun “Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk” başlıklı20.maddesinde, “Tescil süreleri, satışve devirler, noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslarşunlardır: a) Araç sahipleri, 1. (Değişik: 13/2/2011-6111/55 md.)Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçlarınsatın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibarenüç ay içinde tescili için; bunların hurdadurumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesiiçin ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak, 2. (Değişik: 2/4/1998 - 4358/3 md.)Tescilin yapılması veya silinmesi için vergi kimliknumarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgelerisağlamak, Zorundadırlar. b) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15gün içinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescilkuruluşuna bildirmekle yükümlüdürler. c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerli sayılır. d) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.)Tescil edilmiş araçların her çeşitsatış ve devirleri, satış ve devriyapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlarvergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idaripara cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi vetaşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayanher çeşit satış ve devirler geçersizdir. Satış ve devir işlemi, sicilineişlenmek üzere üç işgünü içerisindeilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bubildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işlemigerçekleşmiş sayılır. Satış ve devirtarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar VergisiKanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyetisona erer, yeni malikin vergi mükellefiyeti başlar. Yapılan satış ve devirişlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adına bir aysüreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir. 197 sayılı Kanunun 13 üncümaddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklı kalmakkaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme ve bildirmelerielektronik ortamda yaptırmaya ve bu konuda yükümlülükgetirmeye, elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarınca cezalandırılırlar. Satış ve devir işlemlerininbildiriminden itibaren bir aylık süre içerisinde ilgili trafiktescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez. Bu bentte düzenlenen satış vedevir işlemleri her türlü harçtan, bu işlemlereilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisi vedeğerli kâğıt bedellerinden istisnadır. Trafik tescilkuruluşunda yeni malik adına yapılacak tescil nedeniyledüzenlenmesi gereken değerli kâğıtlarınbedelleri, satış ve devir esnasında noterler tarafındantahsil edilir ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 119 uncu maddesiuyarınca beyan edilerek ödenir. Bu bentte yer alan işlemler sebebiylenoterlere herhangi bir pay veya aidat ödenmez. 1512 sayılı Kanunun 112 nci maddesiuyarınca belirlenen ücret uygulanmaksızın satışve devre ilişkin her türlü işlemkarşılığında toplam 20 Türk Lirası maktu ücretalınır. Söz konusu ücret, her takvim yılıbaşından geçerli olmak üzere önceki yıldauygulanan ücret tutarının o yıl için 213sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan olunan yenidendeğerleme oranında artırılması suretiylehesaplanır. Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafiktenmen gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usulve esasları belirlemeye İçişleri ve MaliyeBakanlıkları yetkilidir. e) (Değişik: 24/12/2009-5942/1 md.)Araç satın alıp, bu maddenin birinci fıkrasının(a) bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendininsekizinci paragrafı hükümlerine göre bir ayiçerisinde tescil belgesi almayan alıcılara 130 TürkLirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her birişlem için 1.000 Türk Lirası idari para cezasıverilir. Tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçlar, tescil yapılıncayakadar trafikten men edilir.” denilmek sureti ile,ülkeye gümrük kanalı ile girişyapan araçların ilk tescil işlemlerinin araçsahiplerinin gümrükten geçişiyapılan araçların tescili için gümrüktençekme tarihinden itibaren üç ay içinde tesciliiçin; ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmaları gerektiği, busırada araçların giriş işlemleriniyapan gümrük idarelerinin bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlü oldukları, tesciledilmiş araçların her çeşit satışve devirlerinin, satış ve devri yapılacak araçtandolayı motorlu taşıtlar vergisinin, gecikme faizinin, gecikmezammının, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılacağı ve araç satın alıp, bu maddenin birincifıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlarile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerine göre biray içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara 130 TürkLirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her birişlem için 1.000 Türk Lirası idari para cezasıverileceği ve tescil yapılmadan trafiğeçıkarılan araçların tescilyapılıncaya kadar trafikten men edileceği hükmebağlanmıştır. Aynı Kanunun “Belge ve plakavermeye yetkili kuruluşlar:” başlıklı 22. maddesinde; “(Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/8 md.; Aynen kabul:28/3/1985 - 3176/8 md.) Yönetmelikte gösterilen esaslaragöre: a) Askeri maksatlarla kullanılanTürk Silahlı Kuvvetlerine ait bütün araçlar ileçeşitli anlaşmalara göre askeri amaçla yurdumuzdabulunan kuruluşlara ait araçların tescilleri TürkSilahlı Kuvvetlerince, b) Raylı sistemleçalışan araçların tescilleri,kullanıldığı yerlere göre ait olduğukuruluşlarca, c) İş makinesitüründen araçların tescilleri; 1. Kamu kuruluşlarına ait olanlarilgili kuruluşlarınca, 2. (Değişik: 17/10/1996 - 4199/10md.) Özel veya tüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesimindekullanılanlar ziraat odalarınca, tarım kesimindekullanılanların dışında kalan ve sanayi,bayındırlık ve diğer kesimlerde kullanılanlarıntescilleri, üyesi oldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayiodalarınca, d) Tarım kesiminde kullanılanlarhariç, İl Trafik Komisyonlarından karar alınmakşartı ile motorsuz taşıtlardan gerekligörülenlerin tescilleri belediyelerce, e) (Mülga: 13/2/2011-6111/57 md.) Yapılır, belge ve plakalarıverilir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Birincifıkrada sayılanlar dışında kalanbütün araçların tescilleri, araca ait belgelerindüzenlenmesi, kişiselleştirilmesi, kişiselleştirilenbelgelerin basımı ve ilgililerine elden veya posta aracılığıile teslimi işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılır.Emniyet Genel Müdürlüğü; ilk tesciliyapılacak araçların tesciline esas teşkil edecekişlemleri elektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmaküzere, elektronik ortamda oluşturduğu bir ay süre ilegeçerli tescile ilişkin geçici belgeyi basmak ve araçsahibine vermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ilegerçek veya özel hukuk tüzel kişileriniyetkilendirebilir. Yetkilendirilen bu gerçek veya özel hukuktüzel kişileri, yapacakları işlemleri aralarındadüzenleyecekleri protokol çerçevesinde başkagerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine deyaptırabilirler. Araca ait kişiselleştirilen belgelerinbasımı ve ilgililerine elden veya posta yoluyla teslimi, EmniyetGenel Müdürlüğü tarafından belirlenen kamu kurumveya kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine deyaptırılabilir. Bu işlemlerin yapılmasına dair usul veesaslar yönetmelikte belirlenir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescilbelgesinin bir ay içinde teslim edilememesi hâlinde, bunailişkin olarak araç sahibine sorumluluk yüklenemez. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Genelhükümlerden kaynaklanan sorumlulukları saklı kalmaküzere, ikinci fıkra hükmüne göre yetkilendirilmişgerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine, belirlenen usulve esaslara aykırı hareket etmeleri halinde tespitin yapıldığıyerin mülki amiri veya bu konu ile ilgili olarak yetkilendireceğitrafik tescil birim amiri tarafından on bin Türk Lirasıidarî para cezası verilir. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/57 md.) Tescileilişkin geçici belge, 5237 sayılı Türk CezaKanununun uygulanmasında resmî belge sayılır”denilmek sureti 1. fıkrada bentler halinde sayılan istisnalarharicinde kalan araçlara ilişkin tescile yönelikişlemlerin Emniyet Genel Müdürlüğü veyabağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılacağı,Emniyet Genel Müdürlüğünün ilk tesciliyapılacak araçların tesciline esas teşkil edecekişlemleri elektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağı düzenlenmiştir. Davanınaçıldığı 22.12.2015 tarihindeyürürlükte bulunan 01.05.2010 gün ve 27568 sayılıResmi Gazetede yayınlanan yönetmelikle değişik 18.07.1997tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren Karayolları TrafikYönetmeliği’nin “Yeni Kayıt”başlıklı 31. maddesinde; İlk defa tesciliyapılacak araçların tescil işlemi, sahiplerininNüfus ve Vatandaşlık İşleri GenelMüdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde belirtilenyerleşim yerinin bulunduğu yerdeki trafik tescil şube veyabürosunda yapılır. Kamu kurum veya kuruluşlarınca finansalkiralama yoluyla kiralanan ve ilk defa tesciliyapılacak araçlar, kiracının bulunduğu yerintrafik tescil kuruluşunda da tescil ettirilebilir. Araçların ilk tescilleri,araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya kamu kurumveya kuruluşları ile tüzel kişiliklerce yetkilendirilenkişilerin ibrazı mecburi belgeleri göstererek üzerindekibilgiler tam, okunaklı, örneğine uygun olarak doldurulmuş,bu Yönetmeliğin ekinde yer alan "Araç Trafik TescilMüracaat ve İşlem Formu” (Ek-1)’nu veya işlemiyapan trafik tescil kuruluşunca elektronik ortamda düzenlenen“Araç Tescil İşlem Formu” (Ek-43/A,Ek-43/B)’nu trafik tescil şube veya bürolarında yetkilimemurun önünde imzalaması suretiyle yapılır. Trafik tescil kuruluşlarınamüracaat sırasında sahiplik belgesi, uygunluk belgesi, zorunlumali sorumluluk sigortası poliçesi ile özel tüketimvergisi ödeme belgesinin aslının ibraz edilmesi zorunludur.Ancak, bu belgelere ait bilgilerin trafik tescil kuruluşlarınca,ilgili kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyadiğer tüzel kişilerinden elektronik sistemlealınabilmesi halinde, ibraz zorunluluğu aranmaz. Araç sahibince beyan edilen bilgilerdenaraca ait olanlar ibraz edilen belgelerle, kişiye ait olanlar isenüfus hüviyet cüzdanı ve Nüfus veVatandaşlık İşleri Genel MüdürlüğüMerkezi Nüfus İdaresi Sistemi kayıtlarındankarşılaştırılarak yetkili memurca tasdik edilir. Araca ait ibraz edilen belgelere"............... plakaya tescil yapılmıştır"kaşesi vurulur ve bu belgeler muhafaza edilmek üzere araçsahibine iade edilir. Yaşı itibariyle Araç Muayeneİstasyonlarının Açılması, İşletilmesive Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelikte belirtilen ilk muayenesüresini geçirmiş araçların muayenesininyaptırılması zorunludur. Araç Tescil Belgesi ile MotorluAraç Trafik Belgesi araç sahibine veya kanuni vekiline veya kamukurum veya kuruluşları ile tüzel kişiliklerceyetkilendirilen kişiye elden teslim edilir. Araç Tescil Belgesinin Emniyet GenelMüdürlüğünce elektronik sistemle gönderilenbilgiler esas alınarak Darphane ve Damga Matbaası GenelMüdürlüğünce düzenlenmesi halinde, belgegerçek kişiler için araç sahibinin Nüfus veVatandaşlık İşleri Genel MüdürlüğüAdres Kayıt Sisteminde belirtilen yerleşim yeri adresine, tüzelkişiler için ticaret sicil gazetesi, tüzük veyadiğer resmi kayıt belgelerinde belirtilen adreslerine postaaracılığı ile teslim edilir. Yabancılar içinise belgelerin gönderileceği adrese ilişkin hususlar EmniyetGenel Müdürlüğünce belirlenir ve Darphane ve DamgaMatbaası Genel Müdürlüğüne bildirilir. Araca ve tesciline dair bilgiler Emniyet GenelMüdürlüğünce elektronik ortamda tutulur. Ayrıca,tescile dair müracaat formları (Ek-1, Ek-43/A, Ek-43/B) ve gereklidiğer belgelerin saklanacağı dosya oluşturularak, tescilplaka numarasına göre arşivlenir. Tesciliyapılan araçların tescille birlikte aynı andatrafikten çekilmesi talebinde bulunulması halinde, öncelikletescil işlemi yapılır, ancak motorlu araç trafik belgesidüzenlenmez ve tescil plakası bastırılmaz. Tescilişlemini takiben 41 inci madde hükümleri doğrultusundatrafikten çekme işlemi yapılır.” denilmek suretiile, ilk kaydı yapılacak araçlara ilişkin usuliprosedür ayrıca düzenlenmiş, bu maddede de tescilişlemlerinin 2918 sayılı Kanun’un 5. Maddesigereğince oluşturulacak trafik tescil şube ve bürolarıaracılığıyla gerçekleştirileceği bir kezdaha ortaya konulmuştur. Dosyanın incelenmesinden, Ç. M. Otomotiv Ltd. Şti. adına tescilli19/12/2006 tarih ve 20628 sayılı serbest dolaşımagiriş beyannamesi ile ithalat işlemleri gerçekleştirilipbilahare davacı tarafından satın alınan 1GNFG15T371114889şasi numaralı, 34 K 6555 plaka sayılı araçla ilgili;ithalatçı firma hakkında tanzim olunan 16/05/2013 tarih ve119-02 sayılı Soruşturma Raporunda, söz konusu araçda dahil ithal işlemleri gerçekleştirilen 35 adet aracın"yeni ve kullanılmamış" olarak beyan edilmesinekarşın yapılan yurt dışıaraştırmasında "eski" oldukları vedolayısıyla İthalat Rejimi Kararının 7. maddesineaykırı şekilde izin alınmaksızın ithaledildiğinin tespiti üzerine, 4458 sayılı GümrükKanunu'nun 235/4 maddesi uyarınca Gebze GümrükMüdürlüğü'nce 15/09/2014 tarih ve 58 sayılı"Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesine" dair kararalındığı; davacı Şirket tarafından;aracın ithalinden, yurt içinde dolaşımına ve eldeğiştirmesine kadar her türlü kayıt ve tespitindavalı Bakanlık ve Bakanlığa bağlıgümrük müdürlüklerinin sorumluluğundaolduğu, müvekkilinin bu tür kaçakçılıkişlemlerini takip, tespit veya araştırma sorumluluğu veimkanının bulunmadığı, müsadere işlemisebebiyle müvekkili şirketin mülkiyetinden çıkanaracın el koyma tarihindeki rayiç değerinin ödenmesiningerektiği ileri sürülerek; Gebze GümrükMüdürlüğü’nce 15.09.2014 tarih ve 58sayılı mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı ile elkonularak müsadere edilen 34 K 6555 plakalı aracın el koymatarihindeki rayiç değeri olan 97.000,00 TL’nin, elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline kararverilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalarışığında, mevzuatın emredicihükümlerine aykırı şekildegerçekleştirilen işlemler nedeni ileuğranıldığı ileri sürülen zararın tazminiistemi ile açılan davada, bu konuyu düzenleyen 2918sayılı Kanunun göreve ilişkin düzenlemesinin dikkatealınması ve görevli yargı yerinin bu kapsamda belirlenmesigerekmektedir. Nitekim 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “…bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür” Geçici 21. maddesindede “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmek sureti ile 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklanan zararların tazmini istemi ileaçılacak sorumluluk davalarında adli yargı yerleriningörevli olacağı ayrıca ve açıkçabelirtilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamuayırımı yapılmasını gerektiren bir neden deyoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumlulukdavalarını kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar, dava konusu olaydadavacının zararına sebebiyet veren eylemler, davadışı kişilerin hileli işlemleri ile idareyanıltılarak ülkeye sokulduktan sonra, trafiğe tescilleriiçin gerekli işlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tescilineilişkin hükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesindede, madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarının adli yargıyerinde çözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca davaya konu araca ilişkinolarak hukuka aykırı olarak gümrük kabul vetrafik tescil işlemlerinin ilk olarak gerçekleştirildiği2006 yılında 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesiyürürlükte değil ise de; görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Belirtilen nedenlerle, İstanbul13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.2018 gün ve E:2018/161, K:2018/417sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.2018gün ve E:2018/161, K:2018/417 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 8.7.2019 gününde ÜyelerdenSüleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesinin 15/02/2016 gün, E:2015/926, K:2016:50 sayılıkararındaki karşı oy gerekçesinde belirtildiği gibi;"Uyuşmazlık, davacıya ait araca, gümrük mevzuatınaaykırı olarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerinceel konulması üzerine uğranıldığı ilerisürülen maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminiisteminden doğmuştur. Adli veİdari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyleoluşan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerinesayın çoğunluk görüşü doğrultusunda“Uyuşmazlığın çözümünün2918 sayılı yasanın 110. maddesi gereğince adliyargının görev alanında bulunduğu”gerekçesiyle adli yargının görevli olduğuna kararverilmiştir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine 6099sayılı Kanunla eklenen 1. fıkra ile "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir. Eldekiuyuşmazlık ise anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Zira, 2918sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle araç işletenininhukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Oysa ki somutuyuşmazlıkta davacı, noter yoluyla satınaldığı araca gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulduğunu ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi sebebiyleuğradığı zararda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğunu ileri sürmektedir. Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır. İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumlulukilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır. Davalı kamu tüzel kişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleriidari nitelik taşır. Somut olayda, bu davalının yasa ilekendilerine verilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerinegetirmedikleri ileri sürülmüştür. Görevinhiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuruniteliğindedir. İdare’nin hizmet kusurundan doğanzararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Trafik tescilve büro amirliği tarafından araç tesciline ilişkinolarak yapılan işlemlerin idari nitelikte olup hiçyapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibiyapılıp yapılmadığı hususunun idari yargıyerinin denetimine tabi bulunmasına göre 2577 sayılıİ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan dava çeşitlerinden olaneldeki tam yargı davasında uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevlidir. Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.8.7.2019 Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy