T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 432
KARAR NO : 2019 / 440
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiilen çalıştığı günler karşılığı kıdem tazminatlarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : P. T.
Vekili : Av.E.A.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av. E.I. O L A Y :1-a) Davacı vekili ilk vermiş olduğu dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin davalı Milli EğitimBakanlığı bünyesinde Bulancak Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde 1986-2016 tarihleri arasında hizmetakdi ile usta öğretici olarakçalıştığını, belirtilen tarihlerarasında sigortasının ödendiğini, tatildönemlerinde usta öğreticilerin sigortasıödenmediğinden müvekkilinin dışarıdan sigortaprimi ödeyerek emekli olduğunu; SGK'dan emekli olmasınarağmen fiilen çalışmış olduğu günleriçin kıdem tazminatı alamadığını ilerisürerek; 52.552,00-TL kıdem tazminatının(dilekçeninbaşında dava değeri 42.000,00TL olarak gösterilmiştir)işten ayrılarak emekli olduğu tarihten itibaren en yüksekfaizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır. BULANCAKASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(İŞ MAHKEMESİSIFATIYLA):30.5.2018 gün ve E:2017/454, K:2018/292 sayı ile, “(…)Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre: Davacı1986 ila 2016 yılları arasında 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89.maddesi ve T.C. Milli EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli Veya Ek DersGörev İle Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin 5/2.maddesi uyarınca ustaöğretici olarak görevlendirilmiş, buna göre taraflararasındaki uyuşmazlığın işçi-işverenilişkisi olup olmadığı, ödenmeyen kıdemtazminatı alacağının tahsili istemi ile açılandavanın adli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği noktasında ön sorunun toplandığıanlaşılmıştır. T.C. MilliEğitim Bakanlığı Kurumlarında SözleşmeliVeya Ek Ders Görev İle Görevlendirilecek Uzman ve UstaÖğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesigereğince usta öğreticiler geçici personel ve ek ders göreviverilmesi yoluyla görevlendirilirler. Diğer yandanT.C.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Sigortaİşleri Genel Müdürlüğü, Sigorta PrimleriDaire Başkanlığı'nca yayınlanan "UstaÖğreticiler" konulu 16.02.2004 Tarih ve 101572 sayılı16-309 Ek Sayılı Genelgesinde ise Çıraklık ve HalkEğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlıolmaksızın ders ücreti karşılığındaçalışan usta öğreticilerin 657 SayılıKanunun 89.maddesine göreçalıştırıldıkları geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tabiolmadıkları belirtilmiş bu nedenle anılan kişilereödenen ücretlerden 4447 Sayılı İşsizlikSigortası Kanununun 46.maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir. Diğeryandan 4857 Sayılı İş Kanununun 2.maddesine göre;"İşçi" bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. Yani işçi sıfatınınkazanılması ancak iş sözleşmesininvarlığına bağlı olmaktadır. Niteliğiitibariyle iş sözleşmesinde taraflar sözleşmeninkonusunu, amacını, biçimini serbestçe,karşılıklı pazarlık ve anlaşma ileserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışmailişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuattarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileristatü hukukuna tabi kılmaktadır. Yani çok beğenilenve başarılı bulunan bir usta öğreticininmaaşı aynı şartlarda çalışan birdiğerine göre yükseltilememekte, objektif kriterlergeçerli olmaktadır. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılangörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespitinin yargı yolunu dabelirleyeceği aşikardır. Buna göre özel hukuksözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar adli yargıda,idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardan doğanuyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir. Tüm buaçıklamalar kapsamında somut olayabakıldığında davacının ders ücretikarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakçalıştığı ve yukarıda belirtilen rejimetabi olduğu davacının da kabulündedir. Taraflararasında iş sözleşmesi bulunmaması, aradakiilişkinin statü ilişkisine tabi olması hususlarıkarşısında davacının sosyal güvenlik hukuku açısındanprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi kapsamında çalıştığıanlamına gelmeyeceği hususları birliktedeğerlendirilmiş ve uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesi sıfatıylamahkememizin görev alanına girmediği sonucuna varılmış,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.01.2017 tarih, 2015/9-736E. ve2017/25K. Sayılı kararı da emsal alınarak aşağıdakigibi karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere; Yargıyolu bakımından davanın REDDİNE…” kararvermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. 1-b) Davacı vekili ikinci kez vermişolduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıMilli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Bulancak HalkEğitim Merkezi Müdürlüğünde 1986-2016 tarihleriarasında hizmet akdi ile usta öğretici olarakçalıştığını, belirtilen tarihlerarasında sigortasının ödendiğini, tatildönemlerinde usta öğreticilerin sigortasıödenmediğinden müvekkilinin dışarıdan sigortaprimi ödeyerek emekli olduğunu; SGK'dan emekli olmasınarağmen fiilen çalışmış olduğu günleriçin kıdem tazminatı alamadığını ilerisürerek, kıdem tazminatının ödenmesi için BulancakAsliye (İş) Mahkemesinin 2017/454 Esas sayılı dosyasıile dava açtığını ve halen derdest olduğunu vemüvekkilinin ilk davayı açarken davalıya ait Pirazizilçesi Halk Eğitim Merkezindeki hizmetlerini davadilekçesine eklemeyi unuttuğunu; müvekkilinin Piraziz HalkEğitim Merkezideki 6.12.21993 tarihinden 6.6.2002 tarihine kadarçalışmalarının karşılığıolan kıdem tazminatı olan 14.000,00 TL’nin iştenayrılarak emekli olduğu tarihten itibaren en yüksek faizi ilebirlikte davalıdan tahsili ve Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin(İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/454 esas sayılıdosyasıyla birleştirilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. BULANCAKASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(İŞ MAHKEMESİSIFATIYLA):16.5.2018 gün ve E:2017/612, K:2018/260 sayı ile,“(…)Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davacı1993 ila 2002 yılları arasında 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89.maddesi ve T.C. Milli EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli Veya Ek DersGörev İle Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin 5/2.maddesi uyarınca ustaöğretici olarak görevlendirilmiş, buna göre taraflararasındaki uyuşmazlığın işçi-işverenilişkisi olup olmadığı, ödenmeyen kıdemtazminatı alacağının tahsili istemi ile açılandavanın adli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği noktasında ön sorununtoplandığı anlaşılmıştır. T.C. MilliEğitim Bakanlığı Kurumlarında SözleşmeliVeya Ek Ders Görev İle Görevlendirilecek Uzman ve UstaÖğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesigereğince usta öğreticiler geçici personel ve ek dersgörevi verilmesi yoluyla görevlendirilirler. Diğer yandanT.C.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Sigortaİşleri Genel Müdürlüğü, Sigorta PrimleriDaire Başkanlığı'nca yayınlanan "UstaÖğreticiler" konulu 16.02.2004 Tarih ve 101572 sayılı16-309 Ek Sayılı Genelgesinde ise Çıraklık ve HalkEğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlıolmaksızın ders ücreti karşılığındaçalışan usta öğreticilerin 657 SayılıKanunun 89.maddesine göreçalıştırıldıkları geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tabiolmadıkları belirtilmiş bu nedenle anılan kişilereödenen ücretlerden 4447 Sayılı İşsizlikSigortası Kanununun 46.maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir. Diğeryandan 4857 Sayılı İş Kanununun 2.maddesine göre;"İşçi" bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. Yani işçi sıfatınınkazanılması ancak iş sözleşmesininvarlığına bağlı olmaktadır. Niteliğiitibariyle iş sözleşmesinde taraflar sözleşmeninkonusunu, amacını, biçimini serbestçe,karşılıklı pazarlık ve anlaşma ileserbestçe seçebilirler. Buna karşılık istihdamınidari sözleşme, görevlendirme veya atama suretiyleyapılması durumunda, çalışma ilişkisininçerçevesini oluşturan yasal mevzuat tarafların hareketserbestisini kısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabikılmaktadır. Yani çok beğenilen vebaşarılı bulunan bir usta öğreticinin maaşıaynı şartlarda çalışan bir diğerine göreyükseltilememekte, objektif kriterler geçerli olmaktadır. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılangörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespitinin yargı yolunu dabelirleyeceği aşikardır. Buna göre özel hukuksözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar adli yargıda,idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardan doğanuyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir. Tüm buaçıklamalar kapsamında somut olayabakıldığında davacının ders ücretikarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakçalıştığı ve yukarıda belirtilen rejimetabi olduğu davacının da kabulündedir. Taraflararasında iş sözleşmesi bulunmaması, aradakiilişkinin statü ilişkisine tabi olması hususlarıkarşısında davacının sosyal güvenlik hukukuaçısından primlerinin yatırılmışolmasının iş sözleşmesi kapsamındaçalıştığı anlamına gelmeyeceğihususları birlikte değerlendirilmiş veuyuşmazlığın çözümünün işmahkemesi sıfatıyla mahkememizin görev alanınagirmediği sonucuna varılmış, Yargıtay Hukuk GenelKurulu'nun 18.01.2017 tarih, 2015/9-736E. ve 2017/25K. Sayılıkararı da emsal alınarak aşağıdaki gibi karar vermekgerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere; 1-Uyuşmazlığınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğindenyargı yolu bakımından davanın USULDENREDDİNE…” karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. 2-Davacıvekili bu kez, Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş MahkemesiSıfatıyla) açtığı iki davadan da bahisle veyargılamanın ekonomik olması açısından budavaları birleştirildiğini belirterek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 56.000,00 TL kıdemtazminatının, müvekkilinin işten ayrılarak emekliolduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ORDUİDARE MAHKEMESİ: 11.4.2019 gün ve E:2019/488 sayı ile, davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi bulunduğu, davacınınİş Kanunundan istisna edilen işlerdeçalıştırılmadığı ve kapsamdışı personel niteliğinde olmadığı, talepedilen tazminatlarının İş Kanunu’ndan kaynaklananhaklardan olduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin (İş Mahkemesinin) görevli olduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 19. maddesine istinaden görevliyargı kolunun belirlenmesi için (Mahkemelerinin dava dosyasıile Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2017/454 ve E:2017/612sayılı dosyalarının aslının Mahkemesindenistendikten sonra birlikte gönderilmek suretiyle) UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce birkarar verilinceye kadar işbu davanın bekletilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyaları da temin edilmek sureti ile 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Bulancak ve Piraziz Halk Eğitim MerkeziMüdürlüklerinde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiilençalıştığı günlerkarşılığı kıdem tazminatlarının faiziile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; “İş Sözleşmesi,Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında,kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresindenkaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlaraise Kanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri HakkındaKanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafındanbelirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesikapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SosyalGüvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğuiş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Bulancak ve Piraziz Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleribünyesinde1986-2016, 1993-2002 tarihleri arasında usta öğretici olarakçalıştığı, davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik, adli yargı yerinde52.552,00-TL (dilekçenin başında dava değeri 42.000,00TLolarak gösterilmiştir) ve 14.000,00 TL; idari yargıyerinde ise 56.000,00-TL kıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ordu İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Bulancak Asliye HukukMahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) ayrı ayrıverdiği: 1-30.5.2018 gün ve E:2017/454, K:2018/292, 2-16.5.2018gün ve E:2017/612, K:2018/260 sayılıgörevsizlik kararlarının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ordu İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş MahkemesiSıfatıyla) ayrı ayrı verdiği: 1-30.5.2018 gün veE:2017/454, K:2018/292, 2-16.5.2018 gün ve E:2017/612, K:2018/260 sayılı GÖREVSİZLİK KARARLARININKALDIRILMASINA, 8.7.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy