T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 433
KARAR NO : 2019 / 435
KARAR TR : 8.7.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. Ö.
Vekil i :Av.E.S.
Davalı : Elazığ BelediyeBaşkanlığı
Vekil i : Av.E.S.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 16.06.2012 tarihindesaat 16:20 sıralarında yönetiminde olduğu 23 ... 2445plakalı araç ile Sedat Demir'in sürücüsüolduğu 23 ... 888 plakalı aracın çarpışmasısonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; kazanın oluşumunda;Elazığ ili Doğukent Mah. Mimar Sinan Cad. üzerinden MustafaTemizel Cad. istikametine doğru, orta refüjüağaçların ve su kanalı ile bölünmüşolan yol üzerinden seyir halinde olan aracın, Akbulutönündeki kavşaktan tekrar gelmiş olduğu istikametedoğru dönüş yaparken, dönmüş olduğuyerdeki sağ tarafında bulunan ağaçlardan veçiçeklerden dolayı yolu tam olarak göremeyerek yolüzerine çıkış yaptığı esnada solşerit üzerinden seyir halinde olan aracın dönüşyapan araca çarpması şeklinde meydana geldiğini; bu kazaile ilgili olarak tespit talebinde bulunulması üzerine Asliye HukukMahkemesine sunulan bilirkişi raporunda; davalınınkusurunun bulunduğunun belirtildiğini, meydana gelen kaza neticesimüvekkiline ait araçta toplam zarar bedelinin 8.300,00 TL olaraktespit edildiği, 2.375,00 TL'nin sigortalısıtarafından ödendiğinden bahisle; fazlaya ilişkintalep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.925,00 TL maddi ve1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Elazığ2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 26.11.2013 gün ve E:2012/554, K:2013/841sayı ile uyuşmazlığın esasını inceleyerek,maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile fazlayailişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin davanınkabulüne karar vermiş, temyiz yoluna gidilmesi üzerineYargıtay 17.Hukuk Dairesi: 27.1.2016 gün ve E:2016/239, K:2016/1007sayı ile, “(…) Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasarbedeli ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıvekili, yolun sağ tarafında bulunan ağaçlar veçiçeklerden dolayı yolun tam olarak görülmesininengellenmiş olduğunu belirterek davalının yolda bulunanağaç ve çiçeklerin bakımınıyapmaması nedeni ile meydana gelen kaza sonucu aracının hasargördüğünü ve eş ve çocuğununyaralanması nedeni ile de manevi zarara uğradıklarıiddiasıyla Elazığ Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı aleyhine dava açmış olup,davada hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Bu durumdadavanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesigerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmünBOZULMASINA…” karar vermiştir.
ELAZIĞ2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 14.7.2016 gün ve E:2016/254,K:2016/376 sayı ile, Bozma ilamına uyduktan sonra;“(…)Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve manevitazminat istemine ilişkindir.
Dava yoldabulunan ağaç ve çiçeklerin bakımınıyapmaması nedeni zarar gören davacının davalıElazığ Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı aleyhine tazminat talebine ilişkin olup,davada hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev veyetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlarniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, buzararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Bu durumda davanın HMK 114/1-bmaddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniylemahkememizin görevsiz olduğuna dair aşağıdakişekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Davacınıntazminat talepleri hakkında görevli yargı yerinin idariyargı olması sebebiyle 2577 Sayılı İYUK’un 2.,6100 Sayılı HMK’nın 114 ve 115. Maddeleri gereğinceYARGI YOLU BAKIMINDAN MAHKEMEMİZİNGÖREVSİZLİĞİNE…” karar vermiş, temyizyoluna başvurulması üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince, 21.2.2019gün ve E:2018/6357, K:2019/1871 sayı ile, temyizitirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmişve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez meydana gelen maddi hasarlıve yaralanmalı trafik kazası nedeniyle 2.905,00 TL maddi ve 5.000,00TL manevi tazminatın davalı idareden tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ELAZIĞ1.İDARE MAHKEMESİ: 23.5.2019 gün ve E:2019/154 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.,2., 10., 13., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesihükümlerine; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptalistemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararına yer verdikten sonra; “ “(…) Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi'ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu anlaşılmaktadır.
Olayda,davacı tarafından daha önceden adli yargı merciindeaçılıp, Elazığ 2.Asliye Hukuk Mahkemesitarafından 14/07/2016 tarihli ve E:2016/254, K:2016/376 sayılıGörev Ret kararı ile sonuçlanan ve kesinleşen davasonrasında aynı taleplerle bakılmakta olan davanınaçıldığı görülmekte olup, yukarıdazikredilen mevzuat hükümleri uyarınca karayolu üzerindebulunan kavşağın da karayoluna dahil olduğu. 2918sayılı Yasa'da Belediyelere yüklenen görev ve sorumluluklararasında bulunan trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemler arasında kavşak üzerindekidüzenlemelerin de bulunduğu anlaşıldığından,Elazığ İli Doğukent Mah. Mimar Sinan Cad. üzerindeAkbulut Petrol karşısındaki kavşakta orta refüjüzerindeki ağaçlar ve çiçeklerden dolayıgörüş açısının yeterli olmamasısebebi ile oluştuğu iddia edilen kaza nedeniyle uğranılanzararların tazmini istemiyle açılan bu davada 2918sayılı Yasa çerçevesindeki sorumluluk davalarıkapsamında Mahkememizin görevli olmadığı,uyuşmazlığın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görev yönünden reddine, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin2247 sayılı Kanun'un 18.maddede belirtilen usule riayet edilmekkaydıyla bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceyekadar ertelenmesine …” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 8.7.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 16/06/2012günü Elazığ İli Doğukent Mahallesi, MimarSinan Cadddesi üzerinden Mustafa Temizer Caddesi istikametine doğruseyir halinde olan davacının sevk ve idaresindeki 23 ... 2445plakalı araç ile Sedat Demir sevk ve idaresindeki 23 ... 888plakalı aracın çarpışması sonucunda trafikkazasının meydana geldiği, bilirkişi raporuna göre,Mimar Sinan Caddesi üzerinde Akbulut Petrol karşısındakikavşakta özellikle sol şeritte direk seyredip kavşağayaklaşan araçlar için orta refüj üzerindekiağaçlar ve çiçeklerden dolayıgörüş açısının yeterliolmadığı sonucuna varılarak davalı idarenin kusurununtespit edildiği iddia edilerek; uğranılan maddi ve manevizararların tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Elazığ 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Elazığ 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.7.2016gün ve E:2016/254, K:2016/376 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Elazığ2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.7.2016 gün ve E:2016/254, K:2016/376sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 8.7.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy