T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/445
KARAR NO : 2019/485
KARAR TR: 08.07.2019
ÖZET: Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :G.Sig.A.Ş.
Vekili : Av.E.G.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.M.Ş.H.
O L A Y: Davacıvekilidavadilekçesinde özetle;müvekkili şirkete sigortalı 06LKY 40 plaka sayılıaracın 10/02/2016 tarihinde Sungurlu İlçesi istikametindenÇorum ili istikametine ilerlerken, Çorum Yolu 39+050 m'de yolunsağ tarafında bulunan yüksek tepelerden yol üzerinedüşen taş parçasının sigortalı aracınsağ ön alt kısmına çarpması sonucu tektaraflı trafik kazası meydana geldiği; kaza sonucu tespit edilen12.819,06 TL hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından03/05/2016 tarihinde sigortalıya ödendiğini, hasarınmeydana gelmesine davalının sebebiyet verdiğini,davalının, kaza tespit tutanağında da belirtildiğigibi gerekli önlem ve tedbirleri almayarak kazanın oluşumunasebebiyet vererek %100 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerekfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylasigortalıya ödenen 12.819,06 TL tazminatın ödeme tarihiolan 03/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birliktedavalı idareden tazmini istemiyle 10.8.2016 tarihinde adliyargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA 13.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.3.2017 gün veE:2016/371, K:2017/86 sayı ile, 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2-1/b maddesinde idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zararauğrayanlar tarafından açılan tam yargıdavalarının idari dava olduğunun belirtildiği, davayabakmakla İdare Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkemeleriningörevsiz olduğu gerekçesiyle, yargı yoluyönünden dava dilekçesinin reddine karar vermiş, bukarara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi: 25.10.2018gün ve E:2017/1974, K:2018/1470 sayı ile, kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı idarenin kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi olduğu; kamu tüzel kişilerinin yasalartarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlarınniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olduğu; buzararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İYUK 'nun 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesinin gerektiği; görevkurallarının kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sendikkate alınmasının zorunlu olduğu; mahkemece, idariyargının görevli olduğu ve adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeni ileyargı yolu yönünden dava dilekçesinin reddine kararverilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve usulyönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacıvekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar vermiş vemahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
ÇORUM İDARE MAHKEMESİ; 14.5.2019 gün veE:2019/48 sayı ile, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, mezkur kanun hükmünün;karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı vekanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu;adli yargının görev alanına giren davadaMahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda uyuşmazlık mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan08.07.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın birkısmının idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan birrücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,06 LKY 40 plaka sayılıaracın, 10.02.2016 tarihinde Çorum İlinin Sungurluİlçesinde seyri sırasında yolun sağ tarafındabulunan yüksek tepelerden düşen taş parçasınınaracının sağ ön alt kısmıyla çarpmasısonucu meydana geldiği iddia edilen trafik kazası sonucunda sigortaşiketince sigortalıya ödenen12.819,06 TL nindavalı idaredentahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Çorum İdare MahkemesininBaşvurusunun kabulü ile Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.3.2017gün ve E:2016/371, K:2017/86 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çorum İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.3.2017 gün ve E:2016/371, K:2017/86sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,08.07.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy