T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 335
KARAR NO : 2019 / 363
KARAR TR : 20.5.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.Turizm Tic. ve San.A.Ş.
Vekilleri : Av.N. Ö., Av.S. H. K.
Davalı : 1-İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av.N. Ö. E.
2-Beykoz Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.S. K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin “İ.”markası altında araç kiralama işi ile iştigalettiğini, şirkete ait 34 ... 6439 plaka sayılı aracın14.1.2016 tarihinde 3.Cadde üzerinde seyir halinde iken N.B4önüne geldiği esnada B4 önünde açıkbulunan yol içindeki mazgala, aracının altkısımlarının çarpması sonucunda trafikkazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada araçtaoluşan hasar bedelinin 2.451,55 TL olduğunu; kazaya,mazgalı açık bırakan, yolun bakım veonarımından sorumlu kuruluşun; üzerine düşenyükümlülüğü ihmal ettiğinden, 2918Sayılı Kanunu'nun 7. maddesini ihlal etmiş bulunduğundanhasara sebebiyet verdiğini; meydana gelen hasarın tahsili içindavalı idareye başvurulmuş ise de, talebin reddedildiğini ifade ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydıyla; 2.451,55-TL zararının kaza tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankası reeskont faiz oranı ile birlikte davalılardanmüştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL8.İDARE MAHKEMESİ: 15.8.2017 gün ve E:2017/1515, K:2017/1690sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1., “Kapsam” başlıklı 2., 10., 19/01/2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 110. ve Geçici 21.maddesine yer verdiktensonra; “Diğer taraftan; Anayasa Mahkemesi 08/12/2011 gün veE:2011/124, K:2011/160 sayılı kararı ile; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. Başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir" hükmünevarmıştır. 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı da bu yöndedir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacı şirkete ait 34HT 6439 plaka sayılı araç ile 14/01/2016 tarihinde 3. caddeüzerinde seyir halinde iken B4 önünde açık bulunanyol içindeki mazgala aracın alt kısımlarınınçarpması nedeniyle meydana gelen 2.451,55-TL TL'lik maddi hasarbedelinin, sorumlu davalı idarelerin hizmet kusuruna bağlıolarak tazmin edilmesi tazmini istemiyle bakılan davanın 10.08.2017tarihinde açıldığıanlaşılmıştır.
Olayda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,mezkur kanun hükmünün; karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan hasar nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 13.10.2014 tarih, E.2014/871 K.2014/924sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurulun E:2015/2013 K:2015/19114 sayılıkararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine…” kesin olarak kararvermiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
İSTANBULANADOLU 25.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.7.2018 gün ve E:2017/365,K:2018/185 sayı ile, “(…)Dava, trafik kazasındankaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda,davacıya ait aracın, davalı idarelerin bakım veonaranından sorumlu bulunduğu yolda açıkbırakılan mazgala çarpması sonucunda trafik kazasınamaruz kaldığı ve hasara uğradığıiddiasıyla hasar bedelinin davalı idarelerden tahsili talepedilmiş olup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır.Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyeler kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarak 2577 sayılıyasanın 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerindetam yargı davası açılması gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu itibarladavanın adli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz olması nedeniyle görevsizlik nedeniyle reddine kararverilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanınyargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundanREDDİNE…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.HukukDairesi: 25.10.2018 gün ve E:2018/2535, K:2018/1185 sayı ile,“(…)HMK.nın 341/2 hükmü uyarınca, miktar veyadeğeri üç bin Türk Lirasını geçmeyenmalvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Karartarihi olan 2018 yılı itibariyle kesinlik sınırı3.560-TL ye yükseltilmiştir.
Davalılarhakkında, davacı tarafından fazlaya ilişkin haklarsaklı tutulmaksızın 2.451,55-TL alacak bedeli üzerindendava açılmıştır. Bu durumda, istinaf istemine konudavanın değeri miktar itibariyle kesin olup; yasa yolu kapalıbulunmaktadır.
HMK. m. 346/1hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararınınmahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinintanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı dagözetilmek suretiyle, davacı vekili tarafından verilen istinafdilekçesinin kararın kesin olması nedeniyle reddine kararverilmesi gerektiği düşüncesiyle;
HÜKÜM:Gerekçe uyarınca;
1-Davacıvekilinin istinaf dilekçesinin ve isteminin HMK'nın 341/2,346/1 ve352. madde hükümleri gereğince REDDİNE…” kesinolarak karar vermiştir.
Davacıvekili tarafından, olumsuz görevuyuşmazlığının çözümüiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesitalep edilmiş; dosyanın sehven gönderildiğiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi: 9.4.2019 günve E:2019/718 K:2019/1066 sayı ile, yanlışlıkla Dairelerinegönderildiği sonucuna ulaşıldığındandosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzere,yerel mahkemesine iadesine karar vermiş; Mahkemesince dosyaUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 20.5.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyasının UYAPörneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete ait 34 ... 6439 plakasayılı aracın, 14/01/2016 tarihinde 3. cadde üzerindeseyir halinde iken N.B4 önünde açık bulunan yoliçindeki mazgala aracın alt kısımlarınınçarpması nedeniyle 2.451,55-TL TL'lik maddi hasar meydanageldiği; hasar bedelinin, yolun bakım ve onarımındansorumlu kuruluşların üzerlerine düşenyükümlülüğü ihmal ettiğinden dolayıoluştuğu iddia edilerek, söz konusu miktarındavalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdiryetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,idari yargının denetimine bağlı olması gereken idaribir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.7.2018gün ve E:2017/365, K:2018/185 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.7.2018 gün ve E:2017/365, K:2018/185 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.5.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy