T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 350
KARAR NO : 2019 / 365
KARAR TR : 20.5.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av.A. T. A., Av.B. B. I., Av.B.Ş.,
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili :Av.N.F. G.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirketçe sigortalı dava dışı bir şirkete ait61 K ... plakalı ticari aracın, 09.01.2015 tarihinde Karadeniz Sahilyolu Arhavi-Trabzon istikameti, Arhavi ilçesindenFındıklı ilçesi yönüne D010 24km19+650m’ye geldiği sıralarda, köprü üzerindekibuzlanma nedeniyle trafik kazasınakarıştığını, araçta maddi hasar meydanageldiğini; trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespittutanağında; “Bu kazanın oluşumunda, yolun yapımve bakımından sorumlu kuruluşun yolda gerekli tuzlamayapmamasından dolayı, KTK’da yer alan madde 1/A (yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemler almak ve aldırmak)kuralını ihlal ettiği, 61 K ... plakalı araçsürücüsü H. A.’ın ise kusurununolmadığı...”nın belirtildiğini tespitedilen 27.000,00 TL zarar miktarının 17.03.2015 tarihindemüvekkili tarafından ödendiğini; Poliçe GenelŞartları ve özellikle Türk Ticaret Kanunu’nun 1472.maddesi uyarınca Müvekkilinin sigortalısına halef olarak,bu hasara sebep olan kişiye ve zarardan kanunen sorumlu bulunanlararücu etmek hakkına sahip olduğunu; davalının,sorumluluğunda bulunan yol üzerindeki alt yapısalfaaliyetlerindeki gerekli tedbir, önlem, bakım ve onarımişlerini layıkıyla yerine getirmediğinden sigortalıaraçta vuku bulan zarardan ötürü sorumlu bulunduğunuifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla; 27.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle, adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara1.Asliye Ticaret Mahkemesi:12.2.2016 gün ve E:2015/348, K:2016/100sayı ile, davalının tacir olmadığı,uyuşmazlığın ticari ilişkidenkaynaklanmadığı ve davacı tarafından, davalıidarenin yolun bakım ve onarımını yapmaması, gereklitedbirleri almaması nedeniyle kusurlu olup kazanın oluşumunasebebiyet verdiğinin iddia edildiği, uyuşmazlığınTTK 4/2.md.de “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkinolmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleriolduğu gerekçesiyle; Mahkemelerinin görevsizliğinedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine;dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Ankara AsliyeHukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş; temyiz yoluna başvurulmasıüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi: 4.5.2017 gün ve E:2017/627,K:2017/5081 sayı ile, davanın HMK 114/1-b.maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesigereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine kararverilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesinindoğru görülmediği gerekçesiyle, davalıvekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasınakarar vermiştir.
ANKARA1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ:10.10.2017 gün ve E:2017/608,K:2017/771 sayı ile, bozma ilamına uyduktan sonra; bozma ilamıdoğrultusunda mevcut davanın yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle HMK 114/1-b maddesi gereğince, HMK 115/2 uyarınca davaşartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 4.İdareMahkemesi: 25.2.2019 gün ve E:2019/343, K:2019/340 sayı ile, 2577sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetkiyönünden reddine, dava dosyasının yetkili Rize İdareMahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiştir.
RİZE İDAREMAHKEMESİ: 25.3.2019 gün ve E:2019/137 sayı ile, “(…)2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ''Amaç"başlıklı l., ''Kapsam” başlıklı 2., "KarayoluTrafik Güvenliği" başlıklı 13., 19/01/2011tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılıKanun'un 14'üncü maddesi ile değişik, "Görevli veYetkili Mahkeme" başlıklı 110 ve Geçici Madde 21.Maddesi hükümlerine yer verdikten sonra, “Yukarıda yerverilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden,2918 sayılı Kanun'da öngörülen önlemlerinalınmaması, karayollarının yapım vebakımında gerekli titizliğin gösterilmemesi gibi hizmetkusurundan kaynaklandığı ileri sürülenler de dahilolmak üzere 2918 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğansorumluluk davalarının 6099 sayılı Kanun'un 14 ve 15'incimaddelerinin yürürlüğe girdiği 19/01/2011 tarihindenitibaren adli yargı merciilerinde açılabileceği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 28/12/2015 tarih ve E:2015/858 K:2015/593sayılı kararı da bu yöndedir.
(…)
Bu durumda,davacı şirket tarafından sigortalanan aracınkarıştığı maddi hasarlı trafik kazasısonrasında ödenen 27.000,00-TL tutarındaki tazminatınödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle açılan davanın, anılan Yasa kurallarıuyarınca, adli yargı merciilerinin görevine girdiğineticesine ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle;
1.Adliyargının görev alanına giren davada Mahkememizingörevli olmadığına,
2.Ankara1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2017 tarihli E:2017/608 K:2017/771sayılı görevsizlik kararına ilişkindosyasının teminine,
3.2247sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için temin edilen dosya ile işbu dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4.Dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 20.5.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafındansigortalanan 61 ... plakalı aracın 09/01/2015 tarihinde trafikteseyir halindeyken köprü üzerindeki buzlanma nedeniyle maddihasarlı trafik kazası meydana geldiği; kaza nedeniylearaçta maddi hasar oluşmasında davalı idarenin hizmetkusurunun bulunduğundan bahisle, ödeme yapılan 27.000,00-TL'nin davalıidareden rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Rize İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2017 gün ve E:2017/608, K:2017/771 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Rize İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 1.Asliye TicaretMahkemesinin 10.10.2017 gün ve E:2017/608, K:2017/771 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20.5.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy