T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 191
KARAR NO : 2019 / 358
KARAR TR : 20.5.2019
ÖZET : Sağlık Bakanlığı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ile Hizmet Sözleşmesi imzalayarak Ağrı Devlet Hastanesinde İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken, 663 sayılı KHK geçici 15. maddesinin 4. fıkrasına istinaden sözleşmesi sonlandırılan davacının; kendisine bir kısım tazminat ve alacaklarının ödenmesi istemi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.F. E.
Vekili : Av.Uzm Arb. S. G.
Davalı : Sağlık Bakanlığı/Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü
Vekili : Av. E. T.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 14/05/2016tarihinden itibaren iki yıllık süreli işsözleşmesi ile davalı Kurumda (devrolunan Kamu HastaneleriBirliğinde ) iş girişi yaptığını; 25/08/2017tarihli, 694 sayılı OHAL geçici 15. maddenin 4. fıkrasımucibince iş akdinin 05/10/2017 tarihinde tek taraflı olarak fesihedildiğini; bu işleminin geçerli fesihhükümlerine dayanmadığını, bununla işe iadetalebinde bulunmaları mümkün olmamakla beraber,işçi hak ve alacaklarını talep etmelerinin mümkünolduğunu, davalarını hem İş Kanunu hem deBorçlar Kanununun 408. maddesine dayanarak ikame ettiklerini; davalıkurumun, mezkur hizmet sözleşmesini süresinden öncetek taraflı olarak feshettiğini, 2 yıldan öncekidönemde tek taraflı olarak fesih edilmiş olmasındankaynaklı, bakiye ücret alacağını talep ettiklerini; zira Borçlar Kanununun 408. maddesinin, belirli süreliiş sözleşmelerinde işverence fesih halindeişçinin bakiye alacağının olduğunu hükümaltına aldığını; yine müvekkilinin, hastaneninDöner Sermayesinden elde edeceği gelirden iş akdi erkenfeshedildiği için, belli bir süre mahrumkaldığını; ayrıca, İş Kanununda belirtilenihtar sürelerine uyulmadan iş akdi tek taraflı olarakfeshedildiğinden, ihbar tazminatına; müvekkilinin 11ayı aşan çalışma süresinin olmasıhasebiyle, yıllık ücretli izin alacağınahükmedilmesi gerektiğini; ayrıca hiçödenmediğinden kendisine fazla ve fazladan çalışmaalacağının ödenmesi gerektiğini; bunun yanında, eksiködenen maaş, asgari geçim indirimi, ulusal ve resmibayramlar ile genel tatil günlerinde çalışmasıkarşılığında UGBT ücreti kalemlerinden deödeme yapılması gerektiğini ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava açma hakları saklı tutularak; 5,000,00TL Sözleşmeye aykırılıktan / erken fesih doğanbakiye ücret alacağı, 100.00 TL. ödenmeyen maaş,100,00 TL. UBGT alacağı, 100,00 TL Asgari Geçim İndirimi,100,00 TL mahrum kalınan döner sermaye geliri, 100,00 TL KıdemTazminatı ve 100,00 TL İhbar Tazminatının, işverenlerinödemeleri gereken tarihten itibaren uygulanacak en yüksek mevduatfaizi uygulanarak; 100,00 TL fazla mesai alacağı, 100,00 TLYıllık Ücretli izin alacağının, iştençıkartılma tarihinden itibaren işletilecek işletmekredisi faizi ile birlikte davalı işverenden alınıp taraflarınaödenmesi istemiyle 29.3.2018 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
AĞRI1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA):16.10.2018 gün ve E:2018/50, K:2018/441 sayı ile,“(…)Dosyaya konu olan belgelerin incelenmesinde;davacının 15/05/2016 tarihinde Ağrı İli KamuHastaneleri Birliği Genel Sekreterliği bünyesindesözleşmeli personel olarak çalışmayabaşladığı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ileyapmış olduğu Hizmet Sözleşmesi doğrultusunda31/05/2016 tarihinde Müdür Yardımcısı unvanı ileçalışmaya başladığı, 13/12/2017 tarihliolur doğrultusunda Müdür Yardımcılığıgörevinden ayrılarak eski görevine döndüğügörülmektedir.
Uyuşmazlık;çalışma ilişkisinin niteliğinin, buna dayalıolarak da anılan davada iş mahkemesi yönünden yargıyolunun caiz olup olmadığının belirlenmesi noktasındatoplanmaktadır.
Anayasanın128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görüleceği belirtilmiştir.Maddede sözü edilen 'diğer kamu görevlileri' kavramımemurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetiningerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukukuilişkisiyle çalışanları kapsamaktadır. Devletingenel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli vesürekli görevlerde memur ve/veya diğer kamu görevlilerindenhangisinin çalıştırılacağına ilişkintercih kanun koyucunun takdir alanı içindedir.
657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca,kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçicipersonel ve işçiler eliyle gördürülür.
Sözleşmelipersonel, 657 sayılı Kanunda sayılan dört istihdamtüründen biri olarak, memurluk sistemine, kamu hizmetinin insan unsurununmemurlardan oluşturulması ilkesine getirilmiş bir istisna olup,bu kapsamda çalıştırılanlar, kamu hizmetinesözleşme ilişkisiyle bağlanmışlardır. Ancak,sözleşme ilişkisini belirleyen temel ilke olan “iradeserbestisi” sözleşmeli personel istihdamındageçerli değildir. İdarenin kanuniliği ilkesi gereği,yapılacak sözleşmelerin içeriği vesözleşme yapılma yöntemi mevzuatta yer verilendüzenlemelerle belirlenmekte, tarafların iradesi belirleyiciolmamaktadır. Yapılan sözleşmeler, iş hukukundaki“iş sözleşmeleri”nden farklı olarak“idari hizmet sözleşmeleri” niteliğindebulunmaktadır.
Kamudasözleşmeli personel çalıştırılmasıile ilgili bir çok düzenleme yapılmıştır.Bunlar; 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesine göre istihdam edilensözleşmeli personel, 399 sayılı KHK’ye göreistihdam edilen sözleşmeli personel, SağlıkBakanlığında 4924 sayılı Kanunçerçevesinde istihdam edilen sözleşmelisağlık personeli, 5393 sayılı Belediye Kanununa göreistihdam edilen sözleşmeli personel, 375 sayılıKHK’ya göre istihdam edilen sözleşmeli bilişimpersoneli, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ekgeçici 16. maddesine göre istihdam edilen sözleşmelipersonel, Teşkilat Kanunlarına ve diğer kanunlara göreistihdam edilen sözleşmeli personele (Kadrokarşılığı sözleşmeli personel,düzenleyici ve denetleyici kurumlarda istihdam edilen sözleşmelipersonel, diğer teşkilat kanunları çerçevesindeistihdam edilen sözleşmeli personel) ilişkindüzenlemelerdir.
Birdiğer istihdam şekli olan “işçi” ise, 4857sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesindetanımlanmıştır. Anılan maddeye göre;“işçi” bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olarak ifade edilmektedir.İşçi sıfatının kazanılması işsözleşmesinin varlığına dayandığından,her şeyden önce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmişbir sözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur. İşKanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veyaişveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veyaİş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarındandoğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümgörevi 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1.maddesi uyarınca iş mahkemelerine verilmiştir.
“Sözleşmelipersonel” atamayla değil, işçiler gibisözleşme ile çalıştırılmaktadır.Bağlı bulundukları sözleşme, iş hukukundageçerli irade serbestisine dayanan iş sözleşmesindenfarklı olarak, idari hizmet sözleşmesi niteliğitaşımaktadır.
Birsözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için,idare ile imzalanması, konusunun kamu hizmetine ilişkin olması,özel hukuku aşan koşulları içermesi, belirli birsüreyi kapsaması gerekir.
Birsözleşmenin idari sözleşme olupolmadığının belirlenebilmesi için sözleşmetaraflarından birisinin idare olması ve sözleşme konusununkamu hizmetine ilişkin bulunması koşulları her zamanyeterli olmayabilir. Bu taktirde idare ile karşı taraf arasındaakdedilen sözleşmenin tüm hükümlerinin incelenerek,tarafların, idareye kamu gücünden doğan üstünyetkiler tanımak suretiyle sözleşmeye idari sözleşmeniteliği vermek amacında olup olmadıklarınınaraştırılması gerekmektedir. Özel hukuksözleşmelerinde söz konusu olmayan bazı üstünyetkilerin tanınması, idari sözleşmelerin en belirginözelliğidir.
Buhükümler, özel hukuku aşan şartlar olaraknitelendirilir. Bu durum idarenin kamusal yetkisini kullanarakyaptığı sözleşmede, idareye üstünlük veotorite tanınması şeklinde kendini gösterir. İdareyeüstünlük ve otorite tanınması ona, gözetim vedenetim yapma, emir verme ve ceza uygulama, sözleşmeyi tektaraflı olarak değiştirme ve fesih etme, resen hareket etme gibihak ve yetkilerin verilmesi yolundaki sözleşme hükümleriile belli olur.
Özelsözleşmelerde taraflar, kanunlarınöngördüğü sınırlar içinde,sözleşmenin konusunu, amacını, biçimini,bağlantı kuracakları kişileri serbestçeseçebilirler. Buna karşılık, idarisözleşmelerde, çerçevesini oluşturan kanuni mevzuattarafların hareket serbestisini kısıtlamaktadır.
Bu sebepledirki; özel hukuk sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar adli yargıda, idari sözleşmelerdendoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıda giderilmektedir.(Ş. Gözübüyük Yönetim Hukuku Ankara 1983 sahife198-199)
Somut olayda,davacının davalı Ağrı İli Kamu HastaneleriBirliği Genel Sekreterliği isimli işyerinde,sözleşmeli personel olarak çalıştığıve 663 sayılı KHK nın 33 üncü maddesinin beşincifıkrası uyarınca Müdür Yardımcısıolarak görevlendirildiği tartışmasızdır. Yinetaraflar arasında imzalanan sözleşmenin de;sözleşmenin bir tarafının idare olması,sözleşmenin belirli süreli olması, sözleşmeninkonusunun bir kamu hizmetinin görülmesi olması vesözleşmede idareye kamu gücünden kaynaklanan ayrıcalıklartanındığı (bkz. Sözleşme madde 3, 7, 11, 13, 14)görülmekle, sözleşmenin idari hizmet sözleşmesiniteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.
Yukarıdabelirtilen maddi ve kanuni olgular gözetildiğinde,davacının “sözleşmeli personel” olarakgörev yaptığı, taraflar arasında akdedilmişbulunan idari sözleşmeye dayalı uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesinin görevalanına girmediği anlaşılmakta olup,anlaşmazlığın çözüm yeri idari yargıolduğundan, davanın yargı yolu caiz olmaması sebebiyleusulden reddine dair oluşan vicdani kanaat ile birlikteaşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Genelgerekçe için bkz. Yargıtay 22. HD 2015/21672 E.-2017/27748K. Sayılı ilamı)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartıyokluğundan USULDEN REDDİNE…” karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ERZURUM2.İDARE MAHKEMESİ: 22.2.2019 gün ve E:2018/1737 sayı ile,“(…)25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete'deyayınlanarak yürürlüğe giren İş MahkemeleriKanunu'nun Görev başlıklı 5. maddesinde "(1)İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemeleriningörevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin davave işlere bakar." hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının 15/05/2016 tarihindeAğrı ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğibünyesinde çalışmaya başladığı,iş akdinin fesh edilmesi üzerine, 28/03/2018 tarihli taraflarınuzlaşamadığına dair arabuluculuk sontutanağının tanzim edildiği, bu nedenle toplam 5.800 TLtutarında bir kısım işçilik haklarınınödenmesi istemiyle açılan davada Ağrı 1. AsliyeHukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 16/10/2018tarih ve 2018/50 Esas, 2018/441 sayılı kararı ile yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundandavanın reddine karar verildiği ve bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkkonusu olayda; davacının 4857 sayılı İş Kanunu'natabi olarak çalıştığı açıkolduğundan ve İdarî yargı yerlerindeaçılabilen İdarî davaların, bir tarafınıidarenin teşkil ettiği ve bunların kamu hukukuna tâbihukukî uyuşmazlıkları kapsadığı; bunakarşın İş Kanunu'na tâbi işsözleşmelerinin feshinden dolayı işveren ile işçiarasında ortaya çıkan özel hukuka tâbi hukukîuyuşmazlıkların çözüm yerinin işmahkemeleri olduğu anlaşıldığından adliyargının görevli olduğu sonuç ve kanaatinevarılmıştır.
Açıklanannedenlerle görevsizlik kararı veren mercinin görevli olduğukanısına varıldığından, görevli mercininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına,dava dosyasının anılan Mahkemeye gönderilmesine,davanın Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 20.5.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyasıda temin edilmek sureti ile 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, SağlıkBakanlığı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ile HizmetSözleşmesi imzalayarak Ağrı Devlet Hastanesinde İdarive Mali İşler Müdür Yardımcısı olarakgörev yaparken, 663 sayılı KHK geçici 15.maddesinin 4. fıkrasına istinaden sözleşmesisonlandırılan davacının; kendisine 5,000,00 TL sözleşmeyeaykırılıktan / erken fesih/ doğan bakiye ücretalacağı, 100.00 TL. ödenmeyen maaş, 100,00 TL. UBGTalacağı, 100,00 TL asgari geçim indirimi, 100,00 TL mahrumkalınan döner sermaye geliri, 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00TL İhbar Tazminatı, 100,00 TL fazla mesai alacağı ve100,00 TL Yıllık Ücretli izin alacağının faiziylebirlikte ödenmesi istemine ilişkin bulunmaktadır.
694sayılı KHK’nın 193. maddesiyle eklenen(ancak 2/7/2018tarihli 703 sayılı KHK’nın 25. maddesiyle mülga) 663sayılı “Sağlık Bakanlığı veBağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin geçici 15. maddesinde;“(1) Bakanlık teşkilat ve kadrolarını bu maddeninyayımı tarihinden itibaren en geç üç ayiçinde bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygunhale getirir. Teşkilat ve kadrolar bu Kanun Hükmünde Kararnameyeuygun hale getirilinceye kadar, görevler daha önce bu görevleriyapmakta olan birimler ve personel tarafından; harcama ve ödemeler deilgili bütçesinden yapılmaya devam edilir. (2) Bu KanunHükmünde Kararnamenin gerektirdiği düzenleyiciişlemler bu maddenin yayımı tarihinden itibaren en geçaltı ay içinde yürürlüğe konulur. Anılandüzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, mevcutdüzenlemelerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırıolmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. (3) Bu KanunHükmünde Kararname ile kaldırılan Türkiye HalkSağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri KurumuBaşkanlıklarının üçüncükişilerle yapmış olduğu veya taraf olduğu hertürlü taahhüt, sözleşme, hak, alacak veborçları ile dava ve icra tâkipleri, teşkilat bu KanunHükmünde Kararname hükümlerine uygun halegetirildiğinde Bakanlığa devredilmiş sayılır. (4)Bu maddenin yayımı tarihinde görevde bulunan Bakanlık,Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye KamuHastaneleri Kurumunun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarınaatanmış veya görevlendirilmiş olup kadroları iptaledilen personelden; Kurum Başkanı, Kurum BaşkanYardımcısı, I. Hukuk Müşaviri, İlSağlık Müdürü, İl SağlıkMüdür Yardımcısı, İlçe SağlıkMüdürü, Halk SağlığıMüdürlüğünde müdür ve müdüryardımcısı olanların görevleri bu maddeninyayımı tarihinde sona erer. Bunlardan Kurum BaşkanYardımcısı ve I. Hukuk Müşaviri kadrolarınaasaleten atanmış bulunanlar Genel Müdür Yardımcısıkadrolarına; il sağlık müdür yardımcısıve halk sağlığı müdürlüğündemüdür yardımcısı kadrolarına asaletenatanmış bulunanlar ise şube müdürükadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle atanmışsayılır. Kadro unvanı değişmeyen diğer personel,ilgisine göre Bakanlığın merkez, taşra ve dönersermaye teşkilatındaki aynı unvanlı kadrolara başkacabir işleme gerek kalmaksızın atanmışsayılır. Kaldırılan kurumlarda 4924 sayılı Kanun,657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) ve (C)fıkraları uyarınca ve vekil ebe ve hemşirepozisyonlarında çalıştırılan personel ilesürekli ve geçici işçiler,çalıştığı birim ve teşkilatı esasalınarak mevcut pozisyon ve kadrolarıyla başkaca bir işlemegerek kalmaksızın Bakanlığa devredilmiş sayılır.Anılan idarelere ait boş kadro ve pozisyonlar, bu maddeninyayımı tarihinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın,bulundukları teşkilatlar esas alınarak Bakanlığadevredilmiş sayılır. Kamu hastaneleri birlikleri genelsekreterlikleri ile birliklere bağlı hastanelerde görevlisözleşmeli personelin sözleşmeleri bu maddeninyayımı tarihinde sona erer. Söz konusu sözleşmelipozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlardan görevlendirilenler kadrogörevlerine dönerler, 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılıKanuna tabi olarak çalışmakta iken sözleşmeyapmış olanlar, en son ayrıldıkları 4924sayılı Kanuna tabi sözleşmeli pozisyonlaradönebilirler, açıktan atananların ise ilişiklerikesilir. Ancak sözleşmeleri sona eren personel, üçayı geçmemek üzere yeni görevlendirmeleryapılıncaya kadar aynı şartlarda görev yapar. (5)Kaldırılan kurumların kullanımındaki bütüntaşınırlar Bakanlığa devredilir. Bu kurumlara tahsisedilmiş olan taşınmazlar, tahsis amacında kullanılmaküzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır.”Hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyalarının incelenmesinden; Davacının SağlıkBakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ile 663sayılı KHK’ya ekli II sayılı cetvelde belirtilen sözleşmelipersonel pozisyonlarında istihdam edilmek üzere, 30.5.2016 tarihinden 30.5.2018 tarihine kadar geçerli HizmetSözleşmesi imzaladığı; Sözleşmeimzaladıktan sonra Ağrı Devlet Hastanesinde, 31.05.2016tarihinde İdari ve Mali İşler MüdürYardımcısı olarak göreve başladığı; 25.08.2017tarihinde yayınlanan 694 sayılı Olağanüstü HalKapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması HakkındaKanun Hükmünde Kararnamesinin 193. maddesinde yapılandeğişiklikle, 663 sayılı KHK’nın geçici15. maddesinin 4. fıkrasına eklenen; “Kamu HastaneleriBirlikleri genel sekreterlikleri ile birliklere bağlı hastanelerdegörevli sözleşmeli personelin sözleşmeleri bu maddeninyayımı tarihinde sona erer, açıktan atananların iseilişkileri kesilir” düzenlemesi kapsamında alınanBakan Oluruna istinaden, 13.12.2017 tarihinde iş akdine son verildiği;davacıyla imzalanan Hizmet Sözleşmesinebakıldığında; ilgililerin 657 sayılıkanunda Devlet memurları için yasaklanan eylemlerde bulunamayacakları;geçici görevlendirmelerde 6245 sayılı HarcırahKanunu hükümlerinin uygulanacağı; çalışmasaatlerinin Devlet memurları ile aynı olduğu; ücretödemelerinde, izinlerde, eğitim durumundaki değişikliklerde663 sayılı KHK ile kamu personeline benzer haklartanındığı; sözleşmenin sona ermesi hallerindeİdarenin belirleyici ve üstün haklara sahip olduğu; işsonu tazminatında 657 sayılı yasanın 4/B maddesinegöre istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkinhükümlerin uygulandığı; yine ilgili hakkında 3628ve 4483 sayılı kanun hükümlerininuygulanacağının belirtildiği görülmüş;davacı tarafından, Olay kısmında ayrıntılıolarak yer verildiği şekilde; sözleşmesisonlandırıldığından bahisle bir kısım alacakve tazminatların kendisine ödenmesinin talep edildiğianlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun "İstihdam şekilleri" kenarbaşlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar,sözleşmeli personel, geçici personel ve işçilereliyle görüldüğü belirtilmiştir. Mahkemeiçtihatlarında ve öğretide; idarenin kamusal yetkisininverdiği üstünlük ve ayrıcalıklara dayanarak,konusu, hüküm ve koşulları bakımından özelhukuk sözleşmelerinden farklı olan sözleşmeler de yapabileceği,idare hukuku esaslarına tabi bulunan bu sözleşmelerin de“idari sözleşme” olarakadlandırıldığı bilinmektedir. Bu nedenle; idarenin birsözleşmesinde idareye özel hukuk sözleşmelerindekileriaşan bazı üstünlük ve ayrıcalıklarıntanınmış olmasının, o sözleşmenin bir idarisözleşme sayılmasına yol açtığıbenimsenmektedir. İdari sözleşmeler, idareye özgü birdüzenlenişe gereksinim gösteren bir konuyudüzenlediklerinden, idare kamu yararı ve kamu hizmetlerinin gerekleridolayısıyla, tek yanlı iradesi ile sözleşmeilişkisini etkileyebilir ve karşı taraf hakkındaişlemler yapabilir.
Bu açıklamalarışığında, davacının, Kamusal mevzuatdikkate alınarak düzenlenen sözleşme ileçalıştırıldığı, sözleşmekoşullarının tamamen hizmet borçlusunun(davacının)yükümlülüklerini belirlemeye yönelik vebüyük ölçüde kamu personeline paralelhükümler içerdiği anlaşılmakta olup,anılan yasal düzenlemelere göre işçisayılmadığı ve kamu hizmeti yürütmekteolduğu; öte yandan, idare hukuku esaslarına göredüzenlenen hizmet sözleşmesinin de idari sözleşmeniteliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
İdarenin, kamu görevlisi sayılan personeli ilearasındaki ilişki, idare hukuku ilkelerine dayanan ve idare hukukuilkeleriyle düzenlenen bir kamu hukuku ilişkisidir.
Her ne kadar, davacının taleplerinin bir kısmıİş Mevzuatından kaynaklanmakta ise de, bu hususun tekbaşına tek başına, taraflar arasındaki kamu hukukuilişkisini değiştiremeyeceği ve ortadan kaldıramayacağıaçıktır.
Bu durumagöre, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2/1-c. maddesinde belirtilen idari sözleşmedendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlık kapsamındakidavanın görüm ve çözümünde idariyargı yeri görevli bulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle Erzurum 2.İdare Mahkemesince; 22.2.2019 gün ve E:2018/1737sayı ile yapılan başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum2.İdare Mahkemesince; 22.2.2019 gün ve E:2018/1737 sayı ileyapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 20.5.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy