T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 334
KARAR NO : 2019 / 357
KARAR TR : 20.5.2019
ÖZET : 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Adli YargıYerinde: Davacı : G. Ö. Vekili : Av. M. S., Av.Y.Ö. Davalı : 1- Gaziosmanpaşa BelediyesiBaşkanlığı Vekili :Av.M.E. Ç. Davalı : 2- S.Sigorta Anonim Şirketi Davalı : 3- R.D. İhbar Olunan: 1- İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı İhbar Olunan: 2- İSKİGaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü İhbar Olunan: 3- Karayolları GenelMüdürlüğü İdariYargı Yerinde: Davacı : Ş.Sigorta A.Ş. (EskiÜnvanı-S. Sigorta A.Ş.) Vekilleri : Av. N. A. A. T., Av.S. Y. Davalı : Gaziosmanpaşa BelediyesiBaşkanlığı O L A Y : 1-a)DavacıG. Ö.’ün vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin06.02.2011 tarihinde, sürücüsü R. D. olan 34 ... 75plakalı aracın seyir halindeyken yol kenarındaki kumyığınına çarpması neticesinde ağırbir şekilde yaralandığını; kaza sonucundakisüreçte bir gözünün tamamen, diğergözünün ise % 60 oranında görme yetisinikaybettiğini; halihazırda tedavisi devam ettiğinden görmeyetisindeki kaybın artması durumunun da belirsiz olduğunu; kaza tarihiitibariyle 21 yaşında ve Akdeniz Üniversitesi MakineProgramcılığı öğrencisi ve aynı zamandasözlü bir durumda iken söz konusu kazaya düçar olduğunu; kaza yapan araçta yolcu olan müvekkilinin, kazadaherhangi bir kusuru veya ihmali de bulunmadığını; kazanıntamamen davalı araç sürücüsünün vedavalı belediyenin kusurundan kaynaklandığını, öteyandan kaza ile ilgili Gaziosmanpaşa CumhuriyetBaşsavcılığınca açılan soruşturmanınhalen devam ettiğini; davalıların bu kazanın sebepolduğu bütün zararlardan %100 kusurlu ve sorumlubulunduğunu; davalıların Karayolları Trafik Kanununagöre kusursuz sorumlu olmalarından, % 100 kusurlu olarak sebep olunantrafik kazasından doğan zararlarınınkarşılanmaması üzerine bu davayı açmak zaruretidoğduğunu ifade ederek; öncelikte maddi durumuna binaenmüvekkili lehine adli yardıma hükmedilmesi; kaza nedeniyleileride meydana gelecek zararlardan doğan hakları saklı kalmakkaydıyla; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere1.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziylebirlikte bütün davalılardan müştereken vemüteselsilin tahsiline; 250.000,00 TL manevi tazminatın kazatarihinden itibaren Sigorta şirketi hariç diğerdavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline kararverilmesi istemiyle 1- Gaziosmanpaşa BelediyesiBaşkanlığı, 2- S. Sigorta Anonim Şirketive 3- R. D.e karşı 5.2.2013 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. 1-b)İSTANBUL 8.ASLİYETİCARET MAHKEMESİ: 29.11.2016 gün ve E:2014/981, K:2016/894sayı ile, “(…)Talep, Trafik kazasından kaynaklanan maddive manevi tazminat istemine ilişkindir. 06/02/2011 olay tarihinde saat02:45 sıralarında davalı sürücü R. D. maliki vesürücüsü olduğu ve yine davalı S. sigortatarafından 25/11/2010-2011 arası geçerli 1006231 nolu TrafikSigorta Poliçesi ile sigortalanmış olan 34 ... 75 plakalıRenault Spring marka otomobili ile Gaziosmanpaşa İlçesi,Karadeniz Caddesinde Eyüp istikametine seyir halinde iken Şerefsokağına girişte yolun sağ şeridi üzerinedökülmüş ancak herhangi bir işaretlemesi yapılmamışolan, kum yığını önü ile çarpıpdireksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı ve araçtayolcu olarak bulunan davacının yaralanıp, beden gücükaybına uğradığı anlaşılmaktadır. Olayyeri yukarıda belirtildiği üzere Karadeniz caddesi ile buna dikolarak birleşen Şeref Sokağın meydana getirdiği (T)şeklinde üçlü kavşak olup, eğimli olan yolunzemininin asfalt ve kaza sırasında kuru olduğu, yolaydınlatmasının bulunduğu, yön işareti olup, yolüzerindeki kum yığını ile birlikte bir işaretlemeninbulunmadığı, sürücü R.’inarkadaşları U. ve davacı G. ile birlikte PazariçiMahallesinde dolaşırken yol ortasınadökülmüş kum sebebiyle aracın kayıp,yığına saplandığı, sürücününve G.’ın araçta sıkıştıkları,sürücünün 0,69 promil oranında alkollüolduğu davalı sürücünün, alkolkontrolünün olaydan yaklaşık 165 dakika sonra 05:30 dayapılan tespitle belirlenmiş olması ve ortalamadeğişim oranı kabul edilen 0,15 promil nazara alındığındakaza anında 1,10 promil alkollü olduğu sonucunavarılmıştır. Bu itibarla sürücünün veilgili-sorumlu Belediye Başkanlığının da, yolaydınlatması olsa da kum yığınınıntrafiğin geliş istikametine göre yeterli sayıda konacakuyarı işaretleri ile işaretlenmemiş ve trafiğin bunagöre yönlendirilmemiş olması sebebi ile %50'şer orandaeşit derecede kusurlu oldukları, araçta yolcu olarak bulunandavacının kusurunun bulunmadığı, sonucunavarılmaktadır. Adli Tıp Kurumundan alınan 15/12/2014 tarihve 14175 sayılı ihtisas kurulu raporunda davacının bedengücü kayıp oranının %45 ve iyileşme süresininde 3 ay olduğu ifade edilmiştir. Davacı 1990 doğumlu olup,kaza tarihinde 21 yaşında ve PMF-1931 tablosuna göre kalanyaşam süresinin 45 yıl, toplam sürenin 66 yılolduğu, buna göre 21-60 yaş arası aktif döneminin 39yıl, 60-65 yıl arası pasif döneminin 5 yıl olmaküzere toplam zarar süresinin 45 yıl olduğu, gelir durumunailişkin başkaca bir belge ve delil sunulmadığındanasgari hizmetler hesaba alınmak suretiyle, geçici İş göremezlikzarar miktarının davalının %100 kusuru da dikkatealınarak 2.389,50-TL, sürekli kısmi iş göremezlikzarar miktarının da, %45 beden gücü kayıp oranıve karşı tarafın ortaklaşa %100 kusuruna göre221.399,64-TL olmak üzere toplam 223.789,I4-TL olduğu, ayrıcayukarda belirtildiği üzere hatır taşımasınınvarlığı karşısında maddi tazminatmiktarından takdiren %30 oranında indirim yapılmasınınuygun olacağı, davalı S. Sigorta şirketinin kazatarihindeki trafik poliçe limiti 200.000-TL olmakla, ödemekleyükümlü olacağı miktarın poliçe limiti ilesınırlı olarak 200.000-TL olarak olması gerektiğisonucuna varılmıştır. Diğer yandan yolun sağşeridine kontrolsüz şekilde dökülen ve kazanınmeydana gelmesinde temel etken olan Karadeniz Cad Şeref sok. Kavşağıyönünde caddenin isminin sonradan Şehnaz Caddesideğiştirildiği yönünde davalı belediyetarafından beyanda bulunulmuş olmakla birlikte Şehnaz CaddesininKaradeniz Caddesinin devamı olarak yer aldığıanlaşılmaktadır. Burada olay yerinde belediye tarafındanbir çalışma yapılmamış olması ve kumyığınının bu sebeple olay yerinde bulunmuyorolması ihtimali dışında öncelikle aracınçarptığı kum yığınının yolüzerinde trafiği düşürecek şekilde bulunmasıve bununla ilgili herhangi bir işaretleme ve trafik yönlendirmesininyapılmaması, başka bir anlatımla yolun bakımındansorumlu belediye tarafından TK 13 ve 14 maddelerine göre hizmetkusurunun bulunması dikkate alınarak kaza ile ilgili hizmet kusurunundeğerlendirilmesi görevinin idari yargıya ait olacağıkanaatine varılmış, manevi tazminat talebi bakımındanda; manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzurugerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu bulunanözgün nitelik taşıması, bir cezaolmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararınkarşılanmasını amaç edinmemesi, zarar göreninzenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun fakirleşmemesi hususlarıdikkate alınıp, yukarda ayrıntılı olarak belirtilenolayın özellikleri, hatır taşımasınınvarlığı, sonuç ve davacının maluliyet durumudikkate alındığında manevi tazminat isteminin dekısmen kabulü gerektiği kanaatine varılarak davalıGaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı yönünden(idari yargı görevli olmakla) yargı yoluyanlışlığı nedeniyle reddine, Diğerdavalılar Sigorta Şirketi ve R. D. yönünden; Maddi tazminattalebi bakmamdan davanın (hatır taşıması nedeniyletaktiren %30 oranında indirim yapılarak) kısmen kabulüneilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM/ Yukardaaçıklanan nedenlerle; 1-)Davanın davalıGaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı yönünden(idari yargı görevli olmakla) yargı yoluyanlışlığı nedeniyle reddine, 2-Diğer davalılar SigortaŞirketi ve R.D. yönünden; Maddi tazminat talebibakımından davanın (hatır taşıması nedeniyletakdiren %30 oranında indirim yapılarak) kısmen kabulü ile;toplam 148.192,84 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketiyönünden (200,000,00 TL poliçe limiti ilesınırlı olmak üzere ve) dava tarihinden itibarenişleyecek avans faizi ile, diğer davalı R. yönündenise olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte budavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili iledavacı tarafa verilmesine, 3-)Manevi tazminat talebiyönünden davanın kısmen kabulü ile; toplam 25.000.00TL manevi tazminatın davalı R. D.'den olay tarihinden itibarenişleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıyaverilmesine, Fazlaya ilişkin istemtaktiren yerinde görülmediğinden reddine,(…)” kararvermiştir. 1-c)İdareMahkemesince, Adli Yargı dosyasının aslı temin edilipgönderilmediğinden, adli yargı kararınınkesinleşme durumunu da saptamak açısındanMahkememizce, 30.4.2019 sayı yazı ile, İstanbul 8.AsliyeTicaret Mahkemesinden, E: 2014/981, K:2016/894 sayılı davadosyasının aslının ivedilikle gönderilmesiistenilmesine karşın; anılan Mahkemece verilen 8.5.2019 tarihlicevap yazısında; dosyanın şu an istinafta olduğu vehenüz dönmediği bilgisi verilmiştir. Bu bağlamda, İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.11.2016 gün ve E: 2014/981,K:2016/894 sayılı kararının henüzkesinleşmediği anlaşılmıştır. 2-a) Bu kez, davacı Ş.Sigorta A.Ş.(Eski Ünvanı-S. Sigorta A.Ş.)vekili dava dilekçesinde;Recep Demir'in maliki bulunduğu 34 PIS 75 plaka sayılıaracın, müvekkili sigorta şirketi tarafındansigortalandığını; bu aracın 06.02.2011 tarihindedavalı Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanlığısınırları içinde yer alan Karadeniz Caddesi ileŞeref Sokak birleşim noktasında bulunan kavşaktaki kumyığınına çarpması sonucunda araçiçerisinde yolcu olarak bulunan G. Ö.’ün ağırşekilde yaralandığını; G. Ö. tarafındanmüvekkili şirket ile sigortalısı R.D.ve işbudosyanın davalısı Gaziosmanpaşa BelediyeBaşkanlığı aleyhine İstanbul 8. Asliye TicaretMahkemesi'nin 2014-981 Esas sayılı dosyası ile maddi-manevitazminat davası ikame edildiğini; anılan dosya kapsamındayapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu kaza sebebi ileGaziosmanpaşa Belediyesi Başkanlığı'nın hizmetkusurunun bulunduğu tespit edildiğinden, davalıGaziosmanpaşa Belediyesi Başkanlığı aleyhineaçılan davanın "idari yargının görevliolduğu" gerekçesi ile 29.11.2016 tarihli karar ile reddedildiğini;İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014-981Esas,2016/894 Ksayılı ve 29.11.2016 tarihli ilamına karşımüvekkil şirket ve davacı tarafından istinafbaşvurusunda bulunulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde verilen2017/946 E, 2018/753 K sayılı 17.05.2018 tarihli karar ile,davalı belediye açısından idari yargı yolunungörevli olduğu hususu yinelenerek, ilk derece mahkemesitarafından verilen hükmün düzeltilerekonandığını ve 148.192,84-TL maddi tazminattutarının müvekkil S. Sigorta A.Ş. ve R. D.'denmüşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerigereğince tahsiline karar verildiğini; kazada zarar görendavacı G. Ö. tarafından İstanbul 8. Asliye TicaretMahkemesi'nin 2014-981 Esas, 2016/894 K sayılı ve 29.11.2016 tarihliilamının, İstanbul 31. İcraMüdürlüğü'nün 2017-2522 Esas sayılıdosyası ile müvekkil şirket aleyhine takibe konu edildiğini,268.716,00-TL.nin, 05.09.2018 tarihinde tediye edildiğini; izahedildiği üzere, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2014-981Esas,2016/894 K sayılı dosyası kapsamındayapılan bilirkişi incelemesi ile, davalı belediyenin hizmetkusurunun açıkça ve şüpheye yer kalmayacakşekilde tespit edildiğini, 06.02.2011 tarihli kazada neticesindeoluşan zararın %50'lik kısmının davalı idareninsorumluluğunda olduğunu, bu sebeple müvekkil şirkettarafından zarar gören G. Ö.'e tediye edilen 268.716,00-TL'nin%50'lik kısmı olan 134.358,00-TL'nin davalı kurumtarafından müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini; İdariYargılama Usul Kanunun 13. maddesinin " İdari eylemlerdenhakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadanönce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başkasuretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her haldeeylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareyebaşvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerigereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudakiişlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istekhakkında altmış gün içinde cevap verilmediğitakdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresiiçinde dava açılabilir." hükmünü taşıdığını; anılan yasa maddesi uyarınca 20.12.2018 tarihli dilekçe iledavalı idareye başvuru yapıldığını,davalı tarafından gönderilen 28.01.2019 tarihli yazı ile"kazanın gerçekleştiği yerin (Şehnaz Caddesi)ana arter olması sebebiyle, İstanbul BüyükşehirBelediyesi sorumluluğunda olduğu, belediyelerinin herhangi birsorumluluğu bulunmadığı, bu sebeple ödemeyapmalarının söz konusu olmayacağı" belirtilerektalebin reddedildiğini; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2014-981Esas,2016/894 K sayılı dosyası kapsamındayapılan yargılamadan, kazanın davalı idarenin yetkialanında meydana gelen hizmet kusurundan kaynaklandığınınaçıkça ortada olduğunu, idare tarafındantazminatın reddine mesnet gösterilen gerekçenin hukukendoğru ve yerinde olmadığını, Anayasanın 125.Maddesine göre; idareler kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı karşılamakla yükümlü olup, kamuhizmetlerinin gereği gibi işlemesi için her türlütedbiri almakla yükümlü bulunduğunu ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsildetekerrür olmamak kaydıyla; müvekkili şirket tarafındanzarar gören G. Ö.'e icra tehdidi altında tediye edilmek zorundakalınan 268.716,00-TL'nin %50'lik kısmı olan 134.358,00-TL'ninödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktedavalı idareden tahsili istemiyle, Gaziosmanpaşa BelediyesiBaşkanlığına karşı 27.2.2019 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır. 2-b) İSTANBUL 8.İDAREMAHKEMESİ: 5.3.2019 gün ve E:2019/851 sayı ile, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19., 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 2., 3., 7. ve devamımaddeleri ile 110. ve Geçici 21. Maddesi hükümlerine yerverdikten sonra; “2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde yer alanhüküm nedeniyle öncelikle görevli yargı yerininbelirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu Kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesinin bu konudakikararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır. 18.06.2012 tarih ve 28327sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi’nin04.06.2012 tarih ve E:2012/107, K2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idariyargı yerinde açılmış olan davalarauygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görevmaddesinin yürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce(14.5.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmışolan iş bu davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği "ne karar verilmiş, yineresmi bir aracın yolda bulunan rögar kapağınaçarpması nedeniyle hasara uğraması sonucuaçılan dava sonucunda çıkarılan görevuyuşmazlığı sonucu Mahkemenin, 04.06.2012 tarih veE:2012/101, K:2012/133 sayılı kararı ile "2918sayılı Kanunun 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi gözetildiğinde meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;davacı Şirket tarafından sigortalanan 34 ... 75 plakanumaralı aracın 06.02.2011 tarihinde Gaziosmanpaşa BelediyesiBaşkanlığı sınırları içinde yer alanKaradeniz Caddesi ile Şeref Sokak birleşim noktasında bulunankavşaktaki kum yığınına çarpması sonucumeydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının hizmet kusurusebebiyle oluştuğu iddiasıyla meydana gelen 134.358,00-TL hasarbedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaişleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle ilk olarakİstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan davadaverilen 29/11/2016 tarih ve E:2014-981, K:2016/894 sayılıgörevsizlik kararına yönelik olarak istinaf başvurusundabulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. HukukDairesi’nin 17/05/2019(Doğrusu 17.5.2018 olacak) tarih veE:2017/946, K:2018/753 sayılı kararıyla istinafbaşvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayda; 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun yukarıda belirtilen 7. maddesiile davalı İdareye verilmiş görev, yetki ve sorumluluklarıngereğinin yerine getirilmediğinden bahisleaçıldığı ve sigortalı aracın karayoluüzerinde maddi hasara uğradığı hususları dikkatealındığında, bu doğrultuda 2918 sayılıKanun'dan sorumluluk davası kapsamında bulunduğu,değerlendirilmesi gereken uyuşmazlığın görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmaktadır. Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesi'nin 11.04.2016 tarih ve E:2016/163, K:2016/110 sayılıkararı da aynı yöndedir. Açıklanan nedenlerle;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun uyarınca davadosyasının, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ninE:2014/981 sayılı dava dosyası temin edildikten sonragörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararsonucuna kadar davanın bekletilmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 20.5.2019 günlütoplantısında: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİve Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın, davada 2247sayılı Yasada öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Anayasa’nın 158.maddesinde, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli ve idari yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkiliolduğu belirtilmiş; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 1. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli veidari yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir…”; 14. maddesinde, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idariyargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir. / Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir. ”;19.maddesinde, “Adlive idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler. / (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesindeise, Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlıkçıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarınailişkin istemleri önce şekil ve süre açısındaninceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmektedir. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması; mahkemelerin verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması” koşullarınınöngörülmüş bulunması bağlamında davadosyalarının incelenmesinden; öncelikle, adli ve idariyargı yerlerinde açılan davaların taraflarınınaynı olmadığı; adli yargı yerinde davacı G.Ö. olmasına karşın, idari yargı yerindekidavacının, adli yargı yerindeki davanındavalılarından Ş. Sigorta A.Ş.(Eski Ünvanı-S.Sigorta A.Ş.) olduğu; diğer taraftan davaların konu vesebeplerinin de (somut olayın aynı trafik kazası olmasınakarşın) farklı olduğu; adli yargı yerinde, trafik kazası nedeniyle araçta hatır yolcusu olarak bulunan G.Ö. tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemli birdava söz konusu iken; idari yargı yerinde; her ikisi de adliyargı yerinde davalı olan, Ş. Sigorta A.Ş.(EskiÜnvanı-S. Sigorta A.Ş.) tarafından, ödenen tazminatmiktarının %50’lik kısmının, olayda kusur vesorumluluğu bulunduğu iddiasıyla, diğer davalıGaziosmanpaşa Belediyesi Başkanlığından tahsiliistemiyle (tam yargı davası niteliği taşımayan), birrücu davası açıldığı;dolayısıyla davaların konusuve sebebinin aynı olması koşulunun dasağlanamadığı anlaşılmıştır. Son olarak;olay kısmında da açıklandığı üzere; İdare Mahkemesince, Adli Yargı dosyasının aslı temin edilipgönderilmediğinden, adli yargı kararınınkesinleşme durumunu da saptamak açısından Mahkememizce,30.4.2019 sayı yazı ile İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinden,E: 2014/981, K:2016/894 sayılı dava dosyasınınaslının ivedilikle gönderilmesi istenilmesine karşın;anılan Mahkemece verilen 8.5.2019 tarihli cevap yazısında;dosyanın şu an istinafta olduğu ve henüzdönmediği bilgisi verildiğinden ve UYAP sistemiüzerinden temin edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. HukukDairesinin 17/05/2018 gün ve E:2017/946, K:2018/753 sayılıkararının da “Yargıtay yolu açık olmaküzere” verildiği görüldüğünden; buaşamada, adli yargı kararının henüzkesinleşmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; belirtilen usul noksanlıklarıkarşısında, ortada adli ve idari yargı yerleri arasındagörev uyuşmazlığı oluştuğundan sözetmek mümkün değildir ve 2247 sayılıYasa’nın 19. ve dolayısıyla 14. maddesindeöngörülen koşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanan nedenlerle,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayan İstanbul8.İdare Mahkemesinin 5.3.2019 gün ve E: 2019/851 sayılı başvurusunun,aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N UÇ :2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayan İstanbul8.İdare Mahkemesinin 5.3.2019 gün ve E: 2019/851 sayılıBAŞVURUSUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaREDDİNE, 20.5.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy