T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 355
KARAR NO : 2019 / 360
KARAR TR : 20.5.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. S. T.
Davalı : Batman Belediyesi Başkanlığı
Vekili :Av.M. E.B.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketesigortalı 21 ... 306 plaka nolu aracın, 21.03.2016 tarihindesürücüsünün sevk ve idaresinde, Batman İliTilmeç Mah. İbni Sina Anadolu Lisesi Karşısı,Kelebek Mobilyadan Bahçeşehir Koleji istikametine seyir halindeiken, kamu kurumu tarafından önlem alınmadan dökülentoprak yığınına çarparak takla atmasıneticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydanageldiğini; yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşunda kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespitedildiğini; kaza neticesinde düzenlettirilen ekspertizraporunda aracın hasar bedelinin 14.500,00 TL olduğu, onarılamayacakderecede hasarlanması nedeniyle pert total işlemi yapılarak sigortalıya17.05.2016 tarihinde 30.000,00 TL ödemede bulunulduğunu; aracınsovtajı (hurda hali) müvekkil şirket tarafından 15.400,00TL.’ye satıldığını; davalınınkazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kabuledilerek, kalan hasar bedeli olan 14.500,00 TL.’nın, yüzdeyetmiş beşine tekabül eden 10.950,00 TL’nin tahsili içindavalı kuruma yazılı başvuruda bulunulduğunu, ancakkurum tarafından ödeme yapılmadığı gibibaşvuruya da cevap verilmediğini ifade ederek; fazlaya ilişkinolan 10.950,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecekticari faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
BATMANİDARE MAHKEMESİ: 9.5.2017 gün ve E:2017/723, K:2017/648sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1., “Kapsam” başlıklı 2., 10., 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve maddesinde; “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğiGeçici 21. Maddesi hükümlerine; 2918 sayılı Kanunun110. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle yapılanitiraz başvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26.12.2013tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararına yer verdiktensonra; “Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında;“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, buKanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158. maddesi uyarınca tüm yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, 21 ... 306 plakalı aracın, Batman İli,Tilmeç Mahallesi İbni Sina Anadolu Lisesi Karşısı,Kelebek Mobilya'dan Bahçeşehir Koleji istikametine seyir halindeiken, kamu kurumu tarafından önlem alınmadan dökülentoprak yığınına çarparak takla atması sonucumeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan zararın tazminiistemiyle açılan iş bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Öteyandan, adli, idari ve askeri yargı kolları arasındakigörev uyuşmazlıklarını çözmeklegörevli Anayasal kurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918sayılı Yasanın 110. maddesinin yürürlüğegirdiği 19.01.2011 tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklardaistikrarlı olarak verdiği kararlarda, adli yargınıngörevli olduğuna işaret edilmektedir.
Nitekim,benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda Gaziantep Bölge İdareMahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 11/04/2017 tarih ve E:2016/3547,K:2017/609 sayılı karar ile 11/04/2017 tarih ve E:2016/3464,K:2017/610 sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari DavaDairesince, 16.1.2018 gün ve E:2017/3217, K:2018/8 sayı ile, istinafbaşvurusunun reddine kesin olmak üzere karar verilmiş ve Mahkemekararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Batman1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 25.12.2018 gün ve E: 2018/84, K:2018/627sayı ile, “(…) Dava, 21 DF 306 plakalı araçsürücüsünün Batman ili Tilmerç mahallesindebulunan Kelebek Mobilyadan Bahçeşehir Koleji istikametine seyirhalindeyken kamu kurumu tarafından önlem alınmaksızındökülen toprak yığınına çarpması vetakla atması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmak meydana gelentrafik kazası sonucu yapılan ödemelere ilişkin rücudavasıdır.
Her ne kadarBatman İdare Mahkemesinin 2017/723 Esas, 2017/648 Karar sayılıhükmü ile İdari Yargının görevsizliğinekarar verilmiş ise de olay anlatımından idarenin önlemalmaması neticesinde kaza meydana geldiği anlaşılmakla;idarenin kusurlu veya kusursuz eylem ve işlemleri sonucunda verdiğizararlar nedeniyle 2577 Sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/b maddesi gereği idare mahkemelerinde tam yargıdavası açılabilir. Davalı Belediye Başkanlığıbir kamu tüzel kişisi olup, kamusal kurallarçerçevesinde faaliyet gösterdiğinden, eylem veişlemleri de kamusal niteliktedir. Somut olayda davanın anılandavalıya yöneltilmesinin nedeni hizmet kusurudur. Belediyelerinyaptığı eylem ve işlerde gerekli güvenlikönlemlerini alması idari bir işlem olduğuna göre,bundan kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davaların, idariyargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle davanın, davalıbelediyeye karşı idari yargı yerinde tam yargı davasıolarak açılması gerektiği anlaşılmakladavanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usuldenreddine (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/5559 Esas - 2016/6246 Kararsayılı kararı) karar verilmiştir.
Dava konusuuyuşmazlık hakkında daha önce idare mahkemesince degörevsizlik kararı verildiğinden karar kesinleştiğindetalep olması halinde olumsuz yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesinekarar verilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Davanınyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle USULDEN REDDİ ilemahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE…” kararvermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi: 19.3.2019 gün ve E:2019/574,K:2019/588 sayı ile, “(…) mahkemece, dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle (2247 sayılı UMK m. 19/1),her iki dosyanın kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilerek sonucuna görekarar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekildekarar verilmesi doğru görülmediği”gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastankabulüne, Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/12/2018 tarih, 2018/84esas ve 2018/627 karar kararının HMK'nun 353/1-a, 4. maddesiuyarınca kaldırılmasına karar vermiş, dosya mahalmahkemesine gönderilmiştir.
BATMAN1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 5.4.2019 gün ve E:2019/176 sayıile, “(…)Her ne kadar Batman İdare Mahkemesinin 2017/723 Esas,2017/648 Karar sayılı hükmü ile İdariYargının görevsizliğine karar verilmiş ise de olayanlatımından idarenin önlem almaması neticesinde kazameydana geldiği anlaşılmakla; idarenin kusurlu veya kusursuzeylem ve işlemleri sonucunda verdiği zararlar nedeniyle 2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesigereği idare mahkemelerinde tam yargı davasıaçılabilir. Davalı Belediye Başkanlığı birkamu tüzel kişisi olup, kamusal kurallar çerçevesindefaaliyet gösterdiğinden, eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir.Somut olayda davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedenihizmet kusurudur. Belediyelerin yaptığı eylem ve işlerdegerekli güvenlik önlemlerini alması idari bir işlemolduğuna göre, bundan kaynaklanan uyuşmazlıklarailişkin davaların, idari yargı yerinde görülmesigerekmektedir. Bu nedenle davanın, davalı belediyeye karşıidari yargı yerinde tam yargı davası olarakaçılması gerektiği anlaşılmakla; uyuşmazlıkhakkında daha önce idare mahkemesince de görevsizlik kararıverildiğinden yargılamanın durdurularak, olumsuz yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesinekarar verilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Batmanİdare Mahkemesinin 2017/723 E. 2017/648 K. Sayılı dosyasıaslının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzereistenilmesine,
2-Dava konusuhususta yargı yolu caiz olmaması nedeniyle mahkememizin görevsizolduğu kanaatine varılarak olumsuz yargı uyuşmazlığınınçözümlenmesi için her iki dosyanın külhalinde UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-UyuşmazlıkMahkemesi Kanununun 19. maddesi gereğince uyuşmazlığınçözümüne değin yargılamanınDURDURULMASINA…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 20.5.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye HukukMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari ve adli yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; 21 ... 306 plakalı araçsürücüsünün Batman ili Tilmerç mahallesindebulunan Kelebek Mobilyadan Bahçeşehir Koleji istikametine seyirhalindeyken, kamu kurumu tarafından önlemalınmadığından bahisle dökülen toprakyığınına çarpması ve takla atmasıneticesinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafikkazası sonucu araçta oluşan 10.950,00 TL’nin, ödemetarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıidareden rücuen tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesindede ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veyaadli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini,ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Batman 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 5.4.2019 gün ve E:2019/176sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Batman 1.Asliye HukukMahkemesinin 5.4.2019 gün ve E:2019/176 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 20.5.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy