T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/275
KARAR NO : 2019/328
KARAR TR: 29.04.2019
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :E.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.M.A.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.İ.Ö.D.
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; müvekkilincesigortalanan, dava dışı S. D. sevk ve idaresindeki, 25 AF 129plakalı araç ile 19.1.2016 tarihinde Erzurum İli,Köprüköy İlçesinden, Pasinler İlçesinedoğru seyir halindeyken, yolda meydana gelen aşırı buzlanmanedeniyle araç hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunantrafik bilgi levhasına çarpıp yolun dışındadurmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,sigortalısına 31.000,00-TL sigorta tazminatıödendiğini ileri sürerek, müvekkili şirketzararının tespit edilecek kusur oranına ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla davalının %75 kusuroranına tekabül eden 13.074,75-TL’nın ödeme tarihiolan 23.3.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.2.2018 gün veE:2017/48, K:2018/37 sayı ile, kamu tüzel kişilerinin Yasalartarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlarınniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olduğu; buzararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiği, görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkatealınmasının zorunlu olduğu, HMK'nın 114/1-c maddesigereğince yargı yolunun caiz olmasının dava şartıolduğu, HMK'nın 115/1. maddesine göre mahkemenin davaşartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştıracağı; HMK'nın 115/2. maddesine göre de,mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar vereceği; bu dava da davaşartı yerine getirilmediği ve yargı yolu caizolmadığı gerekçesiyle davanın reddine kararvermiş, bu karara karşıdavalı vekili tarafındanvekalet ücreti yönünden istinaf isteminde bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi: 24.5.2018gün ve E:2018/973, K:2018/563 sayı ile, mahkemece yapılanyargılama sonunda; davanın yargı yolu nedeni ile reddine kararverildiği; yargılama sırasında kendisini vekille temsilettiren davalı yararına vekalet ücreti takdiri konusunda ise birhüküm oluşturulmadığı; 6100 sayılıHMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik, yetkisizlik veyagönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devamedilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği;somut olayda ise, anılan hükümde sayılan nitelikte birmahkeme kararının söz konusu olmadığı;yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın yargı yolunedeni ile reddine karar verildiği; davacı tarafından davakonusu tazminata ilişkin idari yargıda davaaçıldığında, açılan dava iş budavanın devamı niteliğinde olmayıp yeni bir davaniteliğinde olduğu; hal böyle olunca, idare mahkemelerindedavaya devam edilmesi imkanı sağlamayan nitelikteki yargı yolunedeni ile davanın reddine karar verilmesi halinde yargılamasırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararınavekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönüngözetilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin istinafbaşvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarıncakabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,Yargı yolu caiz olmadığından davanın reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerindedava açmıştır.
ERZURUM 2.İDARE MAHKEMESİ: 18.3.2019 gün veE:2018/1833 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.04.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalı vasıtanıngeçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Erzurum 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen1.2.2018 gün ve E:2017/48, K:2018/37 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 1.2.2018 gün ve E:2017/48, K:2018/37sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,29.04.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy