T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 258
KARAR NO : 2019 / 271
KARAR TR : 29.4.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. D.
Vekilleri : Av. S. M., Av.A.K.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.Y.A.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilineait 34 … 0030 plakalı araç ile 17/12/2017 tarihli pazargünü saat 04:45 civarında Eskişehir - Bursa yoluüzerinde, Eskişehir ilinde çıkışa yakınbir mevkiide köprü yapımı yolçalışmasının olduğu kilometreler arasındatrafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazası sonucuaraçta meydana gelen hasarın ve yapılacak masraf bedelinintespiti amacıyla Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/67Değişik İş sayılı dosyasında bilirkişiraporu düzenlendiğini, aracın kazasız değerinin95.000,00 TL, aracın kaza tarihinde hasarlı değerinin 20.000,00TL olduğunu, yolun yapısının tespiti ile ilgiliEskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/119 Değişikİş sayılı dosyasında tespit yaptırılarakrapor aldırıldığını, olayda davalıtarafın kusurlu olduğunu ifade ederek; müvekkiline aitaraçta meydana gelen hasar için şimdilik 10.000,00 TL hasarbedelinin davalıdan tahsili istemiyle 7.5.2018 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
ESKİŞEHİR3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 21.9.2018 gün ve E:2018/422,K:2018/852 sayı ile, “(…)İş bu dava; trafikkazası nedeniyle uğranılan maddi tazminat istemineilişkindir.
DavalıKarayolları Genel Müdürlüğü’nün kamukurumu niteliğinde olduğu, kazanın meydana geldiğikarayolunun yapım, bakım ve korunmasının görevleriarasında bulunduğu açıktır. Diğer yandan, birkamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmışolan tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğü yine kamu yasalarından doğanbir yükümlülüktür. O halde, anılan niteliktekibir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya korunmasındaki kusurdan doğan zararlar;idari işlem ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunduğundan, ödetilmesi istekleri 11/02/1959 günlü ve17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararı’nın II. Bendi hükmünce tam yargıdavasının konusunu oluştururlar. Bu nitelikteki davaların iseidari yargı yerinde açılması gerekir.
Tüm buaçıklamalar karşısında, tazminat istemine konuolayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sıradave hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmelidir. İdare’ninhizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardandolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası’nın2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerekir.Görev sorunu, açıkça veya hiç ilerisürülmese de kendiliğinden dikkate alınması gerekenhususlardan olduğundan mahkememizce davacının davasıhakkında aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:( Ayrıntısı ve Gerekçesi YukarıdaAçıklandığı Üzere )
1-Davacının"maddi tazminat" talepleri hakkındaki davasının 2577s. İYUK'nun 2/1-b. Maddesi ile 6100 s. HMK'nun 114/1 -b ve 115/2.maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması (idariyargının görevli olması sebebiyle) sebebiyle USULDENREDDİNE...” karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi, 24.1.2019gün ve E:2019/46, K:2019/99 sayı ile, istinaf başvurusununHMK.nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak kararvermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararakarşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere 10.000,00 TL ve kaza yeri delil tespit ve hasar tespiti içinyapılan masraflara karşılık fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 1.300,00 TL olmak üzere toplam11.300,00 TL zararın tazminine hükmedilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ESKİŞEHİR1.İDARE MAHKEMESİ:26.3.2019 gün ve E:2019/167 sayı ile, “(…)2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." kuralına yerverilmiştir.
(…)
Konu ileilgili benzer bir uyuşmazlıkta 25/02/2019 tarih ve E:2019/76 ve K:2019/161sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kararında aynen:"2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır."gerekçesine yer verilerek adli yargı tarafından verilengörevsizlik kararı kaldırılmıştır.
Bu durumda,yukarıda yer verilen 2918 sayılı Kanunun 110. Maddesihükmü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı birliktedeğerlendirildiğinde, Karayolları Trafik Mevzuatındankaynaklandığı açık olanuyuşmazlığın çözümünde adliyargı mercilerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Öteyandan; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davanın ilk olarakEskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığıve adı geçen Mahkemenin 21/09/2018 tarih ve E:2018/422, K:2018/852sayılı kararı ile uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde idari yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar verildiği, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine söz konusu görevsizlik kararının AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 31/01/2019 tarih ve E:2019/46,K:2019/99 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğigörüldüğünden, görevli yargı yerininbelirlenmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna ulaşılan dava hakkında 2247sayılı Yasanın 19.maddesi uyarınca görevli yargımerciinin belirlenmesi için dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dava konusuuyuşmazlığın esasının incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi tarafından karar verilinceye değinertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.4.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin adli yargı dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; davaya ilişkin bilgi ve belgeler ile adli yargıkararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı birörneğinin idari yargı dosyası içerisindebulunduğu ve sonuçta usule ilişkin başka birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeykenmeydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisletazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliği yönündentrafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemekolduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, buKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; 17.12.2017 tarihinde davacıya ait 34 … 0030plakalı aracın, Eskişehir-Bursa yolu üzerindeEskişehir ilinde çıkışa yakınyaklaşık 10.km bir mevkiide seyir halinde iken, köprüyapımı yol çalışması nedeniyle trafikkazası meydana geldiği, araçta hasar oluştuğu, olayda davalı idarenin işaret ve levhalar koymayarak trafikkazasına ve sonuçta maddi hasara neden olduğundanbahisle, uğranılan zarara karşılık madditazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamadavar olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.9.2018 günve E:2018/422, K:2018/852 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Eskişehir 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.9.2018 gün ve E:2018/422, K:2018/852 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 29.4.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy