T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/282
KARAR NO : 2019/329
KARAR TR: 29.04.2019
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : A.A.T.Sigorta Şirketi
Vekili : Av.H.L.P.
Davalı : MersinBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.Ş.R.
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; müvekkilincesigortalanan 33 BAU 19 plakalı aracın, 4.5.2012 tarihinde, Mersinİli, GMK Bulvarını takiben 34. Cadde kavşağındaseyir halinde iken; trafik ışıklarının bozukolması nedeni ile kavşakta başka bir araçlaçarpışarak trafik kazası yaptığınıileri sürerek,, kazada davalı idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle 5.198,25.-TL 'nin idareye başvuru tarih olan18.9.2012 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Mersin 2. İdare Mahkemesi: 29.3.2013 gün veE:2012/1217, K:2013/307 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarıncagörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle adli yargının görevalanına giren davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili tarafından istinaf istemindebulunulmuştur.
Adana Bölge İdare Mahkemesi: 3.10.2013 gün veE:2013/5109, K:2013/4039 sayı ile, davanın idarenin hizmet kusurundankaynaklanan zararın tazmini istemiyle açılmışolması, 2918 sayılı Yasa'nın 110. maddesi kapsamında bulunmamasıkarşısında, davanın görüm veçözümünün idare mahkemesinin görevinegirdiği gerekçesiyle, itirazın kabulü ilehükmün bozulmasına karar vermiş, bu karara karşıdavalı vekili tarafından karar düzeltme istemindebulunulmuştur.
Adana Bölge İdare Mahkemesi: 24.1.2014 gün veE:2013/6724, K:2014/468 sayı ile, Bölge İdare Mahkemesitarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yenidenincelenebilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun değişik 54. maddesinde yazılı sebeplerden birininvarlığı ile mümkün olduğu; düzeltilmesiistenen Mahkemeleri kararının usul ve kanuna uygun olup,düzeltilmesini gerektiren bir sebep bulunmadığındanaynı Kanunun 55/3. maddesine göre karar düzeltilmesi istemininreddine karar vermiştir.
Mersin 2. İdare Mahkemesi: 6.4.2015 gün ve E:2014/229,K:2015/533 sayı ile, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile AdliTıp Raporunun birlikte değerlendirilmesinden, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 10/b-2 maddesi uyarınca kazanınmeydana geldiği trafik ışıklarının bakım veonarımlarının yeterince yapılmadığı,başka bir ifadeyle trafik düzeni ve güvenliği içingereken tedbirlerin alınmadığı, dolayısıyladavalı idarenin kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurluolduğu sonucuna varıldığından, davalı idaretarafından davacının bu orana tekabül eden 5.198,25-TLzararının başvuru tarihi olan 18.09.2012 günündenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiğigerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, bu kararakarşı davalı vekili tarafından istinaf istemindebulunulmuştur.
Adana Bölge İdare Mahkemesi: 29.3.2016 gün veE:2015/3033, K:2016/624 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarıncagörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle, uyuşmazlığınçözümünün İdari Yargı'nıngörevinde olmayıp, adli yargının görevinegirdiği, dolayısıyla Uyuşmazlık Mahkemesi'nin emsalkararlarının da bu yönde olduğu; 2577 sayılıYasa'nın 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca idare mahkemesikararının bozulmasına karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili tarafından karar düzeltmeisteminde bulunulmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi:20.4.2017 gün ve E:2016/1348, K:2017/460 sayı ile, DanıştayDava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri GenelKurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölgeİdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdikleri kararlarındüzeltilebilmesi, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birininbulunması halinde mümkün olup, kararın düzeltilmesiistemine ilişkin dilekçe de ileri sürülen sebeplerbunlardan hiçbirine uymadığından karar düzeltme istemininreddine karar vermiştir.
MERSİN 2. İDARE MAHKEMESİ: 24.11.2017 gün veE:2017/1169, K:2017/1771 sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminatdavası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarıncagörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle adli yargının görevalanına giren davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile adli yargı yerindedava açmıştır.
MERSİN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 14.3.2019gün ve E:2018/9 sayı ile,davanın İdari Yargıkararının istinaf süresinde açılmışolması nedeni ile zaman aşımı itirazının reddine,dava konusu olayı hizmet kusuru ve dolayısıyla İdariYargı alanına girmiş olması nedeni ile ve aynı konudaMersin 2 İdare Mahkemesinin E:2017/1169, K:2017/1771 sayılıkesinleşmiş ilamı ile adli Yargı görevlisayıldığından dosyanın yargı yoluuyuşmazlığının çözümü amacıile uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, bu amaçlayargılamanın durdurulmasına karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.04.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan 14.3.2019 gün ve E:2018/9 sayılı başvurununreddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan 14.3.2019 gün ve E:2018/9sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 29.04.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy