T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 276
KARAR NO : 2019 / 276
KARAR TR : 29.4.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Axa Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. A. Ö. B., Av.Y.G.B., Av.P.D.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.Cansın Sanğu
O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; müvekkil şirkete sigortalı bulunan34 … 95 plakalı araç sürücüsünün;01.12.2014 tarihinde Erzurum ili Aşkale ilçesi istikametindeKandilli yol ayrımına geldiği esnada tek taraflı maddihasarlı trafik kazası yaptığını; trafikekiplerince tutulan kaza tespit tutanağında, söz konusukazanın oluşumunda sürücünün 2918sayılı yasanın 52/b maddesini ihlal ettiğinin, davalı kurumun ise 2918 sayılı KTK 13/b maddesindeki, "Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak trafikakımını ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak"kuralını ihlal ettiğinin belirtildiğini; kaza sonrasısigortalıya 41,300,00 TL tazminatın 09.01.2015 tarihindeödendiğini; yasa gereği müvekkili şirketin ödenentazminatların kusur oranına göre kazaya sebebiyet verenlerdenrücü hakkı bulunduğunu; sovtaj bedeli ve davalınınkusur oranı dikkate alınarak tazminat miktarınıoluşturduklarını ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, maddi hasarlı trafikkazası sonucu sigortalılarına ödenen 12.700,00 TLrucüen tazminatın, hasar ödeme tarihinden itibaren işleyenyasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak müvekkilişirkete ödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 17.11.2016gün ve E:2015/43, K:2016/864 sayı ile, “(…)Dava hukuksalnitelik olarak “Trafik kazası nedeniyle sigortalıya ödenentazminatın rücuen tahsiline” ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre davanınesasını teşkil eden trafik kazasının davalıKarayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım,denetim ve gözetim sorumluluğunda bulunan karayolunda meydanageldiği ve Karayolları GenelMüdürlüğünün 2918 sayılı KTK 13/bmaddesinde belirtilen ’’Çalışmaları, gerekliönlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığınısağlayarak trafik akımını ve güvenliğinibozmayacak tarzda yapmak “kuralını ihlal ettiğini,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17/11/2015 gün ve 2015/1538-12325 E.K.sayılı, yine aynı dairenin 03/11/2015 tarih ve 2015/2657-11535,E.K. sayılı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, 01/07/2014 tarih,2014/12292 Esas, 2014/10407 Karar sayılı Yargıtayilamlarında açıklandığı üzere eldekidavada "Davacı, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünü hizmet kusuru nedeniyle davaetmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.İdari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunanzararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihatı BirleştirmeKararında değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesihükmünce idari yargı yerinde açılmasıgerekir." Bu nedenlerle davalı kurumun kamu hizmetisırasında verdiği zarardan dolayı Adli Yargı'da davaaçılamayacağından, HMK 114/1 -b maddesi gereğinceyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle ve HMK 115/2 maddesigereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usuldenreddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibihüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı vegerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın HMK'nun 114/1-b ve HMK 115/2 maddeleri gereğince usuldenreddine…” karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesince, 22.2.2017gün ve E:2017/85, K:2017/77 sayı ile, Mahkeme kararınınusul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyledavacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermiş; temyizyoluna başvurulması üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 22.3.2018gün ve E:2017/2627, K:2018/3229 sayı ile, “(…)6100sayılı HMK'nın değişik 362/1-a maddesinde miktar veya değeri41.530,00 TL'yi (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkinBölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz yolunabaşvurulamayacağı belirtilmiştir
Hükmedilen tazminat miktarı, yukarıdaanılan sınırın altında olup temyize konu kararanılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olankararların temyiz istemleri hakkında 1.6.1990 gün 3/4sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da kararverilebileceğinden; davalı vekilinin temyiz isteminin, BölgeAdliye Mahkemesi kararının kesin olması nedeniyle reddine kararvermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanannedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin, Bölge Adliye Mahkemesihükmünün kabul edilen miktar itibariyle kesin olmasınedeniyle REDDİNE…” karar vermiş; sonuçta,görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ERZURUM 1.İDARE MAHKEMESİ: 10.10.2018 gün veE: 2018/1552, K:2018/1614 sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin iptalistemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararına yer verdikten sonra; “Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyleuğranılan zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 26.09.2016 tarih ve E:2016/407, K:2016/439sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15'inci maddesinin 1-a bendiuyarınca davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine ErzurumBölge İdare Mahkemesi 2.İdari Dava Dairesi, 17.1.2019 günve E:2019/26, K:2019/82 sayı ile, yapılan inceleme sonucu, mezkurkararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasınıgerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle, istinafbaşvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili, adli ve idari yargı yerlerindeortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş; bununüzerine Erzurum 1.İdare Mahkemesi: 15.3.2019 gün ve E:2018/1552sayı ile, daha önce verdiği ve kesinleşen görevsizlikkararındaki gerekçelerle; “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 15. maddesi uyarınca görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, dava dosyasının ve Erzurum Asliye TicaretMahkemesi'nin E:2015/43 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değinertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.4.2019günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; adli yargı yerince idari yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen idari yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir.”hükmüne göre, adli yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine idari yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. .” hükmünegöre ise, idari yargı yeri, davaya bakma görevinin dahaönce görevsizlik kararı veren adli yargı yerine aitolduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudanUyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, idari yargı yerince, önceliklegörevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş;kararın kesinleşmesinden ve davacı vekilinin talebi üzerinebu kez görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, dosyanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değin ertelenmesine de kararverilmiştir.
Bu haliyle,Erzurum 1.İdare Mahkemesi’nce son yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktaise de; Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacaktır.
Sonuç itibariyle, adli ve idari yargıyerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının, davacı vekilininde dilekçesi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin başka birnoksanlık da bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafikkazası sonucu sigortalı aracın uğradığıhasar bedelini karşılayan sigorta şirketinin, zararın birkısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgiligörev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalanan 34 … 95 plakalıaracın, Erzurum ili, Aşkale ilçesi istikametinde Kandilli yolayrımında tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasınakarışması sonrasında sigortalıya ödenen 41.300 TLmaddi tazminatın, davalı idarenin kusur oranınatekabül eden 12.700,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibarenişleyecek faiziyle birlikte davalı idareden rücuen tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin, 17.11.2016 gün ve E:2015/43,K:2016/864 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum AsliyeTicaret Mahkemesinin, 17.11.2016 gün ve E:2015/43, K:2016/864 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 29.4.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy