T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 230
KARAR NO : 2019 / 275
KARAR TR : 29.4.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Axa Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. U. Ç.
Davalı : Fatih Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.M. B. K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkil şirkete sigortalı 34… 7646 plakalı aracın 29/12/2014 tarihinde saat 10:00sıralarında, Fatih - İstanbul Kemal Paşa Mahallesi, FethiBey Caddesinden Onsekizler Sekmanlar Caddesi’ne girerken; FatihBelediyesi’ne ait otomatik iner-kalkar dubaların kalkmasısonucunda, dubaların aracın ön alt kısmınaçarptığını ve araçta maddi zarar meydanageldiğini; araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesinde,araçta meydana gelen hasarın %50’sinin davalı FatihBelediyesi’ne rücu edilebileceğinin belirtildiğini; yetkiliserviste yapılan onarım neticesinde sigortalı aracındeğişen ve onarımı yapılan parçalarıntoplam tutarının 8.323,52-TL olarak faturalandırıldığını, bu tutarın müvekkili tarafından yetkili serviseödendiğini; ödenen tutarın %50’si oranındadavalı kuruma rücu etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkilşirket açısından 4.161,98-TL alacak miktarı bulunduğunuifade ederek; davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 6.4.2017 gün ve E:2015/351, K:2017/25sayı ile, “(…)Dava, rucu alacağındankaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda hizmet kusurundanötürü sorumluluk hükümleri düzenlenmemişolup 110. maddede belirtilen “sorumluluk”, 85. ve devamımaddelerinde düzenlenmiş olan tehlike esasına dayalı kusursuzsorumluluğa ilişkindir. Bu halde mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarakdavalı aleyhine açılan bu davada adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyledavalı yönünden dava dilekçesinin yargı yolubakımından görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına kararverilmiştir.
HÜKÜM:Yukardaaçıklanan nedenlerle;
1-Yargıyolu yönünden davanın reddine…” karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge AdliyeMahkemesi 9.Hukuk Dairesi; 6.12.2018 gün ve E:2018/4111, K: 2018/1689sayı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE kesin olmaküzere karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL7.İDARE MAHKEMESİ: 5.3.2019 gün ve E:2019/574 sayıile, “(…)2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. vegeçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918 sayılıKanunun 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; “2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyleuğranılan zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 11.04.2016 tarih, E:20!6/199,K:2016/239 sayılı kararı ile 25.01.2016 tarih, E:2015/962,K:2016/10 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda,uyuşmazlığı çözmekte görevli yargıyerinin adli yargı mercileri olduğu sonucunavarıldığından, yukarıda aktarılan 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, görevli yargımerciinin belirlenmesi için, Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekmiştir.
Açıklanannedenlerle, önceki görevsizlik kararına ilişkinİstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2015/351, K:2017/25sayılı dosyasının temin edilerek, dosyamızla birliktegörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.4.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının birkısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı sigorta şirketi tarafından, şirketekasko sigortalı 34 … 7646 plakalı aracın, 29.12.2014tarihinde Fatih-İstanbul Kemal Paşa Mahallesi, Fethi Bey Caddesi'ndenOnsekizler Sekmanlar Caddesi'ne girerken; Fatih BelediyeBaşkanlığı'na ait otomatik iner-kalkar dubalarınkalkması sonucunda dubaların aracın ön altkısmına çarpmak suretiyle hasar meydana geldiğindenbahisle ödenen 4.161,98-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 7.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, İstanbul 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.4.2017 gün veE:2015/351, K:2017/25 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul7.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.4.2017 gün ve E:2015/351, K:2017/25 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 29.4.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy