T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/274
KARAR NO : 2019/284
KARAR TR : 29.04.2019
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca düzen-lenen sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. madde-sinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S.B.
Vekili :Av. N.D.
Davalı :İstanbul Valiliği
Vekili :Av. N.S.D.
O L A Y : İstanbul Valiliği TrafikDenetleme Şube Müdürlüğünce yapılan denetimsırasında, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, davacı adına 1.11.2018gün ve IO-258239 seri-sıra sayılı Trafik İdariPara Cezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesiuyarınca 1.002,00 TL. idari para cezası verilmiş, aynıbirim tarafından sürücü belgesi geri almatutanağı düzenlenmiştir. Davacı vekili,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalıİstanbul Valiliği vekili, süresi içinde görevitirazında bulunmuştur. İSTANBUL 6.İDARE MAHKEMESİ: 24.12.2018 gün ve E:2018/2059 sayı ile; 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesindeyapılan yeni düzenlemenin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun19. maddesinde yer alan “…..bu Kanun hükümlerineuygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır.” hükmü çerçevesindeyapılan değişiklik olmadığı, 2918 ve 5326sayılı Kanun hükümleri göz önünealındığında, bir idari işlem olansürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevlimahkemelerin idari yargı mercii olduğu açıklanarak, 5326sayılı Yasa’nın 27/8. maddesine göre idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş olması nedeniyle, 2918 ve 5326 sayılı Kanunhükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görev itirazının reddine karar vermiştir. Davalıİstanbul Valiliği vekilinin, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; 2.4.2019 gün ve YY-2019/28118 sayıile, davaya konu sürücü belgesi geri almatutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiğive bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, sürücü belgesi geri almatutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığıaçıklanarak ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 1.6.2015 günve E:2015/427, K:2015/436, 26.9.2016 gün ve E:2016/400, K:2016/433sayılı emsal kararları nedeniyle, bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesialınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN,Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’un katılımlarıylayapılan 29.04.2019 tarihli toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Davalıİstanbul Valiliği vekilinin anılan Yasa’nın 10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddesinde belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10.maddesinde öngörülen biçimde davada olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918sayılı Yasa’nın 48/5. maddesi uyarınca davacıhakkında düzenlenen sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48. maddesinin beşincifıkrasında(Değişik: 8/1/2003 - 4785/3 md),“Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerindealkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin,suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beşyıl içinde; birinci defasında sürücü belgelerialtı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265 300 000lira para cezası uygulanır. İkinci defasındasürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınırve haklarında 332 600 000 lira para cezası uygulanır ve busürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas veusulleri Sağlık ve İçişleriBakanlıklarınca çıkarılacak yönetmeliktegösterilen sürücü davranışlarınıgeliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimibaşarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iadeedilir. Üç veya üçten fazlasında ise,sürücü belgeleri beş yıl süreyle gerialınır ve altı aydan aşağı olmamak üzerehafif hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif para cezasıuygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatriuzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayenesonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonundasürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme vepsikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usulleryönetmelikte gösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında,fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle gerialınır.Hususi otomobil dışındaki araçlarıalkollü olarak kullanan sürücüler bakımındanpromil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleriiki yıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla; “Sürücübelgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6ncımaddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır” denilmek suretiyle on ikinci fıkra eklenmiştir. AnılanKanun’un, “Trafik zabıtasının görev ve yetkisınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafikzabıtası: Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz. b)GenelZabıta Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatınıngörev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafikeğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyleyönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeyeve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”denilmektedir. UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüşiken; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesinden sonra; öngörülentrafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda dabu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560 Sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davaların görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarmıştır. Uyuşmazlığınesasını oluşturan, sürücü belgesi geri almatutanağına ilişkin karara gelince: 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir. KabahatlerKanunu’nun “Genel kanun niteliği”başlıklı 3 üncü maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde," (1) Bu Kanunun; a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır"hükmü yer almış olup; bu Kanun’un genelhükümleri arasında yer alan 27. maddesinin (1) numaralıbendinde, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğiöngörülmüştür. Bunagöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılanyaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalarabakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağıifade edilmiş; böylelikle sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafikve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuşiken; 12.7.2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyleyapılan değişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir. Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez. …….” denilerek yeniden düzenlenmiştir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasınailişkin davaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediğive 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlardakabahat karşılığında öngörülen belirlibir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkinhükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında;sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idaremahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idariyaptırım kararının verildiği işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, KabahatlerKanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Olayda, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak düzenlenen ve olumsuz görevuyuşmazlığının konusunu oluşturansürücü belgesi geri alma tutanağı ile ilgili olarak;5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “ehliyetin gerialınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen sürücü belgesigeri alma tutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından,sürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 24.12.2018gün ve E:2018/2059 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalıvekilinin görev itirazının reddine ilişkin, İstanbul6. İdare Mahkemesince verilen 24.12.2018 gün ve E:2018/2059 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.04.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy