T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/271
KARAR NO : 2019/298
KARAR TR : 29.04.2019
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : O.Ç. Davalı : AdapazarıKaymakamlığı Vekili : Av. H.T. OLAY : AdapazarıKaymakamlığının 7.11.2018 gün ve 150sayılı kararı ile, İlçe SağlıkMüdürlüğü denetim ekiplerince 20.10.2018 tarihindedavacıya ait işyerinde yapılan denetimde, tütünürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalıalanlarda tütün ürünü kullanımına izinverildiğinin tespit edildiğinden bahisle ve bu durumun bir yıliçinde işlenen üçüncü tekerrür(dördüncü ihlal) olması nedeniyle, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrası uyarınca bahsedilen iş yerinin 10gün süreyle kapatılmasına karar verilmiştir. Davacı, idariyaptırım kararının iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. Davalı İdare vekili süresi içinde görevitirazında bulunmuştur. SAKARYA 2. İDAREMAHKEMESİ: 3.1.2019 gün ve E:2018/950 sayı ile, davaya konu,işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkinkararın, idarenin kamu gücüne dayalı olarak re’sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmişolduğu bir idari işlem olduğu belirtilerek, davanıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu gerekçesiyle görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalı Adapazarı Kaymakamlığı vekilinin,adli yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; 28.3.2019 gün ve YY-2019/23169 sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “işyerininkapatılması”na ilişkinhükmün, 4207 sayılı Kanun’da ilk kez,13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27.maddesiyle değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği, davacıya aitişyerinin belirli bir süre ile kapatılmasına ilişkinolarak verilen kararın 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4207 sayılı Kanun’da bu idariyaptırımlara itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılıYasa hükümleri dikkate alınacağından, anılan Kanun’un 27. maddesinin (l) numaralı bendiuyarınca, davada adli yargı yerinin görevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun'un 10 ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarıncaDanıştay Başsavcısının yazılıdüşüncesi alınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 29.04.2019 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Davalı Adapazarı Kaymakamlığı vekilininanılan Yasa’nın 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddesindeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 2. maddesininbirinci fıkrası (d) bendinde yer alan yasaklarınuygulanmaması nedeniyle aynı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açıldığıanlaşılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beşbin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürühâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdekiüçüncü tekerrürde de iş yeri on günden biraya kadar kapatılır.” denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmak üzereher türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret,sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçlarınsürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhilolmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplutaşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitimkurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretimkurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenimkurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarınınkapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane,kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16. maddesinde,“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olanidarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerdenibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle,Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Olayda, davacıyaait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkradaöngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil,belirli bir süre için (10 gün) kapatılmasınailişkin idari yaptırım kararı ile ilgili olarak; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “işyerininkapatılması”na ilişkinhükmün, 4207 sayılı Kanun’da ilk kez, 13.2.2011tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle dedeğiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği anlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca ve bu fıkrada öngörülensürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süreiçin davacıya ait işyerinin (10 gün) süre ilekapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının,5326 sayılı Kanun’un 16. madde-sinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerleKanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “işyerinin 10 günsüre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin, Sakarya 2. İdare Mahkemesinceverilen 3.1.2019 gün ve E:2018/950 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 3.1.2019 gün veE:2018/950 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.04.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy