T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/293
KARAR NO : 2019/299
KARAR TR : 29.04.2019
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- L.E. 2- M.E. Vekili : Av. M.G. Davalı : Arsuz Kaymakamlığı Vekili : Av. T.A. OLAY: Arsuz KaymakamlığıToplum Sağlığı Merkezinin 31.7.2017 Olur tarihli 2017/56sayılı idari yaptırım kararı ile, davacınınişletmeciliğini yaptığı “W.H.” isimlieğlence yerinde 21.7.2017 günü yapılan denetimsırasında, söz konusu işletmede, 4207 sayılı TütünÜrünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü HakkındaKanun’un 2. maddesinin ilgili fıkraları gereğikapalı alanda tütün ürünü tüketilmemesineilişkin yasakların uygulanması ve tedbirlerin alınmasıile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmediğindenbahisle, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikincifıkrası uyarınca davacılar adına 9.186,00 TL idaripara cezası verilmiştir. Davacılarvekili, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur. İskenderun SulhCeza Hakimliği, başvuruyu esastan inceleyerek, 2.10.2017 gün veD.İş: 2017/4165 sayılı kararı ile, idariyaptırım kararında usul ve yasaya aykırı bir yönbulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine kararvermiş, verilen karara itiraz edilmesi üzerine, dosya Hatay 2. SulhCeza Hakimliğine gönderilmiştir. HATAY 2.SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 12.10.2018 gün ve D.İş:2017/4414 sayı ile, başvuruya konu idariyaptırım kararlarına karşı yapılan iptalbaşvurusunun değerlendirilmesi ve sonuca bağlanmasının5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi gereğince hakimlikleriningörev alanı dışında bulunduğu nedeniyleİskenderun Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararınkaldırılmasına, başvurunun görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiylekesin olmak üzere görevsizlik kararı vermiştir. Davacılar vekili, bukez aynıistemle idari yargı yerindedava açmıştır. HATAY 2. İDAREMAHKEMESİ: 27.3.2019 gün ve E:2019/190 sayı ile, 4207 sayılı Kanun’un5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının tipik bir kabahate dayalı para cezasıolduğu ve 5326 sayılı Kanun’un tanımına girenbir kabahat eylemi nedeniyle verildiği, 4207 sayılı Kanun’un5. maddesinde de açıkça 5326 sayılı Kanun’aatıfta bulunulduğu, ayrıca dava konusu somut olayın 2577sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen davalardanhiçbirine de girmediği anlaşıldığından, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, davanın görüm veçözümünde 5326 sayılı Kanun’un 27.maddesi ve anılan diğer hükümler uyarınca adliyargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 29.04.2019 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosya sureti de temin edilmek suretiyle birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarıncaverilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beşbin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmak üzereher türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret,sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücükoltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzerekarayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşımaaraçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler,özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmaküzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının,kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı veaçık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane,kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır. Olayda, dava 4207 sayılı Tütün ÜrünlerininZararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmış olup, 4207 sayılı Kanun’da, idaripara cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olmasıhalinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemeleregöre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesininikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4207 sayılıKanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösteril-mediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. Mad-desinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Hatay 2. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Hatay2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 12.10.2018 gün ve D.İş:2017/4414 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Hatay 2. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 12.10.2018gün ve D.İş:2017/4414 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRIL-MASINA, 29.04.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy