T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/268
KARAR NO : 2019/310
KARAR TR: 29.04.2019
ÖZET : Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, Yenice Mahallesinde parsellerin hisseli maliki olan davacıların taşınmazlarının davalı idare tarafından haksız işgal edildiğinden bahisle, oluştuğu ileri sürülen zararın (haksız işgal tazminatının) haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiliistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar : 1- Z.S.
2- H.S.
3- N.S.
4- N.S.
5- N.M.
Vekili :Av. M.H.
Davalı :Tekirdağ Yatırım İzleme KoordinasyonBaşkanlığı
Vekili :Av. B. T.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; davacıların Tekirdağ İli, Çorluİlçesi, Yenice Mahallesinde 3731,1710,3466,3732,1493 ve 1725 (yeniparsel numarası 3755) parsellerin hisseli maliki olduklarıtaşınmazlarda, idarenin acele kamulaştırma kararlarındabelirtilen sınırların çok üzerineçıkarak, kendisine tanınan hak ve yetkileri usulüne uygunkullanmaması, haksız ve hukuka aykırı eylemi sonucu zarargördüğünden, taşınmazlarda davalınınhaksız fiili sonucu oluşan zararlarının tespiti iledavalı lehine oluşturulan geçici irtifak hakkınınsınırları aşılmak suretiyle verdikleri zararın;tamamı tarla vasfındaki taşınmazlarda toprağıneski hale getirilme masraflarının; eski hale getirilse dahi busürecin ne kadar süreceğinin, ne kadar ürün kaybıolacağının, ekilip biçilememesi sonucu oluşmuşve tarlanın tekrar eski hale getirilmesi sürecinde oluşacakzararların 30.000,00-TL olduğunu ileri sürerek, yasal faizi iledavalıdan alınarak, davacılara hisseleri oranındaödenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
ÇORLU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 27.3.2018gün ve E:2017/221, K:2018/189 sayı ile, davanın davalıidarenin haksız işgaline dayanılarak, davalı aleyhineyöneltilen tazminat istemine ilişkin olduğundan, İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'unun 2. maddesi hükmüuyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerektiği;görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle,davalı idarenin hizmet kusuru iddiasına dayalı olarakaçılan davada idari yargı görevli olup; yargı yolucaiz olmadığından HMK'nun115/2. Maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usuldenreddinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
TEKİRDAĞ İDARE MAHKEMESİ: 14.03.2019gün ve E:2018/1557 sayı ile, olayda, söz konusutaşınmazlar hakkında Mahkeme kararları ile 3yıllığına geçici irtifak hakkı tesisedildiği, ancak bu 3 yıllık sürenin dolduğu ve Mahkemekararlarında belirtilen alanların üzerinde bir alanınişgal edildiğinin iddia edildiğigörüldüğünden meydana gelen zarann tazmini istemiyleaçılan bu davanın görüm veçözümünün adli yargının görevalanı içinde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemeleriningörevsizliğine, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.04.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece ekinde adli yargı kararı vekesinleşme şerhli örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, YeniceMahallesinde 3731,1710,3466,3732,1493 ve 1725 (yeni parsel numarası 3755)parsellerin hisseli maliki olan davacılarıntaşınmazlarının davalı idare tarafındanhaksız işgal edildiğinden bahisle, oluştuğu ilerisürülen zararın (haksız işgal tazminatının)haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktetahsili istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacılara aittaşınmazlara ilişkin olarak, davalı idare lehine verilenÇorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/258 D. İş, 2014/260D. İş, 2014/262 D. İş, 2014/264 D. İş, 2014/252D. İş ve Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/146 D.İş dosyalarında acele kamulaştırma kararıalındığı; söz konusu Mahkeme kararlarına konuedilen taşınmazlar üzerinde 3 yıllığınageçici irtifak hakkı tesis edildiği; anılan 3 yıllıksüre dolduğu halde acele kamulaştırmakararlarının uygulamasının devam etmekte olduğu;davalı idarenin yapacağı proje kapsamında davacılaraait taşınmazlardan ayrılan ve Mahkemece geçici irtifakhakkı kurulan alanın çok üzerinde birbölümün davalı idarece çalışma alanıolarak oluşturulduğu ve ekili/dikili alana zarar verildiği;davalı idare tarafından hakkı olmayan yerlere tecavüzedildiği; taşınmazlarına zarar verildiği iddiaedilerek, davacılara ait taşınmazların davalı idaretarafından haksız işgal edildiğinden bahisle oluştuğuileri sürülen 30.000,00-TL tutarındaki zararın (haksızişgal tazmiantmın) haksız fiil tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun"İrtifak Hakkı Kurulması" başlıklı 4.maddesinde;
"Taşınmaz malın mülkiyetininkamulaştırılması yerine, amaç için yeterliolduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi,yüksekliği, derinliği veya kaynak üzerindekamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabilir.
(Ek fıkra : 10/9/2014 - 6552/99 md.) Ancak, maliklerininmülkiyet hakkının kullanılmasının engellenmemesi,can ve mal güvenliği bakımından gerekli önlemlerinalınması kaydıyla, kamu yararına dayalı olaraktaşınmazların üstünde teleferik ve benzeriulaşım hatları ile her türlü köprü,taşınmazların altında metro ve benzeri raylıtaşıma sistemleri ile tünel yapılabilir.Taşınmazların mülkiyet hakkınınkullanımının engellenmemesi hâlinde,taşınmazlara ilişkin herhangi bir kamulaştırmayapılmaz. (İptal üçüncü cümle: AnayasaMahkemesi’nin 14/5/2015 tarihli ve E.: 2014/177, K.: 2015/49sayılı Kararı ile.) (…) Yapılan yatırımnedeniyle taşınmaz maliklerinden değer artış bedelialınamaz." hükmüne yer verilmiş;
Maddenin gerekçesinde, kamulaştırma ilegüdülen amacın yerine getirilmesi için taşınmazmalın mülkiyetinin kamulaştırılması yerine,yeterli olduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi,yüksekliği, derinliği veya kaynaklar üzerindekamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabileceğininbelirtildiği; kamu yarının yerine getirilmesi anındataşınmaz malın mülkiyetininkamulaştırılmasının şart olmadığı;yeterli görüldüğü takdirde belirli kesimininyükseliğinin, derinliğinin veya kaynaklarınınüzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkınınkurulabileceği; böylece idarenin daha az bedel ödeyeceği,malikin de taşınmaz malının üzerinde ayrıcatasarrufta bulunabileceği belirtilmiştir.
İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Nitekim yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundakiYargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun11.2.1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılıkararının, III. Bölümünde,“İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülüİstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekettebulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafındanbir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malıolmayan yerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veyamoloz yığılması neticesinde meydana gelen zararlarıntazmini davası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarakyapılması hali de idari karara aykırı bir hareketbulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiilsayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirmekararının dışında kaldıklarındankararın bunlara şümulü yoktur” denilmektedir.
Dolayısıyla, uyuşmazlıkta her ne kadar işbudava ile ilgili olarak, keşif yapılmadığı ve dosyadabilirkişi raporu da bulunmadığı açık ise de;mülkiyeti davacılara ait taşınmazlarla ilgili olarakkamulaştırma yapılmaksızın işgal edildiğive, oluştuğu ileri sürülen zararın tazminininistenildiği sözkonusu olduğundan, davanın haksızfiilden doğan bir tazminat davası sayılması gerektiği,kaldı ki davalı idare vekilince de, davacılarıniddialarını çürütecek nitelikte savunmalaryapılmadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre, idareninayni bir hakka müdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısaldenetimi işin esasını teşkil etmekte olup,açılan dava ile bir idari tasarrufun iptalinin ya da böyle birtasarruf nedeniyle uğranılan zararın tazminininistenilmemiş bulunması karşısında, haksız fiildendoğan zararların tazmini davasının, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yeri görevlibulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle Tekirdağ İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 27.3.2018 gün ve E:2017/221, K:2018/189 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Tekirdağ İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileÇorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.3.2018 gün veE:2017/221, K:2018/189 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 29.04.2019 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy