T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/267
KARAR NO : 2019/335
KARAR TR: 29.04.2019
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar : 1-A.A.
2-L.A.
3-D.A.
4-G.A.
5-H.A.
Vekili :Av. Y.K.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. Y.E.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkillerinin murisleri Gürbüz Akanaras'ın,14.11.2010 günü Sarıkamış-Karakurt devlet karayolunun14.km.sinde seyir halinde iken, karşı yönden gelen birbaşka aracın şerit değiştirerek aracınaçarpması sonucu vefat etmesi nedeniyle, olayda idarenin hizmetkusuru bulunduğu ve murislerinin desteğinden yoksunkaldıkları ileri sürülerek, uğradıklarızarara karşılık 140.000,00-TL maddi ve 850.000,00-TL maneviolmak üzere toplam 990.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ERZURUM 1. İDARE MAHKEMESİ: 21.3.2011 gün veE:2011/335, K:2011/429 sayı ile, davanın 2918 SayılıKarayolları Trafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarıncaadli yargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-a ve 15/1-a maddeleriuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karara karşı davacı ve davalı idarevekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Danıştay Sekizinci Daire: 23.12.2011 gün veE:2011/5479, K:2011/6985 sayı ile, İdare Mahkemesince verilenkararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup,bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından,temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasınakararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez davacılardan L. için100.000,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminat, A. için10.000,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminat, D, için10.000,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminat, TL manevi tazminat, G.için 10.000,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminat, H. için10.00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 990.000,00-TLmaddi ve manevi tazminat istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi: 16.7.2013 günve E:2012/76, K:2013/286 sayı ile, yapılan yargılamada,İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/91 Esassayılı dosyasının dava dilekçesi ve bilirkişiraporu incelenmiş olup, davacıların vekili tarafından,davalılar M,A,A,, N,E, ve A, Sigorta A.Ş. aleyhlerine maddi ve manevitazminat davası açıldığı,yargılamanın devam ettiğinin ve dosyalar arasındabağlantı bulunduğunun anlaşıldığıgerekçesiyle HMK 166/2-3 ve 4. maddesi gereğincebirleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına,yargılamaya İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinindosyası üzerinden devamına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi: 15.7.2014gün ve E:2011/91, K:2014/295 sayı ile, dosya içerisindebulunan bilirkişi raporları uyarınca, davanın kısmenkabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiş, bu karartaraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 15.2.2018 gün veE:2015/6870, K:2018/1015 sayı ile, mahkemece, Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine hizmet kusuruna dayanılarakaçılan bu davada, yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesigerekirken, yazılı olduğu biçimde kararverilmesininyerinde görülmediği gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir.
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:28.12.2018 gün ve E:2018/544, K:2018/393 sayı ile, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlarınidari yargı yerinde tam yargı davası açabilecekleri,söz konusu Karayolları Genel Müdürlüğünekarşı açılan davaya bakma görevinin mahkemeleriningörevinde olmayıp idare mahkemelerinin görevine girdiğigerekçesiyle, mahkemelerinin yargı yolu nedeni ilegörevsizliğine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.04.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının aracıyla, seyirhalindeyken kaza yaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, İstanbul Anadolu 10. Asliye HukukMahkemesince verilen 28.12.2018 gün ve E:2018/544, K:2018/393sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bunedenle İstanbul Anadolu 10. Asliye HukukMahkemesince verilen 28.12.2018 gün ve E:2018/544, K:2018/393sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,29.04.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy