T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 212
KARAR NO : 2019 / 270
KARAR TR : 29.4.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. İ.
Vekili : Av. N. G.
Davalı : ŞUSKİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. T.G., Av.S.A.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde: müvekkilinin24.08.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki 27 … 2049 plakalıaracıyla, Ertuğrul Gazi Mahallesi 349. Sokak üzeriTarçın Sokak istikametine seyri esnasında, ŞUSKİMüdürlüğünün sorumluluğunda olan rögarkapağının üzerinden geçerken, rögarkapağının patlaması sonucu aracında maddi hasarmeydana geldiğini, bu olay nedeniyle müvekkilinin aracındameydana gelen hasarı gidermek için 10.662,83 TL masrafyaptığını, ayrıca aracında da maddi değer kaybımeydana geldiğini, meydana gelen zararda ŞUSKİMüdürlüğünün sorumlu olduğunu, sözkonusu zararların karşılanması için 07.10.2015tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun hiçbir karşılık görmediğini ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı idarenin10.662,83 TL maddi zarar ve bilirkişice tespit edilecek olan araçtaoluşan maddi değer kaybının olay tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle, idariyargı yerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA 2.İDARE MAHKEMESİ: 21.4.2016gün ve E:2015/1420, K:2016/536 sayı ile, “(…)2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden;davacının sahibi olduğu 27 … 2049 plaka sayılıaracı ile Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi,Ertuğrul Gazi Mahallesi, 349 Sokak üzerinde seyir halindeyken yolüzerinde bulunan rögar kapağının patlaması sonucuaraçta maddi hasar meydana geldiği, oluşan zararıntazmini için 07.10.2015 tarihinde başvuruyapıldığı, sözkonusu başvurunun reddedilmesiüzerine araçta meydana gelen 10.662,83 TL maddi zararın yasalfaizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen 2918 sayılı Kanunun110. maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylakarayollarında oluşan trafik kazaları nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu açık olup karayolunda meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim, aynı konuya ilişkin olarakaçılan davalarda verilen Uyuşmazlık Mahkemesi'nin27.01.2014 gün E:2013/1890 K:2014/27 ve 26.10.2015 gün E:2015/689K:2015/696 sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş, bu karara karşı itiraz edilmesi üzerine GaziantepBölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi; 3.5.2017 gün veE: 2016/3230, K:2017/842 sayı ile, kararın usul ve hukuka uygun olduğu,bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığıgerekçesiyle, itiraz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasınakarar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:14.12.2018 gün ve E:2017/653, K:2018/977 sayı ile, “(…) Tümdosya kapsamına göre: yol üzerinde bulunan rögarkapağının patlaması nedeniyle davacınınaracında rögar kapağının yapım, bakım veyadenetimi sırasında alınması gerekli tedbirlerinalınmaması nedeniyle doğan zararın ve araçtaoluşan değer kaybının tazmini amacıylaaçılan davada, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere veya kişilerinmallarına verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespiti gerekmekte olup, alınan bilirkişi raporlarında da hizmetkusurunun mevcut olduğu belirtilmiştir.
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olanidareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayıözel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamutüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da buyöndedir.
Bu kapsamda açılan davanın idare hukukukurallarına ve 2577 sayılı İYUK'nun 2/1-b maddesindesayılan tam yargı davasında görülüp veçözümünde idari yargı yerleri görevlibulunması karşısında davacı tarafındandavalı aleyhine açılan davada adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz olması nedeniyleaçılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114-1-b ve115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi YukarıdaAçıklandığı Üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhineaçılan davada, adli yargının yargı yolubakımından görevsiz olması nedeniyle açılandavanın 6100 Sayılı HMK nun 114/1-b ve 115/2 maddeleriuyarınca USULDEN REDDİNE…” karar vermiş, bu kararistinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerindeortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 29.4.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde idari yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalanyolda meydana gelen maddi hasarlı kaza nedeniyle davacıtarafından evvelce ödenen hasar bedelinin ve araç değerkaybının, olayda kusurlu olduğu ileri sürülendavalı idareden tahsili istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu;13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüoldukları belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacınınsevk ve idaresindeki 27 … 2049 plaka sayılı aracı ileŞanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, Ertuğrul GaziMahallesi, 349. sokak üzerinde seyir halindeyken, yol üzerindebulunan rögar kapağının patlaması sonucu trafikkazası neticesinde uğranıldığı iddia edilen10.662,83 TL maddi zararın, yasal faizi ile birlikte davalı idaredentazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2018 gün ve E:2017/653, K:2018/977 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şanlıurfa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2018gün ve E:2017/653, K:2018/977 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 29.4.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy