T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 45
KARAR NO : 2019 / 256
KARAR TR : 29.4.2019
ÖZET : Davacıların murisinin paydaşı olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda yapılan ıslah imar planı uygulaması sonucunda, eksik yer verilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle, eksik verilen miktarın bedelinin tahsili istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1-H.T. N. 2-H.N. N. 3-S.Y.N. 4-S.S.A. 5-T.A. Adına Vekili S. S.A. 6-M.U.A. Vekilleri :Av.B. K.& Av.B.S. & Av.B. B. Davalı :İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av.N. A.Y. O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin murisi A.A.'un,İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, Turan Mahallesi, 2037 ada 37parselde kayıtlı 484.885,25 metrekareyüzölçümlü taşınmazdan 19.3.1955 tarihinde500/53010 hisse satın almış olduğunu; onun adınakayıtlı bulunan taşınmaz hissesininkarşılığının 4.573,5 metrekareolduğunu; ne var ki, davalı İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından1987 yılında 2037 ada 37 parsel üzerinde 2981 sayılıİmar Affı Yasasının 3290 sayılı yasa iledeğişik 10/C maddesine göre ıslah-imar planıuygulaması yapıldığını;taşınmazın, 36905 ada 2 parsel olarakdeğiştirildiğini ve müvekkillerinin murisine 169/198 hisseverildiğini; hissesine karşılık gelen 4.573,5 metrekarelikyerden 1.601 metrekarelik DOP kesintisi sonrasında 2973 metrekareverilmesi gerekirken, ıslah-imar planı uygulaması neticesindesadece 196 metrekarelik yer verilmiş olduğunu; davalı belediyetarafından resmi tapu kayıtlarında usul ve yasaya aykırıolarak yapılan hatalı uygulamanın, anayasal güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinigösterdiğini; dolayısıyla, davalı belediyetarafından yapılan imar uygulaması sonucu müvekkillerinintaşınmazına karşılık olarak daha az yer verilmesinedeniyle eksik verilen kısmın bedelinin tahsilinin gerektiğiniifade ederek; davalı belediye tarafından yapılan ıslah-imarplanı uygulaması sonucunda İzmir ili Karşıyakailçesi Turan Mahallesi 36905 ada 2 parseldeki 196/198 hisselitaşınmaza eksik yer verilmek suretiyle kamulaştırmasızel konulması nedeniyle, müvekkillerinin murisine verilmeyen 2.777metrekarelik kısma ilişkin eksik yer bedelinin emsalaraştırması yapılması neticesinde belirlenecekolması nedeniyle işbu dava tarihi itibariyle miktar ve değerinintam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması sebebiylebelirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000-TL olacak şekilde,verilmeyen 2.777 metrekarelik kısma ilişkin eksik yer bedelinin davatarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemiyle 18.10.2016tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı idare vekili,imar uygulamasından kaynaklanan davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğini ileri sürerek görevitirazında bulunmuştur. İzmir 6.Asliye HukukMahkemesi: 19.9.2017 gün ve E:2016/481, K:2017/407 sayı ile, olaydaherhangi bir kamulaştırma işlemi ya dakamulaştırmasız el atma eyleminin söz konusuolmadığı, bu türden davalara bakma görevinin2577 Sayılı İdari Yargı Usul Kanunu'nun 2/1-b maddesiuyarınca tam yargı davası şeklinde idari yargı yerindedava açılması gerektiğinden bahisle; davaşartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine kararvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmirBölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi: 23.5.2018 gün ve E:2018/198,K:2018/786 sayı ile, davanın tam yargı davasıniteliğinde olmadığı, adli yargı kapsamındakaldığı, davanın idari yargıda görülmesigerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğrubulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilininistinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizinkabulüyle; İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/481 esas 2017/407karar sayılı kararının HMK.nın 353/l-a.6 maddesiuyarınca kaldırılmasına; dosyanın yeniden birkarar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir. İZMİR 6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:25.10.2018 tarih, E:2018/298 sayılı1.celsede; davalı vekilince bir kez daha görevsizlik kararıverilmesi talep edilmiş; Mahkemece, doğrudan görevitirazının reddine yönelik bir karar verilmemekle birlikte; İzmirBölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin, “kesin nitelikteki” kaldırma kararı doğrultusunda, idarelerden bilgi ve belgeleristenilmiştir. Bu hususgözetildiğinde, Mahkemenin bu kararının; görevitirazının zımnen reddine yönelik olduğunu kabul etmekgerekmektedir. Davalı vekilinin idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolundaki süresi içerisindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylıörneği Danıştay Başsavcılığınagönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: “(...) 2981 sayılı İmar veGecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazıİşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanunun 3290 sayılı Kanun iledeğişik 10. maddesinin (c) bendinde, "İmar mevzuatınaaykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veyaözel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseliolabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasızarsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletinhüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunlarıyeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imarada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapıolmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veyakat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescilettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanlarınhisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göretespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhinekanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veyavalilikler resen yetkilidir." hükmü yer almıştır. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde,"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" idari dava türleri arasındasayılmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacılar tarafından, murislerinin Bayraklıilçesi, Turan Mahallesi, Gümüşpala mevkii 2037 ada, 37parsel sayılı taşınmazdan 500/53010 pay satınaldığı, 1987 yılında davalı belediyetarafından yapılan ıslah imar planı uygulamasısonucunda taşınmazdaki paylarına karşılık 36905ada, 2 parsel sayılı taşınmazın 196/198payının tahsis edildiği, taşınmazdaki 4.573,5 m2paylarından düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra 2.973m2 yer verilmesi gerekirken sadece 196 m2'lik yer tahsis edildiği önesürülerek, eksik verildiği belirtilen miktarın bedelininödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı; davalı idare tarafından ise,davacıların taşınmazda sahip olduklarını önesürdükleri payın ve bu paya ilişkin taşınmazmiktarının hatalı olduğu, bölgede 1954yılından itibaren yapılan hisseli satışlarsırasında hisse oranlarında hatalaryapıldığı, bu konunun Tapu Kadastro GenelMüdürlük Müfettişlerince düzenlenen raporda dabelirtildiği, anılan raporda belirtilen hisse oranları dikkatealınarak yapılan ıslah imar planı uygulamasınınhukuka uygun olduğunun öne sürüldüğüanlaşılmaktadır. Olayda,uyuşmazlık, davacıların uygulama öncesinde hak sahibioldukları paya karşılık ıslah imar planıuygulaması sonucunda yapılan tahsisin 2981 sayılı Yasayauygun olup olmadığının ve bu işlem nedeniylezararlarının bulunup bulunmadığının tespitineilişkin olup, hatalı düzenlendiği belirtilen tapukayıtlarının düzeltilmesi de istenilmediğinden,uyuşmazlığın 2981 sayılı Yasa uyarınca tesisedilen parselasyon işleminden kaynaklandığıaçıktır. Bu durumda, idarece kamu gücükullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamasonucunda uğranılan zararın tazminine ilişkin bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ :Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI: “(...)konuyla ilgili 2981 sayılı "İmarve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara UygulanacakBazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun BirMaddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun", imar vegecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş veinşaatı devam etmekte olan tüm yapılar hakkında uygulanacakişlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair başvuru, tespit,değerlendirme, uygulama esasların belirlemek amacınıtaşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumlulukalanlarında ıslah imar düzenlemeleri yapılmak suretiyle,yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için teminedilecek arsaların ve korunması mümkün görülengecekonduların Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygunolarak hak sahibi olduğu belirlenen kişilere verilmesine olanaksağlamıştır. Söz konusu Kanunun 10.maddesinin (c) bendinde ''İmar mevzuatına aykırı binayapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyonadayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecekbüyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa vearazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm vetasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden adave parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veyaparseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanlarıdiğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescilişlemi dışında kalanların hisselerini 2942sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecekbedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotektesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resenyetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastromüdürlüklerince de kullanılır./ ..."şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davalı idarece, davacıların hisselitaşınmazlarında 2981 Kanun uyarınca ıslah imaruygulaması yapıldığı, davacılar tarafından,bu uygulama sonucu verilmesi gerekenden az miktarda taşınmazıntahsis edildiğinin iddia edildiği, bu uygulama sebebiyletaşınmaza kamulaştırmasız el atıldığındanbahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,10.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalı idareden tahsiliistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmış olmakla, uyuşmazlığın, 2981sayılı Kanunun 10/c maddesi uyarınca tesis edilen imar uygulamasıişlemlerinden kaynaklandığı açıktır. Budurumda, idarenin söz konusu uygulama işleminin, kamugücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı idari işlemniteliğini taşımakta olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesinin 06/04/2015 gün ve 2015/253-264 sayılı ve 06/04/2015gün ve 2015/238-252 sayılı kararlarında "2981sayılı Yasa hükümlerine göre, idarenin hak sahiplerine"tapu vermek" ya da 10. maddesinin (b) bendinde belirtildiğigibi hak sahibi olmadıkları anlaşılanlara verilmişolan "tapuları resen iptal etmek” şeklindeki buyetkilerini idari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinindoğrudan bir sonucu olarak kullanması ve ayrıca bu şekildekurulan mülkiyet, Medeni Kanun hükümleri dışındave özel bir kamın hükmü gereğince idari tesciledayandığı gibi tapuya yapılan tescilin de, bu idariişlemin icrası niteliğinde olmasıkarşısında, uyuşmazlığın sözüedilen uygulama işlemlerinin dayanağı olan yasal düzenleme çerçevesindeçözümlenmesi gerekeceği" hususlarıvurgulanmıştır. Yukarıda belirtilenKanun hükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıdikkate alınarak davaya konu olan olay incelendiğinde,davacıların taşınmaz üzerindeki iddiaları,gayrimenkul mülkiyetinin kazanılma yollarına ilişkin MedeniKanun hükümlerine değil, 2981 sayılı Kanundaöngörülen hak sahipliği esasınadayandığı ve hak sahipliğinin tespiti ile gerialınmasının idari usul ve esaslar çerçevesindebelirlendiği de dikkate alındığında, 2981sayılı Kanuna dayanılarak açılan davanıngörüm ve çözümünde de idari yargı yeriningörevli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle,Danıştay Başsavcılığının 2247sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmışolduğu başvurunun kabulü ile İzmir 6. Asliye HukukMahkemesinin 25/10/2018 tarih ve 2018/298 esas sayılı görevlilikkararının kaldırılmasına karar verilmesi...”ningerektiği yolunda düşünce vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 29.4.2019 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesive 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca,10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacıların murisinin paydaşı olduğutaşınmazın da bulunduğu alanda yapılan ıslah imarplanı uygulaması sonucunda, eksik yer verilmek suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,eksik verilen miktara karşılık şimdilik 10.000,00-TL bedelinyasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 3194 sayılıİmar Kanunu’nun 18. maddesinde, “İmar hududuiçinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleriveya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleriile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunanyerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun adaveya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir” hükmü; 24.2.1984 gün ve 2981sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına AykırıYapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılıİmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi HakkındaKanun’un 22/5/1986 gün ve 3290 sayılı Kanun’un 4.maddesi ile değişik 10. maddesinin (c) bendinde, “İmarmevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa vearaziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adasıveya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veyabinasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veyaDevletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerlebirleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya,yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içindekalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hissesahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarınagöre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemidışında kalanların hisselerini 2942 sayılıKamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşinödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapusicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediyeveya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastromüdürlüklerince de kullanılır. Bu gibi arazilerde hissesahiplerinin malik olduğu hisse üzerindeki temliki tasurruflar vebunlarla ilgili takyitler 11/6/1945 tarih ve 4753, 19/7/1943 tarih ve 4486sayılı Kanunlar, 775 sayılı Gecekondu Kanunundakihükümler dahil, uygulamayı durdurmaz. Bu gibi işlemlerdetakyitler hisse sahibine isabet edecek müstakil parsele aynen nakledilirve yapılan işlem Medeni Kanunun 927 nci maddesine göre haksahibine bildirilir. Islah imar planı ile düzenlemeye tabi tutulanarsa ve arazilerin yeni sahiplerine verilmesinde valilik veya belediyelercearsa ve arazilerin durumuna göre düzenleme ortaklık payıalınabilir. Bu gibi yerlere aityapılmış olan özel parselasyon planı, ıslah imarplanı olabilecek nitelikte olduğu belediye veya valiliklerce uygungörüldüğü takdirde aynen kabul edilerek tescil edilir. Üzerinde yapılanmabulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlervaliliğin talebi üzerine, belediye veya özel idareler adınaresen tapuya tescil edilir. Islah imar planlarında genelbütçeye dahil dairelerin ihtiyaçlarınıkarşılamak üzere ayrılan veya ayrılacak olan veya birkamu hizmeti için lüzumlu görülen arsa veya araziler eskisahibi kamu idarelerine veya o işe tahsil edilmek üzere hazineyeaynı şartlarla geri verilir. Islah imar planıyapılmış ve yapılacak bölgelerde bu Kanunkapsamına giren ve tapu tahsis belgesi verilen hazine arsa ve arazileri,iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçtakullanılmak üzere ilgili belediyelere devredilir.”hükmü; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari davatürleri ve idari yargı yetkisinin sınırı”başlığını taşıyan 2. maddesinin 1.fıkrasında “ (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.)İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Ana.Mah.nin21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar.” hükmü yer almıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacılar tarafından, murislerinin Bayraklıİlçesi, Turan Mahallesi, 2037 ada, 37 parsel sayılıtaşınmazdan 500/53010 pay satın aldığı, 1987 yılındadavalı belediye tarafından yapılan ıslah imar planıuygulaması sonucunda taşınmazdaki paylarınakarşılık 36905 ada, 2 parsel sayılıtaşınmazın 39/105 payının tahsis edildiği,taşınmazdaki 4.573,5 m2 paylarından 1.061 m2 düzenlemeortaklık payı kesildikten sonra 2.973 m2 yer verilmesi gerekirkensadece 196 m2'lik yer tahsis edildiği öne sürülerek, eksikverildiği belirtilen miktarın bedelinin ödenmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığı;davalı idare tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesindeise, davacı tarafın belirttiği hisse ve hisseye tekabüleden taşınmaz miktarının hatalı olduğu; idarece,ıslah imar uygulaması yapılmadan önce uygulamaya esas tapubilgilerinin istenildiği Karşıyaka Tapu SicilMüdürlüğünce, verilen cevabi yazıda, taşınmazlarda1954 yılından itibaren hisseli olarak satışlarınyapıldığı, hisse oranlarında hatalar nedeni ile pay vepaydalar toplamının eşitlenemediği, sözü edilentaşınmazların tapuda kayıtlıyüzölçümlerini aştığı bu nedenlehaksız iktisaplara sebep olduğu, bu konunun GenelMüdürlük Müfettişlerince değerlendirildiğive rapor hazırlandığı, bu durumun düzeltilmesiiçin tapu maliklerinin muvafakati veya dava açmasınınmümkün bulunmadığı, kesinleşecek olan ıslahimar planlarının ileride iptalinin mümkün olabileceğive halen tapuda kayıtlı olan hisselerin hatalı olduğubelirtilerek müfettiş raporunda belirtilenin nazaraalınması hususunda encümen kararıalınmasının belirtildiği; bu bildirim nedeniyle, müfettiş raporundaki hisseler dikkate alınarak ıslah imaruygulaması yapıldığı; uygulama ile bu parseldeAbdülbari ATASOY'a ait olan ve tapu kütüğünde sehven500/53010 olarak kayıtlı iken müfettiş raporuna göre500/803520 olarak düzeltilen hisseden (302 m2) 0,35 oranındadüzenleme ortaklık payı kesildikten sonra (106 m2) geriye kalan196 m2'si, 198 m2 yüzölçümlü 36905 ada, 2no.lu parselde 196/198 hisse oranı ile verilmiş olduğu; 2037 ada37 nolu parselle ilgili hisseli satışlar sırasında hatayapılmasının Belediyeleriyle bir ilgisininbulunmadığı; ıslah imar planıuygulamasına esas alınan hisse miktarları konusunda taputesciline de yetkisi bulunan Karşıyaka 2. Bölge Tapu SicilMuhafızlığının yazısı doğrultusundaişlem yapıldığı; ıslah imar planıuygulamalarının 2981/3290 sayılı yasanın 10/c maddesigereğince gerçekleştirildiği; gerçek payıntespiti ile birlikte imar uygulamasının hatalı yapılmadığı,davacıya hissesinin doğru verildiği ve davanın reddigerektiğinin savunulduğu anlaşılmıştır. Buna göre,uyuşmazlığın, davacıların uygulama öncesindehak sahibi oldukları paya karşılık ıslah imarplanı uygulaması sonucunda yapılan tahsisin 2981 sayılıYasaya uygun olup olmadığının ve bu işlem nedeniylezararlarının bulunup bulunmadığının tespitineilişkin bulunduğu; hatalı düzenlendiği belirtilen tapukayıtlarının düzeltilmesinin de dava konusuyapılmadığı gözetildiğinde; uyuşmazlığın 2981 sayılı Yasa uyarınca tesisedilen parselasyon işleminden kaynaklandığıaçıktır. Bu durumda, idarece kamugücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesisedilen uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminineilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı vekilinin görev itirazının,İzmir 6.Asliye Hukuk Mahkemesince zımnen reddine ilişkin25.10.2018 tarih ve E:2018/298 sayılı kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalı vekilinin görev itirazının İzmir 6.Asliye HukukMahkemesince zımnen reddine ilişkin 25.10.2018 tarih ve E:2018/298sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, 29.4.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy