T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/184
KARAR NO : 2019/243
KARAR TR: 25.03.2019
ÖZET: Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : A.SigortaA.Ş.
Vekili : Av. N.Ö.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. Ö.Y.
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; B.T.'ın malikiolduğu ve müvekkilince sigortalanan 02 HL 168 plakalıaraç ile 27.1.2012 tarihinde Kahta İlçesi istikametindenAdıyaman İli istikametine doğru seyir halinde iken, 17. km.'yegeldiğinde yol üzerinde bulunan münferit çukurlaragirmemek için manevra yaptığı sırada, aracınsol ön tarafıyla yolun sol tarafında bulunan orta refüjtaşlarına çarpıp direksiyon hakimiyetini kaybederek veorta refüjde takla atıp karşı şeride geçerek,tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasıyaptığını; davalı idare tarafından müvekkilişirkete herhangi bir ödeme yapılmadığınıileri sürerek, müvekkili şirket tarafından ödenentoplam 13.581,00-TL'nin ödeme tarihi olan 11.5.2012 tarihinden itibarenişleyecek faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.7.2014 günve E:2014/337, K:2014/381 sayı ile, iş bu davaya bakmak hizmetkusurundan kaynaklandığı için idare Mahkemesiningörevine girdiğinden mahkemelerinin görevsizliğine,mahkemeleri ile Malatya İdare Mahkemesi arasında olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığıanlaşıldığından karar kesinleştiğinde davadosyasının talep uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş, bu karardavacı vekili tarafındantemyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi :15.5.2017 gün veE:2014/23168, K:2017/5429 sayı ile,Dosya içerisindeki bilgi vebelgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılandelillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul veyasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacınındavasının reddedilmiş olması hasebiyle, davalı tarafyararına vekalet ücreti takdirinde usulsüzlükbulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdakibendin kapsamı dışında kalan sair temyizitirazlarının reddine karar vermek gerektiğigerekçesiyle;kamu hizmeti görmekle yükümlü olanKarayolları Genel Müdürlüğü'nün, kamuhizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı ve hizmet kusurundandolayı açılan davaların, İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesinin gerektiği gözetilerek,yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesindebir usulsüzlük bulunmadığı; ancak, mahkemetarafından, davaya konu edilen istemle ilgili olarak daha önceMalatya İdare Mahkemesi tarafından yargı yolubakımından görevsizlik kararı verildiği ve bukararın kesinleştiği gerekçe gösterilerek,farklı yargı kolları arasındaki görev uyuşmazlığınınçözülmesi için, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş ise de; mahkemenin buyöndeki hükmünün dayanağı olan Malatya İdareMahkemesi'nin 2012/1535 Esas- 2013/5 Karar sayılı ve 04.01.2013tarihli ilamı incelendiğinde, bu davanın tarafları ile ilgisiolmadığı gibi, davaya konu edilen kazaya değil, başkabir kazaya ilişkin olarak verilmiş hüküm olduğunungörüldüğü; bu nedenle, mahkeme tarafından,mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi şeklinde karar vermesidoğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgınıngiderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir niteliktegörülmediğinden, hükmün 6100 sayılıHMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılıHUMK'nm 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerindedava açmıştır.
ADIYAMAN İDARE MAHKEMESİ: 22.1.2019 gün veE:2019/17 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.03.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Adıyaman İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen3.7.2014 gün ve E:2014/337, K:2014/381 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adıyaman İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara14. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 3.7.2014 gün ve E:2014/337,K:2014/381 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.03.2019 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy