T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/143
KARAR NO : 2019/222
KARAR TR : 25.03.2019
ÖZET: 5957 sayılı Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, cezalı hal rüsumu tahakkuk ettirilmesi işleminin de idari yargıda konu yapılması karşısında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesi ve aynı Kanun’un 27. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü bir arada değerlendirildiğinde İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :E.Ç.
Vekili :Av. Ş.K.
Davalı :Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı
O L A Y :Antalya Büyükşehir Belediyesinin 28.06.2017 gün ve 954sayılı Encümen Kararı ile, davacının 5957sayılı Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep DerinliğiBulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi HakkındaKanun’un 8. maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen yasakfiil ve davranışlarda bulunduğundan bahisle, Sebze ve MeyveTicareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 47.maddesi beşinci fıkrası hükmü uyarıncadavacıya 3.485,00 TL. cezalı hal rüsumu tahakkuk ettirilmesinekarar verilmiş, Antalya Büyükşehir Belediyesinin 28.06.2017gün ve 955 sayılı Encümen Kararı ile de, 5957sayılı Kanun’un 14. maddesinin birincifıkrasının (ç) bendi uyarınca davacı adına2.704,00 TL. idari para cezası verilmiştir.
Davacıvekili, Antalya Büyükşehir Belediyesinin 28.06.2017 gün ve954 ile 28.06.2017 gün ve 955 sayılı EncümenKararlarının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur.
MANAVGAT SULH CEZAHÂKİMLİĞİ: 16.7.2018 gün ve D.İş: 2018/399sayı ile; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle yapılan başvuru konusunda karar vermegörevinin idari yargı yerine ait olduğu belirtilerek, başvurunungörev yönünden reddine karar vermiş, verilen karar itirazedilmeden kesinleşmiştir.
Davacıvekili, aynı istemle her bir işleme karşı ayrıayrı dava dilekçeleriyle idari yargı yerinde davaaçmış, 28.06.2017 gün ve 954 sayılıkararın iptali istemiyle açtığı dava Antalya 2.Vergi Mahkemesinin 2018/1279 esas sayısına kaydedilmiş olup,halen derdest olduğu Mahkeme ile yapılan yazışmalardananlaşılmıştır.
Davacıvekilinin, 28.06.2017 gün ve 955 sayılı kararın iptaliistemiyle idari yargı yerinde açtığı dava iseAntalya 2. Vergi Mahkemesinin 2018/1280 esas sayısınakaydedilmiştir.
ANTALYA 2. VERGİ MAHKEMESİ: 6.12.2018 gün ve E:2018/1280, K:2018/1534sayı ile, 5957 sayılı Kanun uyarınca davacı adınaverilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, bahsedilenYasa’da idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme bulunmadığından, KabahatlerKanunu’nun 3. ve 27. maddeleri uyarıncaçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine istinafyolu kapalı olmak üzere karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, SüleymanHilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 25.03.2019 tarihlitoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece,15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak adli yargı dosyası datemin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiğive usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5957sayılı Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep DerinliğiBulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi HakkındaKanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (ç)bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. 5957 sayılı Kanun’un“Amaç ve kapsam” başlığı altındadüzenlenen 1. maddesinde, “(1) Bu Kanunun amacı, sebze vemeyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğermalların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıdagüvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartlarıiçinde yapılmasını, malların etkin şekildetedarikini, dağıtımını vesatışını, üretici ve tüketicilerin hak vemenfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarınınfaaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerininçağdaş bir sisteme kavuşturulmasını veişletilmesini sağlamaktır. (2)Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine görebelirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsunalımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazaryerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimineilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları vebakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki vesorumluluklarını kapsar.” denilmiş; “Tanımlar”başlıklı 2. maddesinde, hal rüsumunun, mallarısatın alanlarca toplam satış bedeli üzerinden ödenen meblağıifade ettiği belirtilmiş; “Halrüsumu” başlıklı 8. maddesinde; “(1)Toptancı halinde satılan mallardan yüzde bir, toptancı halidışında satılan mallardan yüzde iki oranında halrüsumu tahsil edilir. Ancak, Cumhurbaşkanınca aksikararlaştırılmadıkça, üreticiörgütlerince toptancı halinde satılan mallar iletoptancı haline bildirimde bulunmak şartıyla 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (a), (b), (ç), (d), (e) ve(f) bentlerinde belirtilen mallardan hal rüsumu alınmaz.Cumhurbaşkanı, hal rüsumu oranlarını,değişen piyasa şartlarına göre, genel olarak veya malbazında uygulanmak üzere yüzde doksanına kadar azaltmayaveya artırmaya yetkilidir. (2) 4üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendindebelirtilen malların sınai üretimde kullanılmayan, (b)bendinde belirtilen malların ise ihraç edilmeyenkısmından birinci fıkraya göre hal rüsumualınır. (3) Gıdagüvenilirliği ve kalitesi analizleri, Gıda, Tarım veHayvancılık Bakanlığınca yetkilen-dirilmiş kamu laboratuarlarındaveya özel laboratuarlarda yapıldığı belgelenen mallarüzerinden alınacak hal rüsumu, yarısı oranındaalınır. (4)(Değişik: 28/3/2013-6455/71 md.) Hal rüsumunun tahakkuk, tahsilve paylaşımına ilişkin usul ve esaslarBakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (5)(Mülga: 28/3/2013-6455/71 md.) (6)Dördüncü fıkra uyarınca belediye toptancı halininbağlı olduğu belediye hesabında biriken tutarlar, ilgilibelediyeye gelir olarak kaydedilir ve bu şekilde gelir olarak kaydedilentutarların en az yüzde onu toptancı halinin temizlik,güvenlik, aydınlatma, bakım ve onarımihtiyaçlarının karşılanması ve kapasitesininarttırılması, ihtiyaç duyulan bilgi işlem sistemininkurulması ve lüzumlu diğer teknik donanımınsağlanması, soğuk hava deposu, laboratuar, tasnif ve ambalajlamaile diğer ortak tesislerin kurulması ve işletilmesi içinharcanmak üzere, izleyen yıl belediye bütçesineödenek olarak konulur. Bu şekilde ayrılan ödenekleramacı dışında kullanılamaz. (7)Dördüncü fıkra uyarınca özel toptancı haliişletmecisi hesabında biriken tutarların yarısıaylık olarak izleyen ayın beşinci gününe kadar ilgilibelediyeye ödenir. (8) Bu Kanunhükümlerine aykırı olarak; a)Toptancı haline bildirilmeden toptancı hali dışındatoptan alınıp satılan ya da toptancı halinde satılmaküzere bildirimde bulunulup toptancı hali dışındatoptan satılan, b)Sınaî üretimde kullanılmak veya ihraç edilmeküzere satın alınıp bu maddenin ikinci fıkrasınaaykırı olarak iç piyasada satışa sunulan, c)Toptancı halinden satın alınmadan veya toptancı halinebildirilmeden perakende satılan, ç)Miktarına, değerine, üretim şekline veya künyesindebelirtilen diğer hususlara ilişkin gerçeğeaykırı beyanda bulunulan, mallariçin hal rüsumu, tespitin yapıldığı yerdekitoptancı halinde bir önceki gün o mallar için oluşanbirim fiyatların en yükseği esas alınarak belirlenen toptansatış bedelinin yüzde yirmi beşi oranında cezalıolarak alınır. Hal rüsumunun cezalı olarakalınmasına belediye encümenince karar verilir. Cezalı halrüsumu tahsil edilen mallar için önceden ödenen halrüsumu varsa cezalı tahsil edilecek hal rüsumundan mahsupedilir. (9)Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler yada depolayanlar mal sahibiyle birlikte müteselsilen sorumludur. (10)Cezalı tahsil edilen hal rüsumları belediyece ayrı birhesapta tutulur. Bu hesapta toplanan tutarın yarısı herayın sonunda tespit ve/veya yakalama eylemine bizzat ve fiilenkatılan kamu görevlilerine ikramiye olarak ödenir. Ancak, kamugörevlisine ödenen ikramiyenin tutarı olay başına(2.000) ve yılda (90.000) gösterge rakamının memuraylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacaktutarı geçemez. Hesapta kalan kısım ise belediyeye gelirolarak kaydedilir.”; “Cezalar”başlıklı 14. maddesinde, “ (1) Diğer kanunlaragöre daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde; a) 13üncü maddenin birinci fıkrasının (e) ve (l) bendineaykırı hareket edenler hakkında yüz Türk Lirası, b) 13üncü maddenin birinci fıkrasının (ğ), (i), (j) ve(k) bentlerine aykırı hareket edenler hakkında beş yüzTürk Lirası, c) 5 incimaddenin beşinci, altıncı, yedinci ve onuncufıkralarına, 13 üncü maddenin birinci fıkrasının(ç), (g), (h) ve (ı) bentlerine aykırı hareket edenlerhakkında iki bin Türk Lirası, ç)Toptancı halinden satın alınmayan veya toptancı halinebildirilmeyen malları taşıyanlara veya bunlarıdepolayanlara, 5 inci maddenin on üçüncüfıkrası uyarınca Bakanlıkça belirlenen asgarîşartları ve bilgileri sözleşmelerde bulundurmayanlara ikibin Türk Lirası, d) 13üncü maddenin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerineaykırı hareket edenler hakkında üç bin TürkLirası, e) 5 incimaddenin on birinci fıkrası ile 13 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendine aykırı hareket edenlerhakkında beş bin Türk Lirası, f) 6 ncımaddenin ikinci fıkrasına ve 13 üncü maddenin birincifıkrasının (a) bendine aykırı hareket edenler ilegerçeğe aykırı analiz raporu düzenleyenler veya buraporun düzenlenmesini sağlayanlar hakkında on bin TürkLirası, g) 15 incimaddenin ikinci fıkrası ile 17 nci maddeninüçüncü fıkrasına aykırı hareketedenlere ve 17 nci maddenin ikinci fıkrasına göre Bakanlıkdenetim elemanlarınca istenecek bilgi, belge ve defterler ilebunların örneklerini vermeyenlere veya bunları noksan ya dagerçeğe aykırı olarak verenlere, yazılı veyasözlü bilgi taleplerini karşılamayanlara iki bin TürkLirası, ğ) 13üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendihükmüne aykırı hareket edenler hakkında iki binTürk Lirası, idarîpara cezası uygulanır. (2) 13üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (h), (ı),(i), (j) ve (k) bentlerine aykırı hareketten dolayı bu maddedeöngörülen idarî para cezaları pazar yerlerindekisatış yerlerini kullananlar için onda biri oranındauygulanır. (3) Bu maddedeöngörülen idarî para cezalarının verilmesinigerektiren fiillerin bir takvim yılı içinde tekrarıhâlinde, idarî para cezaları her tekrar için ikikatı olarak uygulanır. Bu maddenin birinci fıkrasının(g) bendinde öngörülen idari para cezalarınıBakanlık, (ğ) bendinde öngörülen idari paracezalarını Gıda, Tarım ve HayvancılıkBakanlığı, diğer idari para cezalarını isedoğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine belediyeleruygulamaya yetkilidir. İdari para cezası uygulama yetkisiBakanlıkta ilgili genel müdürlük, belediyelerde isebelediye encümenince kullanılır. (4) Bu maddedeöngörülen idarî para cezalarınınuygulanması, bu Kanunda öngörülen diğermüeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez. (5) 13üncü maddenin birinci fıkrasının (i), (j), (k) ve (l)bentlerine bir takvim yılı içinde iki kez aykırıhareket edenler belediye encümeni kararıyla bir aya kadar faaliyettenmen edilir. (6) Bu Kanunhükümlerine aykırı hareket eden veya bu Kanunda belirtilengörevlerini Bakanlığın yazılı uyarısınarağmen yerine getirmeyen toptancı hallerine, Bakanlıktarafından elli bin Türk Lirası idarî para cezasıverilir ve eylemin bir takvim yılı içinde tekrarıdurumunda, toptancı halin faaliyetleri aykırılık giderilenekadar Bakanlık tarafından durdurulur. Bakanlık bu yetkisinimahallin mülkî idare amirine devredebilir. (7) Bu Kanununuygulanmasında hal işletmecileri ile bunlarca istihdam olunanpersonel, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludur. Bunlar,suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve toptancı haline aitpara ve mallar ile her türlü evrak, tutanak, rapor, defter vediğer belgeler üzerinde işledikleri suçlardandolayı, kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” denilerekdavacının işlediği ileri sürülen kabahateilişkin idari yaptırımlar düzenlenmiş, ancak bu idariyaptırımlara karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmemiştir. Öteyandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3. maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında, uygulanır”” denilmiştir. AynıKanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizincifıkrada ise; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddia-larının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesince de, idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörev uyuşmazlık-larınınçözümünde, idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusuedildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasınailişkin kararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığıandaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ilegörevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 5957 sayılı Kanun’da daidari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişiile ilgili olarak “cezalı hal rüsumu” kararı daverildiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşıldığından; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığı iddiasınında, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynıKanunun 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizincifıkra hükmü bir arada değerlen-dirildiğinde, 5957sayılı Kanun’un 14. maddesinin birincifıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen idaripara cezasına karşı açılan davanın çözümünde idari yargıyerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Antalya 2. VergiMahkemesince verilen 6.12.2018 gün ve E:2018/1280, K:2018/1534 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, Antalya 2.Vergi Mahkemesince verilen 6.12.2018 gün ve E:2018/1280, K:2018/1534sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.03.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy