T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2019/166
KARAR NO : 2019/229
KARAR TR: 25.03.2019
ÖZET : Fazlaya dair hakları saklı tutularak adli yargı yerinde açılan ilk davadan sonra açılan ek davanın; imar mevzuatından kaynaklanan tazminat davası olması gözetilerek, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :A.Ç.
Vekili :Av.A.F.D.
Davalı :Bursa İl Özel İdaresi
Vekili :Av. Y.G.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Bursa İli, Nilüfer İlçesi, AtaevlerMahallesi, 1207 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 67/2400hissesi ile Nilüfer İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 3408 ada,2 parsel sayılı taşınmazın 171/2400 hissesi veNilüfer İlçesi, Fethiye Mahallesi 1825 ada, 4 parselsayılıtaşınmazın 12/14618 hissesinin müvekkilineait olduğunu; bu taşınmazlara Eğitim Tesis Alanıolarak davalı idarece el atılması sebebi ile fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydı ile açtıkları7.800,00-TL.’lik kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanantazminat davasının, 5.200,00.TL. üzerinden Bursa 2. Asliye HukukMahkemesinin E:2011/575, K: 2012/492 sayılı ilamı ilehüküm altına alındığını;davada fazlayadair hakları saklı tutulmak kaydıyla toplam tazminatmiktarının 680.264,39-TL olarak belirlendiğini; anılankararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin onayındangeçerek kesinleştiğini; bu nedenle ek tazminat bedeli olan675.064,39 TL’nin hüküm altına alınmasıiçin başvuru zorunluluğu doğduğunu ifade ederek; ektazminat miktarı olan 675.064,39-TL’nin ilk dava tarihi olan28.9.2011’den itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idaredentahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesi; 14.2.2013 gün ve E:2013/65,K:2013/39 sayı ile, uyuşmazlığın esasınıinceleyerek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar davalıvekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 18.Hukuk Dairesi: 21.10.2013 gün veE:2013/13097, K:2013/13509 sayı ile, “…Ek davada talep edilentazminata sebep olarak gösterilen mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel vedüzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetineözgülenmesinden ve bu planda öngörülenkamulaştırma işlemlerinin zamanında yapamamasındankaynaklandığının kabulü ile idari işlem veeylemden doğan zarara ilişkin bu davanın, 11.06.2013 tarihindeyürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilenGeçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.” hükmü ve UyuşmazlıkMahkemesi kararları da dikkate alınarak 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115/2. maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinindüşünülmemesi…” nin doğru görülmediğigerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiş;davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmasıüzerine:
Yargıtay 18.Hukuk Dairesi; 21.4.2014 gün ve E:2014/1143,K:2014/7293 sayı ile, “(…)6360 sayılı Yasahükümleri uyarınca il özel idarelerinin tüzelkişiliği sona erdiğinden davalı sıfatınındevam edip etmeyeceği hususu araştırılarak devir ve tasfiyeişlemlerinin ardından il özel idaresi yerine geçecekilgili idareye husumetin yönlendirilmesi gerektiğinin dikkatealınmaması" sözcüklerinin yazılmasına,Yargıtay ilamının bu şekilde düzeltilmesine, ilamdakidiğer hususların aynen muhafazasına…” kararvermiştir.
BURSA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.12.2014 günve E:2014/572, K:2014/636 sayı ile, “(…)bozma ilamıüzerine dosyanın yeniden esasa kaydı yapılarakYargıtay bozma ilamı da eklenmek sureti ile taraflar adınameşruhatlı davetiye çıkarılmış ve bozmailamı doğrultusunda ayrıca 6360 sayılı yasa ileBüyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il özelidarelerinin tüzel kişiliğinin 30/03/2014 tarihi itibariyle sonaermiş olması bir takım yetkilerin ilgisi nedeniyle yasagereğince Milli Eğitim Bakanlığını temsilen Bursaİl Milli Eğitim Müdürlüğüne devredilmişolması itibariyle, davaya İl Özel İdaresi yerine İlMilli Eğitim Müdürlüğü ve Milli EğitimBakanlığı husumetiyle devam edilmesi gerektiği nazaraalınarak Milli Eğitim Bakanlığı vekilinden bu konudadiyecekleri ve taraflardan Yargıtay bozma ilamına karşıdiyecekleri sorularak usulü eksiklik tamamlanmış ve usul veyasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına kararverilmiş ve hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamıdoğrultusunda, Taşınmazın fiili el atmanınbulunmadığı, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan zarariddialarına ilişkin davanın 2577 sy. İYUKhükümleri gereğince idari yargıdaçözümlenmesi gerektiği, yargı yolunun caizolmasının dava şartı olup resen nazara alınmasıgerektiği anlaşıldığından, 6100 sy. HMK 114/1-bve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyleusulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdakihüküm tesis kılınmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
1-Taşınmazın fiili el atmanınbulunmadığı, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan zarariddialarına ilişkin davanın 2577 sy. İYUKhükümleri gereğince idari yargıda çözümlenmesigerektiği, yargı yolunun caiz olmasının davaşartı olup resen nazara alınması gerektiğianlaşıldığından 6100 sy HMK 114/1-b ve 115/2 maddelerigereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine(…)”karar vermiş; bu karar davacı vekilince temyiz edilmiş;Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 4.6.2015 gün ve E:2015/7380,K:2015/9509 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez;müvekkilinin Bursa İli,Nilüfer İlçesi, Ertuğrul Mahallesi, 1207 ada, 1 parselsayılı taşınmaza hissesi oranında malik olduğunu,söz konusu taşınmazın kullanım amacınınuygulama imar planında eğitim tesisleri alanı olarakayrıldığını,aradan uzunca bir süregeçmesine karşın kamulaştırma yapılmayarak hukukenel atıldığından bahisle taşınmazın bedeliolan 130.000,00-TL’nin, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Bursa 1.İdare Mahkemesi: 26.12.2016 gün veE:2015/1174, K:2016/1644 sayı ile, yeni yasal düzenleme uyarıncabu aşamada hukuken uyuşmazlığın esasıhakkında karar verme olanağının bulunmadığıgerekçesiyle; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermiş; davacı vekili ve davalıidare vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdareDava Dairesi: 21.4.2017 gün ve E:2017/1554, K:2017/1272 sayı ile,Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzerebaşvuruların reddine karar vermiş; bu karar davacıvekilincetemyiz edilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesi: 26.10.2017gün ve E:2017/3873, K:2017/8348 sayı ile, dava konusutaşınmazın imar planında "eğitim tesisialanı" olarak belirlenmesi ve uzun süre herhangi bir uygulamayapılmaması veya kamulaştırılmamasınınhukuka uygunluğunun denetimine ve bu durumun zarar doğurucusonuçlarının giderilmesine ilişkin uyuşmazlık,idari yargının görev alanında bulunduğundan tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak davalara konuedilmesine hukuken olanak bulunmamakla birlikte, görülmekte olandavanın idari dava türleri kapsamında bir dava olarak açılmadığı,daha önce adli yargı mercii tarafından kararabağlanmış tazminat talebinin saklı tutulan fazlayailişkin kısmına yönelik olduğu, dolayısıylaadli yargı mercii tarafından karara bağlanmış olandavanın devamı niteliğindeki uyuşmazlığınadli yargıda görülmesi gerektiği sonucunavarıldığından davanın görev yönündenreddedilmesi gerektiği gerekçesiyle İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesince verilen 21.4.2017 günve E:2017/1554, K:2017/1272 sayılı kararının bozulmasınave dosyanın gönderilmesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdareDava Dairesi: 5.7.2018 gün ve E:2018/901, K:2018/1160 sayı ile,Danıştay Altıncı Dairesinin 26.10.2017 tarih veE:2017/3873, K:2017/8348 sayılı bozma kararına uyulmasına,Bursa 1. İdare Mahkemesi'nin 23.12/2016 günlü ve E:2015/1174, K:2016/1644sayılı kararının kaldırılmasına, yenidenyargılama yapılması amacıyla dosyanın 2577sayılı kanunun 45.maddesinin 5.fıkrası uyarıncamahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
BURSA 1.İDARE MAHKEMESİ: 12.2.2019 gün veE:2018/812 sayı ile, dava konusu taşınmazın imarplanında "eğitim tesis alanı" olarak belirlenmesi veuzun süre herhangi bir uygulama yapılmaması veyakamulaştırılmamasının hukuka uygunluğunun denetimineve bu durumun zarar doğurucu sonuçlarının giderilmesineilişkin uyuşmazlık, idari yargının görevalanında bulunduğundan tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak davalara konu edilmesine hukuken olanakbulunmamakla birlikte, görülmekte olan davanın idari dava türlerikapsamında bir dava olarak açılmadığı, dahaönce adli yargı mercii tarafından kararabağlanmış tazminat talebinin saklı tutulan fazlayailişkin kısmına yönelik olduğu, dolayısıylaadli yargı mercii tarafından karara bağlanmış olandavanm devamı niteliğindeki uyuşmazlığın adliyargı yerinde görülmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle; 2247 sayılıYasanın 19. maddesi uyarınca, görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyasının UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.03.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve 1207 ada, 1 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak usulde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının hissedar olduğutaşınmazın uygulama imar planında “EğitimTesisleri Alanı” olarak belirlendiği, aradan uzunca birsüre geçmesine karşın kamulaştırmayapılmaksızın el atıldığından bahisle adliyargı yerinde; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıileaçılan tazminat davasının, kesinleşen AsliyeHukuk Mahkemesi kararıyla hüküm altınaalındığından dolayı ek tazminat bedelinin tahsili;idari yargı yerinde de, el konulan taşınmazın bedelinin ilkdava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde;“Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişmeeğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapılarındağılımını belirlemek üzere hazırlanacakbölge planlarını, gerekli gördüğü hallerdeDevlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulamaİmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak,belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım veuygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışındakalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisinceyapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncücümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçetespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında biray süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerde yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası,Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgiliidarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı vemülki amirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek: 3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma veArazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadantarımsal amaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, taşınmazın imar planında“dere mutlak koruma alanı”nda kalması nedeniyletaşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesinin bazıfıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılanitiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K:2013/101 sayılı kararında “… Davacınınmülkü üzerinde tasarruf etme hakkınınkısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imarplanından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koymaniteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksinekanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur.Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. NitekimAnayasanın 158. maddesi ile adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir.
Yine taşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806)
Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih veE.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imar planındakikısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargınıngörevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
İdare Mahkemesince,Danıştay 6.Dairesinin vedevamında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncuİdare Dava Dairesinin bozma kararına uymak suretiyleyaptığı başvuru gerekçesi; her ne kadar temyiz veistinaf mercilerinin gerekçelerinden farklı ise de; bozmakararlarındaki hukuki gerekçe bağlamında konuirdelendiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun“Kısmi Dava’’ başlıklı 109.maddesinde;“Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilirolduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ilerisürülebilir.'' hükmü yer almakta olup, bu düzenlemeçerçevesinde, talep konusu niteliği itibariylebölünebiliyor ise kısmi davanın varlığındanbahsedilebilecektir.
Alacağın tamamı aynı hukuki ilişkidendoğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa kısmi davadansöz etmek gerekecek olup, kısmi dava davacı lehine kararabağlandıktan sonra, alacağın geri kalan kısmıiçin ek dava açılması söz konusu olacaktır.Somut olayda da davacı tarafından Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ninE:2011/575,K:2012/492 sayılı dosyasında görülen ilkdavada aynı hukuki ilişki ve konudan doğduğu ifade edilenalacağın bir kısmı dava edilmiş, iş bu dava kabulile neticelendikten sonra ise, Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ninE:2013/65, K:2013/39 sayılı dosyasında görülen ek davaaçılmış olmakla;davacı tarafından ilk etaptaaçılmış olan Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ninE:2011/575 sayılı dosyasında görülen davanın 6100sayılı Yasa kapsamında kısmi dava mahiyetinde olduğuanlaşılmıştır.
Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/65 sayılıdosyasında görülen dava, yukarıda izahıyapıldığı üzere, daha önceden fazlayailişkin hakları saklı tutulmak suretiyle açılıpkarara bağlanan alacak miktarının kalan kısmıbakımından bir ek dava mahiyetindedir. Her ne kadar, budavaların konuları ve tarafları birbirleri ile aynı olsada, bahse konu ek dava yeni bir dava olup, bu dava için yeniden davaharcı alınması, yeniden taraf teşkili sağlanarakyargılama yapılması, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesiyapılıp delillerin yeniden toplanması gerekmekte,dolayısıyla ek davanın ilk aşamasından itibaren, ilkaçılan kısmi davadan bağımsız olarakdeğerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalarınışığında; davaya konu olayda, davacınınhissedar olduğu Bursa İli, Nilüfer İlçesi,Ertuğrul Mahallesi, 1207 ada 1 parsel sayılıtaşınmaza, imar planında “Eğitim TesisleriAlanı” olarak ayrılmak suretiyle, hukuken elatıldığı iddiası ile meydana geldiği belirtilenzararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Mahkememizin emsal nitelikteki29/12/2014 gün veE:2014/1006, K:2014/1077; 29.01.2018 gün ve E:2017 / 796, K: 2018 / 27sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, Bursa 1.İdareMahkemesinin;12.2.2019 gün ve E:2018/812 sayılıbaşvurusununreddigerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa1.İdare Mahkemesinin;12.2.2019 gün ve E:2018/812 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.03.2019 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPU
Full & Egal Universal Law Academy