T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/175
KARAR NO : 2019/220
KARAR TR : 25.03.2019
ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerek-tiği hk.
K A R A R Davacı : S. Seramik San. İnş.Mad. İth. İhr. A.Ş. Vekili : Av. MahirDemir Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekili : Av. MehmetZafer Önen O L A Y : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü’nün 15.12.2017 gün ve …-13-14760883sayılı işlemi ile, davacıya ait işyerinde meydanagelen ve H.İ.K. isimli çalışanın yaralanmasıile sonuçlanan iş kazasının, 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilensüre içinde Kuruma bildirilmediğinden bahisle, söz konusuKanun’a aykırılık nedeniyle, davacı adınaaynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarınca 8.106,00 TL idari para cezası verilmiş, davacıtarafından yapılan itiraz aynı Kurumun 18.1.2018 gün ve 272sayılı komisyon kararı ile reddedilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. SAKARYA 1. İDAREMAHKEMESİ: 28.2.2018 gün ve E:2018/124, K:2018/204 sayı ile, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeninbulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağınınbelirtildiği, açıkça kanun yoluna yönelik olarakbir atıfta bulunulmadığından, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 3 ve 27. maddeleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbulBölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesinin 8.6.2018gün ve E:2018/1800, K:2018/1555 sayılı kararı ile kesinolarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. SöğütSulh Ceza Hâkimliği, 2.7.2018 gün ve D.İş:2018/66sayılı kararı ile, başvuruyu esastan inceleyerek, itiraza konuidari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğugerekçesiyle, idari para cezası tutanağının iptalineilişkin başvurunun reddine karar vermiş, verilen kararadavacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. BİLECİKSULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 5.10.2018 gün ve D.İş:2018/1326 sayı ile, 6331 sayılı Yasa’da, SosyalGüvenlik Kurumu tarafından verilen para cezalarınakarşı açılan davalarda, 5510 sayılıYasa’nın 102. maddesine atıf yapıldığı ve5510 sayılı Yasa uyarınca yapılan başvuru konusundakarar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğununaçıkça düzenlendiği açıklanarak,Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ile ilgili kararı da emsalalınarak yapılan başvuru konusunda karar verme görevininidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, SöğütSulh Ceza Hâkimliği’nin 2.7.2018 gün veD.İş:2018/66 sayılı kararınınkaldırılmasına, Söğüt Sulh Ceza Hâkimliği’ninyargı yolu bakımından görevsizliğine, dosyanıngörev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesinin HicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 25.03.2019 tarihlitoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler ” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran daha kısazamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş,ayrıca görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiğianlaşılmıştır. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmaz-lığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a)Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparakbunlar ile ilgili raporları düzenler. b)İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme nedenolmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanınınzarara uğramasına yol açan veya çalışan,işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeliolan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2)İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen süredeSosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b)Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde. (3)İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslekhastalığı ön tanısı koyduklarıvakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4)Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden işkazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularıise meslek hastalığı tanısı koyduklarıvakaları en geç on gün içinde Sosyal GüvenlikKurumuna bildirir. (5) Bu maddenin uygulanmasınailişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınınuygun görüşü alınarak Bakanlıkçabelirlenir” denilmiş; “İdaripara cezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrı bin beş yüzTürk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene iki binTürk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmetisunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularınaiki bin Türk Lirası, (……) idari paracezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik:4/4/2015-6645/4 md.) BuKanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariçgerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İşKurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariçtahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelirkaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, “(.......) İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş güniçinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın,Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü’nün 15.12.2017 gün ve…-13-14760883 sayılı işlemi ile, davacıya aitişyerinde meydana gelen ve H.İ.K. isimli çalışanınyaralanması ile sonuçlanan işkazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen sürede Kuruma bildirilmediğinden bahisle,aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarınca Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğünce davacıadına, 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açıldığı, 6331sayılı Kanun’da idari para cezası verilecekhususların düzenlendiği, buna karşın idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmediği, ancak bu Kanun uyarınca, daha açık bir ifadeyle,Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümlerininuygulanacağı anlaşılmıştır. Öteyandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlarda görevlimahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu uyarınca, BilecikSosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafındanverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarınakarşı idari yargı yerine itiraz edileceği düzenlenmişolup, itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterildiğianlaşılmıştır. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idari yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Söğüt Sulh Ceza Hâkimliğince yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Kanun’un 19. madde kapsamındakabulü ile Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 28.2.2018gün ve E:2018/124, K:2018/204 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç: Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Söğüt Sulh CezaHâkimliğince yapılan BAŞVURUNUN 2247 sayılıKanun’un 19. madde kapsamında KABULÜ ile Sakarya 1. İdareMahkemesince verilen 28.2.2018gün ve E:2018/124, K:2018/204 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.03.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Hicabi DURSUN Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Birol SONER Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Nurdane TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy