T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/26
KARAR NO : 2019/227
KARAR TR: 25.03.2019
ÖZET : Davalı belediye bünyesinde müdür olarak görev yapmaktayken kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisle adına tahakkuk ettirilen 250.40-TL'nin davacı tarafından, rızaen ödenmesinden sonra, yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :M.Y.
Davalı :İncesu Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. Y.K.
O L A Y :Davacı dava dilekçesinde özetle; İncesu BelediyeBaşkanlığında Hesap İşleri Müdürüolarak görev yaparken, belediyenin 2002 yılı hesap iş veişlemlerini teftiş eden İçişleriBakanlığı Mahalli İdareler Kontrolü tarafındandüzenlenen 7.6.2002 gün ve 58/16 sayılı TeftişLayilası ile, hakkında 227.63-TL kişi borcuçıkarıldığını; Belediye tarafındanöğrencilere verilen bursların ödemesi yapılırkenihmali ve kasti davranışının bulunmadığı vekamu zararına sebebiyet vermediğini ileri sürerek, tahsil edilen250.40- TL'nin kurumdan alınarak yasal faiziyle tarafınaödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı idare vekili, süresi içinde verdiğisavunma dilekçesinde, uyuşmazlığın görümve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu dolayısıyla davanın görev yönündenreddi gerektiğini savunmuştur.
KAYSERİ 2. İDARE MAHKEMESİ: 14.11.2018 günve E:2018/812 sayı ile, kamu zararı olarak belirlenen tutarınödenmesi istemiyle tesis edilen, rızai ödemeyeçağrı yazısı niteliğinde işlemlerdavacı açısından icrai niteliği bulunmayan, idaridavaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken birişlem değilse de; davacı tarafından ödeme yapıldıktansonra sözkonusu işlemin icrai nitelik kazandığı, bunedenle davacı açısından hukuksal sonuçlardoğuran, idari yargı denetimine tabi kesin veyürütülmesi zorunlu idari davaya konu olabilecek idariişlem kapsamında değerlendirilerek yargısal denetimininidari yargı yerlerince yapılması gerektiğininanlaşıldığı gerekçesiyle, uyuşmazlığınçözümünde mahkemelerinin görevli olduğuna,davalı idarenin görev itirazının reddine kararvermiştir.
Davalı idare vekili tarafından süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: 5018 sayılıKamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 1. ve 71. maddeleri ile, KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmeliğin 10. ve 12. maddelerinden sözederek,davaya konu edilen husus herhangi bir idari işlem veya eylemdenkaynaklanmayıp, davacının kendi rızası ileyaptığı ödemenin hukuka aykırılığıiddiasıyla iadesi istemine ilişkin olduğundan, 2577sayılı Kanunun 2.maddesinde belirtilen idari dava türlerineuymamakla birlikte, davacının haksız yere ödediğiniiddia ettiği paranın iadesi için alacak davasışeklinde açmış bulunduğu davanın,Borçlar Kanunu kapsamında özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucunavarıldığı; Uyuşmazlık Mahkemesinin 02/03/2015tarihli ve E-K.2015/90-109 sayılı kararında da bu türdavaların görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunun vurgulandığı; dolayısıyla,somut olaya ilişkin davanın da adli yargı yerindegörülmesi gerektiğigerekçesiyle 2247 sayılıKanunun 10. ve 13. maddesi gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13.maddesine göre Danıştay Başsavcısı’nında yazılı düşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: 5018 sayılı Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanununun 1. ve 71. maddeleri ile, KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmeliğin 10. ve 12. maddeleri ve2577 sayılıKanunun 2.maddesinden sözederek, davaya konu edilen husus herhangi biridari bir işlem veya eylemden kaynaklanmayıp, davacınınkendi rızası ile yaptığı ödemenin hukukaaykırılığı iddiasıyla iade istemine ilişkinolduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen idaridava türlerine uymaması nedeniyle, davacının haksızyere ödendiğini iddia ettiği paranın iadesi içinalacak davası şeklinde açmış bulunduğu davanın,Borçlar Kanunu kapsamında özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucunaulaşıldığı nedeniyle 2247 sayılı Kanununun13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulügerektiği yolunda düşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.03.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin, anılan Yasa'nın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı'nca, 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı belediye bünyesinde müdür olarakgörev yapmaktayken kamu zararına sebebiyet verdiğinden bahisleadına tahakkuk ettirilen 250.40-TL'nin davacı tarafından,rızaen ödenmesinden sonra, yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyleaçılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun"Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "BuKanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alanpolitika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili,ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi vekullanılmasını, hesap verebilirliği ve malîsaydamlığı sağlamak üzere, kamu malîyönetiminin yapısını ve işleyişini, kamubütçelerinin hazırlanmasını,uygulanmasını, tüm malî işlemlerinmuhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malîkontrolü düzenlemektir." hükmüne; ve "KamuZararı" başlıklı 71. maddesinde de; "(Değişikbirinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamugörevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuataaykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamukaynağında artışa engel veya eksilmeye nedenolunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığıolarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadanödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersizödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden dahayüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerininmevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödemeyapılması,
Esas alınır.
(Değişik üçüncü fıkra:22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükmebağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı,zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatınagöre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerlerialınmış; sağlanmamış hizmetlerisağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım veüretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösterengerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamukaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye nedenolanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerekdüzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlarhakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillereilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleriişleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminatdahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katıtutarına kadar para cezası verilir.
(Değişk son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamuzararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veyadiğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkinusûl ve esaslar,
Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılanyönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiş;bu Kanun dayanak alınarak çıkarılan KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmeliğin "Kamu zararlarındandoğan alacağın tebliği ve takibi başlıklı10. maddesinde; " (1) Kamu zararından doğan alacaklar,merkezde strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkilibirimlerce sorumluların ve ilgililerin bilinen adreslerine imzalarıalınmak suretiyle veya 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı TebligatKanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.
(2) Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamuzararı alacaklarının sorumlulara ve ilgililere tebliğişlemlerine, 7 nci madde gereğince yapılacak değerlendirmeişlemlerinin tamamlandığı tarihten itibaren beşiş günü içerisinde başlanır. Tebliğde;borcun miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faizbaşlangıç tarihi, ödeme yeri, yedi günlükitiraz süresi, itiraz mercii belirtilerek, söz konusu tutarıntebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi istenir.İtiraz merkezde strateji geliştirme birimince, taşrada isetakibe yetkili birimin en üst yöneticisince on iş günüiçerisinde sonuçlandırılır. İtiraz veitirazı değerlendirme süresi bir aylık ödemesüresini etkilemez.
(3) Sayıştay denetimi sonucunda düzenlenen sorgularihbar kabul edilerek yapılan değerlendirme sonucuna göre tahsiledilmesi gerektiği bildirilen kamu zararı alacaklarınınsorumlulara ve ilgililere tebliğinde de aynı şekilde işlemyapılır.
(4) Kesinleşen Sayıştay ilâmlarınıntebliğinde 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı SayıştayKanunu hükümleri uygulanır.
(5) Adlî, idarî ve askerî mahkemelerce hükmebağlanan ve taraflara tebliğ edilen kamu zararından doğanalacaklara ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, takipişlemlerine başlanır. Yargılama sonucunda verilen tazmineilişkin kararlardan kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimince takipedilmeyenler, takip edilmek üzere temsile yetkili hukuk birimlerineintikal ettirilir.
(6) Kamu zararı alacaklarının yapılan tebligatarağmen sorumlular ve/veya ilgililerce süresinde rızaenödenmemesi halinde ilgili alacak takip dosyası, süreninbitiminden itibaren beş iş günü içerisinde,alacağın hükmen tahsili için, strateji geliştirmebirimi veya taşradaki ilgili takip birimince kamu idaresini temsileyetkili hukuk birimine gönderilir.
(7) Kamu zararına neden olan mevzuata aykırı karar,işlem, eylem veya ihmalin yapıldığı malîyıla ilişkin hesap ve işlemlerin Sayıştaytarafından onanmış olması, tespit edilen kamuzararından doğan alacağın takip ve tahsiline engelteşkil etmez. " hükmüne, "Kamu zararındandoğan alacakların tahsil şekilleri" başlıklı12. maddesinde ise, " (1) Kamu zararından doğan alacaklar,sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğutarihtenitibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsiledilir.
(2) Tespit edilen kamu zararları;
a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek,
b) 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunuhükümlerine göre takas yapılmak,
c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak,suretiyle tahsil edilir." hükmüne yer verilmiş,
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının " İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde;" 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari davatürleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27,K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme:8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevininkanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindegösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" düzenlemesine yerverilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İçişleriBakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörütarafından yapılan kontrolde Belediye bütçesindenbazı usulsüz ödemelerin yapıldığınınanlaşılması sonucu, davacı bakımından borçbildirimi yapıldığı, borcu rızaen ödeyendavacının, borç bildirimininhaksızlığını iddia ederek ödenen 250,40-TL'ninfaizi ile birlikte iadesi için görülmekte olan davayıaçtığı anlaşılmıştır.
Olayda, yukarıda sözüedilen mevzuat ve ilgili maddeleriuyarınca, alacağın takibe yetkili birimlerce, borcunmiktarının, sebebinin, doğuş tarihinin, faizbaşlangıç tarihinin, ödeme yerinin, itirazsüresinin, itiraz merciinin Tebligat Kanunu hükümlerinegöre tebliğ edilmediği; dolayısıyla 5018sayılı Kanunun 71. maddesinde tanımlanan kamuzararının tahsil ve takibinde bu maddeyle, anılan maddeyedayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmelikte yeralan hükümlerin uygulanması gerektiği; buhükümlere göre kamu zararının tahsili içinöncelikle sorumlu personelin rızaen ve sulh yoluyla ödemeyapması gereğinin kendisine tebliğ edileceği; kamuzararı nedeniyle ortaya çıkan alacağı personelinrızaen ödememesi durumunda 2004 sayılı İcra veİflas Kanununa göre takip yapılacağı; bu Kanunagöre takip başlatılmadan idarenin söz konusualacağın tahsilini personelin aylığından re'senkesinti yapmak suretiyle sağlayamayacağı; ortayaçıkan kamu zararının tahsili/tazmini hususunda idareninre'sen icra yetkisinin bulunmadığı sonucunavarılmaktadır.
Bu durumda, davaya konu edilen husus herhangi bir idari işlem veyaeylemden kaynaklanmayıp, davacının kendi rızası ileyaptığı ödemenin hukuka aykırılığıiddiasıyla iadesi istemine ilişkin olduğundan, 2577sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen idari dava türlerineuymaması nedeniyle, davacının haksız yereödediğini iddia ettiği paranın iadesi için alacakdavası şeklinde açmış bulunduğu davanın,Borçlar Kanunu kapsamında özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle,Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı'nca yapılan başvurunun kabulü ileKayseri 2. İdare Mahkemesince verilen 14.11.2018 gün ve E:2018/812sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile Kayseri 2. İdare Mahkemesince verilen14.11.2018 gün ve E:2018/812 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.03.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy