T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 176
KARAR NO : 2019 / 206
KARAR TR : 25.3.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :HDI Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. S.K., Av.B. B. I., Av. A. T. A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili :Av.N.Ö.
O L A Y : Davacı vekili; müvekkili şirket tarafındansigortalanan 61 … 300 plakalı aracınsürücüsünün 17.02.2017 tarihinde saat 21:30sıralarında Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Pelitli Mahallesindeseyir halinde iken, yol üzerinde bulunan buzlanma nedeniyle direksiyonhakimiyetini kaybetmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini, kazanın oluşumunda, yolun bakım veonarımından sorumlu davalının % 50 kusurlu olduğunu,olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 48.075,00 TLödeme yapıldığını, müvekkilinin rücuhakkının doğduğunu ifade ederek; 24.037,50 TL. ninfaiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
Trabzonİdare Mahkemesi: 17.10.2017 gün ve E:2017/759, K:2017/1218 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınreddine karar vermiş; istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari DavaDairesi:15.2.2018 gün ve E:2018/123, K:2018/92 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; aracın karayolunda seyir halinde iken meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşıldığından, davanın görevyönünden reddine karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesinceuyuşmazlığın esası incelenerek verilen kararda hukukiisabet bulunmamaktadır.
Açıklanannedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdareMahkemesi Hakimliği'nin 17/10/2017 gün ve E:2017/759, K:2017/1218sayılı kararının kaldırılmasına,dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Trabzon İdareMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir.
TRABZONİDARE MAHKEMESİ:22.3.2018 gün ve E:2018/387, K:2018/333sayı ile, bozma ilamına uyduktan, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1., 2.,10., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve geçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra;(…)2918 sayılı Kanunun 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği, yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; aracın karayolunda seyir halinde iken meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmaktadır.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:18.5.2018 gün ve E:2018/343, K:2018/316sayı ile, “(…)Yargı yolu kavramı, bir hukuksisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil hangi yargıkoluna bakılacağını ifade eder.Uyuşmazlığın hangi yargı kolundabakılacağı hususu davanın genel koşullarındanolup mahkemece Resen dikkate alınması gereklidir.
Yargıyolu kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Hizmetkusuruna dayalı olarak açılan iş bu dava idariyargıda tam yargı davası olarakaçılmalıdır.
Bu kapsamda,eldeki davaya bakmaya yargı görevi olarak idari yargıgörevlidir.
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün,kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundandolayı açılan davaların İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi uyarınca tam yargıdavası olarak ikame edilmesi gerektiği, davacı vekilinin hizmetkusuruna dayanarak işbu davayı açtığı, bunedenlerle davanın HMK'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK'nun 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermekgerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Yargıyolu caiz olmadığından davanın REDDİNE…”karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmaması üzerine bukarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerindeortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.3.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekteise de; davaya ilişkin bilgi ve belgelerin dosyada yeraldığı anlaşıldığından, idariyargı kararının kesinleşme durumuna ilişkin bilgininMahkemesinden temin edilmesiyle yetinildiği ve sonuçta usuleilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucusigortalı aracın uğradığı hasar bedelinikarşılayan sigorta şirketinin, zararın birkısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleriyaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafındansigortalanan 61 … 300 plakalı aracın sürücüsünün17.02.2017 tarihinde saat 21:30 sıralarında Trabzon İli,Ortahisar İlçesi, Pelitli Mahallesinde seyir halinde iken yolüzerinde bulunan buzlanma nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederekyolun sağ tarafında bulunan bariyerlere çarpmasıneticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,aynı tarihte düzenlenen trafik kazası tespittutanağında yolun bakımından ve temizliğinden sorumlukuruluş ile araç sürücüsünün her birinin%50 kusurlu bulunduğunun belirtildiği, davacı şirkettarafından sigorta eksperi raporuna dayanılarak tespit edilen48.075.00 TL toplam hasar bedelinin sigortalıya ödendiği,ardından 29.05.2017 tarihli dilekçe ile davalı idareyebaşvurularak sigortalıya ödenen bedelin yarısı olan24.037,50TL'nin kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurluolduğu belirtilerek ödenmesinin istenildiği, talebin reddiüzerine; 24.037,50-TL maddi zararın davalı idareden rücuentazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.5.2018 gün veE:2018/343, K:2018/316 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 3. AsliyeHukuk Mahkemesinin 18.5.2018 gün ve E:2018/343, K:2018/316sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.3.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy