T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/150
KARAR NO : 2019/230
KARAR TR: 25.03.2019
ÖZET : Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'nde 4857 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapan davacının, üçüncü kişilerin davalı idare temsilciliklerine atanmasına ilişkin kararın iptali istemiyle açtığı davanın lehine sonuçlanması nedeniyle, açıkta geçirdiği döneme ilişkin maddi ve manevi kayıplarının tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :E.T.
Vekili :Av. N.G.E.
Davalı :Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.
Vekili :Av. Sa.G.E.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı'nın 19.06.2012 gün ve 4174sayılı yazısı ile davalı idarenin personelalımı konusunda yetkili kılındığı,davalı idare yönetim kurulunun 07.06.2012 gün ve 16-200sayılı kararı ile devri gerçekleşmişşirketlerde kurulmuş olan davalı idare temsilciliklerindepersonel alımına karar verildiği ve bu doğrultuda25.08.2012 tarihinde sözlü sınav yapıldığı,davacının anılan sınavda başarılıolduğu, 27/05/2013 tarihli, 10-187 sayılı yönetim kurulukararı ile söz konusu sınavda başarılı olandavacı yerine 3. şahısların belirtilen görevlereatanması üzerine bu işlemin iptali istemiyle açılandavada, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 27/02/2014 tarihli veE:2013/1359, 2014/304 sayılı kararıyla işlemin iptalinekarar verildiği, iptal kararı üzerine davacının19/02/2014 tarihinde görevine başlatıldığı,davacının görevinden yoksun kaldığı,06/07/2013-19/02/2014 tarihleri arasında mahrum kaldığımaaş, prim, ikramiye, sendikal ve toplu sözleşme hakları, bankapromosyon ücretleri ile şehir dışıgörevlendirilmeler için 23.250,00-TL maddi tazminat için enyüksek banka mevduat faizi ile, 5.000,00-TL manevi zararın yasalfaiziyle tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbul 3. İdare Mahkemesi: 9.3.2017 gün veE:2014/1757, K:2017/572 sayı ile, davacının tazminat isteminindayanağı olan iptal kararı ortadan kalktığındandavacının talep ettiği maddi ve manevi tazminata hükmedilmesineolanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinekarar vermiş, bu karara karşı davacı vekili tarafındanistinaf isteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdareDava Dairesi: 21.12.2017 gün ve E:2017/491, K:2017/835 sayı ile,davacının iş bu davadaki maddi ve manevi tazminat istemlerinindayanağını oluşturan işleme ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı yerine (İşMahkemesi) ait olduğu Uyuşmazlık Mahkemesince kararabağlandığından, aynı işlemden kaynaklanantazminat istemine ilişkin bu davanın görüm veçözümünün de adli yargı yerinin görevalanına girdiği sonuç ve kanaatine varılmakla,uyuşmazlığın esasına girilerek verilen istinafincelemesine konu mahkeme kararında hukuki isabetgörülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusununkabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına,yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5.fıkrasıuyarınca dava dosyanın mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
İSTANBUL 3. İDARE MAHKEMESİ: 30.3.2018 günve E:2018/263, K:2018/577 sayı ile, TEDAŞ Yönetim Kurulunun07/06/2012 tarih ve 16-200 sayılı kararıyla, devredilmişveya devredilecek işyerlerinde oluşturulacak temsilcilikler emrindesadece genel aydınlatma denetimlerinde istihdam edilmek üzere, 15elektrik mühendisi ile 85 elektrik teknikerinin İŞ-KURaracılığıyla gönderilen adaylar arasındanmülakat sınavı ile seçilmesine karar verildiği,25.08.2012 tarihinde yapılan mülakat sonucu davacının daaralarında bulunduğu 5 kişinin 4857 sayılı Yasaya tabidaimi işçi sıfatıyla BEDAŞ nezdinde işebaşlamalarının TEDAŞ GenelMüdürlüğünün 05/09/2012 tarih ve 725sayılı oluru ile uygun görüldüğü,davacı ile BEDAŞ arasında düzenlenen 25/09/2012 tarihliBelirsiz Tarihli İş Sözleşmesiyle (Sendikalı Personel)davacının Büyük Tüketim MüşterilerMüdürlüğü nezdinde işebaşladığı, Özelleştirme Yüksek Kurulunun10/05/2013 tarih ve 2013/20 sayılı kararıyla BEDAŞ'ınözelleştirilerek, çalışan personeli ile beraber28/05/2013 tarihinde BE-DA Enerji Dağıtım ve PerakendeSatış Hizmetleri A.Ş'ne devredildiği, davacınındevirden bir gün önce kendisi yerine başka kişilerin BE-DAEnerji Dağıtım ve Perakende Satış HizmetleriA.Ş'de TEDAŞ temsilcisi olarak görevlendirilmesine dairTEDAŞ Yönetim Kurulunun 27/05/2013 tarih ve 10-187 sayılıişleminin iptali istemiyle İstanbul 1. İdare Mahkemesinde davaaçtığı, bu davada verilen idari işlemin iptaliyönündeki İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 27.02.2014 tarihve E:2013/1359, K:2014/304 sayılı kararınınDanıştay 5. Dairesince usûl yönünden bozulduğu,Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen dilekçe retkararı üzerine davacı tarafından yenilenen davada iseİstanbul 1. İdare Mahkemesinin 29.07.2016 tarih ve E.2016/1089,K:2016/1650 sayılı kararı ile davanın adli yargıyerinin görevinde olduğu gerekçesiyle görevyönünden reddine karar verildiği, bu kararın İstinafincelemesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdareDava Dairesinin 12.2016 tarih ve E:2016/146, K:2016/220 sayılıkararı ile onandığı, davacı tarafından idariyargı yerince verilen görevsizlik kararı üzerine adliyargı yerinde açılan davanın da İstanbul 26.İş Mahkemesinin 31.03.2017 tarih ve 2017/5 Esas sayılıkararı ile görev yönünden reddedilmesi üzerinegörevli yargı merciinin belirlenmesi amacıyla UyuşmazlıkMahkemesine başvurulduğu ve Uyuşmazlık Mahkemesinin27.11.2017 tarih ve E:2017/463, K:2017/662 sayılı kararıyla"işçi statüsündeki davacı ile davalı idarearasında İş Sözleşmesinden kaynaklananişçi-işveren ilişkisi bulunduğu; taraflararasında düzenlenen iş sözleşmesinde, iş veişyeri değişikliği hususunun da düzenlendiğigözetildiğinde; uyuşmazlığın,"işçi ve işveren arasında iş akdinden veyaİş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarındandoğan hukuk uyuşmazlıkları" kapsamında adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığı" gerekçesiyle, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğuna; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu karara karşıdavacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunmuştur.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdareDava Dairesi: 21.6.2018 gün ve E:2018/549, K:2018/578 sayı ile,mahkeme kararında hukuka aykırılıkbulunmadığından, ileri sürülen iddialar sözkonusukararın kaldırılmasını sağlayacak niteliktegörülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusununreddine kesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 17. İŞ MAHKEMESİ: 8.11.20018gün ve E:2018/453, K:2018/946 sayı ile, davacının idariişlem ve eylem sonucunda uğramış olduğu ve yoksun kaldığımali haklar ve zararın giderilmesine ilişkin talepte bulunduğubu talebin adli mahkemelerde görülecek nitelikte bir talebiolmadığı uyuşmazlığın idari yargıda tamyargı davası niteliğinde olabilecek bir uyuşmazlıkolduğu mahkemelerince değerlendirildiğinden mahkemeleriningörevsizliğine, davacının dava dilekçesinin reddinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.03.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğive usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Boğaziçi Elektrik DağıtımA.Ş.'nde 4857 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapandavacının, üçüncü kişilerin davalıidare temsilciliklerine atanmasına ilişkin kararın iptaliistemiyle açtığı davanın lehinesonuçlanması nedeniyle, açıkta geçirdiğidöneme ilişkin maddi ve manevi kayıplarının tazminiistemiyle açılmıştır.
Konuya ilişkin mevzuat hükümlerinebakıldığında;
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 5521 Sayılıİş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında,“İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve Efıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlarhariç) işveren veya işveren vekilleri arasında işakdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülenyerlerde iş mahkemeleri kurulur.”
25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazeteyayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İşMahkemeleri 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılıKanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılıİş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına…
…Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevliolduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava veişlere bakar.
Davacının da tabi olduğu 4857 sayılıİş Kanunu’nun “Amaç ve Kapsam”başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “BuKanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarınıdüzenlemektir.” hükmüne; 2. maddesinin ilkfıkrasında, “Bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişiye işçi,işçi çalıştıran gerçek veya tüzelkişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum vekuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasındakurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşverentarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan veolmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiğibirime işyeri denir.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
Davacı ile BEDAŞ arasında imzalanan işebaşlamasına esas 25/09/2012 tarihli “Belirsiz Süreliİş Sözleşmesinin” 3. maddesinde; “Gerekli görülenhallerde işçinin haklarına halel getirmeyecek şekildeyapmakta olduğu iş ile ilgili veya yapabileceği işe veyabaşka mahaldeki işyerine işçiyi nakletmeye işverenyetkilidir” 6. maddesinde; “İşbu hizmet akdi TEDAŞGenel Müdürlüğü ile sendika arasında imzalananToplu İş Sözleşmesine uygun olarakhazırlanmış bulunduğundan…” hükümleribulunmaktadır.
Dava dosyalarının incelenmesinde; TEDAŞ YönetimKurulunun 07/06/2012 tarih, 16-200 sayılı kararıyla,devredilmiş veya devredilecek işyerlerinde oluşturulacaktemsilcilikler emrinde sadece genel aydınlatma denetimlerinde istihdamedilmek üzere, 15 elektrik mühendisi ile 85 elektrik teknikerininİŞ-KUR aracılığıyla gönderilen adaylararasında mülakat sınavı ile seçilmesine kararverildiği, 25.08.2012 tarihinde yapılan mülakat sonucudavacının da aralarında bulunduğu 5 kişinin 4857sayılı Yasaya tabi daimi işçi sıfatıylaBEDAŞ nezdinde işe başlamalarının TEDAŞ GenelMüdürlüğünün 05/09/2012 gün ve 725sayılı oluru ile uygun görüldüğü,davacı ile BEDAŞ arasında düzenlenen 25/09/2012 tarihliBelirsiz Tarihli İş Sözleşmesiyle (Sendikalı Personel)Büyük Tüketim MüşterilerMüdürlüğü nezdinde işebaşladığı, Özelleştirme Yüksek Kurulunun10/05/2013 tarih ve 2013/20 sayılı kararıyla BEDAŞ’ın özelleştirilerek, çalışan personeli ileberaber 28/05/2013 tarihinde BE-DA Enerji Dağıtım ve PerakendeSatış Hizmetleri A.Ş’ ne devredildiği,davacının devirden bir gün önce kendisi yerine başkakişilerin BE-DA Enerji Dağıtım ve Perakende SatışHizmetleri A.Ş’ de TEDAŞ temsilcisi olarakgörevlendirilmesine dair TEDAŞ Yönetim Kurulunun 27/05/2013tarih, 10-187 sayılı işleminin iptali istemiyle davaaçtığı, açılan bu davanındavacının lehine sonuçlandığı vedavacının atamasının yapılmadığıdönemlerde oluştuğunu ileri sürdüğü maddi vemanevi zararlarının tazmini istemiyle işbu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 128’inci maddesinde devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyleyürütüleceği belirtilmiş, maddede “kamugörevlisi” kavramı tanımlanmayıp, “kamugörevlisi tarafından yapılması gereken görevler”sayılmıştır
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundada “kamu görevlisi” kavramı tanımlanmamış,4 üncü maddesinde yalnızca kamu hizmetleriningördürüldüğü dört grup istihdamşeklinden bahsedilmiş olup, maddenin son fıkrasındaişçiler hakkında bu Kanun hükümlerininuygulanmayacağı açıkça vurgulanmıştır.
Bir kamu tüzel kişisi tarafından istihdam edilenkişi, bu göreve kamu hukuku kurallarına göre idari birkararla atanmış ise, bu görevli kamu görevlisidir.Örneğin memurlar, idari bir kararla göreve atandıklarıiçin tartışmasız olarak kamu görevlisi kabuledilirler.
Bir kamu tüzel kişisi ile istihdam edilen kişiarasındaki bağ, bir “sözleşme” ilekurulmuş ise, bu bağ “akdi” nitelikte birbağdır. Ancak sadece “ idari sözleşme” ileistihdam edilenler, kamu kurum veya kuruluşuna kamu hukuku bağıile bağlı olduklarından kamu görevlisi olaraknitelendirilirler. Bu bağlamda; kamu tüzel kişisitarafından bir “özel hukuk sözleşmesi” ileistihdam edilen kişilerin kamu görevlisi olarak kabulümümkün değildir. Bunlar hizmet akdiyle çalışanve iş hukukuna tabi olarak istihdam edilen işçilerdir.
Buna göre, işçi statüsündeki davacı iledavalı İdare arasında İş Sözleşmesindenkaynaklanan işçi – işveren ilişkisibulunduğu;taraflar arasında düzenlenen işsözleşmesinde,iş ve işyeri değişikliğihususunun da düzenlendiği gözetildiğinde;uyuşmazlığın, “işçi ve işverenarasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıkları”kapsamında adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, İstanbul 17. İş Mahkemesinin 8.11.2018gün ve E:2018/453, K:2018/946 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul17. İş Mahkemesinin 8.11.2018 gün ve E:2018/453, K:2018/946sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.03.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy