T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/102
KARAR NO : 2019/154
KARAR TR: 25.02.2019
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : A.A.T.Sigorta Şirketi
Vekili : Av.H.L.P.
Davalı : FatihBelediye Başkanlığı
Vekili : Av.H.K.A.
O L A Y :Davacıvekilidavadilekçesindeözetle; müvekkilincesigortalanan 34 UE 4382 plakalı aracın 9.9.2016 tarihindeİstanbul İli, Fatih İlçesi, Ordu Caddesinden gelipBüyükreşitpaşa Caddesine girmek istediği sıradaiki cadde arasındaki kavşaktaBelediyenin koyduğu otomatikbariyerin araç geçerken açılması ve bariyerlerinaracın alt kısımlarına çarpması sonucuhasarlandığını ileri sürerek, araçta meydanagelen 1.537,00-TL zararın 20.4.2017 ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 13.3.2018gün ve E:2017/369, K:2018/86 sayı ile, hizmet kusurundan doğanzararlardan dolayı idari yargı yerinde dava açılmasıgerektiği gerekçesiyle, davada adli yargının görevliolmadığı anlaşıldığından, davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine kararvermiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinafisteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi:8.11.2018 gün ve E:2018/2704, K:2018/1262 sayı ile, ilk derecemahkemesinin karar tarihi itibariyle, miktar veya değeri 3.560,00-TL'yigeçmeyen malvarlığı davalarına ilişkinkararların kesin olduğu; davada talep edilen miktarın1.537,00-TL olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinceverilen kararın kesin nitelikte olduğu; HMK. m. 346/1 hükmüuyarınca, miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesigerekli ise de; temyiz (istinaf) merciine de aynı yetkinintanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04sayılı İçtihadı Birleştirme kararı dagözetilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin veisteminin HMK 346/1 ve 352 maddeleri gereğince reddine kesin olarak kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 13. İDARE MAHKEMESİ: 9.1.2019 günve E:2019/55 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.02.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikteadli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığı hasarıödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, İstanbul 13. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 13.3.2018 gün ve E:2017/369, K:2018/86 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 13. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.3.2018 gün veE:2017/369, K:2018/86 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.02.2019 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy