T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/117
KARAR NO : 2019/146
KARAR TR: 25.02.2019
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacılar : Kendi adına asaleten
Z.N.G.
E.B.G.
A.S.G.'a velayeten
D.G.
Vekili :Av. M.T.
Davalı :İçişleri Bakanlığı Jandarma GenelKomutanlığı
Vekili :Av. G.Ö.Y.
O L A Y: Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkillerinin murisi olan J.Uzm.Çvş. MehmetGözüdok’un, Diyarbakır İli, Lice İlçeJandarma Komutanlığında görevli olduğunu; 22.11.2015tarihinde, sevk ve idaresindeki zırhlı askeri araç ileDiyarbakır - Bingöl karayolunda seyir halinde iken aracınlastiğinin patlaması nedeniyle hakimiyetini kaybederek, devrilip kazayaptığını ve kazada vefat ettiğini;yakınlarının bu şekilde vefatı nedeniyle davacılarınmaddi ve manevi zararının ortayaçıktığını; bu zararların tazminiamacıyla davalı idareye başvurduklarını; davalıidarenin cevap vermeyerek bu talebi zımnen reddettiğini ilerisürerek, müvekkillerinin miras bırakanının maruzkaldığı trafik kazasına bağlı olarak vefatetmiş olması nedeniyle ortaya çıkan zararlarkarşılığı toplam 100.000,00-TL maddi ve 400.000,00-TLmanevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birliktedavalıidareden tahsili istemiyle askeri yargı yerinde davaaçmıştır.
ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİİKİNCİ DAİRE: 1.6.2016 gün ve E: 2016/1001,K:2016/1047 sayı ile, zarar doğurucu olayın trafik kazasısonucu meydana geldiği, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun ile 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110’uncu maddesinde yapılan değişiklikgereğince davacılar tarafından açılan budavanın görev ve çözüm yerinin mahkemelerinindeğil, adli yargı yerinin olduğu gerekçesiyle,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez D.G adına artırmahaklarının saklı kalmak kaydı ile 250,00-TL maddi,100.000,00-TL manevi küçük Z.N.G. adına 250,00-TL maddi,100.000,00-TL manevi, küçük E.B.G. adına 250,00-TL maddi,100.000,00 TL manevi ve küçük A.S.G adına 250,00-TL maddi,100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecekfaizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.12.2017gün ve E:2017/488, K:2017/631 sayı ile, kazanın (trafikle ilgilikurallar ve şartların ihlali sonucu değil) davalı idareninhizmet kusuru sonucu meydana geldiğine dair iddia ve deliller bulunmakla;olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110/1.maddesinin uygulanamayacağı ve adli yargının görevliolmadığı sonucuna varıldığıgerekçesiyle,yargı yolu (görev) kamu düzenineilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın heraşamasında re’sengözetileceğinden, davanınyargı yolu (görev)yönünden reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.02.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları,konusu ve sebebi aynı olan davada; askeri yüksek idare mahkemesinceadli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan,“– Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idariyargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancakdavanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir. ”hükmüne göre, askeri yüksek idare mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargıyerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki“Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.)Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararıile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." hükmüne göre ise, adli yargı yeri,davaya bakma görevinin (daha önce görevsizlik kararı verenve yasal düzenlemelerle kaldırılan askeri idari yargı)idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir kararile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki,başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’ncekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğması halinde her ikiyargı merciince işten el çekilmiş olduğundanbaşvurma iradesini davanın taraflarına bırakmışiken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararıverilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciinbelirtilmesi için re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle, Diyarbakır 6. Asliye Mahkemesi’nce re’senyapılan başvuru, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamaktadır.
Ancak, askeri idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren MahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, müvekkillerinin murisinin zırhlı askeriaraç ile Diyarbakır - Bingöl karayolunda seyir halinde ikenaracın lastiğinin patlaması sebebi ile yaşanan kazada vefatettiği nedeniyleoluştuğu öne sürülenzararının tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiş;
2918 Sayılı Kanunun "Devlete ve KamuKuruluşlarına Ait Araçlar" başlıklı 106.maddesinde; "(Değişik: 25/6/1988 - KHK - 330/7 md.; Aynen kabul:31/10/1990 - 3672/6 md.) Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelere,il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birincifıkrasına göre olan sorumluluklarınınkarşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedekişartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluksigortası yaptırmakla yükümlüdürler."
Aynı Kanunun "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinde; "(Değişik:11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin hizmetlerindekullanılan aracın seyir halindeyken kazayaptığını, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 6. Asliye HukukMahkemesinin 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddekapsamında görülen 26.12.2017 gün ve E:2017/488, K:2017/631sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2247 sayılıYasa’nın 19. madde kapsamında görülen 26.12.2017gün ve E:2017/488, K:2017/631 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.02.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy