T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/99
KARAR NO : 2019/171
KARAR TR : 25.02.2019
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 44/1-b. madde ve fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :L.A.
Vekili :Av. Ü.S.
Davalı :İstanbul Valiliği
Vekili :Av. S.G.T.
O L A Y :İstanbul Valiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, alkollü olarak araçkullandığı ve sürücü belgesini yanındabulundurmadığından bahisle, davacı adına 28.3.2017gün ve II-915397 seri-sıra sayılı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 44/1-b. maddeve fıkraları uyarınca sırasıyla 876,00 TL ve 206,00 TLolmak üzere toplam olarak 1.082,00 TL idari para cezasıverilmiş, aynı birim tarafından alkollü olarak araçkullandığı nedeniyle 328912 sayılı sürücübelgesi geri alma tutanağı düzenlenmiştir.
Davacı vekili,idari para cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle adli yargı yerine başvurudabulunmuştur.
İSTANBUL 10.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 11.4.2017 gün veD.İş: 2017/1471 sayı ile; 5326 sayılı Yasa’nın27/8. maddesi gereğince “aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali ile birlikteidari yargı yerinde görülür” hükmü ileDanıştay’ın konu ile ilgili kararı da emsalgösterilerek “alkollü araç kullanma vesürücü belgesinin geri alınmasına karşıyapılan başvurulara bakma görevinin idari yargı yerine aitolduğu” gerekçesiyle başvurunun görev yönündenreddine karar vermiş, karara davacı vekili tarafından yapılanitiraz, İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 8.5.2017gün ve D.İş: 2017/1890 sayılı kararı ile kesinolarak reddedilmiştir.
Davacı vekili,bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıİstanbul Valiliği vekili, süresi içinde görevitirazında bulunmuştur.
İstanbul 6.İdare Mahkemesince görev itirazının reddine karar verilmesiüzerine, Davalı İstanbul Valiliği vekilinin, adliyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdiğidilekçe nedeniyle, dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YargıtayCumhuriyet Başsavcısı, görevuyuşmazlığı çıkarılabilmesi içinortada henüz açılmış bir dava ve bu davada biryargı merciince verilmiş görevlilik kararı bulunması,diğer bir ifadeyle, yararına görev itirazında bulunulanyargı merciince aynı davada görevsizlik kararı verilmemişolması gerekeceğini belirterek, uyuşmazlığa konuedilen İstanbul 6. İdare Mahkemesinin görevlilik kararındanönce, İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin D.İş: 2017/1471sayılı kararıyla, tarafları, konusu ve sebebi aynıolan davada verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlikkararının bulunduğunun anlaşılmasıkarşısında, idari yargı yerince adli yargınıngörev alanına müdahalede bulunulduğundan söz etmenin mümkünolmadığı, 2247 sayılı Kanun’da düzenlenengörev uyuşmazlığı türlerinden hiçbirininde oluşmadığını açıklayarak olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınayer olmadığına, dosyanın gereği yapılmaküzere mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İstanbul 6.İdare Mahkemesi, 28.2.2018 gün ve E:2017/1146, K:2018/363 sayılıkararı ile, davanın esasını inceleyerek, tesis edilen davakonusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığıgerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar vermiş, verilenkarara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İstanbulBölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, 25.9.2018 günE:2018/1056, K:2018/1337 sayılı kararı ile, istinafbaşvurusuna konu idare mahkemesi kararının, 2918sayılı Kanun’un 48/5. maddesi uyarınca 6 ay süreylesürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlem ile aynı yasa maddesi uyarınca verilen idari para cezasınıniptali istemiyle açılan dava yönünden verilenkısmının hukuka uygun bulunduğu ve başvurudilekçesinde ileri sürülen iddiaların da kararınsözü edilen kısmınınkaldırılmasını sağlayacak niteliktegörülmediğini açıklayarak, bu kısmayönelik istinaf başvurusunun reddine, 2918 sayılıKanun’un 44/1-b maddesi uyarınca uygulanan idari paracezasının ise aynı maddi olaya yani 2918 sayılıKanun’un 48/5 maddesi uyarınca 6 ay süreylesürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlemle ilişkili olmadığınınanlaşıldığı, 2918 sayılı Kanun’un44/1-b maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasının iptaliistemiyle açılan davanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiğini belirterek, davalı vekilince yapılan istinafbaşvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, kararın 2918sayılı Kanun’un 44/1-b maddesi uyarınca uygulanan idaripara cezası verilmesine ilişkin kısmınınkaldırılmasına, belirtilen gerekçe dikkate alınarakyeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
İSTANBUL6. İDARE MAHKEMESİ: 2.1.2019 gün ve 2018/2497 sayı ile; 2918sayılı Kanun’un 44/1-b maddesi uyarınca uygulanan idaripara cezasının aynı maddi olaya yani 2918 sayılıKanun’un 48/5. maddesi uyarınca 6 ay süreylesürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlemle ilişkili olmadığının anlaşıldığınıve 2918 sayılı Kanun’un 44/1-b maddesiuyarınca uygulanan idari para cezasının iptali istemiyleaçılan davanın 5326 sayılı KabahatlerKanunu’na göre adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiğini açıklayarak, davanın 2918 sayılıKanun’un 44/1-b maddesi uyarınca uygulanan 206,00 TL idari paracezası verilmesine ilişkin kısmı bakımından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, SüleymanHilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 25.02.2019 tarihlitoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosya suretininMahkemece, ekinde adli yargı dosya sureti de temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 44/1-b. madde ve fıkrasıuyarınca verilen 206,00 TL tutarındaki idari para cezasınıniptali istemiyle açılan dava yönünden oluşan” görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Yasa’nın 44/1-b. maddesi uyarınca verilenidari para cezasının iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun “Adres değişikliklerinin bildirilmesi vesürücü belgelerinin taşınmasızorunluluğu” başlığı altındadüzenlenen 44. maddesinde, “Sürücü belgesi sahipleri:
a) İkametadresi değişikliklerini belgeyi veren kuruluşa otuz güniçinde bildirmek,
b) Araçkullanırken sürücü belgelerini yanlarınıbulundurmak ve yetkililerin her isteyişinde göstermek,
Zorundadırlar.
(Değişik:21.5.1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayansürücüler, 3 600 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.”hükmü yer almıştır.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeyeişaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüştür.
30.3.2005gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değişik 3.maddesinde ise,” (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacakdavalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun kabulü ile, İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinceverilen 11.4.2017 gün ve D.İş: 2017/1471 sayılıgörevsizlik kararının, 2918 sayılı Kanun’un 44/1-b.madde ve fıkrası uyarınca verilen 206,00 TL tutarındakiidari para cezasının iptali istemiyle yapılan başvuruyönünden verilen kısmının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 6. İdareMahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, İstanbul10. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 11.4.2017 gün veD.İş: 2017/1471 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ,2918 sayılı Kanun’un 44/1-b. madde ve fıkrasıuyarınca verilen 206,00 TL tutarındaki idari para cezasınıniptali istemiyle yapılan başvuru yönünden verilenkısmının KALDIRILMASINA, 25.02.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy