T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 84
KARAR NO : 2019 / 126
KARAR TR : 25.2.2019
ÖZET : Davacının, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. T. K.
Vekilleri :Av. Ç. G., Av.T.G., Av.B.G.
Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili :Av. E.K.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı MilliEğitim Bakanlığı bünyesinde Ödemiş HalkEğitim Merkezinde 1986-2016 tarihleri arasında hizmet akdi ile UstaÖğretici/Ücretli Öğretmen olarak çalıştığısürelere ilişkin olarak fazlaya dair talep ve dava hakkısaklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL kıdem tazminatının27.5.2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ilebirlikte davalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ÖDEMİŞ1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA): 29.5.2018gün ve E: 2017/794, K:2018/359 sayı ile, “(…)Dava;kıdem tazminatı alacağının (iş sonutazminatı) tahsili istemine ilişkindir. Davacı da davalıbakanlığa bağlı olarak hizmet veren Ödemiş HalkEğitim Merkezi Müdürlüğü nezdinde 1986-2016yılları arasında Ustaöğretici/ÜcretliÖğretmen olarak sözleşmeli personel sıfatıylaçalışmıştır.
Dava,davacının usta öğretici olarakçalıştığı dönemde ve fesihten doğanalacaklarının tahsili talebinden ibarettir.
İşinesası incelenmeden önce adli yargının görevalanına giren bir konunun bulunup bulunmadığınıntartışılması gerektiği ortadadır.
Bilindiğiüzere dava şartları, mahkemece davanın esasıhakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olanşartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları,dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanınesasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ileilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanınaçıldığı günde, hem de yargılamanınher aşamasında dava şartlarının tamam olupolmadığını kendiliğinden araştırıp,incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ilebağlı değildir. (6100 sayılı HMK'nun 114-115.maddeleri)
Davaşartları, dava açılmasından, hükümverilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarınındavanın açıldığı günde bulunmaması yada bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadankalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenindavayı mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesigerekir.
Davaşartlarından bazıları olumlu (davanınaçılması sırasında var olması gerekli);bazıları ise olumsuz (davanın açılmasısırasında bulunmaması gereken) şartlardır.
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Dava Şartları"başlıklı 114 üncü maddesinin 1 incifıkrasının (b) bendi gereğince "Yargı yolununcaiz olması" dava şartları arasındasayılmıştır.
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Davaşartlarının incelenmesi" başlıklı madde 115-hükmü "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2)Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartınoksanlığının giderilmesi mümkün ise bununtamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içindedava şartı noksanlığı giderilmemişse davayıdava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Davaşartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasınagirilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ilerisürülmemiş ve fakat hüküm anında bunoksanlık giderilmişse, başlangıçtaki davaşartı noksanlığından ötürü, davausulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
657sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesinde“Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ileÜniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veyayaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlardaöğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halindeöğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğermemurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek dersgörevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerininsayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğerhususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulununkararı ile tespit olunur, hükümleri yer almaktadır. Bumaddeye istinaden çıkarılan, T.C. Milli EğitimBakanlığı kurumlarında sözleşmeli veya ek dersgörevi ile görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilerhakkında yönetmeliğin 5/2 maddesi uyarınca da, Uzman veUsta Öğreticilerin 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 89 uncu maddesi uyarınca 02/12/1998 tarihli ve 98/12120 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan T.C.MilliEğitim Bakanlığı Öğretmen ve YöneticilerininDers ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ekders görevi verilebileceği belirtilmiştir.
Davacınındışarıdan ücretli usta öğretici olarak İlMilli Eğitim Müdürlüğü’nün istemi veValiliğin onayı ile görevlendirildiği, davacıyaücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları kanununun89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılankararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen dersücretleriyle ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacınınsosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumukapsamında olması iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez.
Davacı657 sayılı yasanın 89. maddesinde belirtilen statüiçinde ve Valilik onayı ile görevlendirilmiştir.Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesibulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişkiiş sözleşmesi, bir başka anlatımlaişçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez. Bu hukukiolguya göre uyuşmazlığın çözüm yeriidari yargı olup “dava dilekçesinin yargı yolunun caizolmaması nedeni ile usulden reddine” dair hüküm tesisedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesisedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İdariYargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi uyarıncayargı yolu caiz olmadığından 6100 HMK'nun 114/1-b maddesigereğince açılan davanın usuldenREDDİNE…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulmaması üzerine bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR2.İDARE MAHKEMESİ: 19.12.2018 gün ve E:2018/1468 sayı ile,“(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde; kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişisigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.
Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde,Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynızamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük vehaklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yerverilmiştir. 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren, 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanunu’nun "Görev"başlıklı 5. maddesinde; "(1) İş mahkemeleri;
a)5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b)İdaripara cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara,
c)Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar."denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının, İzmir İli Ödemiş HalkEğitim Müdürlüğünde usta öğreticiolarak çalıştığı dönemlere ilişkinolarak kıdem tazminatının ödenmesine karar verilmesiniistediği, davacıyla idare arasındaki ilişkinin bir işilişkisi olduğu, talep edilen tazminatın İşKanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu anlaşılmaktaolup, yukarıda anılan düzenlemeler uyarıncauyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin (iş mahkemelerinin) görevli olduğu sonucunavarılmaktadır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli ve E:2018/328, K:2018/345sayılı ve Danıştay 10. Dairesinin 30.01.2014 tarihli veE:2014/189, K:2014/548 sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davada Mahkememizingörevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'ncekarar verilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.2.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikte adli yargıdosyasının UYAP örneği de teminedilmek sureti ile 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Ödemiş Halk Eğitim Merkezi bünyesinde ustaöğretici olarak görev yaparken emekli olan davacıtarafından, fiilen çalıştığı günlerkarşılığı olan kıdem tazminatınınödenmesi istemiyle açılmıştır.
506Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Birhizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.
Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülükve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerindeyer verilmiştir.
Diğertaraftan; 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren, 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanunu’nun;
"İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde,
“(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2)İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde işmahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3)İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemeningörev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukukmahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."denilmiş,
"Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1. maddesinde;
" (1)Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayananişçi veya işveren alacağı ve tazminatı ileişe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuyabaşvurulmuş olması dava şartıdır..."denilmiş,
"Görev"başlıklı 5. maddesinde;
" (1)İş mahkemeleri;
a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdaripara cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar" denilmiştir.
AynıKanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde;
"(1)Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan işmahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarakkabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtenönce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devamolunur.
(2) Bu Kanunundava şartı olarak arabuluculuğa ilişkinhükümleri, bu hükümlerin yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliyemahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkındauygulanmaz.
(3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur.
(4) İlkderece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir.
Dosyakapsamında yapılan incelemede; davacının ÖdemişHalk Eğitim Merkezi bünyesinde usta öğretici olarakçalıştığı; davanın, fiilençalışmış olduğu günler içinkıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilentazminatlarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İzmir 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Ödemiş 1.Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi Sıfatıyla)verilen 29.5.2018 gün ve E:2017/794, K:2018/359 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ödemiş1.Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi Sıfatıyla)verilen 29.5.2018 gün ve E:2017/794, K:2018/359 sayılıGÖREVSİZLİK KARARIN KALDIRILMASINA,25.2.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy