T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/82
KARAR NO : 2019/141
KARAR TR: 25.02.2019
ÖZET : 12.10.1987 yılında Yüksek Askeri Şura Kararıyla görevden ilişiği kesilen davacının, 926 sayılı Kanunun geçici 32. maddesi uyarınca hak kazandığı aylığından 01.04.2012-31.07.2013 tarihleri arası dönemde kendisine ödenen tutarın borç çıkarılmasına ilişkin, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı işleminin iptali ve tahsil edilen miktarın tazminiistemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : İ.K,
Vekili : Av. M.K.
Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı
Vekili : Av. E.Y.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin 1983-1984 öğretim dönemin sonundaaday astsubay eğitimini tamamlayarak, 1984 yılında KaraKuvvetleri Komutanlığında göreve başladığını,12.10.1987 tarihinde ise YAŞ kararıyla TSK'dan ilişiğininkesildiğini, 6191 sayılı Kanun ile 926 sayılı Kanunaeklenen geçici 32. madde hükümleri gereğince haklarınıniadesi için yasal süresinde Milli SavunmaBakanlığı'na başvurulduğunu, Milli SavunmaBakanlığı tarafından başvurusunun haksız olarakreddedildiğini, ancak 21.03.2012 tarihli yazı ile bu retkararının geri alındığını; Milli SavunmaBakanlığı'nın başvuruyu kabul etmesi nedeniyledavalı İdare tarafından aylıkbağlandığını; bağlanan aylıklardandavalı İdarenin 05.04.2013 tarihli yazısı ile haberdarolduğunu; yazıda belirtildiği üzere 01.04.2012 tarihiitibariyle aylık bağlama işleminingerçekleştirildiğini; 2013 yılı Nisan ayında,01.04.2012 tarihine kadar birikmiş aylıkların kendisineödendiğini; 2013 Nisan ayından sonraki maaşları almayadevam ederken, 27.01.2014 tarih ve SGK Başkanlığı EmeklilikHizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu GörevlileriÖdemeler Daire Başkanlığının yazısı ilesigortalı hizmetinden 07.10.2013 tarihinde ayrılmasıgerektiği belirtilerek, 31.07.2013 tarihleri arasındaaylıkların toplamı olan 31.526,21-TL'nin yersizödendiğinden bahisle borççıkarıldığını; 01.11.2013-28.02.2014tarihleri arasında aylık tutarı olan 6.394,49-TL'nin borcamahsup edildiğini; bunun üzerine 18.03.2014 tarihinde idareyebaşvurduğunu, idareden herhangi bir cevap verilmediğini ilerisürerek; davalı idareişleminin iptali ile 6.394,49-TL'nıntahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 1. İDARE MAHKEMESİ: 9.3.2016 gün veE:2014/1582, K:2016/622 sayı ile, davanın 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden sonra, söz konusuKanunun 96. maddesinin ve buna ilişkin Yönetmeliğinuygulanması suretiyle davacı adına geriye doğru borççıkarma işleminin tesis edildiği anlaşılmakla;5510 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan iş buuyuşmazlığın çözümünün 101.madde hükmü uyarınca iş mahkemelerinin görevindeolduğu gerekçesiyle, mahkemelerinin görevsizliğine,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1 -a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 3. İŞ MAHKEMESİ: 9.10.2018 gün veE:2016/402, K:2018/402 sayı ile,dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ilealınan bilirkişi raporuna itibar olunarak davada, taraflararasındaki hukuki uyuşmazlığınçözümünde 506 veya 5510 sayılı Kanunun uygulamayeri bulunmadığından, sözü edilen 134 ve101’inci madde hükümlerine göre sınırlıyetki ile donatılmış iş mahkemelerinin görevliolmadığı, bu tür davaların idari yargınıngörev alanı içerisinde yer aldığıanlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesinegöre dava şartı olan yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile, davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.02.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada idari yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınUyuşmazlığın 5335 sayılı Kanunun 30. maddesiuygulamasından kaynaklandığı dolayısıyla davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 12.10.1987 yılında Yüksek Askeri ŞuraKararıyla görevden ilişiği kesilen davacının, 926sayılı Kanunun geçici 32. maddesi uyarınca hakkazandığı aylığından 01.04.2012-31.07.2013tarihleri arası dönemde kendisine ödenen 31.526,21TL tutarınborç çıkarılmasına ilişkin, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Ödemeler DaireBaşkanlığı'nın 27.01.2014 tarih ve16760878/65.665.020.0 sayılı işleminin iptali ve tahsil edilen6.394,48-TL'nin tazminiistemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 5434 sayılı Kanunkapsamında bağlanmış emeklilik aylığınıkesen Kurum işleminin iptali ile emeklilik aylıklarındanyapılan kesintilerin iadesine ilişkin olup; Kara KuvvetleriKomutanlığında Astsubay Kıdemli çavuş olarakgörev yapmakta iken 13.10.1987 tarihinde sicilen görevindenayrılan, bilahare 6191 sayılı kanun ile 926 sayılıKanuna eklenen geçici 32. madde ile getirilen düzenlemeuyarınca Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki görevi esasalınarak 01.04.2012 tarihinden itibaren emekli aylığıbağlanan, ancak 506 sayılı Kanuna tabiiçalışmalarının aylıkbağlandığı tarihte devam ettiğininanlaşılması nedeniyle, 1.4.2012 tarihinden başlatılmaküzere bağlanan emeklilik aylığının durdurularak,işten ayrıldığı tarihi takiben yenidenbağlandığı, bu tarihe kadar yapılmış olan5434 sayılı Yasa kapsamındaki emeklilik aylığıödemelerinin iadesinin istendiği anlaşılmaktadır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir,Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesindeAnayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin veAnayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumayadevam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan ve 5434sayılı Kanun uyarınca , astsubay sınıf okulundayken veatandığı dönemden ilişiğinin kesildiği dönemekadardavalı Kurum ile iştirakçiliği sağlanandavacının, aylıklarının yersiz ödendiğindenbahisle borç çıkarılmasına ilişkindava konusuişlemin iptali istemiyle açtığıdavanın,görüm ve çözümünün idari yargı yeriolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 1. İdare Mahkemesinceverilen 9.3.2016 gün ve E:2014/1582, K:2016/622 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 1.İdare Mahkemesince verilen 9.3.2016 gün ve E:2014/1582, K:2016/622sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.02.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy