T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 899
KARAR NO : 2019 / 119
KARAR TR : 25.2.2019
ÖZET : Birleştirilmiş sürelerden memur olarak emekli olan davacının, sigortalı (işçi) olarak kamuda geçen hizmet sürelerine karşılık da emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K. K.
Vekili :Av.D.M.
Davalılar :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av. A.B. T.
2-PTT Genel Müdürlüğü
Vekili :Av.İ. K.K.
3-TRTGenel Müdürlüğü
Vekili :Av.P.G.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 16.02.2017günü, TRT Trabzon Müdürlüğü’ndenBekçi unvanı ile emekli olduğunu, hizmetsürelerinin birleştirildiğini, kendisine aylıkbağlandığını, memur olarakçalıştığı döneme ilişkin emeklilik ikramiyesinialdığını fakat çalışmalarınınilk yılları olan 15.06.1992-15.01.1997 arasında sigortalı(işçi) olarak kamuda (PTT TelefonMüdürlüğü, PTT GenelMüdürlüğü, PTT Radyo Vericiler İstasyonu,Türk Telekom AŞ.) geçen hizmet sürelerinin, emekliikramiyesi hesabına dahil edilmediğini; yaptığıbaşvurular sonucunda haricen öğrendiği SGK yazısıiçeriğinde, “fasılalı sigorta hizmetleri istifa ileson bulduğu bildirildiğinden ikramiye ödenemeyeceği”şeklinde bir değerlendirme yapıldığını;oysa, istifa olgusunun gerçek durumu yansıtmadığınıve müvekkilinin kurum içi sınavla memuriyete geçişyaptığını; müvekkilinin, 15.06.1992tarihinde PTT Telefon Müdürlüğü’nde işebaşladığından beri işverenliklerce SGK’yagiriş çıkışların bildirildiğini,çıkış tarihinin hemen ertesi günü girişleryapılacak şekilde primlerinin ödendiğini; SGK’yabildirilen giriş çıkışlara istifa kodu girildiğini,bu durumun tamamen işveren kurumun/kurumların hatası yahutgerçek durumu yansıtmayan kayıt tutulmasına sebebiyetvermelerinden kaynaklandığını; müvekkilininyazılı veya sözlü, gerçek bir istifa iradesininolmadığını; ne işçi olarakçalıştığı dönemde, ne de memurolarak göreve başlamadan istifa ettiğini; çalışmasınıaralıksız ve aynen devam ettiğini, sadece kurum kodları vekurum isimlerinin değiştiğini; PTT ve Türk Telekomun, odönemlerde 3517 sayılı yasa uyarınca birbiriyleçalışan, bağı ve devir ilişkisi olan kurumlarolduğunu; ayrıca 4397 sayılı yasaya göre de kurumlarınTRT’ye devredilmiş olduğunu; davaya konu işçilikdönemlerine ilişkin herhangi bir ad altında ödemekesinlikle almadığını; müvekkilinin 14.12.1996tarihinde yapılan kurum içi sınavda başarılıolarak memur kadrosuna geçtiğini, bu durumun, yaptığıişte bir değişikliğe sebep olmadığını, 14.01.1997tarihinin hemen ertesi günü olan 15.01.1997 tarihinde kesintisiz birşekilde görevine devam ettiğini aynı konudamağduriyetlerin artması üzerine SGK.nın, TC. MaliyeBakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol GenelMüdürlüğü’nden görüş aldığınıve kurum içi sınavla geçişin istifa olarak kabuledilemeyeceğinin bildirildiğini; 1475 sayılı kanunun 14. maddesi,24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun’un 6. maddesi iledeğişik 24.05.1983 tarih ve 2829 sayılı SosyalGüvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen HizmetlerinBirleştirilmesi Hakkında Kanunun 8. ve 12. maddesi ile 2829sayılı kanunun Uygulama Esaslarıyla İlgiliYönetmeliğin 8.maddesi birlikte değerlendirildiğindeişlemin hukuka aykırılığının ortayaçıkacağını, müvekkilinin maddi anlamda kaybauğradığı ve Anayasal haklarından mahram edildiğininanlaşılacağını ifade ederek; 1-ÖncelikleSGK’nın yazdığı/oluşturduğu fakattebliğe çıkarmadığı, müvekkilince haricenöğrenilen red cevabı şeklindeki sübjektif idariişlemin iptali ile, 2-müvekkilinin sigortalı (işçi)olarak kamuda geçen hizmet sürelerine (15.06.1992-15.01.1997)karşılık İYUK’ un 16/4 fıkrasına istinadensonradan bedeli artırılmak üzere, şimdilik 1.000 TL (BinTürk Lirası) emekli ikramiyesinin, emeklilik tarihi olan16.02.2017’den yürütülecek yasal faiziyledavalılardan müşterek ve müteselsilen tazmini istemiyle, 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 2-PTT GenelMüdürlüğü, 3-TRT Genel Müdürlüğünekarşı idari yargı yerinde dava açmıştır.
TRABZONİDARE MAHKEMESİ; 23.1.2018 gün ve E:2017/1370, K:2018/69sayı ile, “(…)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'na 8.5.2008 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılıKanunun 68. maddesiyle eklenen "5434 sayılı Kanunaİlişkin Geçiş Hükümleri"başlıklı Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, buKanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'a göre aylık,tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8.2.2006 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'un 1.maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartlara haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunacağı; 5. fıkrasında, bu maddekapsamına girenlerin aylıkların bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilikikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıkuralları yer almış "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde de,"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."kuralına yer verilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “...bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “...5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir... Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır....”
Davadosyasının incelenmesinden, Türkiye Radyo Televizyon KurumuTrabzon İl Müdürlüğü'nde bekçi olarakgörev yapmakta iken 16.02.2017 tarihinde emekli olan davacıtarafından, 15.06.1992 ile 15.01.1997 tarihleri arasında davalıidareler bünyesinde işçi olarakçalıştığı sürelerin emekli ikramiyesindehesaba katılması için yaptığı başvurununreddine ilişkin davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik HizmetleriGenel Müdürlüğü'nün 11.07.2017 tarih ve57.791.379 sayılı işleminin iptali ile işçi olarakkamuda geçen sürelerine karşılık 1.000,00 TL emekliikramiyesinin 16.02.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılandavada, davacıya ait SGK tescil ve hizmet dökümüincelendiğinde davacının 15.06.1992 ile 15.01.1997 tarihleriarasında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarakçalıştığı bu bakımdan 5510sayılı Kanun yürürlüğe girmeden öncekidönemde 506 sayılı Kanun tabi olarakçalıştığı sürelerin emekli ikramiyesindehesaba katılması için yaptığı başvurununreddine ilişkin davalı Sosyal Güvenlik Kurumu EmeklilikHizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 11.07.2017 tarihve 57.791.379 sayılı işleminin iptali talebinin; emeklilikikramiyesi talep edilen dönemde davacının 5434 sayılıKanuna tabi iştirakçiliği söz konusu olmamasıkarşısında; 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesininaçık hükmü gözetilerek adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Öteyandan davacının işçi olarakçalıştığı sürelere ilişkin emekliikramiyesi tutarının miktar yönünden tek hakim ileçözümlenecek davalar arasında olduğuaçıktır.
Açıklanan nedenlerle davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunun 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığına karşı adli yargı yerinde davaaçmıştır.
TRABZON2.İŞ MAHKEMESİ; 30.11.2018 gün ve E:2018/269 sayı ile,“(…)Davacının özlük dosyasından ve SGKtarafından Mahkememize gönderilen "kamu görevlileriemeklilik sicil dosyasından" anlaşıldığıüzere; davacı, kurum içi sınavda başarılıolarak memur statüsüne geçmiş, 15.01.1997 tarihindenitibaren çalışmasını 5434 sayılı EmekliSandığı Kanunu hükümlerine göresürdürmüş ve söz konusu statüde iken emekli olmuştur.Davacının emekliliğe esas hizmet süresi belirlenirken 506sayılı Kanuna tabi hizmetleri göz önüne alınmış,ancak 506 sayılı Kanun dönemindekiçalışmaları emeklilik ikramiyesi hesaplanırkendikkate alınmamıştır. Davacı, emeklilikişlemlerini gerçekleştiren idarenin bu işlemininhatalı olduğunu, emeklilik ikramiyesinin eksik ödendiğiniileri sürerek, idari işlemin iptali talebiyle Trabzon idareMahkemesine dava açmıştır.
5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nunGeçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında;"Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığıtakdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılıKanun hükümlerine tabi olarak çalışmışolup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının(c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında bu Kamınlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır.” hükmü mevcuttur.
Trabzonİdare Mahkemesinin görevsizlik kararında da yer verilen AnayasaMahkemesi'nin 22.12.2011 tarih, 2010/65 esas - 2011/169 karar sayılıkararında;
"5510sayılı Kanun'un iptali için açılan iki ayrıiptal davası birleştirilmiş ve Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2006günlü, E.2006/111, K.2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanun'un birçok maddesiyle birlikte, bu Kanun'unyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tâbi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tâbi kılanhükümlerin iptaline karar verilmiştir. İptalkararını takiben kabul edilen 17.4.2008 günlü, 5754sayılı 'Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık SigortasıKanunu ile Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun' ile Anayasa Mahkemesiiptal kararı doğrultusunda 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun'a eklenenGeçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibariylebu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)bendi kapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. Diğer bir deyişle, 5754sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanunhükümlerine tâbi olacaklar ve bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesindensonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510 sayılıKanun'un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır.
5754sayılı Kanun'un yürürlüğüyle birlikte,artık sosyal sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun 'a göre emekli, dul veyetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler 'idari işlem' niteliğinikorumaya devam edecek bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı yeri görevli olmaya devam edecektir."denilmektedir.
Davacı,5754 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 17.04.2008tarihinden önce 15.01.1997 tarihinde 5434 sayılı EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakçalışmaya başlamıştır.Dolayısıyla, gerek 5510 sayılı Kanunun Geçici 4.Maddesi, gerekse Anayasa Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıgereğince kamu görevlisi davacı hakkında Sosyal GüvenlikKurumu tarafından tesis edilen emekli aylığı hesaplamaişlemi "idari işlem" niteliğindedir ve söz konusuidari işlemin iptali istemiyle açılacak davaya bakmagörevi idari yargı yerine aittir.
Davacının,15/06/1992 - 15/01/1997 dönemindekiçalışmalarının fasılasız olduğu,feshin söz konusu olmadığı yönündeki iddiasıve aradan geçen süre nazara alındığındaaçılan davanın eski işverenlere karşıaçılan bir kıdem tazminatı davasıolmadığı, davacı isteminin SGK tarafından gerçekleştirilenidari işlemin iptaline ilişkin olduğu açıkçaanlaşılmaktadır.
7036sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde İşMahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup ilgili maddede; " (1)İşmahkemeleri;
a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdaripara cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara,
ilişkindava ve işlere bakar." düzenlemesi mevcuttur.
Sonuçolarak, yukarıda belirtilen gerekçelerle, davaya bakma göreviİş Mahkemesi'nin görevine girmediği gibi 5510sayılı kanunun Geçici 4. maddesi hükmü nazaraalındığında SGK'nın "idari işlem"niteliğindeki emeklilik ikramiyesi hesaplama işlemişeilişkin ihtilafta yargılama yapma görevi idari yargımerciine aittir.
Yukarıdabelirtilen gerekçelerle aşağıdaki şekilde kararverilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Yukarıdabelirtilen nedenlerle Mahkememizin görevine girmeyen ve Trabzon İdareMahkemesince görevsizlik kararı verilen bu davada görevlimahkemenin belirlenmesi için 2247 Sayılı UyuşmazlıkMahkemesi Kanununun 19. Maddesi uyarınca dava dosyasınınuyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine,
2-UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.2.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İş Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, adli yargı dosyasının Mahkemece, ekinde idariyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, birleştirilmişsürelerden memur olarak emekli olan davacının, sigortalı(işçi) olarak kamuda geçen hizmet sürelerine (15.06.1992-15.01.1997)karşılık da emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğiyolundaki başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik KurumuEmeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğününişleminin iptaliyle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL eksik ödenenemekli ikramiyesinin, emeklilik tarihi olan 16.02.2017’den itibaren yürütülecekyasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununun “İkramiye”başlıklı 89. maddesinde, “– (Değişik:17/1/2012-6270/1 md.) Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihlive 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamındageçenlerden emekli, adi malullük veya vazifemalullüğü aylığı bağlanan veyahut toptanödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, hertam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esastutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesikapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı SosyalGüvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen HizmetlerinBirleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarıncabirleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik,yaşlılık ya da malullük aylığıbağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunungeçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak buKanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçençalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilenkıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sonaermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir. İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi,bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmetyılı ile sınırlı olarak bu görevlerdenayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylıktutarı üzerinden ve aylığın başlangıçtarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasınınbirinci cümlesi ile üçüncü fıkrasınınson cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. Yukarıdaki fıkralara göre (…)(1)mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarıncabirleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylıkbağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanunveya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesihükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş veortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesinigerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet sürelerive her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bumahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenensüreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesiödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmaklabirlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka birsigortalılık hali kapsamında çalışmasıbulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerininhesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindekişartlar aranmaz.(1) Emekli ikramiyesinin hesabına esas hizmet süresinintespitinde dikkate alınmak üzere, emeklilik veya malullükaylığı bağlanması dışında herhangi birsebeple görevleri sona erenler için, görevin sona ermesebebinin bu durumu kanıtlayan belgelerle birlikte yazılı olarakkuruma bildirilmesi ve bunların özlük dosyasındasaklanması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayanlar ikinci fıkrahükümlerinden yararlandırılmazlar. (…)” hükmüne; 2829 sayılı (Mülga)Sosyal GüvenlikKurumlarina Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin BirleştirilmesiHakkında Kanunun „Emekli ikramiyesi“başlıklı 12.maddesinde; „Son defa T.C. EmekliSandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerinebu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleriüzerinden aylık bağlananlara,T.C. EmekliSandığına tabi daire,kuruluş ve ortaklıklarda primveya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamıüzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelcekıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmişsüreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz. Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrasıgereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları songörevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlikkurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdemtazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.“ hükmüneyer verilmiştir. Dava dosyaları ile davacının emekliliksicil dosyasının incelenmesinden; davacının TRT GenelMüdürlüğünde yardımcı hizmetlersınıfında görev yapmakta iken, 16/02/2017 tarihindeisteği üzerine emekliye sevk edildiği; Sosyal GüvenlikKurumunun 15/03/2017 tarih ve 394192 sayılı işlemi ile 5434sayılı Kanuna tabi 20 yıl 2 ay fiili hizmeti, 1 yıl 8 ayborçlanılan askerlik hizmet süresi ve 506 sayılıKanuna tabi 6 yıl 5 ay 27 gün sigortalı süresi olmaküzere toplam 28 yıl 3 ay 27 gün hizmetine, 2. derece 6. kademe esasalınarak 15/03/2017 tarihinden itibaren emeklilik aylığıbağlandığı; 5434 sayılı Kanuna tabigeçen, 21 tam hizmet yılına karşılık emekliikramiyesinin tahakkuk ettirildiği; daha sonra davacının, Kurumkayıtlarına 28/04/2017 tarihinde geçen 24/04/2017 tarihlidilekçesiyle, Türk Telekom Vericiler BölgeMüdürlüğü’nde 15/06/19992-15/01/1997 tarihleriarasında geçen 506 sayılı Kanun kapsamındaki resmisigortalı hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesi talebindebulunması üzerine, davacıya hitaben yazılan 11/07/2017tarihli cevabi yazı ile, 15/06/1992-15/01/1997 tarihleri arasındafasılalı resmi sigortalı hizmetinin istifa ile son bulduğuanlaşıldığından bahisle, tarafına emekliikramiyesinin ödenmesine imkan bulunmadığının bildirilmesiüzerine; davacının vekili tarafından, taleplerininreddedilmesinde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığıileri sürülerek, birleştirilmiş sürelerden memurolarak emekli olan müvekkiline, sigortalı (işçi) olarakkamuda geçen hizmet sürelerine (15.06.1992-15.01.1997)karşılık da emekli ikramiyesi ödenmesi istemiylebakılan davaların açıldığıanlaşılmıştır. Diğertaraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklı Geçici4. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “ Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.(Ekcümle: 16/06/2010-5797S.K/10. md.) Ancak, PolisAkademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini(Emekli Sandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenliksistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanununiptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılanKanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ilereddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararınMahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda,5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan; 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olup, daha sonra isteğiüzerine, birleştirilmiş sürelerden memur olarak emekliyesevkedilen davacının; 15.06.1992-15.01.1997 tarihleri arasındasigortalı (işçi) olarak kamuda geçen hizmetsürelerine karşılık da emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliile eksik ödenen emekli ikramiyesinin, emeklilik tarihi olan16.02.2017’den itibaren yürütülecek yasal faiziylebirlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın;5434 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarakçözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Trabzon 2.İş Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Trabzon İdare Mahkemesinin, 23.1.2018 gün ve E:2017/1370,K:2018/69 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon2.İş Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Trabzonİdare Mahkemesinin, 23.1.2018 gün ve E:2017/1370, K:2018/69sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.2.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy