T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 90
KARAR NO : 2019 / 138
KARAR TR : 25.2.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararının bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : HDI Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. S. K.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekilleri : Av.C. S., Av.Y.E.
O L A Y
:Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketesigorta ettirilen 34 … 561 plaka sayılı aracın, 06.10.2016günü, Çekmeköy'den Yavuz Sultan Selimköprüsü ve Kadıköy istikameti bağlantıyolunda seyir halinde iken, gidiş istikametine göre yolun ikiyeayrımında beton bloklara çarpması sonucu tekaraçlı maddi hasarlı trafik kazasıyaptığını; kaza zaptında, kazanın meydanagelmesine yolun bakım ve onarımından sorumlu davalıkuruluşun karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmaması trafik işaretleri ile trafik güvenliğinisağlamaması ve herhangi bir önlem almaması nedeni ilesorumlu olduğunun tespit edildiğini; davalı idarenin bu olaydaKTK m. 13 uyarınca % 75 kusurlu ve sorumlu olduğunu; kaza sonucu,müvekkilinin şirket sigortalısına 67.741,00 TL tutarında hasar ödemesi yaptığını, bununlaTürk Ticaret Kanunu uyarınca sigortalısının dava vetalep haklarının halefi olduğunu; idareye yapılanbaşvurudan sonuç alınamadığını ifadeederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,sigortalıya ödenen 50.805,75-TL’nin, ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL5.İDARE MAHKEMESİ:9.1.2017 gün ve E:2017/11, K:2017/33 sayıile, “(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1. maddesinde; Kanunun amacının, karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu, "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı, 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmektedir.
Öteyandan 2918 sayı Kanun'un 19/01/2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazılarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmü ile Geçici21. maddesinde ise; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz."hükmü yer almaktadır.
Diğertaraftan; Anayasa Mahkemesi 08/12/2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160sayılı kararı ile; "2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. Başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir." hükmünevarmıştır.
Dosya veeklerinin incelenmesinden; davacı şirkete kasko sigortasıpoliçesi kapsamında sigortalı bulunan 34 … 561plakalı aracın Çekmeköy'den Yavuz Sultan SelimKöprüsü ve Kadıköy istikameti bağlantıyolunda seyir halinde iken beton bloklara çarpması sonucu meydanageldiği belirtilen maddi hasar nedeniyle ödenen 50.805,75 TL madditazminat giderinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalıdan rücu'en tazmini ve tahsili istemiyle işbu davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Olayda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, anılan kanun hükmünün;karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemler ile kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan hasar nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılandavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 13.10.2014 tarih, E.2014/871 K.2014/924sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurulu'nun E:2015/2013 K:2015/19114 sayılıkararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi: 6.6.2017 gün ve E:2017/1671,K:2017/1913 sayı ile, kanunda sayılan kaldırma nedenlerininbulunmadığı ve ileri sürülen iddiaların dasözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacaknitelikte görülmediği gerekçesiyle, istinafbaşvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBULANADOLU 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:15.3.2018 gün ve E:2017/259,K:2018/142 sayı ile, “(…)Tetkik Edilen Dosya KapsamıBütün Olarak Değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen hasar bedelinin rücuen tahsili istemineilişkindir.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuksistemine dahil yargı kollarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığa hangiyargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarındanolup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan Karayolları GenelMüdürlüğü, kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davalarınİdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesiuyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve devamımaddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmişolup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasakapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda;davacı vekili, davalı ilgili Karayolları GenelMüdürlüğü'ne karşı hizmet kusuruna dayanarakişbu davayı açmıştır. Bu durumda mahkememizceHMK 114/b maddesi gereğince yargı yolu caizolmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine kararıverilmiştir. (bu yönde T.C. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/13720-KARARNO:2017/6918; ESAS NO: 2016/14245-KARAR NO:2017/6645; ESAS NO:2016/13988-KARARNO: 2017/6473; ESAS NO:2015/604 -KARAR NO:2017/6359)
HÜKÜM:Neden ve kanıtları yukarıdaaçıklandığı üzere;
1-Yargıtay17. HD’nin 2016/13720 Esas 2017/6918 Karar; aynı dairenin 2016/14245Esas 2017/6645 Karar sayılı emsal kararları da gözönünde bulundurularak, davacının davasının 6100sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince USULDENREDDİNE…” karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi: 4.6.2018gün ve E:2018/1976, K:2018/871 sayı ile, “(…)dosyadakideliller ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesibirlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın İstinafiddia vs itirazlarının yerinde olmadığı, İlkDerece Mahkemesi’nce verilen kararın usul ve yasaya uygunolduğu, kararın kesinleşmesinden sonra UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un15.maddesi gereğince, taraflardan birinin istemi halinde görevliyargı yolunun tespiti açısından dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilebileceğianlaşılmıştır.
Bubağlamda; HMK'nın 353/1-b-l maddesi gereğince, davacıvekilinin İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesigerektiği kanısına varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-HMK'nın353/1-b-1 maddesi gereğince, İstanbul Anadolu 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 15/03/2018 tarih, 2017/259 E. 2018/142 K.. sayılıkararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilininİstinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE…” kesin olarakkarar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerindeortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.2.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/ave 65 inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenlerhakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 ncimaddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespitihalinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılmasıiçin en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı şirkete kasko sigortası poliçesikapsamında sigortalı bulunan 34 … 561 plakalı aracınÇekmeköy'den Yavuz Sultan Selim Köprüsü veKadıköy istikameti bağlantı yolunda seyir halinde ikenbeton bloklara çarpması sonucu trafik kazası meydanageldiği; olayda oluştuğu iddia edilen maddi hasar nedeniyleödenen miktardan, kazadaki %75 sorumluluğuna denk gelen 50.805,75TL maddi tazminat giderinin, ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücu'en tazmini istemiyledava açıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamadavar olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.3.2018gün ve E:2017/259, K:2018/142 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.3.2018 gün ve E:2017/259, K:2018/142sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.2.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy